En guzel kitaplar
17 stories
KÜÇÜK YALANCI (DOKUZ YAYINLARI İLE RAFLARDA) di msmarvi
msmarvi
  • WpView
    LETTURE 15,188,949
  • WpVote
    Voti 172,042
  • WpPart
    Parti 39
Koca sema, diz çöktü gözlerine. Ay bembeyaz parlak tenin yanında soluk kaldı, yıldızlar gökyüzü kadar karanlık olan saçlara meydan okudu. Bulutlar ağladı, yağmur selam verdi kanlı ellere. Kalplere sis çöktü, güller boyun büktü üzerinden çıkmayan kan kokusuna. Ve dinledi toprak sözlerini. "Saçların kadar uzun ve güzel olsun ömrün Küçük Yalancı." Dedi adam, ama kesti kadının saçlarını kendi elleriyle, kıydı sevdiğinin ömrüne. "Hiçbir yere gitmeyeceğim sevgilim..." Dedi kadın, ama tutmadı sözünü, kıydı sevdiğinin aşkına. Sevdiği kadınları bir bir kaybeden acımasız katil, Akın Korel. Sevgiden yoksun kurak bir kalp ve o kalpte açan beyaz bir papatya. Kendi döktüğü göz yaşlarıyla büyüdü, getirdi baharı. Kimse fark etmedi onu. Güllere ulaşılmak isteyenlerce ezildi, yine döktü göz yaşlarını. Adam fark etti solan papatyayı, aldı ellerine. Ama öldü beyaz papatya. Muhteşem bir koku sardı etrafı. Ölü bir çiçek hiç böyle güzel kokar mıydı? Yaşadığını sandı, sevindi adam. Ama bilmiyordu papatyaların ölünce koktuğunu. Öğrendiğinde ise artık çok geçti...
Mısır'ın Gözü di Chiqelata
Chiqelata
  • WpView
    LETTURE 362,009
  • WpVote
    Voti 32,168
  • WpPart
    Parti 33
-Antik Tanrılar Serisi -1- Ra yalnızdı. Her zaman yalnız olmuştu. Hükmetmekle birlikte gelen yalnızlığa alışkın olsa da, artık eskisi gibi bu duygunun önüne geçememekteydi. Yalnızlık girdabı, göğsünün ortasından başlayarak, içinde git gide büyüyor ve ele geçirdiği her yeni parçasıyla birlikte onu hissizleştiriyordu. Ancak kaderin onun için bir planı vardı ve Güneş'in Efendisi, bundan habersizdi. Zeus, ona Apollon'un görüsünden bahsetmek için İtalya'ya davet ettiğinde, Ra bir kadınla karşılaştı. Isabella Roth, minyon görünüşlü kırılgan bir kadındı ve önemli bir detaya sahipti. Faniydi. Ra'nın aksine ölümü tatmakla lanetlenmişti. Fakat yine de o gece, ikisi arasında ufak bir kıvılcımın yanmasına engel olamamıştı. Isabella, Ra'nın yalnızlığını adım adım ihlal ederken, Güneş Tanrısı artık hem panteonunu, hem de hayatına beklenmedik bir şekilde dâhil olan faniyi de korumak zorundaydı. Ve gölgelerde gizlenen büyük bir tehdit, hızla onlara doğru gelirken kader ağlarını örmeye başlamıştı... ¤ ¤ ¤ Mitoloji İçinde #1 ¤ ¤ ¤ ©Tüm hakları saklıdır. Hiçbir şekilde iznim dışında paylaşılamaz, kopyalanamaz veya çalıntı olayı yapılamaz.
