Okunanlar
122 stories
Aşk Engel Tanımaz |TAMAMLANDI - AŞK SERİSİ 3 by Esra269
Esra269
  • WpView
    Reads 3,090,269
  • WpVote
    Votes 184,083
  • WpPart
    Parts 51
Genç kız burnunu çekti ve ağlamamak için direndi. Onu neyin bu kadar üzdüğünü bilmiyordu. Onun farklı olduğunu sanmıştı. Diğer erkeklerin yaptığı gibi yarı sakat bir kızı görünce arkasına bakmadan kaçmamıştı. Kalmıştı. O kalmıştı. Zeynep kendini bu fikre alıştırmamaya çalışıyordu ama Efe onunla ilgileniyor, ona nazik davranıyordu. Yavaş yürümesini ya da yavaş konuşmasını hatta bazen konuşamamasını dert etmiyor gibi görünüyordu. Ama hepsi birer aldatıcı davranıştan ibaretti. Efe sadece ablası ve eniştesini kırmamak için ona ilgili davranmıştı.Zeynep'i asıl üzen şey, bunu gözüne sokmadıkça anlamamış olmasıydı. Ve şimdi Efe'nin arkadaşına söylediği sözler kulaklarında çınlıyor canını yakıyordu. "O sakat dostum," demişti. "Zaten pek de güzel değil. Vaktini harcamaya bile değmez. Ben de ablamlara onu kırmayacağıma söz verdiğim için onunla takılıyorum. Yoksa çok istediğimden değil yani." Zeynep istemeden kulak misafiri olduğu bu konuşmayı kendisi için bir işaret saymıştı. Bir daha hiçbir erkeğe, ona güvendiği kadar kolay güvenmeyecekti.Evet Zeynep sakattı, evet bazen kekeliyor konuşmakta güçlük çekiyordu ve evet, beş dakikalık yolu yirmi dakikada yürüdüğü doğruydu ama Zeynep asla çaresiz değildi.Efe'nin sahte ilgisine, onun o müthiş gülümsemesi ile kendisini büyülemesine ihtiyacı yoktu. Bu doğum günü partisine de neden gelmişti bilmiyordu. Tek istediği onunla zaman geçirebilmekti. Kabul etmek istemese de, Efe ona iyi geliyordu ama bundan sonra böyle bir şeye ihtiyaç duymayacaktı. Efe arkadaşı ile konuşurken, ağır hareketlerle geri döndü ve doğrudan çıkışa yöneldi. Bacakları titriyor, sinirden dişleri birbirine vuruyordu.Bacaklarına dolanan beyaz elbisesine bakarken gözyaşlarını daha fazla tutamadı.Bir de süslenmişti.Tek istediği şu sakat haliyle Efe'ye güzel görünmekti. Ne kadar aptaldı!
BEBEĞİM [TAMAMLANDI] by mymoondust
mymoondust
  • WpView
    Reads 1,112,205
  • WpVote
    Votes 39,242
  • WpPart
    Parts 31
Miray mutlu bir evliliğini öğrendiği hamilelikle bir nevi bitirmişti. Kocası o hamile olduktan sonra onu terk etmiş ve Miray'ı bebeği ile yalnız bırakmıştı. Miray her ne kadar vazgeçmek istese de bebeğini doğurmuş ve hayatında belki de en doğru şeyi yaptığını anlamıştı. Artık onun yeni bir hayatı vardı. MİRAN. Bazen acıyı tadan, bazen mutlulukla gözleri dolan, bazen de anne olmaya çalışan bir annenin hikayesi... -29.07.2015 tarihinde yayımlanmaya başlandı. -22.01.2018 tarihinde final yapıldı. -Tüm hakları tarafımca saklıdır. Hiçbir şekilde başka amaçlar için kullanılamaz, çoğaltılamaz ya da ticari amaç güdülerek iznim dışında basılamaz ve başka ortamlarda paylaşılamaz.
