en güzelleri
49 stories
ONUR by turuncubalon9
turuncubalon9
  • WpView
    Reads 2,668,650
  • WpVote
    Votes 179,271
  • WpPart
    Parts 33
Eşcinsel konulu bir hikayedir.
MAHAR (Kitap Oldu) by murateksii
murateksii
  • WpView
    Reads 395,665
  • WpVote
    Votes 30,947
  • WpPart
    Parts 32
⭐ WATTYS 2017 BÜYÜK BULUŞLAR KAZANANI ⭐ "Dünyanın en hızlı adam olan çocuklarıyız biz yetimhane çocukları, en hızlı ADAM olanı." Acıyı keşfeden küçük çocukların hikayesi... Mahar, 1980 li yıllarda sert kuralları olan, çocukları şiddet ile terbiye etmeyi güden bir geri kafalı müdürün yönetimindeki yetimhanede büyüyen üç çocuğun hüzün ve bir o kadar da macera dolu hikayesini anlatıyor. Mahar, yetimhane beraber büyüdüğü Ali ve Merve ile 8 yaşındayken kaçmaya karar verip her şeyin çok iyi olacağını düşünürler. Peki her şey iyi mi olacaktı? Her sokakta ayrı bir yüze bürünen İstanbul sokakları yetimhaneden daha mı güvenli? Değildi, özellikle sekiz yaşında isen hiç de güvenli değildi. KİTAPTAN KESİT.. "Sekiz yaşından beri söylediğim bir söz vardı; dünyanın en hızlı ADAM olan çocuklarıyız diye. Ama gelin bi' sorun bana. Bir sorun bana; hızlıca adam mı olmak istiyordum yoksa çocukluğumu yaşaya yaşaya mı adam olmak istiyordum.... Gelin bir sorun bana..." ... Yirmi beş yaşına gelmiş, balkonumda çayımı yudumlarken dışarıda gülüp koşturan, oyun oynayan çocukları gördüm. Yirmi beş yaşında filan dinlemedim, attım kendimi sokağa. "Ben de sizinle oynayabilir miyim?" dedim çocuklara gülerek. Önce birbirlerine bir süre baktılar ve sonra: "Tamam abi oyna." dediler. "Ama son geldiğin için ortaya geçersin." Ortaya geçmiş öylece duruyordum. Çocuk elindeki topu bana atıp bacağımdan vurunca güldü. Kaçmamış, hatta topu tutmaya çalışmıştım. "Hahaha! Ya abi kaçsana toptan. Neden kaçmıyorsun?" diye güldüler. Oynadığımız oyunun adı 'ortada sıçan' dı. Ve ben Mahar; yirmi beş yaşında ortada sıçan nasıl oynanır, onu öğreniyordum... ~Telif hakkı saklıdır.
HİSSİZ (Gay) by Erdizl
Erdizl
  • WpView
    Reads 606,164
  • WpVote
    Votes 21,887
  • WpPart
    Parts 27
Acıyı hissetmeyen bir genç... Hiçbir acıyı hissetmiyor. Çünkü onun özel bir durumu var, dokunduğu hiçbir şeyi hissedemiyor. Hiçbir teni, hiçbir nesneyi; kendisine dokunanları bile... O bir ucube... Acıdan, duygulardan, dokunma ve hissetmekten yoksun bir ucube.... Ateş herkes tarafından ucube, piskopat diye adlandırılan bir genç. Kimseyi ve hiçbir duyguyu hissetmiyor. Ta ki bir gün hayatta en çok nefret ettiği Aras'ın dokunuşunu hissedene kadar... Birbirlerini tanımaya fırsat bırakmadan birbirine düşman olan iki genç... Biri okulun en popüleri Aras Yağızhan... Diğeri ucube lakaplı Ateş Çınar... İkisi de inatçı, ikisi de baskın karakter... ********************* Teninde hissettiği şeyle irkildi Ateş. Neydi bu? Daha önce hiç bilmediği bir şeyi nasıl anlamlandırabilirdi ki? Hissetmek denen şey miydi bu? Peki böyle olması normal miydi? Tenindeki bu karıncalanma bu sıcaklık hissi... Normal miydi? Karşısındaki dokunuşlar yarasının üzerinde dolanırken vücuduna yayılan sıcaklık ve titreşimi hissetti. İlk defa beyninde ve vucundunda karşılık buluyordu bir dokunuş. Hissediyordu... teninde gezinen parmakları hissediyordu. Doğduğundan beri ilk defa. Bakışları dokunuşun sahibine döndü. Nefret ettiği o yüz karşısındaydı. Aras Yağızhan... Dünyada başka bir insan yokmuş gibi sadece onun dokunuşunu hissetmesi karnında bir sancıya neden oldu. Bu neydi şimdi?....
