'bana baktın gözlerinle ıssız ufka dek
anılardan yıkanmış gözlerinle
bana baktın saf unutuş olan gözlerinle
bana baktın üzerinden belleğin
başıboş nakaratlar üzerinden
solmuş güller üzerinden
aldanmış mutluluklar üzerinden
yürürlükten kalkmış günler üzerinden
mavi unutuş olan gözlerinle baktın bana
bir şeycikler anımsamıyorsun olan bitenden
sevgilim
anımsamıyorsun insanları görünümleri
gittin kendi kendinden duman dalgaları gibi
............
sana söz geçmişten konuşmayacağım bir daha
bugün adımlarından başlıyor her şey
bir kıvrımıdır giysinin bana yaşamaktan kalan
başka şeyin yeri olmadı seni buluyorum en sonunda ben
sevgilim sevgilim inanıyorum sana'
louis aragorn
au /
"Neden bunu yaptığını bana bir cümlede açıklaya bilir misin?"
Genç adamın ela gözleri tedirginlikle bileklerinden doktorun yeşil gözlerine çıktı.
"Onun için cesaret her şeydi."
Doktorun kaşları çatıldı ve bir süre hastasına baktı.
"Kimin için?"
Genç adamın dudaklarına bir gülümseme yer edinirken doktor önünde duran dosyayı karıştırdı.
"Bekleme salonunda seansın bitmesini bekliyor. Böyle şeylerin aklımı bulandırdığını söylüyor."
Doktor başını salladı ve dosyanın kapağını kapattı.
"Peki başka ne söyledi sana?"
Genç adamın yüzüne sinsi bir gülümseme yerleşti ve kimsenin duymasını istemezcesine öne eğildi.
"Tüm bunların bir akıl oyunu olduğunu."