Okunuyor:)
82 stories
GÜLLER SOLDUĞUNDA by busraeroguu
busraeroguu
  • WpView
    Reads 7,699
  • WpVote
    Votes 1,089
  • WpPart
    Parts 32
"Kurnaz tilki, yaralı ceylana denk düştüğünde tek düşündüğü onu avlamak olur. Avına hayranlık duyan onu kaç saniyede tuzağına çekebileceğini düşünendir. Ya kurnaz bir tilki ya yaralı bir ceylansındır hayatta; ya yaşayan ya da yaşamla cezalandıransındır soluk aldığın dünyada. Leyla Alaca, kurnaz yalancı bir tilkiden fazlası, yaşamak zorunda kalandan daha azı değildi. Yaşamı elde etmek için savaşması ve her şeye rağmen devam etmesi gereken biriydi. Ama güneş tepeye dikildiğinde, daha önce hiç gözükmeyen yollar bir günde açığa çıktığında yürümek için yeni bir yolu değil; geçmişinde kalmış ve yürümekten çekindiği o yola adımladı. Geçmişi yaşamadan bir gelecek edinemezsin, dedi kendine ve göğsünü cesaretle doldurdu. Güller solduğunda aynı kökten bir daha aynı şekilde yeşeremezler ve bazen daha iyi bir gül yetiştirebilmek için kökünden söküp atman gerekir fidanı. Ben o gül oldum. Solduğumda kökümden söküp attılar beni. İntikamım toprağıma değil; beni söküp atan o ellere. Güller solmalıdır, Leyla. Solmalıdır ki gelecek olan kış boynunu bükmesin, don vurdurmasın köküne. Güller solmazsa kara kış bir daha gün yüzü göstermez, açtırmaz yapraklarını. Sen kara kışın don vurduğu o gülsün ve ben senin yeniden kök salmana yardım edeceğim, dedin bana Cihan ama yanıldın. Ben yapraklarımın açmasını değil, ellere batan diken olmayı diliyorum. Affet beni Cihan Erge, geçmişimi yaşamadan bir gelecek hayal edemem. Güller solmalı, güneş tepeden inmeli, tilki yaralı ceylanı en kısa sürede yakalamalı. Hayat işlemeli, yollar birbirine çıkmalı ve ben o intikamı almalıyım. "Beni kaybedecek kadar mı? Kendimi kaybedecek kadar."
Yalancının Mumu | Ara Verildi (DÜZENLENİYOR.)  by blueakay
blueakay
  • WpView
    Reads 88,489
  • WpVote
    Votes 4,435
  • WpPart
    Parts 21
\\2. Kitap düzenleniyor, bir süre bölüm gelmeyecektir.// Dünya üzerindeki her kadın belki bir kere de olsa aldatılmıştır, en azından birbirimizi bu şekilde avutuyorduk. Geleceğe yönelik yaşamak için atlatmamız gereken bir durum olarak görmemiz gerekiyordu, bunu ben de biliyordum. Lakin kimse sonrasında hamile kalacağımı, eski sevgilimin ise Ülke'yi terk edip dünyanın öbür ucunda başka biriyle evlenmek üzere nişanlanacağını söylememişti. En önemli nokta ise; hiçbir şansım kalmadığı için dünya üzerinde benden en çok nefret eden, aynı zamanda benim en çok nefret ettiğim insan çocuğumun babası olacaktı. Uraz Boratav sinek kadar değer vermediğim biriydi ama şimdi herkesin gözünde benim hayatımın aşkı dediğim o adamdı.