Artemis'in Kızı Serisi by heavenhides
heavenhides
  • WpView
    Reads 242,465
  • WpVote
    Votes 104
  • WpPart
    Parts 6
01.01.2020
Tuhaf Bir Evcilik Oyunu by PoseidonunOgluu
PoseidonunOgluu
  • WpView
    Reads 1,978,429
  • WpVote
    Votes 90,244
  • WpPart
    Parts 97
"Bazen bir erkek sana bütün kadınları unutturur." "Aşkın cinsiyeti yoktur." Yıllardır ailemin baskısıyla hiçbir şey yaşayamamış bir çocuk olarak sessiz hayatıma devam ediyordum ta ki başka bir şehre kaçana kadar. Evet, hayatım boyunca yapmak istediğim şeyi yaparak evden kaçtım ve hayatım boyunca hiç gelmediğim bir şehre geldim. O da yetmezmiş gibi bir erkekten evlenme teklifi aldım! Ve bu teklifi kabul edeceğim, daha doğrusu onunla bu oyunu oynamayı kabul edeceğim. Bir nevi evcilik gibi düşünün tabi bunda anneyle baba yok. Babayla baba var. Bir oyunla başlayan bu masal acaba nasıl sonlanacak? (boyxboy)
Sessiz by Gizemlikimlik
Gizemlikimlik
  • WpView
    Reads 66,737,669
  • WpVote
    Votes 2,272,368
  • WpPart
    Parts 70
"Bu dünyada neyi en çok istersen o senin imtihanındır."
BAL PORSUĞU by ciddikediler
ciddikediler
  • WpView
    Reads 4,025,006
  • WpVote
    Votes 71,012
  • WpPart
    Parts 25
Mizah#1 Romantizm#2 "Balın ne uyduruk isim, anlamı ne?" Demek ismim ilgisini çekmişti ama aslında utangaç bir adam olduğu için beğenisini böyle dile getiriyordu. Kıyamam. "Bal işte, baldan türemiş." "Bal... Çok severim." O an kafamdaki her şey yerli yerine oturmuş ve zihnimi aydınlatan koca bir ampul yanmıştı. Hep hissettiğim o tanıdıklık hissi... Bitmeyen öfke, doymayan mide, sempatik bir canavarlık ve bal aşkı. "Kim olduğunu sonunda buldum! Sen Bal Porsuğusun!" ** Romantik Komedi'nin en tatlı en tutkulu hali olan Bal Porsuğu'na hoşgeldiniz. ** © Tüm hakları saklıdır! "BAL PORSUĞU'NUN KURGUSU TAMAMIYLA BİZE YANİ CİDDİKEDİLER'E AİTTİR. İNTİHALDE BULUNANLAR VE FİKİR HIRSIZLIĞI YAPANLAR HAKKINDA HER TÜRLÜ HUKUKİ YOLA BAŞVURULACAKTIR."
Kurdoğlu - Kabadayı Serisi (1) (KİTAP OLDU) by UnitedByLove
UnitedByLove
  • WpView
    Reads 4,014,867
  • WpVote
    Votes 34,700
  • WpPart
    Parts 13
Aşk,uçurtmalara benzer paşam... Sen ne kadar seversen sev,ne kadar özgür bırakırsan bırak o kendi karar vermeli ne kadar yükseleceğine... Çocukluğumuz uçurtmalarımızdı bizim bir de sevdalarımız... Sevdalarımızı da böyle yaşardık,korurduk hatta kimi zaman ne kadar sıkı tutarsak tutalım elimizden kayıp giderdi ama mesele hiçbir zaman bizimle kalanlar olmazdı zaten... Bizim peşinden koştuklarımızdı. Şanslıysak beraber aynı gökyüzüne bakar,aynı gökyüzüne inanırdık... Ama inanıyordum ki o uçurtmalar gibi kimi zaman tek renk ya da rengarenk ama sevdalar da vardı, sevdayı kendine zehir edende.
