PANDASEVER2004 adlı kullanıcının Okuma Listesi
5 stories
SİYAH NEFES by Firatizgi
Firatizgi
  • WpView
    Reads 7,889
  • WpVote
    Votes 353
  • WpPart
    Parts 8
​İnsan, hayatının en büyük hatalarını yol ayrımlarında yapar. En büyük hataların yol ayrımındaki tabeladaysa, 'Bir kereden bir şey olmaz,' yazar. ​Batuhan on sekiz yaşında, karakteri ve yakışıklılığıyla herkese kendini sevdiren bir gençtir. Annesi ve babası o henüz çok küçükken ayrılırlar. Üvey annesi Asu'yla anlaşamadığı için de Adana'nın tarihi semtlerinden biri olan Tepebağ'da, annesinin hatıralarıyla dolu bir evde anneannesi Pakize Hanım'la yaşamaya başlar. ​On sekiz yaşına bastığında yaşadığı bir olay onu derinden etkileyerek tüm hayatını altüst eder. Ailesi, dostları ve aşkı arasındaki döngüde bir yol ayrımına gelir ve tercih ettiği yoldaki tabelada 'Bir kereden bir şey olmaz' yazmaktadır. Bağımlılıkla ölüm arasındaki bu yolculukta uyuşturucunun acımasız yüzüyle tanışır. ​C. Fırat İzgi, 'Kelebek Ömrü Kadar Aşk' kitabının devamı olan 'Siyah Nefes' isimli romanında, uyuşturucunun pençesine düşmüş gençlerin bağımlılığa doğru ilerleyişlerini anlatırken, uyuşturucunun karanlık dilini, kötü karakterini, insanı zamanla yalana, çalmaya, fuhşa, intihara sürükleyişini, uyuşturucu bağımlılığının insanoğlu üzerindeki fiziksel ve acımasız etkilerini anlatıyor. ​Bu roman, tüm ebeveynlerin ve gençlerin okuması gerenken, yol gösterici niteliğinde ve ibretlik öykülerle bezenmiş bir roman. Bitirdiğinizde, bağımlılara ön yargıyla baktığınız için kendinizi sorgulayacak ve etkisinden uzun süre kurtulamayacaksınız! TOPLUMUN KANAYAN YARASI OLAN UYUŞTURUCUNUN PENÇESİNDE YİTİP GİDEN HAYATLAR... " Şu bir gerçek ki uyuşturucu kullanan kişinin kendisiyle değil, şeytanıyla konuşursunuz. Dostluk yoktur, uyuşturucu arkadaşlığı vardır. Beş kişinin olduğu yerde bir kişi ölür, onu orada bırakıp gidersin. Uyuşturucuya kulluk edersin."
+20 more
4N1K | 12'DEN ÖNCE by MishaPM
MishaPM
  • WpView
    Reads 29,950,994
  • WpVote
    Votes 1,126,482
  • WpPart
    Parts 53
Yaprak; küçükken, markette annesinden sürpriz yumurta istediği için bulgur reyonuna sıkıştırılıp çimdiklenenler, ilkokul önlüğünün altına eşofman giyip okula gidenler, yeşil silgisini diş izi yapanlar ve kırmızı kapaklı tüm dersler kitabının saman sayfalarını silerken yırtanlar kadar sıradan bir kız çocuğuyken; birlikte büyüdüğü dört çılgın erkek arkadaşı yüzünden akranlarından biraz farklı bir kız haline gelmiştir. Dünyası, on iki yıllık dostları, gamzeli kahramanı Ali, tek ideolojisi 3P (pizza, pijama, pislik) üzerine kurulu bir çılgın, Oğuz, sevgilisini kendi vesikalık resminden bile kıskanan demirli, Gökhan ve notları toplamda bile 100'e ulaşamayan çorap fetişisti tatlı çapkın Sinan'dan ibarettir. Kalbi dördüyle tıka basa dolu, hayatı onlarla rengârenk olduğu için aşka ne inancı vardır ne de ihtiyacı... Ama bir gün rutin (!) hayatı, doğum gününde gelen bir paket ile tümden değişir. Paketin içinde, gizemli bir âşıktan gelen, kızımızın asla giymeyeceği türden gösterişli bir elbise ve içinde de bir not vardır. 'İçindeki prensesi öldürmeye çalışsan da, o can çekişerek içinde bir yerde saklanmayı başarıyor. Bu, içindeki prensese hediyem... Her ne kadar içindeki o yaramaz kız çocuğuna da aynı oranda âşık olsam da...'