Kırılmış Cânâ by __A-G-S__
__A-G-S__
  • WpView
    Reads 133,198
  • WpVote
    Votes 4,578
  • WpPart
    Parts 36
"Ben seni vatanı korur gibi korurum, Elzem. Senin için bin kere ölür bin kere de dirirlirim. Çünkü sen benim ikinci vatanımsın." Trabzondaki bir ilkokula atandığı zaman hem hayatının aşkını bulacağını, hem de orada bir aileye sahip olacağını bilemezdi. Elzem Adıgüzel & Yaşar Efe Öztürk
Serçenin Kalbi /Gerçek Aile  by hayaliyazar1319
hayaliyazar1319
  • WpView
    Reads 568,432
  • WpVote
    Votes 30,442
  • WpPart
    Parts 32
Kitaplar birbiri ile bağlantılı değildir. Bütün aşk hikayeleri şehre bir yabancı gelir ve öyle başlar... "Cihangir," ilk defa adını söylemiştim ve ela gözleri büyüdü. Bu manzaraya hep bakmak istediğimi artık biliyordum. Yeni yeşeren sakallarına dokunmak istedim ama yapamadım. Mahallenin ortasında ona yakın olmak ikimiz içinde sorun olacaktı. "Söyle serçe'm," yine serçe demişti. Neden dediğini hala söylemiyordu. "İyi ki varsın Cihangir." Gözleri ışıldadı. "Sayende Serçe'm," kalbim kendini belli edercesine çırpınmaya başladı. Bakışlarımı ondan çekmedim, görsün istedim. Kalbimi gözlerimde görsün istedim. Gördü. Anladı. Gülümsedi. Elimi kalbine uzattı. "Aynı atmaz mı sanıyorsun, bak küçük bir serçe için nasıl atıyor." Not: argo kelimeler, cinselik içeren durumlar mevcuttur.
GÖKYÜZÜ ATLASI by caylakmatmazel
caylakmatmazel
  • WpView
    Reads 476,809
  • WpVote
    Votes 28,250
  • WpPart
    Parts 43
Tam arabama ilerlerken durdum bir anda. Kapıyı açmaya çalışan elim havada kaldığında kırgınlığı üzerime geçirmiştim bir hırka gibi. Dik duruşlu Ahu bir köşeye çekilirken geride sadece çıplak bir ben kalmıştım. '' Asla affetmeyeceğim seni.'' dedim değişen sesim gözyaşlarımı ele verirken. '' Lisedeki Ahu'yu hayal kırıklığına uğrattığın için, tüm kalbimle kurduğum hayallerimi yıktığın ve de en önemlisi benden ailemi aldığın için. Bugünü unutma Yavuz Derman. Bu otoparkı unutma. '' Derin bir nefes aldım. Ciğerlerime ulaşmamıştı lakin bana yaşadığımı hissettirmişti. Buradan çıkıp gittiğimde hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktı. Bu sebeple içimde kalmasını istemediğim sözler vardı. Durmadım. Dilimdeki zehiri Yavuz Derman'a saldım. '' Bugün aramızdaki iki köprüden birini yıkıp attım. Attın. Tek bir bağımız kaldı, Yavuz Derman. Atlas. Ama bugün bana bu yaşatacaklarını bilsem seninle hiç evlenmemeyi dilerdim biliyor musun? En azından umutlarımın katili sen olmazdın. Bir köşede benimle çürür giderlerdi. Böylesine güzel bir çocuğun annesi olduğum için hep gurur duyacağım kendimle. Ama biliyor musun ona hiç hamile kalmamayı dilerdim. Böylece tamamen biterdin benim için. Umarım günün birinde hayatına; göz yaşlarına kıyamayacağın, senden kıymet görecek, kendinden bile sakınacağın bir kadın girer. Sen benim kendime yaptığım en büyük yanlışsın Yavuz Derman Karaca. '' Tek bir kelime etmedi. Sessizlik, gürültüyü öldürüyordu. ''Hoşça kal. ''
ATEŞTEN GÖMLEK by meksikaacmazi
meksikaacmazi
  • WpView
    Reads 164,590
  • WpVote
    Votes 16,010
  • WpPart
    Parts 41
2024'ün ün bir Eylül akşamı, bir kadın ve bir adam tam 15 yıl sonra yeniden karşılaşmışlardı. Ve bitti sandıkları hikayeleri, yeniden can bulmuştu. Çünkü bazı hikayeler yarım kalırdı, yeniden başlasın diye. ***Gerçek bir hikayeden esinlenilmiştir.
Gülveren Mahallesi (Tamamlandı)  by mavperikal
mavperikal
  • WpView
    Reads 349,089
  • WpVote
    Votes 17,713
  • WpPart
    Parts 36
Bir gün işe gitmek için hazırlanırken ayakkabımın içine gizlenmiş gizemli bir mektup zarfı buldum. Sonrasında ise her şey değişti.
