Ezgi irem
8 stories
TEDH +18 by melisunkrman
melisunkrman
  • WpView
    Reads 2,599,303
  • WpVote
    Votes 63,133
  • WpPart
    Parts 26
YETIŞKIN IÇERIK +18 Parmakları eteğim altından ince çamaşırıma dokunduğunda başını boynuma yaslayıp hırıltılı nefesini kulağıma üfledi. "Ne renk?" bedenimi ele geçiren arzuyla diğerlerinin duymasından korkarak "Beyaz" dedim. Son nefesimi veriyormuşçasına... Parmakları ince çamaşırımı geçip sıcak dereye ulaştığında orta parmağı boydan boya ıslak vadiyi keşfe çıktı. Bacaklarımı birbirine bastırıp ellerini cehennemimde hapsettim. Dolgun dudakları yumuşak kulak mememi arasına alıp diliyle ıslaklığını yaydı. Parmakları zorlukla bacak aramda hareket edip sıcaklığımın kaynağına indiğinde onu içine almak için deliren deliğime yavaşça sokuldu. Öyle sesli bir nefes aldım ki yüksek sesli müzik olmasa inilti gibi çıkan ses tüm mekanda duyulabilirdi. "Gri, artık gri.." başım arkaya düştüğünde insanların varlığını çoktan unutan bedenim pelte kıvamına gelmişti. İçimdeki doluluğunun kaynağı orta parmağına işaret parmağı da dahil olduğunda baş parmağıyla klitorisime baskı uygulayarak okşuyordu. Sol elimin üzerindeki eline karşın sağ elimle eteğimin altındaki koluna tırnaklarımı geçirip içime itekledim. "Beni istiyor musun? İçine sertçe girmemi, döllerimi bırakmamı istiyor musun?" boynumdaki dudakları çeneme ilerlediğinde göz kapaklarımın ardından üzerime düşen gölgesi ve içimdeki baskısını arttıran arsız duyguların hissettirdiği şehvetle dolduğumu hissettim. * • Tutkunun Esaretinden Doğan Hata •
LÂL VE KEHRİBAR by mystoryswia
mystoryswia
  • WpView
    Reads 882,911
  • WpVote
    Votes 42,450
  • WpPart
    Parts 29
Mazi, her mutlu oldukları anda ruhlarının peşinde olan bir katil gibi onlarla olucaktı. Her şeye rağmen birlikte olabilirler miydi? Kapıdan çıktığımda, gerçekler yüzüme sert bir tokat olarak indi. Geçmiş ve gelecek arasında, ince bir çizgide yolculuk yapıyorduk. Herkes benden gitmişken ben her şeyimden gidebilir miydim? Kalbim ve beynim bir savaştaydı. Kalbimin hüküm kurmaya başladığı yerde, beynim kölesi olmaya hazırdı. "Özür dilerim, anne. Onu hâlâ çok seviyorum. Bana kızgın mısın?" Gecenin hüküm sürdüğü gecenin altında onlara seslendim. Siz onu affedin baba, çünkü o kendini asla affedemeyecek.
EFGAN by deryaa_pala
deryaa_pala
  • WpView
    Reads 202,061
  • WpVote
    Votes 5,322
  • WpPart
    Parts 48
"Biliyor musun? " dedi. Bir müddet sonra " öyle kolay değil benden kurtulman." Dilinin ucundaki bir itiraf dökülmüştü geceye. Lâkin benim kalbimi yangın yerine çeviren bir itiraftı bu. "Sana öğretemedim..." Nereye kaçarsan kaç, nereye gidersen git seni bulurum. Cehennemin dibine bile gitsen.. yine gelir bulurum seni..." "Bulursun" dedim. Kaderime boyun eğmeyi kabullenmem için sarfettiği bir kaç söz yeterliydi. Biliyordum. Bir kez daha anlamıştım kaçışım yoktu.
