somurtukelebek's Reading List
9 stories
MASKE by aNOnimel
aNOnimel
  • WpView
    Reads 281,206
  • WpVote
    Votes 12,177
  • WpPart
    Parts 56
"Cinsiyeti ?" diye merak ettiği soruyu soruduğunda genç kız bakışlarını ayırarak kısa bir süre karının da gezindirdi. "Belli değil. Doktorun dediğine göre kendini saklamakta oldukça becerikliymiş" diyerek karnını sağ eliyle tutarak gayri ihtiyari bir şekilde okşadı. Şimdiden bebeğini o kadar çok seviyordu ki. "Annesine çekmiş desene o zaman" diyerek oturduğu koltuktan kalktı ve genç kadına doğru birkaç adım attı genç adam. Onu özlemişti. Tenini, kokusunu, bakışlarını... Bir kere daha onu karşısında görünce bundan emin olmuştu. Ve şimdi ona tek olmadığını üstüne birde karnında ikisine ait bir can taşıdığını söylüyordu. Ne hissetmesi ne yapması gerektiğini bilmiyordu. Genç kadını omuzlarından tutup sarsmak, hesap sormak istiyordu "Neden gittin? Neden beni bıraktın?" sonra aklına karnında ikisine ait bir varlığın olduğu geliyor bu seferde heyecanlanıyor bu mucize hakkında öğrenebildiği kadar şeyi öğrenmek, sorabildiği kadar soru sormak istiyordu. "Bu sefer" diyerek genç kadının yanında ki boşluğa otururken sözlerine devam etti genç adam. Sesi kendinden oldukça emin, itiraz kabul etmeyecek kadar hiddetli ve genç kadının daha önce hiç duymadığı kadar sertti. Bir ürperti yayıldı genç kadının bedenine sırtından başlayarak ensesine tırmanan. "Bana ait hiçbir şeyi alıp gidemeyeceksin" sol eliyle genç kadının yüzünü kavrayıp kendisine iyice yakınlaştırdı. Artık gözlerinin odağında sadece kadının iri ela gözleri vardı. "Artık izin vermem"
Kayıp Ruhlar Anıtı by careuzay
careuzay
  • WpView
    Reads 114,516
  • WpVote
    Votes 16,029
  • WpPart
    Parts 46
kafamın içi terkedilmiş bir akıl hastanesiydi. bitmeyen bir kavgaydım. kaçmaya çalıştığım her şeyin tam ortasındaydım.
Şeker, Çikolata Ve Şeytani Olan Her Şey by thealbatrosss
thealbatrosss
  • WpView
    Reads 58,175
  • WpVote
    Votes 6,899
  • WpPart
    Parts 20
Tatlı Rüyalar'dan tanıdığımız Alihan ve Özge'nin kızının hikayesi.
Kalbimin Kusursuz Şüpheleri by thealbatrosss
thealbatrosss
  • WpView
    Reads 80,465
  • WpVote
    Votes 7,902
  • WpPart
    Parts 26
Omuzlarım yenilgiyle düşerken gözlerimi kapıyorum. Sevdiğim adamı düşünüyorum. Bana şefkatla, merhametle yaklaşan adamı. Dokunuşunda her zaman incelik barındıran, etrafında olduğuma bir türlü inanamayan o adamı. Hiçbir zaman bağrıma basamadığım, doya doya sarılamadığım, öpüşünde kaybolamadığımı. Yaşlar yüzümü ıslatmaya başlarken derin bir nefes alıyorum. Gözlerimi açmayı sonsuza kadar reddetmeyi ölesiye isterken canavarlardan ve savaşlardan korkmayan biri olduğum aklıma geliyor. Ulaş'ın yokluğu, gidişi, yanında götürdüğü. Bütün bunlar gözlerimi açtığım anda göğsüme baş edilemez bir ağrı olarak çöküyor ama derin bir nefes alıyorum. Her şeyin devası olacakmış gibi bir tane daha. Ellerimin tersiyle gözlerimdeki yaşları silerken ona söylediğim şeylerde en ufak bir yalan barındırmadığımı hatırlatıyorum kendime. İstediği kadar kaçsın, küçük zaferlerin, reddedilmiş yenilgilerin koynunda kendini saklasın bu ihtişamlı zaferin; yenilmiş dahi olsam gücünün sonuna kadar savaşmış olmanın verdiği görkemin sahibi her zaman ben olacağım. *laviniapiaf'a ithafen.
