belki
35 stories
BİR ÇOCUĞUN HATRINA by thenblack12
thenblack12
  • WpView
    Reads 127
  • WpVote
    Votes 14
  • WpPart
    Parts 1
Bazı kayıplar sadece bir insanı değil, bir hayatı da yarım bırakır. Bazı emanetler ise, o yarım kalan hayatın içinde büyütülür. Bir çocuğun hatırına verilen bir söz, bazen bir insanın kaderi olur. Sevdiklerini kaybetmiş bir kadın... geçmişi "şehit" diye yazılmış bir adam... ve aralarında büyümek zorunda kalan küçük bir kız çocuğu. Aslı, en yakın arkadaşından geriye kalan tek hatırayı Eliz'i korumaya çalışırken, hayatını yeniden kurmaya mecbur kalır. Yalnızlıkla, sorumlulukla ve geçmişin sessiz ağırlığıyla yaşarken, bir gün o geçmiş sandığından çok daha yakında durmaya başlar. Yıllar sonra "ölü" sanılan bir asker geri döner. Ama dönüş, hiçbir şeyi eski haline getirmez. Çünkü bazı hikâyeler yeniden başlamaz... sadece kaldığı yerden daha ağır devam eder. Ve bazen, bir çocuğun hatırı... iki kırık hayatı aynı yolda buluşturur...
ZARİNA  by gumusbirkirlangic
gumusbirkirlangic
  • WpView
    Reads 69,550
  • WpVote
    Votes 4,844
  • WpPart
    Parts 13
Yetişkin okurlar içindir!!! Karadeniz'de aşklar fırtına gibi kasıp kavurur. Mardin'de ise sessiz yaşanır. "Bana dokunmamak için bu mücadelen," dedim yavaşça. Sesim sandığımdan daha sakindi. Gözleri gözlerimi bulduğunda bastırdığı duygular oradaydı. "Hayır," dedi ve birkaç saniye duraksadı. "Evet." İkilemi karşısında kaşlarım havalandı. Demirhan tuttuğu nefesini sertçe verdi. 
"Sikeyim! Evet," diye yükseldi aniden. "Çünkü dokunursam durmam. Sahte karıma dokunursam duramam, sikerler böyle işi."
FİRUZE by _Mehsa_
_Mehsa_
  • WpView
    Reads 431,070
  • WpVote
    Votes 21,987
  • WpPart
    Parts 17
𓇚𓇚𓇚 "Kaçma!" dedi Ezra yakarır gibi. " Bir kere de beni yakma, iki gözüm." Firuze kolunu kurtarmaya çalıştı. İzin vermedi Ezra. "Gitmem lazım." dedi Firuze titreyen bir sesle. Oysa sert çıkarmaya çalışmıştı sesini ama artık olmuyordu. Yıkılmıştı tüm duvarları, tutamıyordu bu enkazı. Bir kez daha gitmeye çalışınca Ezra'daki bütün ipler koptu. Şu Midyat hep sessizliğine mahkumdu ya! Sevdasını haykırınca göğe şimşekler çaktı sanki yer yüzünde. "Kahrolmayasıca! "dedi onu kollarına alarak. Bir kolu Firuze'nin ince belini sardı. Boşta kalan ise güzel gözlerini kaçırmasın diye Firuze'nin yüzünü kavradı. Bir kere daha isyanını haykırdı ona. "Kahrolmayasıca! Ben daha sana nasıl anlatayım seni sevdiğimi! " Firuze onun kollarında sarsıla sarsıla ağlamaya başladı ama Ezra bunu bile görmüyordu. "Senin sevdanı demire söyledim, boynunu büktü. Taşa fısıldadım, yükümden dağıldı. Şu dağa bağırsam yıkılır ama bir sen anlamadın Firuze!" Bir kere daha sarstı onu. Dudakları arasında sadece Firuze'nin göz yaşları, Ezra'nın ise haykırışları kadar bir mesafe vardı. Aşılsaydı bu uçurum, sönerdi belki bu hasret ama bir nefeslik bu mesafe kaybolmuş yıllar kadar uzundu işte. "Keşke kör kalsaydım!" dedi ona doğru." Keşke kör kalsaydım da senle kör olmasaydı şu gönlüm!" Firuze'nin gözlerine değdi gözleri. Ağladığını fark etti. O da yıkıldı karşısında. Saman alevi yandı sarı renginde. Söndü Firuze'nin kara gözlerinde. "Neden?" dedi yıllardır dilinin ucunda tuttuğu, boğazına düğüm ettiği soruyu sonunda sorarak. "Neden kaçıyorsun benden?" 𓇚𓇚𓇚 19.09
