V.I.P
26 stories
TUTKUNUN TANRISI oleh Limaei
Limaei
  • WpView
    Membaca 1,463,519
  • WpVote
    Suara 120,715
  • WpPart
    Bagian 71
KİTAP OLDU. "Yani sen bir tanrısın?" diye sordum alayla. Adamın kızıla çalan gözlerinden bir karaltı geçerken, "Gülmeye devam et küçük kız." diye fısıldadı. Aramızda bıraktığı mesafeyi iyice azalttığında nefes almam gittikçe güçleşiyordu. "Eline düşebileceğin en tehlikeli tanrının eline düştün." Tek kaşımı havaya kaldırıp çenemi havaya diktim. Ona meydan okuyabilirdim. Sonuçta şizofren olup aklımı kaçırmıştım. Karşımdaki muhteşem beden kaçık zihnimin uydurmalarından biriydi. Bir tanrı olamazdı. En fazla bir büyücü falandı. "Ya..." diye mırıldandım. "Kimin elinde olduğumu öğrenebilir miyim artık?" Adam beni ürpertecek bir şekilde gülerken bembeyaz, güzelce sıralanmış iri dişleri gözüktü. "Uslu kız," diye mırladı. "Kibar olmayı öğrenmişsin." Kafasını bana iyice yaklaştırdı. Gözlerinin içindeki kanla yıkanmış kızıl nehir fokurdadı. "Heves, ihtiras, tutku..." Dilini sivri köpek dişlerinin üzerinde dolaştırırken gözleri kısıldı. "Şehvetin tanrısı." ❝Alev alev yanmak normalde bizi öldürür. Bu kadar tutkuyla birlikte kazanan biziz.❞ • Tür: Genç Yetişkin- Fantastik • Kitapta geçen mitoloji kitaba özel oluşturulmuştur. Ayrıntılı tanıtım için Tanıtım bölümüne bakabilirsiniz! Başlangıç: 05.09.2018 Tüm Hakları Saklıdır. ÇALINTI, ESİNLENME GİBİ DURUMLARDA UYARI OLMAKSIZIN YASAL İŞLEMLERE BAŞVURULACAKTIR.
PANDORA +18 |Yeniden Yazılıyor oleh littlecosmoss
littlecosmoss
  • WpView
    Membaca 3,635,019
  • WpVote
    Suara 112,999
  • WpPart
    Bagian 48
Küfür, yetişkin içerik ve rahatsız edici sahneler içerir. ''Sevgilinin evinde, sevgilinin koltuğunda...'' der demez, titremelerim olsa da onun boğuk sesini pür dikkat, en tahrik edici melodileri dinler gibi dinlemeye devam ettim. ''Benim için bana geldin.'' dudaklarını kasıklarıma yasladığı gibi beni kana kana içmeye başladığında bu görüntü karşısında karnımı içime çekerek koltuğun başına tutundum. Kelimeleri beni bir bıçak gibi yaralarken, dili içimdeki yakıcı darbelere son verdi. Dişlerini tenimden çekerek gözlerimin içine baka baka dudaklarını yaladı. ''Sana dokunduğunu söylediğin her saniyeyi dakikaya çevirdim, yediyle çarptım.'' diyerek kalçama sert bir darbe daha yediğimde inleyerek gözlerimi kapattım ve başımı arkaya attım. ''Sana dokunduğunu söylediğin yerde seni ağzıma akıttım.'' -- Başlangıç Tarihi: 22 Temmuz 2020 YETİŞKİN İÇERİK VE KÜFÜR İÇERMEKTEDİR Kapak Tasarımı: @theguldesign
Yıkım Güncesi  oleh aysluna
aysluna
  • WpView
    Membaca 140,332
  • WpVote
    Suara 8,503
  • WpPart
    Bagian 39
(+18) Bade, ince bir iplikle ördüğü hayatının ve geçmişinin yükü arasında dengede kalmaya çalışırken, her şeyin yeterli olduğuna inanıyor. Ta ki Kayra ile karşılaşana dek. Kayra'nın sessiz varlığı, Bade'nin sınırlarını parçalarken tehlikeli bir oyun başlıyor. Hayatına açtığı yarıklardan hem bugününe hem de geçmişine uzanan karanlık sırlar sızıyor. Gerçekler açığa çıktıkça aralarındaki bağ, karanlık bir bağımlılığa dönüyor. Birini anlamak, onunla beraber delirmeyi göze almak demektir. Bazı sırlar ne dile getirilir, ne de unutulur. Bazı sırlar yalnızca kanla mühürlenir. Ve bir bütün olmak için, birlikte parçalanmak gerekir.