Kafes by laviniapiaf
laviniapiaf
  • WpView
    Reads 489,416
  • WpVote
    Votes 48,100
  • WpPart
    Parts 90
İlk kez koca koca adamların kelamlarını takip etmek için siyah masanın etrafındaki koltuklardan birine oturduğumda on dokuz yaşındaydım. O kadarcık kızın öyle takım elbiseli, ciddi suratlı, ağır laflı adamların içinde ne iş yaptığını sorgulayan düzinelerce insana rastlayabilirdim. Bazıları yüzüme bakmışlardı; söylenilenleri buradan çıkınca aklımda tutabilecek miyim diye. Bazıları gözünü gözüme değdirmemişti; hiçbir sözcüğün bende yankı uyandırmayacağını düşündüğü için. Bunların içinden bazıları durup sadece bakışlarıyla demişlerdi ki; çoluğunuzu çocuğunuzu masanın etrafından toplayın. Kadınlarınıza sahip çıkın. Kızlarınızı zapt edin ey ahali. Bizi susturmaya kalkan, bize böyle bangır bangır bağırarak bakan, yokmuşuz gibi lafımızı kesen, yetmeyip ahkâmını da o çirkin ağızlarıyla kesmeyi erkekliklerine bir borç bilen insan müsveddelerine rağmen sırtımızı dönemezdik. Bizi görmek istemedikleri için yok olamazdık. Veyahut görmek istedikleri yerlerde var olmaya devam edemezdik. Biz istediğimizi yapar, istediğimiz yolu yürür, gövdemizi parçalamalarına izin vermezdik. Sessiz kalmazdık. Zapt edilecek bir varlık değildik. Hiç olmamıştık. Yine olmayacaktık. Boynumuzda bir yular varmış ve hâkimiyeti kendilerindeymiş gibi davrananların karşısında başımızı hep yukarıda tutacaktık. Birileri bir şeylere geç kalmanın bedelini bize ödetmeyi deneyeceklerdi. Zaten mutlaka bedel ödetmek isterlerdi. Fakat zaman akışkandı. Aklımızın alamayacağı kadar geç kalmışlık vardı. Bir yerlere yetişmenin bazen hiçbir öneminin olmayacağını düşünecek seviyede geç kalmışlıklardan bahsediyordum. Neyin erken neyin geç olduğu sonuca ulaştığımızda farkına varacaktık. Aceleye gerek yoktu. Biz başarırdık. Yine başaracaktık. *Betül'e, namı diğer Thealbatrosss'a ithafen.*
Kuyu by laviniapiaf
laviniapiaf
  • WpView
    Reads 6,383
  • WpVote
    Votes 623
  • WpPart
    Parts 3
Namlu, ensesinde nöbetteydi. "Sonunda," dedi adamın kış kadar soğuk sesi. "Nerede kaldın?" Yüzmeyi bilmeyen bir ördekten ilham alarak boğulacağımı zannettim fakat bu imkânsızdı. Benim adım Suna'ydı.