Hayatın Getirdikleri (#Tamamlandı) by SemaSuder
SemaSuder
  • WpView
    Reads 25,663
  • WpVote
    Votes 673
  • WpPart
    Parts 3
4.Hikaye Vedat doktor eşini kaybettikten sonra arkadaşlarına sarılıp hayata tutunmuştur. Şimdiyse yıllar sonra belki bir daha aşık olmak üzeredir. Gaye ve Vedat acaba başarabilecekler mi? Bu kısacık hikaye de bunun cevabını bulacağız.... Sevgiyle ve sağlıkla kalın.... Hamiş: Hikaye tek bölümdür. Yarım kalmış, tamamlanmamış değildir. Yarışma için yazılmış, tek bölüm, mini bir hikayedir. İlginiz için teşekkür eder, keyifli okumalar dilerim...
SU VE RÜZGAR (TAMAMLANDI) by TekmileKaplan
TekmileKaplan
  • WpView
    Reads 708,648
  • WpVote
    Votes 25,277
  • WpPart
    Parts 65
Su akıp gider hayatta. Saf ve durudur hep. Yaşam kaynağıdır. Nefes almak gibidir Su. O olmazsa yaşayamazsınız. Rüzgar kaplar tüm vücudunuzu. İyi hissettirir sizi. Yaşamak için ona da ihtiyaç duymak zorunda kalırsınız bir süre sonra. Zaten karanlığı ve gizemi seven Rüzgarsız yapamaz hayatta. Çünkü Rüzgar sizi saklar tüm kötülüklerden. Aydınlığa kucak açarken sizi o uçurur hayallerinize. Bu Su ve Rüzgarın hikayesi. Aslında bu hepimizin hikayesi. Yine bizim dediğimiz o bağ evinin sıcacık kalbi olan kalın söğüt ağacının dibinde oturuyorduk. Kim bilir belki de kayıplarımızı düşünüyorduk, geçmişimizi, duyulamayan çığlıklarımızı, birbirimizi. Manzara eşsizdi. Ama manzara bizimle eşsizdi. ''Rüzgar?'' dedim ismi ağzımdan Tanrım der gibi çıkıyordu. ''Hı?'' dedi tüm öküzlüğüyle. ''Yaşananları unutabilecek miyiz?'' dedim sessizce. Kaşlarının çatıldığını biliyordum. ''Unutamayacağız.'' dedi çok açık sözlüydü. ''Ama birbirimize unutturmaya çalışacağız.'' dedi büyük bir dikkatle. Belimdeki elleri daha sıkılaştı. ''Ve ben çok güzel bir yöntem biliyorum.'' dediğinde istemsiz bir şekilde gülümsedim. Doğruldu ve birbirimizin hayatnı kazıdığımız bu ağacın dibine, battaniyenin üzerine yatırdı beni. Artık üzerimdeydi. ''Lütfen...'' dedi hırıltılı bir sesle bu sırada eli t-shirt'ümü parçalamıştı bile. Sadece sutyenimle kaldığımda devam etti. ''Lütfen beni bir daha bırakma Su,seni seviyorum...seni seviyorum...seni seviyorum.'' Ve bir kez daha bana sahip olmak için dudaklarını boynuma gömdü.
