asyazelii
Marmaris'in sokaklarından yükselen müzik notaları, denizin tuzlu esintisiyle birleşerek gökyüzüne doğru yükseliyordu. Eyzem, yaşamın ağırlığını hissettiği anlarda kaçtığı yerdeydi: sokaklarda ve müziğin kucaklayıcı ritimlerinde. Asos'lu bir ailenin ortanca kızı olarak büyümüş, hayatın sıkıcı düzenine karşı direnişini şarkılarla söylüyordu.
Bir gün, Kleopatra Koyu'nun taşlı kıyısından bir çift göz sessizce Temur'un yatının güvertesine ayak bastı. Temur Urfa' lı bir ailenin varisi, denizin huzurunu arayan yazılım mühendisi olarak hayatına devam ediyordu. Ancak o an, Eyzem' in sesi denizin dalgaları gibi ona dokunmuştu...
Temur teknesinin güvertesinden müziğin ritmine eşlik etti. Gözleri Kleopatra Koyu'nun güzellikleriyle dolu, kendi dünyasında kaybolmuş gibiydi. Eyzem ve Temur, farklı dünyalara aitmiş gibi görünseler de, o anın büyüsü kaderin onları bir araya getirdiği gerçeğini ortaya koyuyordu...
yakında görüşmek üzere...