blbl981 adlı kullanıcının Okuma Listesi
16 قصة
SAKA VE SANRI(Kitap Oldu) بقلم Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    مقروء 37,903,378
  • WpVote
    صوت 1,656,949
  • WpPart
    فصول 67
"Karımı artık yanımda, odamda ve yatağımda görmek istiyorum!" diye bağırınca donup kaldım. Ne söylediğinin farkında mıydı? Bir başkasının kimliğiyle evlenmek mümkün müydü? Gerçekten nikâhta bile sahtekârlık yapılabilir miydi? Başına gelene kadar Bige Saka bunun mümkün olduğunu sanmıyordu. İlk görüşte aşktı onunkisi, bu yüzden âşık olması ve duygularına yenik düşüp evlenmesi çok hızlı olmuştu. Evlendiği gün sevgilisinin bir dolandırıcı olduğunu öğrenmişti. Üstelik zaten evliydi ve başka bir adamın adını, soyadını, kimliğini hatta gerçeğinden ayırt edilemeyecek imzasını kullanarak Bige'yi evlendiklerine inandırmaya çalışmıştı. Son ana kadar Bige bu gerçeği görememişti. Peki, nikâh cüzdanında adı geçen gerçek Karun Kalender kimdi? Evlendiğinden haberi var mıydı? Böyle bir durumda nikâh geçersiz sayılırdı değil mi? "Ne demek nikâh geçerli?" Şaşkına dönmüş bir halde avukata bakıyordum. Benden haberi bile olmayan bir adamın karısı olduğumu mu savunuyordu? "Üzgünüm Bige Hanım," dediğinde olağan bir şeyden bahseder gibi sakindi. "Nikâh memuruna kadar her şey gerçek. Eski sevgiliniz Serhat Bey ile o masaya oturduğunuzu doğrulayacak hiç görgü tanığınız yok. Bu nikâhın başka bir adamın kimliğini kullanarak kıyıldığına dair hiçbir kanıtınız yok. Böyle bir durumda yapılacak en mantıklı şey Karun Bey'i bulmak ve ona olanları anlatıp boşanma evraklarını imzalatmak." Bu adam ne dediğinin farkında mı? Bahsi geçen adamın benden haberi bile yoktu. Karşısına geçip ona ne diyeceğim? Senin ruhun bile duymadan evlendik hadi şimdi de boşanalım mı? Bu koskoca bir saçmalıktı!
Ederlezi بقلم profeysinil
profeysinil
  • WpView
    مقروء 1,853,214
  • WpVote
    صوت 85,611
  • WpPart
    فصول 47
"Sabaha kadar konuşmanın sabaha kadar sevişmekten daha tehlikeli olabileceğini kim tahmin ederdi ki? Her gece çiftliktekiler uyuduktan sonra Elif gizlice odama gelip yatağın diğer ucuna geçiyordu. Işıkları yakmayı hiç teklif etmemiştim, o da durumdan şikayetçi değildi. Binbir gece masallarındaki gibi karanlıkta başlayıp aydınlıkta son bulan gece buluşmalarıydı bunlar, ve nedense gizli kalmasını istemiştik. Oysa ortada gizlemeyi gerektirecek bir şey yoktu, onca gece yanımdaydı fakat elim onun eline bile değmemişti. Biz sadece konuşuyorduk... Sadece konuşuyorduk ve sanırım tüm sorun buydu. Belki konuşmak yerine sevişseydik bu kadar kök salmazdık birbirimize. Ben bile anlatacak bu kadar çok şey biriktirdiğimden habersizdim. Konu konuyu, kapı kapıyı açıyor ve konuştukça söylenecek daha fazla söz açığa çıkıyordu aramızda. Bazen attığımız kahkahalar duyulmasın diye ellerimizi ağzımıza kapatmak zorunda kalıyorduk. Bazense Elif mutfağa inip gizlice yiyecek bir şeyler getiriyordu ikimize. Biri duyar diye ekmeği bile sessizce böldüğüm, çocukluğumdan bile daha çocuk olduğum, hayatımda ilk kez bir kadının yüzünde kaybolduğum gecelerdi. Bir erkeğin neden binbir gece boyunca masal dinlemek isteyebileceğini ilk kez o gecelerde anladım. Ve tarihteki onca adamı eline kalem almaya iten, tüm bunları bana yazdıran şeyi ilk kez o gecelerde buldum. Bazen bir kahkahanın ortasında, bazen birbirine çarpan iki bakışta, bazense saçını kulağının arkasına sıkıştırmasını izlerken ansızın beliriveren o sızıyı... İçimdeki edebiyatı uyandıran bir ağrıydı bu. İnkâr edip kaçsam da, durup kapılsam da gözlerine bakarken hissettiğim gerçek hiç değişmiyordu. Elif bir Balkan ağıdı gibi göğsümde büyüyordu."