 AY DÜĞÜMÜ  di _gamzecelik
_gamzecelik
  • WpView
    LETTURE 2,185,560
  • WpVote
    Voti 104,161
  • WpPart
    Parti 35
Arkeolog olan Ayliz hayatının en büyük hedefini gerçekleştirmek üzere başına neler geleceğini bilmeden Mısır ülkesinde bir piramidin içine girer. Her şey olağan bir şekilde ilerliyordu. Ta ki Ra'nın gözünü bulana kadar... Onu kendi dünyasından alarak bambaşka bir dünyaya sürükleyen o göz bir şey kazandırmıştı. Aşkı... Antik Mısır'ın gizemleriyle birlikte süregelen bir lanet ve tüm bunların yanında her şeyden bihaber olan bir Dünya. Bu onların hikayesiydi. Gecenin hakimi ile parıltısının...
KİMSESİZLER MATEMİ. di matmazelhayalleri
matmazelhayalleri
  • WpView
    LETTURE 13,850,869
  • WpVote
    Voti 894,978
  • WpPart
    Parti 69
Safir Mila Safkan, şu an olduğu yaşından çok daha ufakken, hayatının taşlarını yerinden oynatan bir olay yaşar ve kendini ansızın, yetimhanenin soğuk duvarları arasında kimsesiz bulur. Sahip olduğu şeyler, her ne yaşarsa yaşasın iyi kalan kalbi ve tutkuyla bağlı olduğu dansıdır. Kalbi yalnızca bir tek şey için, bale için çarpar. Ta ki ikincisini bulana kadar. Hazer Han'ı. Dans seçmelerine gittiğinde, kendisini seçen bu adamın gözetimi altında dans etmeye, müzikali kazanma hedefiyle bir kelebek gibi kanat çırpmaya başlar. Fakat, sahip olmayı istediği tüm bu başarıların yanında, ona başka bir hediye kılınmıştı. Aşk. Kendi kalbi kadar hassas, nazik bir kalp, Mila'ya yaklaştığında, bu zamana kadar koruduğu tüm savunmaları yavaşça yerle bir olur ve aşk, arzuyla, bedeninde dans eder. •yetişkin içerikli sahneler mevcuttur•
Karantina Serisi di beyzaalkoc
beyzaalkoc
  • WpView
    LETTURE 113,836,419
  • WpVote
    Voti 4,586,863
  • WpPart
    Parti 181
''Birlikte belanın içine batabileceğimiz kadar battık. Ve şimdi, seni bırakmayacağım... Benimle misin?'' --- Zeynep, kendini yeni okuluna başladığı ilk gün bir felaketin ortasında buldu. Okulu, salgın bir hastalık nedeniyle karantina altına alındı. Karantinanın akşamında ise kendini okulun karanlık koridorlarında bir kız öğrencinin cesedinin başında buldu. Üstelik yalnız değil, onlar da yanında... Mahşerin üç atlısı. Bu, sadece bedenleri değil ruhları da karantinaya alınan dört kişinin hikayesi. Bu onların özgürlüklerine ulaşmak için yaşadıkları esaretin hikayesi. Bu, birbirlerinin her şeyi haline gelen, birbirlerine gökyüzündeki son yıldız yanıp kül oluncaya kadar birlikte olacaklarına söz veren dört arkadaşın hikayesi. Bu mahşerin dört atlısının hikayesi. Şimdi, bizimle misiniz? "Bizim bedenlerimizi karantinaya almadılar. Ruhlarımızı karantinaya aldılar. Bizim ruhlarımız tanıştığımızdan beri karantina altında. Ne çıkabiliyoruz bu karantinadan, ne de birbirimizden ayrılabiliyoruz. Ruhlarımızı birlikte bir karantina altına aldılar, ve bizim bundan sonraki tek savaşımız bu karantinadan kurtulmak. Kurtulduğumuzda bile birlikte olacağız, ama özgür olacağız. Savaş bitti, ve biz sağ kaldık. Savaş bitti, ve biz hala ayaktayız."