ŞAFAK VURGUNU oleh authsevvy
authsevvy
  • WpView
    Membaca 719,297
  • WpVote
    Suara 47,867
  • WpPart
    Bagian 19
❝Işığa ulaşmak için önce karanlıktan korkmamayı öğrenmen gerek. Çünkü şafak karanlığın içinde. Karanlıktan uyan, gözlerini aç, geceyi terk et, şafaktan kaç.❞ ☼ Çeyrek Vurgun Serisi'nin birinci kitabıdır.
VAVEYLA oleh binnurnigiz
binnurnigiz
  • WpView
    Membaca 33,227,756
  • WpVote
    Suara 1,338,201
  • WpPart
    Bagian 44
Her şey bir ölümle başladı. Ölüm, nefreti takip etti. Nefret, intikamı körükledi. Ve aşk hepsini alaşağı etti. Yüksek kayalarda uçan kartal, kayanın en dibinde yaşayan küçük kıza âşık oldu. Onların aşkı, çığlık. Onların aşkı, feryat. Onların aşkı, acı. Onların aşkı, ölüm. Onların aşkı, VAVEYLA. Karanlıkta atılan her çığlık sahipsizdir. Ben senin karanlıkta attığın çığlığım. Seninleyim ama senin değilim.
AİDİYET (SATIŞTA!) oleh nurtunali
nurtunali
  • WpView
    Membaca 1,415,213
  • WpVote
    Suara 6,572
  • WpPart
    Bagian 6
"Seni seviyorum Pars, karanlığınla beraber seviyorum ama aydınlığını da istediğim için kızamazsın bana." Boynuna bıraktığım sıcak nefesle hafifçe irkildi ve geri çekildi. "Nasıl yapacağımı bilmiyorum." dedi boğuk bir fısıltıyla. "Ben, ışığın nasıl saçıldığını bilmem. Öğrenmedim öylesini." İtiraf niteliğindeki sözler yüzümde buruk bir tebessüme neden oldu. Böyle zamanlarda onunla değil de on iki yaşındaki haliyle konuşuyor gibi hissediyordum. Sevilmeyen bir çocuğun öfke giysisini soyunduğunda altında yatan savunmasız yanıydı bu, kısa ve nadirdi ama bunu bana gösterebiliyor olması kalbimi kaynatıyordu. "Öğreteceğim." dedim fısıltılı sesimle başımı omuzuna yasladığımda. Gözlerim önümüzde akıp giden yolda tutunduğunda devam ettim. "Her şeyi öğreteceğim, söz veriyorum." "Sana, hayat önüne engeller koysa da nasıl gülebileceğini göstereceğim. Karanlığı kuşanmadan da nasıl güçlü olunduğunu, acımasızlık kalkanını kuşanmaya gerek olmadan nasıl hayatta kalacağını öğreteceğim sevgilim." Ellerimi parmaklarının arasından geçirdim ve devam ettim. "Kazanmak için bazen kaybetmenin de gerekli olduğunu ve her düşüşünde yanında olacağımı göstereceğim. Korkmayacaksın söz veriyorum. Seni her seferinde kaldıracağım Pars, hepsini zaman içinde öğreneceksin." Elimi saran eli usulca parmaklarımın arasından sıkılaştı ve avuçlarımızı birbirine mıhladı. "Sen bana yapmayı hiç istemeyeceğim şeyler yaptıracaksın Nasya, İlk kez korkuyorum. Senden ve içimde uyandırdığın duygulardan korkuyorum."
MADALYON CEMİYETİ oleh Seydanur_ipek
Seydanur_ipek
  • WpView
    Membaca 1,580,096
  • WpVote
    Suara 124,917
  • WpPart
    Bagian 80
Süreyya Tanya, hayatı boyunca girmek için çabaladığı bale okuluna kabul edildiğinde on sekiz yaşındaydı. Rusya'nın soğuk topraklarına adımı bastığında küçük bir kızdı. Hayata dair en kötü şeyleri unutmak için gittiği bu şehirde, kaderin onun için daha kötü süprizleri vardı. Tanya, insanların gerçek yüzlerinin kendi gördükleriyle sınırlı olmadığını öğrendiğinde on dokuz yaşındaydı. Çok sevdiği arkadaşı merdivenlerden düşünce onun rolünü aldığında bunun hayatının fırsatı olduğunu düşünüyordu. Ünlü ve efsane bale okulu Vaganoya Balo Salonu'nun açılış oyununda başrol olmak... Fakat her şey denklemin içine mor zambakların ve anlaşmaların girmesiyle değişti. Tanya, Rusya'nın baş mafyası tarafından kaçırıldığında, rolü aldığı arkadaşının başına ördüğü çoraplardan habersizdir. Daha da kötüsü hayatta kalmak için bir mafya ile evlenmek zorundadır.
