Merak ettiklerim
141 stories
Gökçe •Gerçek ailem•𝟏.𝐊𝐢𝐭𝐚𝐩 by sAdEce22o
sAdEce22o
  • WpView
    Reads 362,436
  • WpVote
    Votes 15,030
  • WpPart
    Parts 43
Bazı yaralar kanamaz... ama hiç kapanmaz. Gökçe'nin hikâyesi de tam olarak böyle bir yara. Küçük yaşta ailesi tarafından terk edilen, hayatta kalmak için savaşan bir kız çocuğu... Yıllar sonra hemşire olup kendi ayakları üzerinde duran, acılarını kimseye göstermeyen bir kadın. Ve bir gün - her şeyini verdiği adamı, Cihangir'i toprağa veriyor. Geride sadece bir mezar, bir anı defteri ve karnında büyüyen bir mucize kalıyor. Yalnızlığa, korkuya, geçmişine rağmen hayatta kalmaya çalışan Gökçe, bir DNA testiyle tüm geçmişini altüst edecek bir gerçekle yüzleşir: Kaybolduğu yıllar önce onu aramaktan hiç vazgeçmeyen bir ailesi vardır. ağabeyleri, onu hâlâ "kardeşim" diye saracak kadar seven bir adam... Ve geçmişin sessizliği, yeniden yankılanır. Ama her şey bu kadar basit değildir. Gökçe, yıllardır içinde bastırdığı öfke ile yeni bulduğu aidiyet arasında sıkışır. Bir yanda onu yalnızlıktan kurtarmak isteyen Atlas, diğer yanda, hiç tanımadığı ama kanından olan bir aile. Gökçe artık sadece geçmişiyle değil, geleceğiyle de yüzleşmek zorunda. Çünkü artık yalnız değildir. Karnındaki küçük kalp, ona yeniden yaşamayı öğretmektedir. "Kayıp Kökler", kaybedilen aileyi, bulunamayan sevgiyi ve bir annenin ayakta kalma mücadelesini anlatan sarsıcı bir hikâye. Yalnızlıkla baş etmeyi, affetmeyi ve yeniden sevilmeyi öğrenen bir kadının hikâyesi...
NAZ (TAMAMLANDI) by nisagulibrhmgl
nisagulibrhmgl
  • WpView
    Reads 126,956
  • WpVote
    Votes 4,816
  • WpPart
    Parts 38
Ben Nazlı. Denilenlere göre beni 12 günlükken çöp konteynırının kenarına bir kış gününde sadece bir zıbınla bırakıp terk eden anayla babanın kızı Nazlı. 22 yıllık hayatında özgürlüğün tadını hiç tatmamış, hayatı boyunca oradan oraya savrulmuş, hor görülmüş eziyet edilmiş Nazlı. Şimdi bu taşlı yollardan geçerken başımı cama yaslamış sakince yolu izliyordum. Bunca yıllık hayatımda hiç gün yüzü görmememe rağmen öğretmen olmayı başarmış, şimdi ise bir köy okuluna, küçücük kalplere dokunmaya gidiyordum. Teröristlerin yoğun olduğu bir bölgeymiş burası, öyle diyorlar. Çokta tehlikeliymiş. Bunların hiç biri benim umrumda değildi. Telefon rehberimde bile kayıtlı kimse yokken, çokta canımdan endişe ettiğim söylenemezdi, mezarımın bile kimsesizler mezarlığında olacağını biliyordum. Yanılmıştım. Tek bir adamın hayatım,kalbim olacağını, ailesinin ailem olacağını bende tahmin edememiştim.
Öğretmenim by blackks_
blackks_
  • WpView
    Reads 1,049,098
  • WpVote
    Votes 31,242
  • WpPart
    Parts 42
Açtığı yaraları tek kapatabilecek oyken bana gelmemeyi seçen adamın yoluna ölüyordum... ... Bir öğretmen... Küçük bir kızı, kendisinden yaşça küçük öğrencisini nasıl bu denli fazla sevebilirdi ki? O küçük kız, küçücük kalbiyle nasıl kocaman bir adamın aşkında kavrulabilirdi? ... Bir insan, ancak bu kadar sevilebilirdi... Not; Yaş farkı konusu vardır, lütfen bunu bildiğiniz halde bu detaya dair olumsuz yorumlar yapacaksanız hiç başlamayın. 🍂
LAL by hikayelerindeyasar
hikayelerindeyasar
  • WpView
    Reads 28,382,894
  • WpVote
    Votes 1,407,317
  • WpPart
    Parts 81
"Aklım almıyor," diye söylendi kendi kendine, beni aniden kavradığı elimden yeniden kendine çekti ve dudaklarını saçlarıma bastırdı. "Ben sana böyle his-," duraksadı. "İnsanlar nasıl seni yaralayabiliyorlar?" Konuşma engelli bir kız ve onun için işaret dili öğrenen bir adamın hikâyesi...
