En iyiler
6 stories
PORTAKALLI SÜT | Texting  by galaksininmilkasi
galaksininmilkasi
  • WpView
    Reads 6,075,472
  • WpVote
    Votes 407,250
  • WpPart
    Parts 86
Bilinmeyen: Portakallı olsun. Ekin: Ne? Bilinmeyen: Süt diyorum, portakallı olsun. Ekin: Hangi galakside böyle bir ürün var acaba? Bilinmeyen: Bilemiyorum. Bilinmeyen: Ama eğer bana iki gün içinde portakallı süt bulamazsan seni affetmem Ekin. ♧ ▪2017 ▪2020
Mısır'ın Gözü by Chiqelata
Chiqelata
  • WpView
    Reads 361,795
  • WpVote
    Votes 32,168
  • WpPart
    Parts 33
-Antik Tanrılar Serisi -1- Ra yalnızdı. Her zaman yalnız olmuştu. Hükmetmekle birlikte gelen yalnızlığa alışkın olsa da, artık eskisi gibi bu duygunun önüne geçememekteydi. Yalnızlık girdabı, göğsünün ortasından başlayarak, içinde git gide büyüyor ve ele geçirdiği her yeni parçasıyla birlikte onu hissizleştiriyordu. Ancak kaderin onun için bir planı vardı ve Güneş'in Efendisi, bundan habersizdi. Zeus, ona Apollon'un görüsünden bahsetmek için İtalya'ya davet ettiğinde, Ra bir kadınla karşılaştı. Isabella Roth, minyon görünüşlü kırılgan bir kadındı ve önemli bir detaya sahipti. Faniydi. Ra'nın aksine ölümü tatmakla lanetlenmişti. Fakat yine de o gece, ikisi arasında ufak bir kıvılcımın yanmasına engel olamamıştı. Isabella, Ra'nın yalnızlığını adım adım ihlal ederken, Güneş Tanrısı artık hem panteonunu, hem de hayatına beklenmedik bir şekilde dâhil olan faniyi de korumak zorundaydı. Ve gölgelerde gizlenen büyük bir tehdit, hızla onlara doğru gelirken kader ağlarını örmeye başlamıştı... ¤ ¤ ¤ Mitoloji İçinde #1 ¤ ¤ ¤ ©Tüm hakları saklıdır. Hiçbir şekilde iznim dışında paylaşılamaz, kopyalanamaz veya çalıntı olayı yapılamaz.
SU TANRISININ GELİNİ (Kitap Oldu) by endless_Q
endless_Q
  • WpView
    Reads 4,471,944
  • WpVote
    Votes 48,502
  • WpPart
    Parts 13
[Kitabın Şarkısı : NF - ft. Britt Nicole / Can You Hold Me.] Kitap yetişkin içerikler bulundurmaktadır! 🌸 Her biri farklı bir gücü temsil eden dört büyük tanrı. Ve bu dört tanrıdan Su Tanrısı'na tapan küçük bir köy. Kibele köyüne aylardır yağmur yağmıyordu. İnsanlar içecek su bulamıyor, ekinler kuruyor, hayvanlar ise telef oluyordu. Çaresiz halk son çare olarak köylerindeki kâhine başvurdu. Ancak kâhinin sunduğu çözüm korkutucu bir yoldu: Kurban olarak tanrıya bir gelin vermek. Bir gelin. Gelinlerden nefret eden bir tanrı. Kurban kim olacak? Su Tanrısı, istenmeyen bu gelini kabul edecek mi? Yoksa gelinin kalbi, suyun öfkesine karşı direnirken geçmişin karanlık sırları tarafından yutulup sonsuza dek kayıp mı olacak? NOT: Kitap su tanrısının gelini adlı mangadan (yalnızca kurban olayı) esinlenerek yazılmıştır. Aynı adla bir dizide vardır ama dizi ile kitabın alakası yoktur. Kontrol etmek isteyenler mangaya bakıp diziyi izleyebilirler.