Vesikalı Yarim - Kadın Serisi (II) by UnitedByLove
UnitedByLove
  • WpView
    Reads 128,636
  • WpVote
    Votes 10,102
  • WpPart
    Parts 19
…Vesikalı Yarim… İnsan bir kere düşmeye görsün neler söylerler söylerler de bir tek Allah’ın kulu demez… İyi misin? Sen mi istedin? Hoş kim ister be sermaye olmayı? Kim ister ter kokuları altında kalmayı? Oysa en iyi bildikleri şeydir kınamak… aşağılamak hatta tükürmek yüzüne… Oysa kimse sormaz… Sen bu işi yapıyorsun da gelen benim kocam… Seni bu yola iten benim abim… Seni bu yolda harcayan benim babam diye… Kimse sen hatırlatmadıkça demez ‘Kadın olmayı’ sen mi istedin diye? Oysa ne kolaydır sormak… Sadece birkaç kelime birkaç harften oluşan o cümleye sormak… Sen ne istiyorsun? Ama kimse sormaz… Neden biliyor musunuz? Çünkü herkes biraz suçludur aslında… Çünkü herkes biraz sever acımayı ,acıtmayı… Çünkü herkes sever görmezden gelmeyi…
İkinci Bahar - Kadın Serisi (I) by UnitedByLove
UnitedByLove
  • WpView
    Reads 201,495
  • WpVote
    Votes 14,260
  • WpPart
    Parts 18
İkinci Bahar ''Bahar...ikinci şanslara inanır mısın ?'' Yeşil gözleri hüzünle doldu. Uzun kirpiklerinin gölgesi düştü kadının yanaklarına... ''İnanmam...Çünkü bana ilki için bile verilmedi şans...'' Adam kara gözlerini dikti kadına...O kadar güzeldi ki... O kadar şiir gibiydi... Nazım olası tuttu adamın... ''İnanman için ne yapabilirim Bahar'ım ?'' Kadın dolu dolu gözlerinden birer damla yaş düşerken omuzlarını dikleştirdi. O hiçbir zaman yenilmemişti...Hayata,insanlara....kötü niyetlere bile... ''Ben inanmak için geç kaldım artık Murat...'' Dedi ama sesi karanlığa değil adamın kalbine düştü. Yeşiller ve kara gözler birbirini tarttı. Sessiz savaştı onlarınki ... kazananı olmayan mağlubu olmayan... Kadın yıkıktı...virandı...hem de kan ve revandı içi... İlk aşkın peşinden koşmuştu... İnanmış..ihanete uğramıştı... Kendi yatağında sevdiği adamı başka bir kadınla görmekti onu yıkan,yakan...harabeye döndüren...Şimdiyse yakmıştı tüm gemilerini ta ki ona kadar...o kara gözlere kadar... &&& Adam... çılgındı...aşk hiçbir zaman onun limanına varmamıştı.O hiç aşka düşmemişti... Ta ki kırgın,yıkık,dökük yeşilleri görene kadar... Ta ki aldatılmışlığına rağmen çocukları için dimdik ayakta duran Bahar'a kadar... Kimseye boyun eğmemiş...kimse ona aşk adına bir şey hissettirememişken bu kadının kölesi olmuştu. O kadar mağrurdu ki Bahar...Murat ona her baktığında yeniden inanıyordu aşka... Bu kadın ona tek bakışıyla hükmedebilecekken o 'git' diyordu... ''İyi de'' dedi...Murat içinden...buruk bir tebessüm dudaklarına yayılırken... ''Ben sen olmuşken ,nereye gitsem senken, nereye baksam sana bakıyorken, nasıl giderim...???''