cennetten çiçeqlerim
5 stories
GÜL KUYUSU by binnurnigiz
binnurnigiz
  • WpView
    Reads 3,826,909
  • WpVote
    Votes 254,973
  • WpPart
    Parts 20
"Kaburgam acıyor," diye fısıldadı, gül kuyusu. "Kaburgamı çaldın benden." Adam kızın yüzünü tam kaburgalarının üstüne bastı. "Burada, gül kuyusu," dedi ifadesiz bir sesle. "Burası senin sürgünün. Buradayken ne ölüme kavuşabilirsin, ne de kendini geri alabilirsin artık." Kız, adamın kazağını kavradı, yüzünü kaburgalarının arasına gömdü ve kaşlarını çatarak başını iki yana salladı. "Ölüme kavuşturmayacaksın beni," diye fısıldadı. "Bana beni geri vermeyeceksin." "Asla." Kızın, göğsünün ortasında bir yarası vardı, o yaraya bir isim bile vermişti. Adam, o yarayı ondan çalmıştı. O yaranın adı, "çocukluğum"du. Artık yeryüzüne yağan gül yapraklarının rengi, kan kırmızısıydı. Zehirli kırmızı gül sarmaşıkları bağladı bizi, Birbirimize zehirlendik. O kâinat kadar eşsizdi, Ben basit bir gül kuyusu. Tutulmamız gerekiyordu, Tutulduk. Ben Gül'düm, O, içine düştüğüm Kuyu, Benim Kuyum. Gül Kuyusu.
SERZENİŞ (KİTAP) by sumeyyelkoc
sumeyyelkoc
  • WpView
    Reads 15,945,821
  • WpVote
    Votes 193,792
  • WpPart
    Parts 13
Hiçbir günah kefaretini unutmaz. Hiçbir kirli sır gecenin nezaretinde tutuklanamaz. Geleceği ellerinden tek gecede koparılan bir adam, öleceğini bilse dahi sessizliğin kanatlarına sığınmaz. İki karanlık gecenin iki büyük suça gebe kaldığı ve iki yabancı ruhun birbirine körkütük düğümlendiği acı bir hikâyenin içindeyim. O iki yabancı ruhtan biri benim. Ve ben bir zamanlar, yolunda giden bir hayata sahiptim. Bir gün o çıkageldi ve içinde sadece doğruların olduğu dünyamı yanlışlarıyla altüst etti. Gözlerime bir kez bakması bile beni düşürmeye, düştüğüm yerde darmadağın etmeye yetti. Beni tehditlerle örülü bir kafese hapsetti, o kafesin kilidini ve anahtarını elime verdi. Gitmek de, kalmak da senin seçimin dedi. Ama ne kalabildim ne gidebildim. Yalnızca bekledim. Benim de onu düşüreceğim bir gün elbet gelecekti ve ben intikam almayı severdim. O gün geldi. Bir leyl vaktinde, ay gecenin koynunda dalgalanırken, hakikati sırtından vurdu kirli parmakları. Artık bu saçma hikâyemizde bizden başkaları da vardı. Zaman aktı... Kendiliğinden kırıldı hapsolduğum kafesin kapakları. Dışarıya adım attığım an hislerim pervasızca tökezledi. Zira sevdayı puslu gecelerde yüreğime kazıyan adamın ruhu artık içime işlemişti. "Haklıymışsın," dedi beni öldürmek ister gibi. "Senin hikâyenin esas adamı ben değilmişim."
VAVEYLA by binnurnigiz
binnurnigiz
  • WpView
    Reads 33,220,597
  • WpVote
    Votes 1,338,108
  • WpPart
    Parts 44
Her şey bir ölümle başladı. Ölüm, nefreti takip etti. Nefret, intikamı körükledi. Ve aşk hepsini alaşağı etti. Yüksek kayalarda uçan kartal, kayanın en dibinde yaşayan küçük kıza âşık oldu. Onların aşkı, çığlık. Onların aşkı, feryat. Onların aşkı, acı. Onların aşkı, ölüm. Onların aşkı, VAVEYLA. Karanlıkta atılan her çığlık sahipsizdir. Ben senin karanlıkta attığın çığlığım. Seninleyim ama senin değilim.
İÇİNDE BİR SEN by binnurnigiz
binnurnigiz
  • WpView
    Reads 55,735,928
  • WpVote
    Votes 1,675,018
  • WpPart
    Parts 59
Sen hiç bir kitap karakterine âşık oldun mu? O, oldu. Asıl tuhaf olan ise... Kitap karakteri de ona âşık olmuştu. "O gece bir kitapla tanıştım. Kaderime giden yolda bana rehber olacak bir kitapla." (DÜZENLENİYOR.) © Tüm Hakları Saklıdır! ©
MÜPHEM by fernwehy
fernwehy
  • WpView
    Reads 7,679,884
  • WpVote
    Votes 231,454
  • WpPart
    Parts 83
Yankı gökyüzünü izlemeyi seviyor. Yeşil gözleri, gün batımında alev alan Anka'yı arıyor. Ona inanıyor. Yirmi iki yaş efsanelere inanmak için geç değil, ama kız çocuğu olmak için geç, biliyor. Zihninde bir karanlık; onunla aynı adı taşıyor. Onun olduğu yerde nedense hep yağmur yağıyor. Hissediyor; yağmur daima dilinden anlıyor. Giray az önce ortadan kayboldu. Zaman, onun için tersine akıyordu. Önünde gelecek değil, geçmiş duruyordu. İçinde bir yangınla doğdu, dumanı onu önce sardı, sonra boğdu. Yalnızlığın bıraktığı yakasını Yankı tuttu, adı anneye benziyordu. Ama gri gözler annesini hatırlamıyordu. Hesaplıyordu; yirmi yedinci yaşına mezarda basıyordu. Genç kadın yürüdü. Yeşil gözleri, yağmur için toplanan kurşuni renklere takıldı. İçindeki karanlık, ona belirsizliğin adını fısıldadı. O buradaydı. Yalnız kalmış bir çocuk gülüşü, geçmişten kopup geldi. Zaman geçti, yağmur yağdı. Bulutlar yeryüzüne çöktü. Yeşil gözlere duman yansıdı. O buradaydı. Dumana benziyordu. Ne kadar da belirsiz... Zamana karışıyordu, ne kadar da belirsiz. Geçmişten geliyordu, ne kadar da belirsiz. O buradaydı. Gözlerinin rengi gri, ne kadar da belirsiz... O kesinlikle buradaydı. Güneş battı. Anka'nın kanatları alev aldı. Yangının izleri gökyüzünde yankılandı. Ay karardı. Zaman geriye aktı. Geçmişte bir çocuğun sıkıştığı yalnızlık dumandandı. - Görebiliyorum, yaşın büyük. İçin çocuk. Giray, biliyorsun vicdanın kulakları sağırdır. Çocukken vicdan dilsizdir. Dedin ki insanla doğar vicdan, yalnızdır. Bir çocuk kadar güçsüz ve çiğdir. Daha büyümedin, bu çocuk kalbine dardır. Merhametin ıslak ve kirlidir. Vicdan insanın içindeki tanrıdır. Bilirsin, tanrının çocuklarla arası iyidir. - Bu kitap sizi gülmekten öldürmez ama eğlendirir. Sizi hüzne boğmaz ama eser miktarda ağlatabilir.