Okunanlar
7 stories
Danger (Tehlike) by zeydaya
zeydaya
  • WpView
    Reads 1,545,722
  • WpVote
    Votes 47,577
  • WpPart
    Parts 66
© Dünyada belieber'ların okuduğu en ünlü hikaye Okuyucu sayısı ABD'de üç milyonu geçti. Çeviri bana ait. Hikayenin hakkı; hipstastyle'e çeviri hakkı; ben sahibimdir.
EYVAH! BENİM SEVGİLİM BİR MAFYA (Atos Serisi-2) by BetlEldoan
BetlEldoan
  • WpView
    Reads 3,110,263
  • WpVote
    Votes 116,616
  • WpPart
    Parts 46
Amerikadan Yunanistana uzayan bir aşkın hikayesi. Korkun, tutkunun ve aşkın dansına hazır olun.. Belki de yalnızca kendi hayat gayesiyle yaşadığı için öyleydi Kate. Babasının göz bebeği, Amerikanın parmakla gösterdiği bir sosyetik güzelken kendisini aniden bir mafyanın yanında bulur. Alex için Kate katlanması zor ve imkansızsa Kate içinde Alex oydu. Kate sınırsız kredi kartları, kart ekstreleriyle oldukça mutluydu ta ki hayatına hiç olmadık bir zamanda giren adamla.. "Beni bir şeye zorlayamazsın!" diye haykırdı genç kız öfkeyle. Adam yalnızca gülümsedi.. "Seni neler zorlaya bileceğimi bilmiyorsun bile.." Kate ona imayla gülen adam kaşlarını çattı. "Ah tanrım! Bundan sonra bir daha Prada markasını görmek nasip olmasın ama bu deliyi al başımda!!" Alex'in dudaklarında alaycı bir gülümseme daha peydahlandı. "Kızıl nasıl bu kadar çabuk beni deli ediyorsun!" "Ah sen zaten delisin!" Adam dudaklarını yavaşça ısıran kıza baktı. Belli korktu dedi içinden. Ah bu iyiydi, hemde oldukça iyi..
3391 Kilometre by beyzaalkoc
beyzaalkoc
  • WpView
    Reads 27,586,560
  • WpVote
    Votes 1,485,890
  • WpPart
    Parts 47
''O gün, bana 'Sinemaya gidelim mi?' diye sordu. 3391 kilometre öteden, şehirlerce, denizlerce uzağımdan... Yanımdaki insanlar görmezken beni, o bana imkansız olduğunu bile bile 'Sinemaya gidelim mi?' dedi...'' Aylarca sesini duymadığınız, yüzünü görmediğiniz, dokunmadığınız, kokusunu bilmediğiniz, aynı sokaktan geçme ihtimalinizin dahi olmadığı, asla aynı fotoğrafın içinde bile bulunamayacağınız, sizden kilometrelerce denizlerce adalarca şehirlerce uzakta olan bir insana aşık olur muydunuz? Bunu, kendinize yapar mıydınız? Bu bir mesafe hikayesi! İki insanın, birbirlerini görmeden duymadan aylarca gece gündüz konuştukları ; birbirlerinin en yakını oldukları, ama birbirlerinden en uzakta oldukları, aralarındaki kilometrelere rağmen birbirlerine aşık oldukları bir mesafe hikayesi! Burası bizim gezegenimiz ve burada her şey anını bekler. Burası, bizim 3391 kilometrelik gezegenimiz... - ''Seni görmem için yanımda olmana gerek yok. Ben seni gözlerim kapalıyken de görebiliyorum. Zaten ben seni sadece gözlerim kapalıyken görebiliyorum...''
Kusursuz by gayeozdmr_
gayeozdmr_
  • WpView
    Reads 71,842
  • WpVote
    Votes 4,541
  • WpPart
    Parts 4
|Kusursuz, Kusurlu'nun yan kitabıdır. Spoiler içerir. Kusurlu'yu okumadan okumanızı önermiyorum.| "Kusurlu bedeninin içindeki kusursuz kalbine vurgundum." Genç bir adam düşünün, içinde umutlarını, hayallerini ve duygularını öldürmüş genç bir kıza sonsuzca aşk besleyen. Genç bir adam düşünün, genç kızı tüm kusurlarına rağmen kabul eden. Genç bir adam düşünün, genç kızın kusurlu bedenine hapsolmuş ruhunu kusursuzca seven. Aşkın en saf ve kusursuz hali... Kapak tasarımı: @RUROGRIME ©Tüm Hakları Saklıdır | All Rights Reserved.
