Belki okurum
47 stories
KRİZANTEM (DÜZENLENİYOR) by badekeman
badekeman
  • WpView
    Reads 113,579
  • WpVote
    Votes 3,950
  • WpPart
    Parts 28
Aldatıldığını öğrenen Lavinya Dinçer'in tek hedefi kocası Koray'dan intikam almaktır. Hayatını okulu ve Koray'dan alacağı intikama bağladığı anda gittiği spor tesisi olan Krizantem'de kaçırılır. Artık hayatı daha da karmaşıktır çünkü eşinin gerçek yüzüyle tanışmıştır. İntikam planı için anlaştığı Ufuk, Melis ve Berk ile önce yakınlaşır, ardından da aile olma yolunda ilerler. Her geçen gün öğrendiği gerçekler sırtına binecek ve onda yoğun etkiler bırakacaktır. Bu sırada hissetmemesi gereken duygulardan kaçmaya çalışırken tüm doğruları tepetaklak olur. Şimdi, maceralarına eşlik etmeye hazır mısınız? "Hayat nedir ki sınırsızca yaşamayı bilmiyorsak?" *** Bu hikayede masum karakterler arıyorsanız bulamayacaksınız. Burada yalnızca ihanetin lekesine bulananlar nefes alır. *Bu kitapta, olumsuz örnek oluşturabilecek bazı davranışlar ve etik değerleri göz ardı edebilecek karakterler yer almaktadır. Aldatma, şiddet gibi konulardan rahatsız oluyorsanız rahatsız edici sahnelerle karşılaşabileceğiniz hakkında bilgilendirmek istedim. Sevgilerimle, Bade. ❤️
İmrozlu by EsraCanlii
EsraCanlii
  • WpView
    Reads 893,261
  • WpVote
    Votes 83,756
  • WpPart
    Parts 67
Bir ada ve ortada duran iki kişi. Biri Türk biri Yunan. Biri isyancı biri işgalci. Birinde steteskop birinde künye. İkisi birbirine her şey olur. İkisinden birbirine hiçbir şey olmaz. . 1 Eylül 2039'da, kimine göre Gökçeada kimine göre İmroz'dayız. Kimi için acımasız distopya kimi için kaçınılmaz bir sondayız. . İlk bölüm yayın tarihi 5 Temmuz 2023. . Kitapta anlatılan tüm konu, kişi ve olaylar hayal ürünüdür.
MIH by _Mehsa_
_Mehsa_
  • WpView
    Reads 9,188,433
  • WpVote
    Votes 381,477
  • WpPart
    Parts 68
İntikamın kıyafetini hiç merak ettiniz mi? Peki ya bedenini? İntikam,nefretle kararmış lacivert gözlerdi. İntikam,bir kafesin ardına gizlenmiş saldırmayı bekleyen bir bedendi. İntikam, ruhunu kasıp kavuran ateşten, uçsuz bucaksız bir buz kütlesiydi. İntikam, karanlığa ait dünyada Siraç Vuslat demekti. Yer altı dünyasının Azrail'i olarak adlandırılmış bir genç adam . Bir kulübe,bir masumun intikamı. Bir kurul, suçsuz insanların günahkar kuklacıları. Ve karanlığın intikamına boyanmış kör kuyularına düşen, küçük narin bir ışık; Elif! O bir anahtar. Kalbine hiç nefret uğramamış bir umut. İntikamın ilk aydınlığı; Günışığı! Onun bir görevi var. Seveceği adamın tek hedefi olan intikam onu yok etmeden, kalbini açtığı bu adamın cehennemden uzaklaşmasını sağlamak. Cehennem, bir ışık için kör karanlığı affedecek miydi? Yoksa bir türlü Azrail'i azad etmeyen intikam, onu anahtarsız kapılar ardında saklamaya devam mı edecekti? Oysa Allah'ın ol demesiyle bütün kapılar açılırdı! İntikamın ölümü, Günışığının baharını getirecekti...