Gülzar-ı MiR  by Elaaaaaavb
Elaaaaaavb
  • WpView
    Reads 285,940
  • WpVote
    Votes 12,098
  • WpPart
    Parts 41
İki farklı dağ, iki ayrı aşiret... Birinde yatağa mahkûm bir adam: Mirza Altunhan. Diğerinde narin ama dimdik duran bir kadın: Gül Karahanlı. Aşiret töresinin ağır gölgesinde ve geçmişin kanlı hesaplarıyla şekillenen bu evlilikte Gül, abisinin işlediği affedilmez bir günahın bedelini kendi hayatıyla ödemek zorunda kalır. Mirza ise yıllar önce geçirdiği felaket bir kazanın ardından yatağa mahkûm olan, sesi susmuş ve yürüyemez hale gelen bir adamdır; ancak sesi çıkmasa da her şeyi anlatan gözleri, ilk andan itibaren Gül'ün ruhuna dokunur. İntikam ve zorunlulukla başlayıp zamanla derin bir şefkatle büyüyen bu beraberlik, tek bir söz bile söylenmeden gözlerle yazılan suskun bir aşk hikâyesine dönüşür. Gül başta Mirza'ya yalnızca merhametle yaklaşsa da zaman geçtikçe onun bakışlarındaki kırılmışlığı, yüreğindeki sessiz çığlığı ve unutturulmaya çalışılan o umudu hissetmeye başlar. Şefkatle kanatlanan bu aşk, zamanla sadece iki kırık yüreği iyileştirmekle kalmayacak, birbirine düşman iki aşiretin de kaderini yeniden yazacaktır. "Bir insan ne zaman gerçekten hayatta kalırdı; bedeni iyileşip ayağa kalktığında mı, yoksa yalnızlığına ve kalbine bir başkası dokunduğunda mı?" YAZAR NOTU! Bu hikâyenin başlangıç kurgusunda; berdel, aşiret düzeni ve engelli bir ağa gibi bazı ortak anlatı unsurları bulunabilir. Bu unsurların benzerliği bilinçli olarak saklanmamaktadır. Ancak hikâyenin ilerleyen bölümleri, karakterlerin geçmişleri, ilişkileri, çatışmaları ve olayların gelişimi kendi kurgusuna göre oluşturulmuştur.Yani Gülzar-ı MİR'in olay örgüsü ve karakter gelişimi tamamen kendi kurgusuna sahiptir." Bu nedenle eseri tek bir benzer olay veya ortak tema üzerinden değerlendirmek yerine, hikâyenin bütünüyle ele alınmasını rica ediyorum. İyi okumalar. ♡
BİR KİBRİTLE 𝘠𝘖𝘒 OLMAK by zanegzo
zanegzo
  • WpView
    Reads 12,428,786
  • WpVote
    Votes 938,063
  • WpPart
    Parts 88
Final oldu, tamamlandı. Seri üç kitapla raflarda yerini almıştır. ❝İnsan bir kutu kibrite benzer. Varolur, yanar ve söner.❞ Bu hayatta nasıl bir kibrit olacağına sen karar vereceksin. Yanacak mısın? Yakacak mısın? Yoksa öylece duracak mısın? Ben, benimle yanmanı, gerimizde kalan her şeyi yakmanı istiyorum. Çünkü uzun bir süredir yanlış kişilerle, yalnız hayattasın. Ait olduğun yere dönme vakti. Bil ki; seni almaya geliyorum, Balkan kızı. BİR KİBRİTLE YOK OLMAK
Karanbey (+18) || TAMAMLANDI by ayseilhanli
ayseilhanli
  • WpView
    Reads 998,510
  • WpVote
    Votes 34,238
  • WpPart
    Parts 60
Kırık Kafesler Evreni #1 •••••••••••••••••••••••••••••••• Kübra Karan. "Gelini öpebilirsiniz." Nikah memurunun cümlesiyle irkildim. Nikah cüzdanını uzattığında alamadan ayaklandık. Bakışlarım Hakan'a döndüğünde kaşları çatılmıştı yine. Cidden çatık kaşlarıyla para kazanıyor olabilir miydi? Bana eğildiğinde gözlerimi sıkıca kapattım ve nefesimi tuttum. Dudakları alnıma değdi, tuttuğum nefesim ciğerlerimden süzülürken dengemi sağlamak için Hakan'ın ceketini sıkıca tuttum. "Bu evlilik esaretin değil Karım. Özgürlüğün. İstemediğin bir şey asla yaşanmayacak." Gözlerimi araladığımda güven verici gri hareleriyle kesişti gözlerim. Burada tutsak olmadığımın altını çizmesi bile benim için o kadar kıymetliydi ki ona inanmaktan başka yolum yoktu. "Özgürlüğüm." dedim heyecanla. Gözlerini kapatıp açtığında onayladığını anladım. "Senin özgürlüğün bizim ortaklığımız. Senin gözlerin ve kulaklarınla benim gücüm...Bu dünyanın en mükemmel anlaşması ve evliliği olacak." •••••••••••••••••••••••••••••••• Başlangıç Tarihi : 01.12.2023 Bitiş Tarihi : 19.09.2025