KIRMIZI DÜŞ by Maviii_lavinia
Maviii_lavinia
  • WpView
    Reads 1,913,834
  • WpVote
    Votes 71,044
  • WpPart
    Parts 73
Mesih Yıldıran. Namı değer Şah; Sınırsız ve Yıkılış şehrinin sahibi. Herkesin korkudan titrediği, Polis'in aleyhine tek bir delil bulamadığı illagal bir dünyanın Şah'ı olan bir adam düşünün. Aşkı kırmızının en tutkulu tonu. Saplantısı ölümüne bir sınırsızlık. O şimdi öyle aşıktı ki aşkı bir bataklık gibi; sonu gelmez kırmızı bir bataklık... Lahza Lavia. Çiçek kız. Çiçeklere aşık, kendi dünyasında, geçmişin oyunlarından bir haber yaşayan bir bir kız. Hayatının tek bir günde değişmesiyle illagal bir dünyaya bomba gibi düşeceğinden ve herkesin sınırsızca korktuğu Şah'ın hayatına düşeceğinden bir haber Sınırsız şehrine gelir. Hayatını değiştirecek bir gece; Şah'ın defile gecesinde kendini sıınırsızın tâ kendisi olan bir adamın kucağında ve hayatının tam ortasında bulur. Kaderinin Şah ile kördüğüm gibi bağlanacağından habersiz Sınırsız'da kalmaya başlar. Fakat kırmızıya saplantılı bir adamın saplantısı haline geldiğini bilmiyordur. Kırmızı Düş 3 seriden oluşan bir kurgudur. Hepsi tek kitap altında toplanacaktır. Tüm hakları bana aittir. Kırmızı Düş adında yazılan tek hikayedir. İsim, konu olarak tek hikayedir. İsim ve konu benzerliği olursa gereken hukuki işlemler başlatılacaktır. Uyarı: +18 kitaptır
SAKA VE SANRI(Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 36,227,991
  • WpVote
    Votes 1,604,528
  • WpPart
    Parts 58
"Karımı artık yanımda, odamda ve yatağımda görmek istiyorum!" diye bağırınca donup kaldım. Ne söylediğinin farkında mıydı? Bir başkasının kimliğiyle evlenmek mümkün müydü? Gerçekten nikâhta bile sahtekârlık yapılabilir miydi? Başına gelene kadar Bige Saka bunun mümkün olduğunu sanmıyordu. İlk görüşte aşktı onunkisi, bu yüzden âşık olması ve duygularına yenik düşüp evlenmesi çok hızlı olmuştu. Evlendiği gün sevgilisinin bir dolandırıcı olduğunu öğrenmişti. Üstelik zaten evliydi ve başka bir adamın adını, soyadını, kimliğini hatta gerçeğinden ayırt edilemeyecek imzasını kullanarak Bige'yi evlendiklerine inandırmaya çalışmıştı. Son ana kadar Bige bu gerçeği görememişti. Peki, nikâh cüzdanında adı geçen gerçek Karun Kalender kimdi? Evlendiğinden haberi var mıydı? Böyle bir durumda nikâh geçersiz sayılırdı değil mi? "Ne demek nikâh geçerli?" Şaşkına dönmüş bir halde avukata bakıyordum. Benden haberi bile olmayan bir adamın karısı olduğumu mu savunuyordu? "Üzgünüm Bige Hanım," dediğinde olağan bir şeyden bahseder gibi sakindi. "Nikâh memuruna kadar her şey gerçek. Eski sevgiliniz Serhat Bey ile o masaya oturduğunuzu doğrulayacak hiç görgü tanığınız yok. Bu nikâhın başka bir adamın kimliğini kullanarak kıyıldığına dair hiçbir kanıtınız yok. Böyle bir durumda yapılacak en mantıklı şey Karun Bey'i bulmak ve ona olanları anlatıp boşanma evraklarını imzalatmak." Bu adam ne dediğinin farkında mı? Bahsi geçen adamın benden haberi bile yoktu. Karşısına geçip ona ne diyeceğim? Senin ruhun bile duymadan evlendik hadi şimdi de boşanalım mı? Bu koskoca bir saçmalıktı!