ATEŞ by filizpuluc
filizpuluc
  • WpView
    Reads 8,998,147
  • WpVote
    Votes 650
  • WpPart
    Parts 4
Ailesini şüpheli bir yangında kaybeden Arya, kimliği gizlenerek yetimhanede büyümek zorunda kalır. Vasisi olan aile avukatının izniyle küçüklüğünden bu yana yalnızca telefonda konuşsalar da aralarında bir bağ oluşan gizemli bir kadının vesilesiyle on sekizine basmasına yakın bir zamanda yetimhanede çıkar ve kendi evine yerleşir. Kader ağlarının örer, geçmişin silik raflarından bir tanıdığı, bir yabancı olarak karşısına çıkarır, çarpıştırır, bir kaldırımda kader ağlarını birbirine dolaştırır. Bu tanıdık yabancıyla yolları kesişip dururken bazı olaylar silsilesi sonucunda onunla özel bir bağ kurar, zaman zaman da geçmişin perdesini aralar. Acı bir sır gün yüzüne çıkmak için gün sayar. Aşktan kaçmak ve aşkın öznesini korumak arasında kalan Ulaş, yok sayamadığı bir fizik kuralıyla baş etmeye çalışırken Arya çoktan hayatının merkezinde yerini alır. Sırlarınsa zamansız anlarda ortaya çıkmak gibi kötü huyları vardır. Ben bir kelebeğim. Yarına ihtiyacım var. Biraz da sana... Biraz dediğime bakma. Kelebekler için biraz ne kadar önemlidir bilemezsin...
Veliaht  by filizpuluc
filizpuluc
  • WpView
    Reads 69,364,142
  • WpVote
    Votes 768,589
  • WpPart
    Parts 34
Aslında ben hayatımda en çok sevilmek değil sevmek istemiştim. Çok sevmek istemiştim. Böyle dolu dolu kocaman. Her sabah işkence gibi gelen okul sabahlarımın bir gün çekilebilir hatta halatla çekilir hale gelebileceği uçsuz bucaksız hayalimin uçurumundan bile geçmezdi. Allah'ın sevdiği kuluymuşum ki hem çok sevmiştim hemde çok ama çok sevilmişti. Söylediğinden değildi bu dediklerim. Hissettiğimdendi. O adam bana beni kocaman sevdiğini hissettirmişti. Bütün hayallerini , umutlarını , kırıklıklarını yıldız yapıp gözlerime koymuştu benim. Deniz gibi bakan kahve rengi gözlerine bende umutlarımı , hayallerimi ve kırıklıklarımı bırakmıştım. Nerede buluşuyordu adam ve kadın o zaman diye sordu bana. Ufuk'da bileşecektik biz. Yıldızlarım onun denizine düşeceklerdi. Ben onda boğulacaktım o bana karışacaktı. 'Denizi yıldızlarına talip güzelim. Düşecekler mi denize?' ------ ''Kadın kitap gibi sevmişti ama adam kitap okumayı sevmezdi'' dedim Meriç'e bakarak. Yine lanet olası gözlerim dolmuştu. Kafasını salladı acıyla gözlerime bakarken. İkimizden canı acıyordu. ''Adam okumayı değil yaşamayı seçerdi çünkü. Kadını okumak değil yaşamak isterdi...'' ------
Karantina Serisi by beyzaalkoc
beyzaalkoc
  • WpView
    Reads 113,826,030
  • WpVote
    Votes 4,586,738
  • WpPart
    Parts 181
''Birlikte belanın içine batabileceğimiz kadar battık. Ve şimdi, seni bırakmayacağım... Benimle misin?'' --- Zeynep, kendini yeni okuluna başladığı ilk gün bir felaketin ortasında buldu. Okulu, salgın bir hastalık nedeniyle karantina altına alındı. Karantinanın akşamında ise kendini okulun karanlık koridorlarında bir kız öğrencinin cesedinin başında buldu. Üstelik yalnız değil, onlar da yanında... Mahşerin üç atlısı. Bu, sadece bedenleri değil ruhları da karantinaya alınan dört kişinin hikayesi. Bu onların özgürlüklerine ulaşmak için yaşadıkları esaretin hikayesi. Bu, birbirlerinin her şeyi haline gelen, birbirlerine gökyüzündeki son yıldız yanıp kül oluncaya kadar birlikte olacaklarına söz veren dört arkadaşın hikayesi. Bu mahşerin dört atlısının hikayesi. Şimdi, bizimle misiniz? "Bizim bedenlerimizi karantinaya almadılar. Ruhlarımızı karantinaya aldılar. Bizim ruhlarımız tanıştığımızdan beri karantina altında. Ne çıkabiliyoruz bu karantinadan, ne de birbirimizden ayrılabiliyoruz. Ruhlarımızı birlikte bir karantina altına aldılar, ve bizim bundan sonraki tek savaşımız bu karantinadan kurtulmak. Kurtulduğumuzda bile birlikte olacağız, ama özgür olacağız. Savaş bitti, ve biz sağ kaldık. Savaş bitti, ve biz hala ayaktayız."