Yalanlar di Kaktustugce
Kaktustugce
  • WpView
    LETTURE 1,068,215
  • WpVote
    Voti 54,883
  • WpPart
    Parti 32
"Hasta'nın yakını mısınız?" Mehmet doktorun sorduğu soruya hiç düşünmeden aklından geçen cevabı verdi. "Evet. Eşiyim. Karımın durumu nasıl?" doktor'un yüzü üzüldüğünü belirten bir hal alırken Mehmet'in kaşları çatılmıştı. "Çarpmanın etkisiyle eşinizin beynindeki kayıt bölgesi ciddi hasar almış" "Ne demek istiyorsunuz Doktor Bey?" "Organik Amnezik Sendromu yani beyin hasarına bağlı hafıza bozukluğu dediğimiz bir durum oluşmuş. Eşiniz uyandığında bir çoğu şeyi hatırlayamaya bilir" "Bir çoğu şeyi derken?" "Bunu uyandığında anlayabiliriz. Belki bir kaç yıl belki de bütün geçmişini unutmuştur. Ama başta da söylediğim gibi beyindeki hasar ciddi bir boyutta... Kendinizi her türlü duruma hazırlayın" doktor başka bir şey söylemeyip uzaklaştığında Mehmet derin bir nefes alarak elleriyle yüzünü sıvazladı. Adımlarını Meleğin kaldığı odaya doğru ilerletip camdan içeriye baktı. Genç kızın kan kaybından dolayı solgun bedeni mavi bir pikenin altında yatıyordu. Etrafında olan kablolar insana ölümü düşündürürken Mehmet'in aklında olan tek şey hafıza kaybı meselesiydi. Bir süre öylece orada durarak kıza bakmaya başladı. Aldığı kararın bencilce ve bir o kadarda tehlikeli olduğunu bilsede vazgeçmeye niyeti yoktu. Bu kızı hayatında istiyordu ve hayatında da olmasını sağlayacaktı. Sonuçları ne olursa olsun. .. Yalanlarla inşa edilen aşkın gerçeğe dönüşmesinin hikayesi... Bu sefer Aşk, yalanın misafiriydi.
Seni Bana Getirdi (Sevdim) [TAMAMLANDI] di lSeneml
lSeneml
  • WpView
    LETTURE 6,817,959
  • WpVote
    Voti 343,388
  • WpPart
    Parti 66
Herkesin hayatta en az bir amacı vardır. Benim amacım iyi bir hemşire olabilmek... ve yöntemim gülümsemek... Herkesin aksine gülümsemekten bir an bile vazgeçmeyecek bir hemşire olacaktım. Hastalarıma gülümseyerek iyi gelecektim. Tek amacım buydu. Tabi ilk staj deneyimimi onkoloji de yapmak planlarım dahilinde yoktu. Hele Onur gibi bir hastam olacağını hiç düşünmemiştim. Onur... zorlu bir hastaydı. İletişime kapalı, kimseyi umursamayan, konuştuğunda insanı terslemekten çekinmeyecek biriydi. İnsanı kolayca kırabilecek ve bunu düzeltmek için gram uğraşmayacak biriydi. Tüm bunlara dayanabilirdim ama ölümü kabullenmiş olması... bunu aşmakta zorlanıyordum. Herkesin hikayesi iyi bitmek zorunda değildi ama Onur'unki iyi bitmeliydi. O bunu hak ediyordu... (Sevdim isimli hikayemin kurgusu üzerinde biraz oynayacağım. Ve yeni ismi olan Seni Bana Getirdi olarak yayımlayacağım.) Not; Kapak için Sinem_Ekin isimli okuyucuma çok teşekkür ederiiim <3<3 (Kapak gönderirseniz seve seve kullanırııım ^^ )
Sessiz di Gizemlikimlik
Gizemlikimlik
  • WpView
    LETTURE 66,738,489
  • WpVote
    Voti 2,272,454
  • WpPart
    Parti 70
"Bu dünyada neyi en çok istersen o senin imtihanındır."