SERZENİŞ (KİTAP) by sumeyyelkoc
sumeyyelkoc
  • WpView
    Reads 15,945,946
  • WpVote
    Votes 193,792
  • WpPart
    Parts 13
Hiçbir günah kefaretini unutmaz. Hiçbir kirli sır gecenin nezaretinde tutuklanamaz. Geleceği ellerinden tek gecede koparılan bir adam, öleceğini bilse dahi sessizliğin kanatlarına sığınmaz. İki karanlık gecenin iki büyük suça gebe kaldığı ve iki yabancı ruhun birbirine körkütük düğümlendiği acı bir hikâyenin içindeyim. O iki yabancı ruhtan biri benim. Ve ben bir zamanlar, yolunda giden bir hayata sahiptim. Bir gün o çıkageldi ve içinde sadece doğruların olduğu dünyamı yanlışlarıyla altüst etti. Gözlerime bir kez bakması bile beni düşürmeye, düştüğüm yerde darmadağın etmeye yetti. Beni tehditlerle örülü bir kafese hapsetti, o kafesin kilidini ve anahtarını elime verdi. Gitmek de, kalmak da senin seçimin dedi. Ama ne kalabildim ne gidebildim. Yalnızca bekledim. Benim de onu düşüreceğim bir gün elbet gelecekti ve ben intikam almayı severdim. O gün geldi. Bir leyl vaktinde, ay gecenin koynunda dalgalanırken, hakikati sırtından vurdu kirli parmakları. Artık bu saçma hikâyemizde bizden başkaları da vardı. Zaman aktı... Kendiliğinden kırıldı hapsolduğum kafesin kapakları. Dışarıya adım attığım an hislerim pervasızca tökezledi. Zira sevdayı puslu gecelerde yüreğime kazıyan adamın ruhu artık içime işlemişti. "Haklıymışsın," dedi beni öldürmek ister gibi. "Senin hikâyenin esas adamı ben değilmişim."
EMANET AŞK (KİTAP)  by sumeyyelkoc
sumeyyelkoc
  • WpView
    Reads 9,391,722
  • WpVote
    Votes 110,688
  • WpPart
    Parts 25
Şarkılar yalan söylüyormuş Baran, kimse kimseyi öldürmüyormuş sevdadan... Şayet öyle olsaydı, girmez miydim benim için kazdığın mezara? Düşmez miydim o dipsiz çukurlara, karanlık kör kuyulara... Şiirler de yalan söylüyormuş Baran, düşülmüyormuş öyle ha deyince... Yürekte yanan yangın, kül etmiyormuş hiçbir bedeni. Şimdi ışıkları söndürmeli, Seni yazan kalemi kırmalı, Ve kalbimin kapılarını kapatmalıyım... İçim çok kanıyor, Ama savaşmalıyım. Tek bir damla gözyaşıma hapsedeceğim seni Baran. Yutkunduğum an gözümden değil, Kalbimden düştüğün an olacak inan.
HÜKÜMRAN  by sumeyyelkoc
sumeyyelkoc
  • WpView
    Reads 6,925,907
  • WpVote
    Votes 440,398
  • WpPart
    Parts 77
"Gitmek mi istiyorsun?" diye sordu. "Evet," dedim. "Gözlerime bak," dedi. Baktım. Ve saatler sonra bakışlarında ilk kez, ufacık bir ihtimalle cebelleşen şüpheyi gördüm. "Ben sana her şeyimsin dedim. Ama sen hiçbir şeyimmişsin." Artık yapabilecek hiçbir şey kalmamıştı. Yolun sonu burasıydı ve o ne yaparsa yapsın, gidişime engel olamayacaktı. Saatler içinde çökmüştü güzel yüzü. Bomboştu karanlık gözleri. Bana öyle bir bakıyordu ki, sanki bıçağı kalbine saplamışım da geri çekmek bilmemişim gibi. "Bu bir son değil," dedi sadece benim duyabileceğim bir sesle. "Gideceksin ve ne yazık ki ben seni bırakmayacağım. Daha önce de söylediğim gibi, istersen dünyanın öbür ucuna git, yine de bulurum seni. Ama eğer seni bulduğumda, bir şeylere mecbur kalmadığını anlarsam, ikimize de geçmiş olsun. Eğer ki gerçekten benden intikam almışsan..." Gözlerine uzun uzun bakmak, dakikalarca nefes tutmakla eş değerdi. "Dua et ki Allah seni karşıma çıkarmasın."