Yine Mi Ofsayt? بقلم tenhide
tenhide
  • WpView
    مقروء 93,882
  • WpVote
    صوت 6,416
  • WpPart
    فصول 21
Ertuğrul Poyraz. Tahammül edemediğim tek insan. Tahammül edemediğim kulübün 7 numaralı gözde futbolcusu. Mahallemizin gururu (!). Abimin en yakın arkadaşı ve kıymetli Aynur teyzeciğimin biricik oğlu. Mahalledeki çocukların, bizzat onun imzaladığı 7 numaralı Fenerbahçe formasıyla peşinde dolandığı Ertu Abisi. Kimsenin gerçek yüzünü göremediği ego yığını ve kas kütlesi. Ertuğrul Poyraz, nam-ı diğer Ertu. 90. dakikada karşı takımın kalesine atılan gole kaldırılan ofsayt bayrağı kadar sinir bozucu. Ben peki? Ben Zehra Güçlü. Bu da benim kendi kaleme gol atarak aşkı bulma hikayem. Not: Unutmayalım ki; top yuvarlaktır. Karşılaşma bitmeden hiçbir şey belli değildir. ***Hikaye; argo, küfür ve yetişkin ögeler içermektedir. Okuyacak olanların bunu göz önünde bulundurarak kitaba başlamasını tavsiye ederim. ***Alıntı, çalıntı, esinlenme adı altında kopyalama vs. gibi bir durumla karşılaştığım takdirde tüm yasal haklarımı kullanacağım.
+20 أكثر
SEDNA بقلم authsevvy
authsevvy
  • WpView
    مقروء 1,202,145
  • WpVote
    صوت 77,537
  • WpPart
    فصول 69
Ben bir katil, ben bir maktul ve ben o kanlı olay yeriyim. Sense bu hikayenin en masumusun. Kendini buna inandır. Ve unutma; kendini inandırmazsan kimseyi inandıramazsın. ♜ ❝Tarih tekerrür eder, hem de en kanlı haliyle.❞
+15 أكثر
Denizin Mavisi بقلم gizembarlik
gizembarlik
  • WpView
    مقروء 294,961
  • WpVote
    صوت 26,323
  • WpPart
    فصول 53
"Deniz ile gökyüzünü ayıran o ince çizgiye astım hayallerimi. Bazen bir rüzgar esti, savurdu düşlerimi. Bazen de yağmur yağdı, damlalar değdi tenime. Umut en güçlü silahımdı. Ben hep bekledim, o hiç gelmeyen gemiyi. Geleceği günün hayaliyle, ne dünler feda ettim. Bugünüm yarında, umudum onda kaldı." Sözlerimi bitirdikten sonra başımı eğdim ve bakışlarımı oynadığım parmaklarıma indirdim. Önce bir sessizlik oldu, sonra iç çektiğini duydum. "O gemi bir gün gelecek. Biliyorsun, değil mi?" dediğinde dudaklarım yorgun bir gülümsemeye ev sahipliği yaptı. "O gemi karaya oturdu be Deniz." "Otursun. Biz Fatih'in torunlarıyız, karadan da yürütürüz." Hiç beklemediğim bir şekilde kurduğu bu cümlesi, ona hayranlıkla bakmama neden olmuştu. Nerede ne söyleyeceğini her daim biliyordu. Görmekten umudunu kesmiş birine gökkuşağı vadeden biriydi o, benim gözümde. Daha önce tüm güzelliklere kördüm, şimdi gözümü açmıştı. Onun böyle umut dolu oluşu, bana da umut veriyordu. Ne kadar karamsarlığa düşersem düşeyim; söylediği her cümleyle en olmaz şey olacakmış gibi geliyordu sanki. Bakışları, inancımı körüklüyordu. İlk yayınlanma tarihi: 12 Nisan 2015 İkinci yayınlanma tarihi: 29 Mayıs 2016
+6 أكثر
Zehra. بقلم DamlaKaraas
DamlaKaraas
  • WpView
    مقروء 2,763,508
  • WpVote
    صوت 140,677
  • WpPart
    فصول 33
Doğu Anadolu'ya bağlı Kaledağ köyünde , dedesi ve kardeşiyle yaşayan Zehra'nın hayatı, bir gece ansızın onlara sığınan yaralı bir askerle değişir. 5 yıl sonra kaderin tekrar bir araya getirdiği Zehra ve Murat'ın hikayesi İstanbul'da devam eder . Kaledağda başlayan hikaye İstanbul'a kadar uzanırken aşk , tutku ve değişim bizimle olsun. - Not/Uyarı:Bölümler ilerledikçe hikayenin libidosuda yükseliyor. Bebeleri pistten alalım.😊 🤭
GİRİFT بقلم srp1ii
srp1ii
  • WpView
    مقروء 403,021
  • WpVote
    صوت 23,005
  • WpPart
    فصول 30
İki mezar kazıldı bu gece, birine kardeşimi, birine sevdiğimi gömdüm. İki mezar kazıldı bu gece, birine masumiyetimi birine güvenimi gömdüm. İki mezar kazıldı bu gece birine kalbimi, birine eski Bahar'ı gömdüm. Artık, hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktı. Ne ben eski Bahar olacaktım. Ne de kalbim eskisi kadar saf kalacaktı. Aşk yoktu. Sevmek yoktu. Duvarlarıma bir tuğla daha ekledim. Bundan sonra acımak yoktu... Kırıldığım yerden kıracak dalımı kesenin kökünü kopartacaktım. Ne bu geceyi unutacaktım ne de yaşatılanları. Benim katillerim, hep en sevdiklerimdi...