SERÇEYİ ÖLDÜRMEK by bosverdilan
bosverdilan
  • WpView
    Reads 9,671,063
  • WpVote
    Votes 551,300
  • WpPart
    Parts 83
Efsun Zorlu; atandığı Urfa'da mecburi hizmetini yapan tıp fakültesinden yeni mezun, çiçeği burnunda bir hekimdir. Daha mesleğinin ilk günlerinde, henüz on sekizine yeni girmiş bir hastanın intihar vakasıyla karşı karşıya kalır. Hastasının vücuduna bırakılan izler onu adım adım kendi geçmişine götürürken, geleceğini aniden tanımadığı insanların dudakları arasında bulur. Asla geçmemiş geçmiş, verilmiş sözler, kurtarılan hayatlar, doğrultulan namlular, yalanlar, fermanlar ve aşk. Devrim gibi bir kadın, Urfa'nın göbeğinde destan gibi bir sevdanın koynunda bulur kendini. Koca düzene baş kaldırıp o düzenin minnet ettiğine yenilmekse ne aklının ne de kalbinin kabulüdür. *** "Ağlarsam ölürüm." derken sesim düz, çoktan kabullendiğim bu gerçeği ilk defa dile getirişime rağmen sakindi. Çoktan. Saatlere dökülürdü ama bana şehirler aştıracak kadar çok gelen o vakit. Vücudumun ağrısı ruhumun sancısının çok altındaydı. Onun gözleri bende olsa da ben boşluğa odaklanmıştım. Üzerimde olan bakışlarının ağırlaştığını hissettim. Fetih bana çok ağır bakıyordu. Sırtıma yüklenen çuvallar biraz daha bel bükmeme sebep oldu. "Neden," dediğinde ne dediğimi çok iyi anlamış da yersiz bir sorgulayışa bürünmüş gibiydi. "serçe misin sen?" Kaşlarım hafifçe havalandı, başımın ağrısı belirginleşti. Uzun süreden sonra ona bakan ben oldum. Söylediği şeyin altındaki anlamı yakalamaya çalışıyordum ama buna çok uzaktım. Bunu anladı ve dudakları kıvrılacak sandım. Halbuki gülümsemeye çok uzaktık. "Serçeler," yüzünü hafifçe yüzüme yaklaştırdı. "Ağlayınca ölürlermiş. Bu yüzden mi bunca zamandır gözlerinin kuruluğu?" Bu konuşmadan sonra onun serçesi olacağımı, hatta olduğumu bilemezdim. Tıpkı bu topraklarda serçeyi öldürmenin kadını ağlatmak olduğunu bilmediğim gibi.
Şafak Sökerken |Şafak Serisi 1 - 2| by BiCeruVar
BiCeruVar
  • WpView
    Reads 2,213,827
  • WpVote
    Votes 97,066
  • WpPart
    Parts 108
(Şafak Serisinin 1. Kitabıdır.) Vuslat sesizliğinin içine ağırlığını katarak sunuyordu insanlara. O ağzını açtığında kimse konuşamazdı ve o sustuğunda kimse bir adım öne çıkamazdı. Yerini, gücünü, hakimiyetini ve hırsını kaybetmeyen nadir adamlardan biriydi. 13 yaşına kadar tanıdığı ailesi sırf sakin olsun diye ona bu ismi verseler de kıyametten önceki boğucu suskunluk olacağını tahmin edememişlerdi. O günün yeni yeni aydınlanmasını, karanlık bir ormandan izlemeyi seven adamdı. O Vuslat Kasırgaydı. O lakabını soyadından alan bir adam değildi, ortalığı yıkıp savurması ile güçlü bir fırtına olduğunu kabul etmişlerdi. Ve daha kötüsü, bu kez Vuslat Kasırga'nın hiç görmediği bir şafak sökecekdi, güne değil kalbine doğacaktı güneş... İnce uzun bir rakı kadehiydi yürekten sevmek, Narin, kırılgan ve ağır... Acı, mayhoş ve iç acıtan bir suydu aşk, Kavuran, sarhoş eden, akla düşüren... Beyaz bir yıldızdı kadın, Saf, asil ve güneş gibi sıcak... Siyah, saf bir geceydi adam, Asi, mert ve rakı gibi sert... Ve sevmek sesiz bir vuslatta başlayacaktı, yeni bir şafakta.