ARDIÇ                                                                            by UMAY_6
UMAY_6
  • WpView
    Reads 2,442,974
  • WpVote
    Votes 106,187
  • WpPart
    Parts 52
Kana bulanmış hatıralar, kanadı kırık kuşlar, üzeri yalanlarla süslenmiş sırlar, kalbi hasta kadınlar ve kırık pusulalar. "Sen benim pusulamsın İzgi. Ben seni kaybedersem yolumu kaybederim." ... Heyecanla gülümsediğinde sandalyeden atladı ve bana doğru koştu. "Teyze!" Dedi neşeyle bacaklarıma yapışırken kafasını kaldırıp bana baktı. "Bitti mi oyun?" Diye sordu merakla. Keskinin yere çömelen heybetli bedeni ayaklandığında ağır hareketlerle bana doğru döndü ve ona doğrulttuğum silahımın namlusuyla karşı karşıya geldiğinde hareketleri durdu. Kalbimi saran pamuk ipliği çözüldü. Ruhuma karışan karanlığının emaresi kalmadı içimde. Kara gözlerinde bir yıkım meydana geldi. "Bitti." Dedim titremememesi için üstün bir çaba sarf ettiğim buz gibi sesimle. Kara gözlerindeki ifade hayattayken cehennemi yaşamama sebep oldu. 26/01/2024 02/03/23 KİTAPTA +18 SAHNELER MEVCUT OLACAKTIR! BİLGİNİZE!
Kaybolan Yıllar| Asker & Savcı by mutlusonsuz222
mutlusonsuz222
  • WpView
    Reads 1,095,449
  • WpVote
    Votes 56,104
  • WpPart
    Parts 55
🌟Tamamlanmıştır... Geçen yıllar yaşanılan her şeyi unutturur muydu? Akan giden zaman, aradan geçen onca gün birbirini seven iki kişinin içindeki aşkı bitirir miydi? Ya iki taraftan biri mezara girse, hiç kavuşamayacağını bile bile bir insan bir insanı sevmeye, beklemeye devam eder miydi? Aşk gerçekten bütün engelleri aşar mıydı? Asker & Savcı kurgusudur. Kapak ve içerik şahsıma aittir.
Gözyaşı Kadehleri by dusklavande
dusklavande
  • WpView
    Reads 1,627,669
  • WpVote
    Votes 104,243
  • WpPart
    Parts 44
*Yetişkin içerik barındırır. *Nefretten aşka/anlaşmalı evlilik kurgusu --- "Kimi öptüğünün farkında bile değilsin," dedim üzerime tüm ağırlığıyla kapanan bedenini omuzlarından hafifçe iterek. Yüzlerimiz arasında bir nefeslik mesafeden fazlası yoktu. Aldığı her nefes benden doğuyor, aldığım her nefes ondan kopuyordu. Az önce dudaklarıma dokunan dudaklarını diliyle ıslattı ve ardından göğsü şişerek göğsüme yaslandı. Altında ezilmeye, o isteyerek üstümden kalkmadıkça son veremeyeceğimi biliyordum. Yatakla arasında kalan bedenimi kıvrandırıp yormak yerine onu ikna etmek için dudaklarımı araladım. "Sarhoşsun, farkında bile olmadan beni öptüğün için pişman olduğunu haykırdığın bir sabaha uyanmak istemiyorum." "Kim olduğunun farkında olmadığımı mı sanıyorsun?" diye sorarken sarhoşluğunun izlerini taşıyan sıcak nefesi yüzümü okşadı. "Karımı öptüğümün farkında olmadığımı mı sanıyorsun?" İrkilerek gözlerimi kırptım birkaç kez. Etrafta birilerinin olup olmadığını görmek için delice odaya bakındım. Kimse yoktu. Cevahir Avcıoğlu'nun beni 'karısı' olarak benliğine katmasına sebep olacağı oyunumuzun seyircilerinden hiçbiri burada değildi. Dudaklarını biraz önceki hafif baskıdan çok daha yoğun bir biçimde yeniden dudaklarıma bastırdığında zihnim binlerce soruya aynı anda yanıt aramaya başladı. Bizim dünyamızda her şey sahteydi. Her şey oyundu. Seyirciler gittiğinde perde kapanır, oyuncular birbirlerinin yanından hızla kaybolurdu. Ama şimdi ilk kez, hatta belki de son kez seyircisiz oynuyordu oyununu. Avcıoğlu'nun kurallarına kendisinden başka kimse karşı çıkamazdı. Bizim için yıkımı getirecek olan da, işte bu nedenle, bizzat kendisi olacaktı. --- '260224