SİYAH ATEŞ oleh EzgiKrtkn
EzgiKrtkn
  • WpView
    Membaca 2,490,523
  • WpVote
    Suara 77,728
  • WpPart
    Bagian 36
Bir ateş yanarken o ateşe kendi ayaklarınızla yürüdüğünüzde kimi suçlayabilirsiniz? Ateşi mi? Onu yakanı mı? Kendinizi mi? Yoksa o ateşin sizi yakacak güce sahip oluşunu mu? Kimi suçlayacağımı bilmiyordum. Tek bildiğim yandığım bu ateşe kendi ayaklarımla yürüdüğümdü. Şimdi cayır cayır yanıyordum ama beni öldüren şey ateş olmayacaktı. Beni öldüren, yandığım bu ateşin karanlığıydı. Siyahtı o. Siyah bir ateşti. Yanıyordu, yakıyordu ama aydınlatmıyordu. Zifiri karanlıkta yanıyordum. Her şey için çok geçti. Bu adam benim sonumdu ve ben, beni yakan bu siyah ateşe çoktan teslim olmuştum. 🌙 "Korkuyor musun?" diye sordu sesini yumuşatarak. "Evet," dedim düşünmeden. "Evet, çok korkuyorum." "Gözlerini kapatırsan korkarsın," dedi omzuma astığı ceketi sıkıca tutup kollarını bana sardığında. İrkildim ama korkmadım. Aksine bu yabancının dokunuşu bana kendimi güvende hissettirmişti. Bu his ise beni afallatmıştı. "Gözlerini kapattığın sürece her zaman karanlıkta olduğunu düşüneceksin. Her şeyi siyah göreceksin. Gürültüyle yanan, etrafı aydınlatan bir ateşi bile." Dudaklarımı ıslatıp söylediklerini düşündüm. "Burada bir ateş yok. Burası karanlık. Baksana, tavandan sızan ay ışığı dışında etrafı aydınlatan hiçbir şey yok!" "Sen varsın," dedi nefesi boynuma dökülürken. "Sen aydınlatıyorsun." KİTAPTAKİ KİŞİ, KURUM VE KURULUŞLAR TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜDÜR. GERÇEK KİŞİ, KURUM VE KURULUŞLARLA ALAKASI YOKTUR. YETİŞKİN OKURLAR İÇİN UYGUNDUR.
KUTLU OLSUN (KİTAP OLDU) oleh darknesscrescent
darknesscrescent
  • WpView
    Membaca 9,833,763
  • WpVote
    Suara 236,212
  • WpPart
    Bagian 24
PUKKA YAYINLARI ARACILIĞIYLA KİTAP OLMUŞTUR. 3 KİTAPLIK BİR SERİ OLUP, 1. KİTAP BURADA YAYINLANACAKTIR. Doğduğu ilk gün yetimhaneye bırakılan Rüzgar, hayatı boyunca bir şeylere ve birilerine bağlanmaktan kaçınan, soğuk bir tiptir. Aynı yetimhanede büyüdüğü yaramaz bir kız çocuğu dışında da bağ kurduğu kimse yoktur. Yaşı dolduğu için yetimhaneden ayrılmak zorunda kalan Rüzgar, her seferinde beraber kurtulmaya söz verdiği kız için geri döner. Yine rutin ziyaretlerinden birinde kızın ailesi tarafından yetimhaneden alındığını öğrenir ve bir daha ondan haber alamaz. Senelerini ondan bir iz bulmak için araştırarak geçirirken bir gün, gizemli bir numara doğum gününü kutlar. Çok geçmeden Rüzgar, bu numaranın yetimhanede beraber büyüdüğü kız olduğunu anlar ve kızın içinde bulunduğu zor durumu öğrendiğinde onu kurtarmak için anlaşmalı bir evlilik yapmayı teklif eder. İkisi, aynı soyadını paylaşan, evli ev arkadaşları olacaktır. "Seni seviyorum. Hep sevdim."
KATRE-İ ADALET oleh kapanisresitali
kapanisresitali
  • WpView
    Membaca 121,753
  • WpVote
    Suara 2,172
  • WpPart
    Bagian 22
Kökeni hükümdarlara dayanan asil bir kan ve ona sonsuz bir sadâkatla bağlanmış sayısını bilmediğim kadar insan. Şeytani zekası ve büyüleyici güzelliği ile ulaşılmaz bir adam. Narsist bir umursamazlıkla kadere bile meydan okuyor. Çünkü o kadere bile meydan okuyacak kadar ipleri eline almak istiyor. Çünkü o kaderi bile karşısında diz çöktürecek kadar güçlü olduğunu göstermek istiyor. Çünkü o kendinden öncekilere benzemiyor tıpkı ondan sonra geleceklere de benzemeyeceği gibi. Çünkü o 'farklı', 'fazla'. Çünkü o daha önce hiç kimsenin sahip olmadığı her şeye sahip ve 'asıl gücün' ne olduğunu çok iyi biliyor. Çünkü ona hiçbir şey yetmez, ona her şeye hükmetmek bile yetmez.