ON YIL by asknnur
asknnur
  • WpView
    Reads 297,893
  • WpVote
    Votes 1,485
  • WpPart
    Parts 2
KİTAP OLACAĞI İÇİN YAYINDAN KALDIRILMIŞTIR Çoğu kişi ilk aşık olduğu anı hatırlamaz. Ben hatırlıyorum. Yedi yaşındaydım, iki dişim eksikti ve doğum günü pastamı üflüyordum. Sonra onu bir daha görmedim. Ta ki on yıl sonra ilk aşkım kasabaya dönene kadar... James Redford tehlikeli derecede romantikti, yakışıklıydı ve her kızın iyi etmek isteyeceği tramvatik bir geçmişi vardı. Lisede geçirdiğim en harika bir seneydi. James ve onun abartılı aşkı her yanımı sarmalamıştı. Masal gibi geçen bir yazın ardından yol ayrımına gelmiştik, ona veda etmek zorundaydım. İlk ve tek aşkıma. Geleceğimiz için bir karar vermem gerekiyordu ve ben her zaman kendimden çok başkalarını düşünen türde bir kızdım. On yedi yaşında yaptığım bu seçimle hayatımızdan on yıl daha çaldım. Yirmi yedi yaşında, başarılı bir boşanma Avukatıydım. Hayallerimdeki hayatı yaşıyordum. James'in hayatına da yön vermiştim. Şimdi sadece televizyondan görebileceğim yıldız bir futbolcuydu. Fakat bu seferki on yıl çok masum geçmemişti. Karşılaşmamızda romantik film tadında olmamıştı. İkimizde nefret, aşk ve ihtiras doluyduk. İkimizde kazanmaya alışkındık. İkimizde bir diğerini yaralamak istiyorduk. "Eğer gözlerine on saniyeden uzun bakarsam, seni sonsuza kadar kalbimde tutarım."
12:30 SEANSI by halapenobiberi
halapenobiberi
  • WpView
    Reads 2,068,573
  • WpVote
    Votes 115,017
  • WpPart
    Parts 50
[WATTYS 2022 KAZANANI] Parmağı omzumun üzerindeki belli belirsiz benlere dokundu. Ardından köprücük kemiğime kaydığında dudaklarım, bir nefese muhtaç kalmış gibi titreyerek açıldı. Koyulaşan bakışlarını gördüğümde göğüs kafesimin içindeki kalbim, hızlı bir takla atmıştı. "Ne yapacağım ben seninle?" diye mırıldandığında kısa saçımın tutamlarından birini parmağına dolamıştı. Güçlü eli, belimi sıkıca sarıyordu. Dudakları kulağımın üstüne dokunduğunda titreyen ellerim omuzlarına tutundu. Tüm günahlarım birleşerek bedenimi ve ruhumu ona emanet ettiğinde içimdeki şeytan gülümsedi. Ardından onun dudakları da kıvrıldı ve çenemi kavrayıp ona bakmamı sağladı. Bakışlarımız buluştuğunda; cehennemin tüm ateşleri ikimiz için yandı ve dudaklarından adıma işlenen zehir döküldü. "Vera." (TAMAMLANDI.) [14.03.2020 | 14.07.2021]
Beyaz Zambaklar Ülkesinde by ClassicsTR
ClassicsTR
  • WpView
    Reads 15,445
  • WpVote
    Votes 600
  • WpPart
    Parts 9