VURGUN بقلم burcinsaridogan
burcinsaridogan
  • WpView
    مقروء 1,979,140
  • WpVote
    صوت 118,871
  • WpPart
    فصول 43
VURGUN I, Kelebek Çiçekler çok yakında Lapis Yayınları ile raflarda!.. Geçmiş; yazılmayı bekleyen bir romanın ilk cümlelerini kulağıma fısıldadığında kurtarıcım olan adamın rahesinde ağzımdan akan kan vardı. ''Seni bulduğum gün kollarıma almasaydım, bunca kan durmazdı,'' dedi, sesi çığ düşüren dağların aşınmaz karlarını taşıyordu. Dağlar onun yuvasıydı, sinesine sakladığı yalnızlık ise bendim. Ondan ağabeyini alan acımasızlar benden de zihnimde taşıdığım hatıraları almıştı. ''Seni bulduğum günden sağ kurtulurdum ama affet, Leylifer. Sadece enkaz altında kalırım sanırken, sana bakarken titreyen sol yanımdan vuruldum.'' Bir eşikten öbürüne atlarken anladım; kanatları siyah benekli, kırmızı zehirli kelebek, ben senin dağlanan yarana vurgundum. Eğer bir gün ümit etmekten vazgeçecek olursan hatırla; göğsünün içindeki ağrılar seni bulduğum uçurumun kalbinde sızlamaya başlar. 🌨
+8 أكثر
SEVDA ÇİÇEĞİ بقلم murekkep1atesi
murekkep1atesi
  • WpView
    مقروء 2,153,386
  • WpVote
    صوت 94,457
  • WpPart
    فصول 47
"Anlatayım mı sana? Anlayacak mısın anlatırsam?" Dedi bir anda ateş gibi bir sesle. Elleri kollarımı kavradı. "Neyi?" Dedim titrek bir nefesle. "Anlatamadıklarımı." Sesi dümdüzdü, ama gözleri... Söylediklerim onda bir alev çıkarmıştı ve şimdi beni de yakıyordu alevi. Güçlü elleri belime doğru indi, sol gözümden kayıp yanağıma doğru yol akan yaşa içi giderek baktı. "Biliyor musun sen Gonca? İçinin ateş gibi yanmasının ne demek olduğunu biliyor musun?" "Biliyorum." Dedim kendimden emin bir sesle, bunu bana o öğretmişti. Kalbim hınçla çarparken öğrenmiştim. "Senden öğrendim." "Ben sende neyi öğrendim peki biliyor musun?" Dediğinde artık gerçekten sessizce ağlıyordum, bu yıkım fazlaydı. Korkut bana yaklaştı, dudaklarıma çarpan sıcak nefes tenimi yakıyordu, elleri sertçe belimi kavradı ve beni kendine yasladı. "İçim ateş gibi yanarken, karşında buz gibi durmayı, Gonca. İçim kor olurken seni sevmeyi öğrendim ben." (+18) 22.01.2022 - Komando #1
VURGUN بقلم kendince_yazar
kendince_yazar
  • WpView
    مقروء 123,090
  • WpVote
    صوت 10,081
  • WpPart
    فصول 7
"Ben, sana nasıl düşman olacağım?" Kılıç'ın yıkılmış sesini duymamla birlikte gözlerimi ona çevirdim. "Sen, benim sevdamdın." Sevdamdın... Artık değildim. Bitmez sandığım sevdası bitmiş, gem vurduğum kalbimi delmiş geçmişti. Gök gürledi, yağmur başladı. Kalbim gibi gök de delindi. Kılıç elini kalbine bastırıp vurduğunda, "Sevdamdın Mircan," dedi. Hiç durmadan, hiç duraksamadan kalbine vurmaya devam etti. Gözyaşlarım bir dağ olup yığınla akmaya başladığında yağmur damlalarına karıştı. "Vurma," dedim sesim titrediğinde, burnumu içli içli çektiğimde. Kalbine vurmaya devam etti. Tam yeniden kalbine vuracağı sıra elini havada yakaladığımda sıkıca tuttum. "Vurma Kılıç." Onu tuttuğum elime parmaklarını geçirdiğinde beni kendisine doğru çekti. Bir nefes kadar uzağımdaydı soluğu. Alnını alnıma yasladığında, "Olmazdık," diye fısıldadım. "Olmadık zaten." Ağladım. "Şu saatten sonra da oldurmazlar." 19.02.2022