KÜFÜR YOK!  by S-Mare
S-Mare
  • WpView
    Reads 5,982,467
  • WpVote
    Votes 427,818
  • WpPart
    Parts 43
*Tamamlandı* "Sence bizden bir cacık olur mu?" dediğimde önce bana öylece baktı, sonra kahkahalarla gülmeye başladı. Öyle ki boynumdaki kolunu çekip dizlerine dayadı ve katıla katıla gülmeye devam etti. "Lan ne gülüyorsun?" diye sinirle sordum. Teyzeler pencereye çıktı ve gözleri hemen bizi buldu. "Sussana lan, Allahın belası domuz!" dedim dişlerimin arasından. "Esra, kızım hayırdır?" dedi FBI teyze. Hayrı mı kaldı be FBI teyze? Aldık başımıza belayı işte. Ama seni kırmayayım. Hayırlı uğurlu olsun! "Yok Selma Teyze!" dedim gülümsemeye çalışarak. "Arkadaşı kızın biri taciz etti arka sokakta da, kriz geçiriyor şu an." Azman aniden gülmeyi kesti ve kaşları çatıldı. "Vay vah!" dedi diğer pencereden MİT teyze. "Su getireyim mi Akın evladım?" Azman'ın gözleri ona döndü. "Yok sağol Makbule Teyze. Alıştım artık..." dedi ve gözleriyle beni işaret etti. "Bu kızın tacizlerine." Rezillik yükleniyor...%94 Kapak Tasarımı: Gölgehayaller © Tüm Hakları Saklıdır.
KAYIP RUHLAR LİSESİ by Erkanaksuyzr
Erkanaksuyzr
  • WpView
    Reads 2,587,229
  • WpVote
    Votes 118,481
  • WpPart
    Parts 78
#2 +18 şiddet içerir Karanlık hüküm sürer ruhunu kaybetmiş bedenlerde. Bakanlar onları güçlü sanırlar. Hasta bedenlerdir onlar. Ruhları kayıptır. Acı çekmeye alışmak kolay bir duygu mu sanılır? Acı ile yaşamak zevklimi geliyor sana? Yere düşünce kırılan kolun açısını bağırarak dindiremezsin. Bir trafik kazası geçirirsin ve annen baban oracıkta gözlerinin önünde ölü verir. Sen kırılan boynunun acısı ile onlara bakar ve kendi acını unutursun. Yedi yaşında bir çoçuksundur ama artık büyümüşsündür. Kayıp ruhlar acıların keyif verdiği bir hayatı ideme ettirmez. Acılar ile yaşamayı emreder sana. Başlayacağınız bu kitap bağımlılık yapabilir. Aşırı merek ve heyecana yol açabilir. Büyük ihtimal kitaba başladığınızda vaktiniz varsa bitirmeden elinizden bırakamayacaksınız. Yani uykusuzluğa yol açabilir. "İddialı konuşuyorsun yazar" diyenler, okumayı bitirdikten sonra "yeni bölüm gelsin bir an önce" de diyeceksiniz
Unutulmuş: Türkiye by CrHPossitive
CrHPossitive
  • WpView
    Reads 503,424
  • WpVote
    Votes 33,529
  • WpPart
    Parts 68
Kitabın başlangıç tarihi 12/09/2015. #1 Bilim kurgu **Dikkat! Parola Yayınevi ile yapılan anlaşma ile Unutulmuş: Türkiye iki ayrı kitap şeklinde basılacaktır. İlk on bölüm tanıtım amaçlı bırakılmıştır, kalan bölümler kaldırılmıştır** 21 Aralık 2012. Maya takviminin son günü. Çoğu kişinin bir şey olacağına inanmadığı, ufak bir kesimin ise dünyanın sonunun geleceğine inandığı o 'büyük gün'. Ben de çoğu kişi gibi o gün bir şey olacağına inanmıyordum. Daha fazla yanılamazdım... 21 Aralık gününün ilk saatlerinde Dünya'nın bir ülkesi hariç bütün ülkelerinde aynı virüs yayılmaya başladı. 21 Aralık günü ailemle birlikte sabah kahvaltısı yaparken, korku dolu spikerin söyledikleri bugün bile kulağımda. Spiker, gece saat 12'yi geçtikten sonra Dünya'nın bütün ülkelerinde aynı virüsün görüldüğünü söylemişti. Virüsün kim tarafından oluşturulduğu ya da tedavisinin olup olmadığı şimdilik bilinmiyordu. Bilinen tek şey virüsün, insanları birer zombiye dönüştürdüğüydü. Spiker o kelimeyi söylediğinde kendime hakim olamamış ve gülmüştüm. Keşke gülmeseydim... Haberler bittikten sonra ailemle şaşkın bir biçimde birbirimize baktığımızı hatırlıyorum. Haberlerde söylenilenler gerçek miydi? Yoksa bizim o harika medyamız oyuna mı gelmişti? Her şeyden önemlisi şimdi ne yapacaktık? Benim okula gitme saatim gelmişti. Anne ve babamınsa işe gitmeleri gerekiyordu. Bakanlıklar herhangi bir açıklama yapmadığına göre durum o kadar ciddi olamazdı. Sonunda hepimiz hazırlanarak evden çıktık. Keşke hiç çıkmasaydık...