 İKİ ALYANS BİR KALP  by Asli_Akdeniz
Asli_Akdeniz
  • WpView
    Reads 28,501
  • WpVote
    Votes 14,123
  • WpPart
    Parts 26
' Bir Mardin Masalı ' ( Töre hikayesi DEĞİLDİR ) ... - YENİDEN YAZILIYOR - < Baştan okumanızı tavsiye ediyorum. > ●Yalanlar üzerine kurulan bir aşk ne kadar ayakta durabilir? ●Bir oyun gerçek aşka vesile olabilir mi? Doğru söylemişti burası onun şehri değildi istediği gibi gezip tozsun, giysin. Sabah cennetken akşam cehenneme dönüşsün. Burası adamının şehridi katı ve yıkılamaz kuralları, değiştirilemez törenleri vardı. Buranın ne sabahı cennetti ne de akşamı yedi yermi dört cehennemi yaşatırdı. Büyük bir duvar, dev demir parmaklıklar, elektrikli tellerle örülmüş dört tarafı kaplı koskoca bir hapishane. Özgürlük bunun dışında ama çıkana bilene. Genç adam oturduğu yerden ayağa kalktı. Genç kadın tam da üzerine ayak basmıştı. Buranın taşı toprağı örf adet, gelenek görenek, töre diğe bağırır bunun yanı sıra kan, barut kokardı. M.Ö de böyleydi bu topraklar M.S da günümüze kadar ulaşmıştı. İnsanlık ne kadar modenleşmeye çalışsada çalışsın bazı şeyler bazen inatla ilk günkü gibi kalmaya devam etmeye çalışıyorlardı. Kaldığı sürece ne demek istediğini anlayacağını umuyordu. Bu küflenmiş hayattan oda bıkmıştı ama herşeyi bırakıpta gidemezdi. Gitse de geri döneceğini adı gibi biliyordu. Genç adam bu topraklarda doğumuş, büyümüş, çocukluğunun en güzel günleri burada geçmişti. O bu topraklara aitti eğer giderse puzzle'ın bir parçası yok olacaktı. Küçük parçası bile eksik olan puzzle hiç bir işe yaramazdı. Küçük puzzle parçası ise tek başına puzzle olamazdı. Kısacası ham maddesi insanlığın ve medeniyetin ilk ortaya çıktığı yüz yıllarca bu topraklar için savaşıldığı ve hala devam ettiği. Eşi benzeri olmayan mükemmel Mezapotanyadı. ●En önemlisi İKİ ALYANS BİR KALP olacak mı ? ●●●Hikayeme HOŞGELDİN. ... buraya kadar gelmişken okumadan geçme.●●●
ATEŞ by 4_tug_ra
4_tug_ra
  • WpView
    Reads 3,940,388
  • WpVote
    Votes 151,359
  • WpPart
    Parts 2
KÜÇÜK YALANCI (DOKUZ YAYINLARI İLE RAFLARDA) by msmarvi
msmarvi
  • WpView
    Reads 15,189,734
  • WpVote
    Votes 172,049
  • WpPart
    Parts 39
Koca sema, diz çöktü gözlerine. Ay bembeyaz parlak tenin yanında soluk kaldı, yıldızlar gökyüzü kadar karanlık olan saçlara meydan okudu. Bulutlar ağladı, yağmur selam verdi kanlı ellere. Kalplere sis çöktü, güller boyun büktü üzerinden çıkmayan kan kokusuna. Ve dinledi toprak sözlerini. "Saçların kadar uzun ve güzel olsun ömrün Küçük Yalancı." Dedi adam, ama kesti kadının saçlarını kendi elleriyle, kıydı sevdiğinin ömrüne. "Hiçbir yere gitmeyeceğim sevgilim..." Dedi kadın, ama tutmadı sözünü, kıydı sevdiğinin aşkına. Sevdiği kadınları bir bir kaybeden acımasız katil, Akın Korel. Sevgiden yoksun kurak bir kalp ve o kalpte açan beyaz bir papatya. Kendi döktüğü göz yaşlarıyla büyüdü, getirdi baharı. Kimse fark etmedi onu. Güllere ulaşılmak isteyenlerce ezildi, yine döktü göz yaşlarını. Adam fark etti solan papatyayı, aldı ellerine. Ama öldü beyaz papatya. Muhteşem bir koku sardı etrafı. Ölü bir çiçek hiç böyle güzel kokar mıydı? Yaşadığını sandı, sevindi adam. Ama bilmiyordu papatyaların ölünce koktuğunu. Öğrendiğinde ise artık çok geçti...