Üzgünüm Sana Aşık Oldum! di mermarid
mermarid
  • WpView
    LETTURE 8,149,115
  • WpVote
    Voti 342,071
  • WpPart
    Parti 64
Birlikte büyüyen Güneş ve Doğu'nun yıllar sonra yeniden bir araya gelerek hissettikleri aşkı keşfetmesiyle her şey değişiyor. Tam sekiz yıl sonra Doğu dedesinin ölümüyle doğduğu çiftliğe dönmüştür. Adı gibi etrafı ısıtan Güneş'in hala çiftlikte kaldığını bilmeden kendisini bekleyen kadere doğru yola çıktığında canından bir parça olan oğlu Işık'ın geçirdiği kazayla yeniden genç kızla yolları birleşmişti. Zaman onları yeniden bir araya tutacak mıydı? Ya da genç kız tanıdığı o adamın artık eskisi gibi olmadığını fark edince her şeyden vazgeçecek miydi? Işık kendine anne olarak Güneş'i seçerse ne olur? Ya gerçek annesi ortaya çıktığında... Kalbi taşlaşmış bir adam ve Güneş gibi parlayan sıcacık yüreğe sahip bir kızın birlikte mücadelesi. Gelin birlikte okuyalım. İYİ OKUMALAR!!!
Benden Kaçamazsın! di gumballpsikopat
gumballpsikopat
  • WpView
    LETTURE 14,923,683
  • WpVote
    Voti 572,259
  • WpPart
    Parti 75
"Benden uzak dur... lütfen!" dedim ağlamaklı sesimle. Dudaklarındaki acı gülümsemem içimi burktu. Ama ondan korktuğum fikrini değiştirmiyordu. "Senden uzak durmak mı? Denemedim mi zannediyorsun?" dedi sert bir sesle. Gözlerinde acı vardı, bunu görebiliyordum. İlk defa duygu duvarlarını indirmişti. "Aşığım sana! Sana deli gibi aşığım" dedi bağırarak. "Seni her yerde görüyorum, kafamdan atamadığım tek şey sensin" Duyduklarım gerçek değildi, kafamı iki yana salladım, "İstemiyorum seni!" dedim ve birkaç adım geriledim. Duygu duvarı tekrar oluştu, en son gördüğüm şey kırgınlıktı. Soğuk ifadesi geri dönmüştü. Arkama bakmadan boş sokakta koşmaya başladım, nereye gittiğim hakkında bir fikrim yoktu. "Benden kaçamazsın!" dedi eğlenen sesiyle. Sesi boş sokakta yankılanırken koşmamı durdurdum ve hızlı bir şekilde nefes almaya çalıştım. Nefesimi düzenlediğimde doğruldum. Arkama hafifçe döndüm, yavaşça bana doğru geliyordu, yanındaki lamba bozuktu, ışık hafifçe titriyordu. Durdu, ayaklarını iki yana açtı ve ellerini cebine soktu. Yüzündeki yara izi daha belirgindi. Gözlerini kıstığını gördüm, "Kendini yorma, hangi deliğe saklanırsan saklan seni bulurum" bacaklarım kendiliğinden hareket etmeye başladı. Koştum, yorulmuştum ama yine de koştum. Dar bir sokağa girdim, önüme bakmasaydım duvara çarpacaktım. "Lanet-" diye mırıldandım. Sokak bomboştu. Duvara yapıştım, beni bulmaması için dua ediyordum. Ayak seslerini duyabiliyordum, buraya doğru geliyordu. Sokağın sonunu göremiyordum ama hızla oraya yürüdüm. Çıkmaz sokaktı. Arkamı dönecekken elleri belimi buldu. Vücudum kaskatı kesildi, sıcak nefesi kulağıma değiyordu. Yavaşça fısıldadı, "Ne kadar uğraşırsan uğraş, benden kaçamazsın! Gölgeden kaçamazsın"