DUVAR DİBİ ÇATLAĞI by Kevvsss
Kevvsss
  • WpView
    Reads 15,909
  • WpVote
    Votes 1,050
  • WpPart
    Parts 17
Yıllarca ilmek ilmek işlemiş kendini bana. Balkona çıktığında söylediği türkülerin içime işlemesinin nedeni bana söylemesiymiş bilseydim bekletir miydim yıllarca onu kapımda... ''Derin yıllarımın sabrını imtihanım etme.'' dedi bana. Dönmüştü yüzüm avuçlarının içindeydi aşkını tam olarak şuan da itiraf ediyordu, aklım durmuş, kelimeleri toparlamayacak halde yüzüne bakıyordum. Zira şu an sesim bile çıkmazdı konuşmaya çalışsam da ben bu kadar mı kördüm, ben bu kadar mı yok saymıştım içimdeki hisleri... ''Yıllardır bu anı bekledim, bak bana 30 yaşındayım sen bu yüreğe düştüğünde 7 yaşındaydım. Derin ben yedi yaşında ne isem yetmişimde de o olacağım belli. Gel tut elimi yaşayalım sevgimizi göğsümüzü gere gere şükür sebebimken, imtihanım olmana izin vermem! Bana gelmeden benden gitmene izin vermem!'' Alnını alnıma yaslamış, benimle değil de kendi kendine konuşuyor gibiydi. Bana bunları söylemek için o kadar uzun zaman beklemek zorunda kalmıştı ki şimdi söylemezse ölecek gibi hissediyordu. Her kelimesi yemin gibiydi her kelimesini içime nakış gibi işliyordu. Hiçbir zaman abi kardeş gibi olamamıştık doğru ama duyduklarım karşısında da titreyen ellerimi saklamıyordum oda fark etmiş olacak ki alnıma yaslı duran alnını çekti. Kocaman ellerini yüzümden ellerime indirip kocaman avucunun içine aldı, ellerimi avuç içlerimi dudaklarına götürdü içim titredi karşımda gözbebekleri titredi. Dudaklarını yasladı öpmedi öpemedi... Yasladı bekledi nefeslendi bekledi soluklarını verdi bekledi soluk aldı bekledi... "Tüm hakları saklıdır. © [2026] [Kevser Emek].
GÜLÇEHRE  by Cnmsenhepbosmusun
Cnmsenhepbosmusun
  • WpView
    Reads 642,050
  • WpVote
    Votes 55,401
  • WpPart
    Parts 40
Hayatın ne getireceğini hiçkimse bilemezdi. Yüzleştiği ihanetin sonucunda yıllarını içeride yitirmiş bir adam özgürlüğüne kavuştuğunda karşılaşacağı sürprizden habersizdi. Yıllar ondan birçok şey götürdüğünü düşünüyordu: neşesini,inancını ve merhametini. Peki gerçekten öyle miydi, karşılaştığı manzaraya kayıtsız kalabilecek miydi? "Nasıl? Nasıl yani?" konuşurken kekelememe engel olamamıştım. Duyduklarım karşısında vücudumdaki bütün kanın çekildiğini hissediyordum. Ben hâla duyduklarımı anlamlandırmaya çalışırken karşı tarafta polis memurunun her şeyin kontrol altında olduğunu hissettirmeye çalışan konuşması devam ediyordu. "Kendisi ekiplerimiz tarafından karakol civarında bulundu. Üzerinde telefon numaranızın bulunduğu mektup sayesinde sizlere ulaştık. Şu an karakolumuzda, durumu iyi. Uygunsanız gelip teslim alabilirsiniz."
EKİP by AzraIzguner
AzraIzguner
  • WpView
    Reads 819,263
  • WpVote
    Votes 59,488
  • WpPart
    Parts 88
Bir elin beş parmağı... Biri olmasa hepsi eksik, hepsi yarım. Ama eğer bir aradalarsa sırtlanabilirler yükünü tüm dünyanın. Onlar kanlı bir çemberin içinde sürdüyorlar hayatlarını. Etrafta ceset kokusu var, bir de acıyla örülmüş duvarlar... Sıkışıyorlar, sıkıştıkça birbirlerine sığınıyorlar. Yeri geliyor, o duvarlar üzerlerine yıkılıyor. Önce biri çıkıyor enkazın altından, sonra canı pahasına diğerlerine uzatıyor elini. Çünkü bu bir ekibin aileye dönüşme hikâyesi.