KARANLIKTA YÜKSELİŞ by BayanAVCI
BayanAVCI
  • WpView
    Reads 282,131
  • WpVote
    Votes 7,054
  • WpPart
    Parts 32
Edebiyat öğrencisi olan Meri Sancaktar güzel, akıllı ve tecrübesizdir. Aynı zamanda tam bir edebiyat aşığıdır. AVCI Holdingin başında olan genç 27 yaşındaki milyader Berk Avcı ile yolları kesişince Meri için zor günler başlar. Kader onları kirli ittifakların ve oyunların ortasında bir çizgide buluşturur. Kaderin bu kirli oyunların arasında onlar için yazdığı bir hikaye vardı. Bu olaylar arasında başlayan bu ilişki Meri'de tuhaf bir şekilde karşı koyamadığı duygular ve arzular yaratır. Berk Avcı'ya duyduğu hayranlık onu deli edecek arzulara dönüşür. Aynı zamanda Berk Avcı'da Meri'nin masumluğuna ve güzelliğine , özgür ruhuna karşı koyamaz ve büyük bir ilgi duyar. Aralarında anlaşmaya imza atılmış bir ilişki başlar. Geçmişin derinliğinde saklı kalanlar gün yüzüne çıkmaya karar verince her şey tepetakla olur ve onu dipsiz bir kuyuya düşürür. Oyunda kartlar yeniden dağıtılırken masada kaybedecek olan iki oyuncu vardı. Kaybetmemeniz gereken üç önemli kart vardır ama biri diğer kartlardan dahada önemliydi. Oyunun sonunda ya kaybeden ya da kazanan olacaklardı. AŞK , SADAKAT VE PARA...
Bir Susam Deniz (Düzenleniyor) by siyahvedigerleri
siyahvedigerleri
  • WpView
    Reads 501,045
  • WpVote
    Votes 23,491
  • WpPart
    Parts 46
Ben, Deniz Gürsoy. Yirmi sekiz yıllık kısacık ömrümde sadece bir kez aşık oldum. Kalbim sadece bir kişi için atıyor, bir kişinin yanında hızlanıyor ve ben kalbimle gurur duyuyorum. Aciz bedenimin umutla şekil aldığını ve hayallerle nefes aldığımı şuan anlıyorum. Güneşin hiç doğmayacağını düşündüğüm, zifiri karanlık gecelerde sevdiğim adamın hayalini kurup kendime umut vermek istemesem de aslında kendimden kaçak nasıl hayaller kurduğumu şimdi fark ediyorum. Henüz kavuşamadan ayrılığın yakıcı kollarında savrulmaya başlıyorum ve gözlerim doluyor. Titriyorum. Yüreğim sıkışıyor, sıkışıyor... Onu rahatlatmak için derin bir nefes alıyorum ve sevdiğim adamın kokusu burnuma ulaşıyor. Ah nasıl da aşk kokuyor, nasıl da hayal kokuyor... Merdivenlere adım atan adam, İlker Karali. Nam-ı diğer, kelebek adam. Toprak rengi gözlerini yaşlı gözlerime çevirdiğinde dudaklarında bir gülümseme peyda oluyor ve ben ona bir kez daha aşık oluyorum. Kalbim, göğsümü dövüyor. O kadar hızlı atıyor ki ömrüme yayılacak kalp atışlarının hepsini şuan tükettiğimi ve birazdan öleceğimi hissediyorum. Ölümün soğukluğu boynuma usulca nefesini üflediğinde korkmuyorum. Çünkü biliyorum. Eğer şimdi, şuan kelebek adamıma bakarak ölürsem dünyanın en mutlu insanı olarak öleceğim. Bunun bir rüya olmasından korkuyorum. Aynı zamanda ona dokunursam uyanacağımdan korkuyorum. Bana bir adım daha atan İlker Karali, nam-ı diğer rüya adamım 'Deniz,' diye fısıldıyor ve dalgalanmaya başlıyorum. 'Bu sefer o aptal çocuk olmayacağım. Bu sefer o kıvrımlarda yaşayan her kelebeğe bir hayat da ben vereceğim.'