UÇURUMA KANAT ÇIRPMAK by gunes16hayal
gunes16hayal
  • WpView
    Reads 11,828
  • WpVote
    Votes 1,245
  • WpPart
    Parts 8
"Evlen benimle," dediğimde kendimden emin çıkan sesim beni bile bozguna uğrattı. İlk defa geldiğim bu şehirde, yabancısı olduğum bu dört duvarın arasında ve sadece bir kez gördüğüm bir adama evlenme teklifi ediyordum. "Ne saçmalıyorsun sen?! Böyle bir şey olmayacak!" Kaşları şiddetle çatılırken ses tonu bile öfkesini yansıtmaya yeterdi. "Ben niye tanımadığım bir kadınla evleneyim?!" Ben taraftaki eli yatağın üstünde yumruk hâlini alırken sesi kısıldı. "Üstelik bu hâldeyken..." Belden aşağısının felç olması evlenmemize engel değildi. "Görücü usulü diye bir şey duymadın mı sen hiç?" "Duydum duydum ama senin kadar ısrarcı bir gelin görmedim!" Kınayan bakışlarla bana baktı. Ardından gözleriyle kendini işaret etti. "Gerçekten hayatında sadece bir kez gördüğün ve felçli bir adamla evlenmek mi istiyorsun? Delirmişsin sen!" Benim de kendime göre birtakım sebeplerim vardı elbet. Hayatta hiçbir şeye böyle imkansız gözüyle bakmamalıydı, ona bunu öğretecektim. Oturduğum koltuktan kalktım ve odanın kapısına yönelirken duyacağı bir şekilde konuştum. "Gidiyorum ve dışarıdakilere yakında düğünümüz olduğunu söylüyorum." Ben odadan çıkarken öfkeyle söylendiğini duymuştum. "Deli kadın! Seninle evlenmeyeceğim! Git ve diğer görücülerini bekle!" ••• Bazen, sadece devam edebilmek bile müthiş bir meziyettir. Kaybedişlerin kucağında, hiçliğin ortasında. Bazen de bir uçurumun kıyısında... ••• Bu isimle yayınlanan ilk hikayedir.
KADERİN SANCILI AĞI by ayloris
ayloris
  • WpView
    Reads 154,275
  • WpVote
    Votes 16,287
  • WpPart
    Parts 14
"Ben hep böyleydim. Hep camın arkasındaydım. İçeride bir hayat akarken, ben dışarıdan izliyordum. Dahil olmaya çalışıyor ama bir türlü içeri alınmıyordum. Aile dedikleri şeyin kapısı bana hep kapalıydı." *** Yazgı, on sekiz yaşına bastığı günün hemen ertesi, nefret ettiği bir adamla; Özgür Soykan'la zorla nişanlandırılacağını öğrenir. Ardından da, istemediği bir evliliğe sürükleneceğini. Kaçmaktan başka çaresi kalmadığında soluğu, yıllardır uzağında kaldığı gerçek annesinin yanında alır. Ancak onu orada bir kurtuluş değil, yeni bir hayal kırıklığı karşılar. Adını bile bilmediği babasını bulmak için çıktığı yolculuk sonuçsuz kalır. Çünkü o adamın bir hayatı, bir ailesi ve zaten çocukları vardır. Ve Yazgı, o hayatın içinde yalnızca fazlalıktır. Düğün günüyse kafasına sıkmayı çoktan planlamıştır. Ama herkesin ona sırtını döndüğü, umudun tamamen tükendiği o nişan gecesinde beklenmedik bir mucize olur: "Ben Kürşat Zevher. Zorla nişanlandırmak istediğiniz bu kızın gerçek babasıyım!" Bir cümleyle Yazgı'nın hayatı bir gecede altüst olur. Ankara'dan İstanbul'a uzanan bu yeni yolculukta annesinin geçmişte yaptıkları, ailesinin dağılmasından onu sorumlu tutan kardeşleri ve peşini bırakmayan Özgür Soykan, genç kızın kaderine örülmüş sancılı ağın yalnızca başlangıcıdır... Yazgı, henüz başına geleceklerden habersizdir. "Wattpad'de, Kaderin Sancılı Ağı adı ile yazılmış ilk kurgudur."