Beyaz Zambaklar Ülkesinde adlı eserinde Petrov, 20'nci yüzyılın başında Finlandiya'nın Rusya'ya karşı verdiği bağımsızlık mücadelesini tüm yönleriyle ele alıyor. Kitap; bataklık bir bölgenin, üzerinde beyaz zambakların açtığı güzel bir alana dönüştürülmesini hem gerçek hem de sembolik yönüyle anlatıyor. Bugün dünyanın gelişmiş ülkelerinden olan Finlandiya'nın sahip olduğu refah ve kültür düzeyi, halkının çalışkanlığı ve azmine dayanıyor. Fin halkının kurtuluşunu ve yükselişini sağlayan ortak bilincin oluşturulmasında ise Snellman büyük rol oynuyor. Romanda Finlandiya'nın gelişimi, 1806 ila 1881 yılları arasında yaşayan Finlandiyalı filozof ve devlet adamı Johan Vilhelm Snellman'ın ağzından anlatılıyor. Ülkenin önce eğitim sisteminden başlayarak her alanında iyileşme sağlamak için çalışan Snellman, tüm ülkenin seferber olmasında öncülük ediyor. Aydınlardan devlet adamlarına, din adamlarından ordu mensuplarına, çiftçilerden halkın çeşitli tabakalarına kadar herkesin yer aldığı bir kalkınma hamlesi başlatıyor. O dönemki faaliyetlerinden dolayı "Halk Öğretmeni" unvanı alan Snellman, bugün dahi dünyanın en iyi eğitim sistemi olarak değerlendirilen Finlandiya Modeli'nin kurucusu konumunda yer alıyor. Hayat Yayınları Türkçesi: Prof. Dr. Ali Haydar Bey
SERÇEYİ ÖLDÜRMEK by bosverdilan
bosverdilan
  • WpView
    Reads 9,587,112
  • WpVote
    Votes 548,482
  • WpPart
    Parts 83
Efsun Zorlu; atandığı Urfa'da mecburi hizmetini yapan tıp fakültesinden yeni mezun, çiçeği burnunda bir hekimdir. Daha mesleğinin ilk günlerinde, henüz on sekizine yeni girmiş bir hastanın intihar vakasıyla karşı karşıya kalır. Hastasının vücuduna bırakılan izler onu adım adım kendi geçmişine götürürken, geleceğini aniden tanımadığı insanların dudakları arasında bulur. Asla geçmemiş geçmiş, verilmiş sözler, kurtarılan hayatlar, doğrultulan namlular, yalanlar, fermanlar ve aşk. Devrim gibi bir kadın, Urfa'nın göbeğinde destan gibi bir sevdanın koynunda bulur kendini. Koca düzene baş kaldırıp o düzenin minnet ettiğine yenilmekse ne aklının ne de kalbinin kabulüdür. *** "Ağlarsam ölürüm." derken sesim düz, çoktan kabullendiğim bu gerçeği ilk defa dile getirişime rağmen sakindi. Çoktan. Saatlere dökülürdü ama bana şehirler aştıracak kadar çok gelen o vakit. Vücudumun ağrısı ruhumun sancısının çok altındaydı. Onun gözleri bende olsa da ben boşluğa odaklanmıştım. Üzerimde olan bakışlarının ağırlaştığını hissettim. Fetih bana çok ağır bakıyordu. Sırtıma yüklenen çuvallar biraz daha bel bükmeme sebep oldu. "Neden," dediğinde ne dediğimi çok iyi anlamış da yersiz bir sorgulayışa bürünmüş gibiydi. "serçe misin sen?" Kaşlarım hafifçe havalandı, başımın ağrısı belirginleşti. Uzun süreden sonra ona bakan ben oldum. Söylediği şeyin altındaki anlamı yakalamaya çalışıyordum ama buna çok uzaktım. Bunu anladı ve dudakları kıvrılacak sandım. Halbuki gülümsemeye çok uzaktık. "Serçeler," yüzünü hafifçe yüzüme yaklaştırdı. "Ağlayınca ölürlermiş. Bu yüzden mi bunca zamandır gözlerinin kuruluğu?" Bu konuşmadan sonra onun serçesi olacağımı, hatta olduğumu bilemezdim. Tıpkı bu topraklarda serçeyi öldürmenin kadını ağlatmak olduğunu bilmediğim gibi.