Kabasakal (Düzenleniyor) by siyahvedigerleri
siyahvedigerleri
  • WpView
    Reads 1,363,709
  • WpVote
    Votes 47,166
  • WpPart
    Parts 72
Yüzünü görmeyeli, kokusunu ciğerlerime doldurmayalı, bal rengi gözlerinde erimeyeli dört gün olmuştu. Dört yüz yıl gibi gelen dört gün... Bakışları kırgın, bakışları hüzünlü, bakışları özlem dolu... Hüznü silip, kırgınlığı onaracak bir cümle kurmak istedim, başaramadım. Kalbim, kalbine kavuşmak istercesine deli gibi atarken tek yapabildiğim nemli gözlerimle ona bakmaktı. Acımızı hafifletebilecek ne söyleyebilirdim ki? Başka adamın tohumları karnımda büyürken ben seni seviyorum, mu? Sevgim, acısını, acımızı silip götürebilecek miydi? Gözlerimizi aynı hizaya getirmek adına diz çöktü. Ellerini dizlerime koyup bana bakarken bende ellerimi hasret kaldığım sakallarına götürdüm. Gözlerini kapattığında derin bir nefes alarak kokusuna divane olan ciğerlerime kokusunu hapsettim. 'Sakallarım bile özledi seni...' diye mırıldandı. Elinin altında titreyen dizlerime baktı. Başını yavaşça eğip diz kapaklarıma birer öpücük kondurdu. 'Yaralısın, parçalanmışsın. Kanıyorsun. Yaralarından, acılarından, kanayan yerlerinden, tüm düşmüşlüklerinden öpüyorum.'
GÖZYAŞI ÇETESİ(tamamlandı) by asli1909
asli1909
  • WpView
    Reads 758,795
  • WpVote
    Votes 4,210
  • WpPart
    Parts 5
Tutku bir kadını ne kadar baştan çıkartabilir? Bir kadın aynı yerden daha kaç defa kırılabilir? ya da bir adama tekrar güven duyabilmek için bir kadın kendinden ne kadar vazgeçebilir?
SESSİZ GELİN (Tamamlandı) by ysraergn
ysraergn
  • WpView
    Reads 13,696,432
  • WpVote
    Votes 443,075
  • WpPart
    Parts 64
Sessizliğe haps olmuştu kadının ruhu ve o, kadının sessizliğine bile ölen, ruhunu sevdasıyla iyileştiren bir adamdı. Fakat aşka giden yol dikenliydi, ayaklar kan revan içinde kalmıştı, yol uzundu ama yürek yine de pes etmiyordu. Aşk, kadının adıyla, adamın dudaklarının arasından kalpten bir sesle dile geldi. "Arya 'm," dedi adam. Sanki kadının adını söylerken bile tüm aşkını haykırır gibiydi. "Sessizliğine öldüğüm kadın," diye devam etti. ...................... Başlangıç tarihi: 07. 07.2017
Aşk Kırıntısı! [Tamamlandı] by KayipYazarNemo
KayipYazarNemo
  • WpView
    Reads 7,494
  • WpVote
    Votes 438
  • WpPart
    Parts 2
Koca gözlükleri, hafif kilosu ve yüzündeki çiller yüzünden sürekli hor görüldü. Etrafında olan insanlar sürekli ona alaycı bakmış ve her zaman arka plana atmıştı. Zaten o da çok umursamıyordu. Ailesi tarafından verilen genleri taşımak zorunda olduğu için, kendisine lanet etmekten başka ne yapabilirdi ki? Bu surata kimse aşık olmaz ve sevemezdi. Hele apartmanda oturan yakışıklı çocuk, asla! Fakat onun içi ve ruhu çok güzeldi. Hayvanlara düşkün ve merhametliydi. Belki de asla beni sevemez dediği insan, onun hayalini kuruyordu. Kim bilebilirdi ki? Bu kız kim mi? Almira KOÇ! ### Uzun boyu, hafif çekik gözleri ve estetikli gibi duran burnu ile şahane bir görünüşe sahipti. Etrafında bir çok güzel kız olmasına rağmen, aradığını bulamıyor ve sadece gönül eğlendiriyordu. Oysa taşındığı apartmanda, onu hiç umursamayan gözlüklü ve çilli kız onu şaşırtmıştı. Fazla güzel görünmese dahi, kendisine bakınca iç geçirmesini istemişti. Fakat beklediği gibi olmadı, suratını ekşitti ve kucağında duran kedisi ile oradan ayrıldı. Bir idda ile başlayan olayın sonu, nereye varacaktı? Kim bilebilir ki? Bu adam kim mi? Hakan KAYA! :)