Fantastik
4 historias
Bulvar por denizyolcusu
denizyolcusu
  • WpView
    LECTURAS 237,849
  • WpVote
    Votos 25,792
  • WpPart
    Partes 29
Görünmez bir adamın son derece sıradan hayatı, çekimine kapılarak peşinden sürüklendiği tuhaf bir kadınla karşılaşmasıyla alt üst olur. Adı dışında hiçbir hatıra taşımayan bu adam, geçmişiyle ilgili huzursuz edici rüyalar görmeye başlar. Geçmişini aydınlatabilmek için çıktığı yolculuk, dünyadan oldukça uzağa, ayrı bir aleme dek uzanır. Ve sonunda kendini, küllerinden doğmuş bir savaşın tam ortasında bulur. Ağır yenilginin izlerini hala üzerinde taşıyan ve bir kadının yaralarını sarmak zorunda olan bu adam, yoluna devam edebilecek midir? İkinci kez savaşmaya cesaret edebilir misiniz? ∞ Unutulanların, hayattan koparılanların ve sürgünden dönenlerin hikayesi.
İÇİNDE BİR SEN por binnurnigiz
binnurnigiz
  • WpView
    LECTURAS 55,806,132
  • WpVote
    Votos 1,675,976
  • WpPart
    Partes 59
Sen hiç bir kitap karakterine âşık oldun mu? O, oldu. Asıl tuhaf olan ise... Kitap karakteri de ona âşık olmuştu. "O gece bir kitapla tanıştım. Kaderime giden yolda bana rehber olacak bir kitapla." (DÜZENLENİYOR.) © Tüm Hakları Saklıdır! ©
Av - Gümüş Kanatlar Serisi I por sinistralefay
sinistralefay
  • WpView
    LECTURAS 189,215
  • WpVote
    Votos 13,671
  • WpPart
    Partes 43
Tanrı her şeyi görür ve duyar, dedi kaderin ipliklerini ören muhafız hafifçe gülümseyerek. Tanrı tüm duaları ve isyanları duymuş ve onun hamurunu yoğurmuştu. Ariel Le Fay'in doğacağı yüzryıllar öncesinden kehanet edilmişti. O, edilen tüm duaların ve isyanın karşılığı olarak doğmuştu. Dilenen tüm dileklerin beden bulmuş hali gibiydi fakat ona sorsalar sakin bir hayatı tercih ederdi. Kimse Ariel'e ne istediğini sormadı. Tanrı ona huzuru geçmesi gereken onlarca sınavın sonunda armağan edecekti.
Kaçak - Gümüş Kanatlar Serisi II por sinistralefay
sinistralefay
  • WpView
    LECTURAS 107,059
  • WpVote
    Votos 10,121
  • WpPart
    Partes 48
Ariel Silverfang başını belaya sokmaya devam ediyor. Tekme. Ariel, bezgin bir şekilde göz kapaklarını kaldırırken karşısındakinin kim olduğunu biliyordu. Adamın yüzüne bakıp hafifçe gülümsedi. Tekmelerin, zincirler kadar acıtmadığını hala öğrenememiş miydi? Başını geriye yaslayıp huzurlu bir şekilde nefes almaya devam ederken; bunun adamı daha da sinirlendireceğinin farkındaydı. Burada olmayı o seçmemişti, başına gelenlerin hiçbiri onun seçimi değildi. Hala kendini huzurlu bir sahnenin içinde hayal ediyordu; etrafta kan ve ürkütücü yaratıklar yoktu. Güvendiği insanlar ona ihanet etmemişti. Mutlu bir şekilde kardeşine gülümseyip, ödevlerinde ona yardım edemeyeceğini söylüyordu. Sonraki tekme hayalleri yüzünden yukarı doğru kıvrılmış dudaklarına geldi. Unutmaması gereken şeylerden biri buydu, vaat edilen kişi olduğu iddia edildiği an hayalleri elinden alınmıştı. Ariel Le Fay, toprağın altında bir kutuya kapatılmış ve üstüne tonlarca kural yüklenmişti. İşkencecisi karşısında duran kayalardan birine çöktü. Onu izlemeyi severdi. Ariel, ona eski zamanlardan kalma bir Tanrıça tablosunu hatırlatıyordu. Burada alevlerin içinde bile Hades'in umutsuz aşkı Persephone kadar güzeldi. Evet!, diye bağırdı zihni. Ariel, Persephone'du. Bahar. "Bir canavar yarattım" dedi gülümseyerek. Kadın kapatmış olduğu gözlerini açarak ona baktı. Gözleri lacivertin en güzel tonunu taşıyor, adama asla ulaşamayacağı mutlu kıyıları hatırlatıyordu. Bir zamanlar kıpkırmızı olan dudakları şimdi soluk mor bir renk alsa da yine de güzeldi. Dudakları yukarı doğru kıvrılırken, adamın onu izlediğini fark etti. "Canavarı sen yaratmadın ..." cümlenin devamında onun adını söylemek istemiş fakat sözcükler yeniden karışmıştı. Düşüncelerini zincirleyen bu tılsımdan nefret ediyordu, adamın ismini bir türlü söyleyemiyor hatt