GÜLPEMBE by scaroftheocean
scaroftheocean
  • WpView
    Reads 64,963
  • WpVote
    Votes 6,723
  • WpPart
    Parts 17
Ağabeyi onu masallardaki bir prensese benzettiği için lakabını bir isim gibi üzerinde taşıyan Güzel, abisi ile birlikte küçük bir lojman dairesinde yaşayan, üniversite son sınıf öğrencisidir. Ağabeyi Harun, işi yüzünden sık sık göreve gider ve son gidişinin ardından, geri dönemez. Ölümü Güzel'in hayatına ve ruhuna bir yıldırım gibi düşer. Harun son nefesini vermeden onu en yakın arkadaşına, Cesur Yakut'a emanet eder. Ağabeyinin emaneti, lojmanda bir sivil olarak tek başına kalamayacak olması ve hayatı ile ilgili aldığı tehdit mektupları, Güzel'in kendini aniden abisinin en yakın arkadaşı ile anlaşmalı bir evliliğin içinde bulmasına sebep olur. Güzel, ismi ile değil, duygusuzluğu ve hislerinin yoksunluğu ile lanetlendiği için Çirkin olan bir adamın, camdan çiçek bahçesinin içine hapsolur. Sonra o cam kubbenin içine, adamın lanetinin üzerine, hislerini bir gül fideleri gibi ekmeye başlar. Fidelerin çiçek açacağından umutludur. Ancak ne derler bilirsiniz, Çiçek açsa da her gül, solmaya mahkûmdur. "Bileklerime kadar dikenlerle yaratmış beni Tanrı," dedi, sesinin iğne deliği kadar küçük bir boşluğundan bile bir his alamıyor, göremiyordum. "Güller için elimi tutsan bile, yara içinde kalacaksın Güzel." Dudaklarını ıslattı. "İşte bu yüzden, işte bunun için." ❧ Kurgunun temeli 2015 yılına dayanmaktadır.
Ölmeden Önce Sev Beni  by eliffbulu
eliffbulu
  • WpView
    Reads 21,981
  • WpVote
    Votes 1,394
  • WpPart
    Parts 8
Bir varmış, bir yokmuş... Bal Kız'ın kalbi, Tanıdık yabancı ellerde, Ufalanarak yok olmuş. Karadeniz burası. Girdin mi çıkamazsın. Seninle gelir, peşini bırakmaz. Burada bir aşk yaşayacaksan, dalgalara katlanacaksın. Çünkü Karadeniz, buradaki her sevdayı, hırçın denizinin dalgaları ile imtihan eder. Ve kimi sevda bu dalgaların arasında nefesini tutmayı öğrenip, hayata tutunurken; kimi sevda, o dalgaların arasında yok olup gider. ________ Yayın tarihi: 15.03.2025 Kapak: Veramind
Külden Işık by Sudemaviii12
Sudemaviii12
  • WpView
    Reads 18,017
  • WpVote
    Votes 883
  • WpPart
    Parts 6
Tanınan, bölümünde oldukça başarılı olan doktor kadın. Bazı nedenlerden dolayı Şırnak'a gitmek ister, ve cesaretini toplayıp orda yaşamaya karar verir. Şehit oğlu, Şırnak'ta herkesin adını duyunca korktuğu kim olduğu bilinmeyen Yüzbaşının yolları kesişir. ....... " Her yol , sonunda seni evine götür." Hayat her zaman sana güzellikler getirmezdi ama gelen karanlığın da ardından neler getireceğini bilemezsin. Verdiğin kararların içinde yalan, ihanet, kötülük, yanlızlık ve daha niceleri olabilir ama senin kalbin iyi olduğu sürece bunların hepsi senin ilerlediğin yolda karşına çıkan kötülük tohumları olur. Eğer sen gitmek istediğin yoldan eminsen, önüne hangi engel çıkarsa çıksın her yol, sonunda seni evine götürür' derdi. ....... "Telefondaki kadın sen misin Albay ile konuşan?" Sesin geldiği yöne dönmüştüm. "Evet bir sorun mu var?" Askerin kafası hemen Doğan Abi'ye dönmüştü. "Albayım bu doktor mu girecek kardeşimin ameliyatına." Kamoflaj ın içinde oldukça uzun ve yapılı biriydi. Sonra bana döndü ve gözlerini gözlerime kenetledi. Ne demek istiyordu bu asker. "Kardeşim içerde can verirken bizim burada canımız giderken, siz nasıl bu kadar rahatsınız doktor hanım!" Tabi sizin gibi burnu havada insanlar bilmez bir aile'ye şehit haberi vermesinin zorluğunu." O bana bunları derken benim aklımda tek bir anı vardı. Evet şehit haberi vermenin zorluğunu bilmiyordum ama şehit haberi almanın nasıl olduğunu çok iyi biliyordum.
İSYANDAN AKOR by mavimsu_
mavimsu_
  • WpView
    Reads 1,003,559
  • WpVote
    Votes 47,803
  • WpPart
    Parts 30
O kurtların göğsünde ateş vardır. Dağları aşıp ovaya iner, geceleri gündüze çevirirler. İşte böylece, yolunu o ateşten bulan bir ekip. Beyinleri vatanın toprağıyla yıkanmış, alaycı bir ekip... (İsyankarlar Komandosu) -Amacınız nedir, asker? -İsyan, komutanım. -Aferin, asker...