ONA İNANMA  by hayalleriminbaskenti
hayalleriminbaskenti
  • WpView
    Reads 7,688,163
  • WpVote
    Votes 291,679
  • WpPart
    Parts 77
🎼 "Cehennemin benim..." Diye fısıldadı. "Cennetin bu altın zincir... Cennet ile cehennem arasına sıkışıp kalan bu nota sensin." Bileklik olduğunu düşündüğüm zinciri eline alarak usulca oturduğu yerden ayaklandı. Bakışlarım merakla hareketlerini takip etti. Hemen ayak ucuma gelerek diz çöktü. "Bu senin," dedi, ayak bileğimi hafif bir dokunuşla kendine çekerek. "Cennet ile cehennem arasında sallanmalı sağlayacak küçük bir hediye." Zincirin klipslerini açarak bileğimin etrafına sardı. "Her adımında ayak bileğinde sarsılacak ve en sonunda olmak istediğin yeri sana gösterecek." Halhalı ayak bileğimin etrafına dolayarak başını öne eğdi. Dudaklarını bileğimin üzerine bastırdı. Boğuk bir ses yankılandı dudaklarından ama kelimelerini seçemedim. "Cennetini bul." ❥ Kapak tasarımı: E-Rabbit
Lahza(Kitap Oldu) by humeyraao
humeyraao
  • WpView
    Reads 3,561,038
  • WpVote
    Votes 266,146
  • WpPart
    Parts 34
Benim yıllar önce gördüğüm o belli belirsiz çizgiyi dahi bir ihtimal olarak kabul etmediğini gösterircesine bıçağın keskin ucunu gözlerimin içine bakarak kendi avcuna bastırdı ve aşağıya doğru çekti. Oluk oluk akan kan beyaz gömleğine süzülmüş, yüzünde acıyı gösteren tek bir mimik bile oynamamıştı. ''Ne bu kan akmayı durdurdu...'' dedi Ferman'ı tutan elimi bir hışımla çekerek. Avcum ellerinin arasındayken sıcak kanı buz gibi tenimde süzüldü. Ben yıllar önce bitti diye haykırırken o bizim sonumuzun daha gelmediğini belirtircesine o kanlı bıçağı avcumun içine bıraktı. Bu beni öldür demekten başka bir şey değildi. ''Ne de bu can bu bedenden çıktı.'' Dedi düşüncemi doğrulamak ister gibi. Parmaklarımdan süzülen, tenime bulaşmış kanıyla birlikte avcumun içine baktım. Bizim sonumuz yine benim ellerimin arasındaydı fakat bu sefer ima ettiği son çok daha başkaydı. -Hikaye içerisinde yetişkin içerikler bulunmaktadır.
MEDUSANIN ÖLÜ KUMLARI (Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 9,232,160
  • WpVote
    Votes 723,872
  • WpPart
    Parts 72
Elzem Akay'ın sıradan ama güzel bir hayatı vardı. En iyi okullarda okumuş, en güzel oyuncaklara ve kıyafetlere sahip olmuştu. En değerli mücevherler daima onun boynunu süslemiştir. Lüks içinde yaşarken hayatta istediği her şeye kolayca sahip olmuştu. Üzerine titreyen iki abisi, onu hep güldüren kız kardeşi, iyi bir yengesi ve onu sürekli çıldırtan bir hizmetçisi varken hayat ona karşı fazlasıyla cömertti. Tüm bunları ne bozabilirdi ki? Bir gece korkunç bir ritüele kurban edildiğinde gözlerini bambaşka bir dünyada açar. Orta Çağın hiyerarşisinin içinde kalmışken eve dönmek hiç kolay değildi. Kendi dünyasında bir öğretmenken Ölümsüzlerin akademisinde bir hizmetçi olunca, sınıf farkının acımasız gerçekleriyle yüzleşir. Burası onun dünyası değildi, burası barbarların hüküm sürdüğü Araftı ve o, hayatta kalmak istiyorsa lüks alışkanlıklarından ödün vermeyi öğrenmeliydi. *** "Medeniyet yoksunu, vahşi barbar!" diye ona sesimi yükselttiğimde çatılan kaşları umurumda bile değildi. Tüm gün kuyudan su çeken o değildi. "Şu sivri dilin bir gün başına bela olacak." Sert bakışlarla beni uyardıktan sonra merdiveni işaret etti. "Kahyadan fırça yemek istemiyorsan işinin başına dön." "O kadın bir cadı." Ondan bahsederken bile tiksintiyle yüzümü buruşturdum. "Bence benden nefret ediyor." "Hayret." Kaşları alayla yukarı kalktı. "Oysaki çok sevilesi bir kadınsın." İğneleyici sesiyle ters ters ona baktım. "Sizde öyle Savcı Bey," dedim oyunbaz bir ifadeyle. "Sizi görenlerin yüzünde güller açıyor." "Bunu inanarak söylemiyorsun." "Tabii ki inanarak söylemiyorum." Gülerek bana ikinci kez merdiveni işaret etti. "İşinin başına dön aksi taktirde yarın seni sınıfıma almam. Bir hizmetçiye ders verdiğim için yeterince sorun yaşıyorum." Bu vahşiler kendi dünyamda ne kadar zengin ve asil olduğumu anlamak istemiyordu.