samemekar adlı kullanıcının Okuma Listesi
58 stories
Mevta- Bebegimin Babası by matmazelden
matmazelden
  • WpView
    Reads 157,838
  • WpVote
    Votes 2,929
  • WpPart
    Parts 32
Kokusu burnuma dolan içkiye baktım. Sızarak odaya yayılıyor. "Sarhoş olmalıyım," dedim çaresizlikle. "Sarhoşsun zaten." Başımı iki yana salladım. "Unutacak kadar değil," diye fısıldadım gözlerim dudaklarına kaydığında. "Unutacağım." Ne yapacağımı anlamıştı ama engel olmadı. "Alparslan," dedim bakışlarım dudaklarındayken "Sanırım santraç oynamak isteyen adamın ne dediğini anladım şimdi." Alparslan'ın bedeni altımda gerildi. Gözlerim yeniden gözlerine çıktı. "Seninle santraç oynayabilir miyim?" Yine derin bir nefes aldı. Cevap vermedi. Bende evet saydım. Yüzlerimizi yaklaştırdım. "Şah..." diye fısıldadım dudaklarına doğru. Alparslan'ın eli belimde biraz daha sıkılaştı. Sanki beni tutmasa kayıp düşeceğim yer yalnızca zemin değilmiş gibi. Gözleri gözlerimdeydi ama bakışı insanın içine değiyordu. Fazla sakindi. O sakinlik yüzünden ben daha çok dağılıyordum. "Deme," dedi kısık bir sesle. Kaşlarımı çattım. "Neyi?" "Sarhoşken pişman olacağın şeyleri." Burnumu buruşturdum. "Belki pişman olmam." "Olursun." Bunu öyle net söylemişti ki. Sanki beni benden iyi tanıyordu. Sinir bozucuydu. "Dünyanın bütün cevapları sende mi?" "Bu cevabı bilmek için dâhi olmaya gerek yok." Kalbi hızlı atıyordu. Benimkiyse zaten kontrolden çıkmış bir çocuk gibiydi; oradan oraya koşuyordu. "Kalbin hızlı atıyor," dedim şaşkınca. "Bir sebebi vardır." İçimdeki sarhoşluk bir anlığına durulmuştu sanki. İnsan bazen çok içince daha berrak hissederdi ya. Ben de ilk defa onu net görüyordum. Kaşlarının arasındaki çizgiyi. Kirpiklerinin gölgesini. Yüzündeki sakalı. Ve bana bakarken gözlerinde duran o garip sabrı. Ve dudakları... Çok öpülesi duruyordu. Biraz da yaklaştım ve son hamlemi fısıldadım. "Mat..." Dudaklarımızı birleştirdiğimde yıldızlar parladı içimde. Öpülesi durmuyordu yalnızca. Öyle güzel bir tadı var
SON HASTAN BENİM by Karensi0
Karensi0
  • WpView
    Reads 93,110
  • WpVote
    Votes 7,693
  • WpPart
    Parts 20
Sekiz yıl boyunca aynı sıraları, aynı hayalleri ve aynı yorgunluğu paylaşan iki genç doktor adayı... Üniversitenin kalabalık amfilerinde başlayan bu sessiz aşk, yıllar içinde derinleşir, fedakârlıklarla büyür ve bir evlilik hayaline dönüşür. Azra, sevdiği adamla kuracağı gelecek uğruna mesleğinden vazgeçmeye bile hazırdır; çünkü ona göre bazı aşklar, her şeyden önce gelir. Ancak bir sabah, her şey tek bir notla altüst olur. Geride kalan cevaplanmamış sorular, yarım kalan hayaller ve söylenememiş gerçeklerdir. Azra için asıl yıkım, terk edilmekten çok, neden terk edildiğini asla bilememektir. Üstelik bu gidişin ardından hayat, ona sessiz ama sarsıcı bir gerçeği daha bırakır: Azra hamiledir. Sevdiği adamdan geriye kalan tek bağ, karnında büyüyen bir bebektir. Yıllar Azra'yı anneliğe, yalnızlığa ve mecburi bir olgunluğa taşır. Geçmişi kalbinde mühürlü tutarak yaşamayı öğrenir; bazı yaralar kapanmaz, sadece alışılır. Ta ki bir gün, tesadüf sandığı bir an, kaderin gecikmiş yüzleşmesine dönüşene kadar... Bir trafik kazasına ilk yardım eden Azra, yaralıyla birlikte hastaneye gittiğinde, onu karşılayan doktoru gördüğünde zaman yeniden durur. Karşısındaki adam, yıllar önce bir not bırakıp giden, hayatını yarım bırakan adamdır. Artık roller değişmiştir: Azra bir hasta yakını değil, geçmişiyle yüzleşmek zorunda kalan bir kadındır; adam ise suskunluğunu beyaz önlüğünün arkasına saklayan bir doktordur. Bu kitap; yarım kalan bir aşkın, yıllar sonra beklenmedik bir karşılaşmayla yeniden açılan yaralarını, söylenememiş gerçekleri ve bir çocuğun varlığıyla daha da ağırlaşan sırları anlatıyor. Azra'nın hikâyesi, aşkın zamana yenilmeyen hâlini, kaçılan geçmişin bir gün mutlaka karşıya çıkacağını ve bazı hesapların asla kapanmadığını hatırlatıyor.
𝐌𝐢𝐡𝐫𝐢𝐛𝐚𝐧(𝒌𝒐̈𝒚 𝑲𝒖𝒓𝒈𝒖𝒔𝒖) by AuraMavi1
AuraMavi1
  • WpView
    Reads 162,481
  • WpVote
    Votes 10,340
  • WpPart
    Parts 32
Kitap düzenlenecek acemice yazıldığının farkındayım ama bu yazın duzenlenecek ona göre okuyun!!! 1990'ların ağır ağır aktığı yıllardı. Köy yolları tozluydu, akşamları radyodan yükselen türküler evlerin içine hüzünle dolardı. Sevda, o zamanlar yüksek sesle söylenmezdi ya kalpte taşınır ya da suskunlukla saklanırdı. Mihriban, güzelliğiyle köye nam salmıştı. Saçlarının savruluşu, bakışlarının derinliği köyün tüm gençlerini kendine hayran bırakmaya yetiyordu. Çeşme başında durmak, yalnızca bir bahane olmuştu delikanlılar için. O ise bütün bu bakışların arasında kalbini çoktan birine kaptırmıştı henüz farkında olamasada Yusuf Ali, köyün kara yağız delikanlısıydı. Az konuşur, çok düşünürdü. Gözleri çoğu zaman yere bakardı ama kalbi, ulaşamayacağı bir sevdayla doluydu. Arkadaşının kardeşi Mihriban'a sevdalıydı. Bu öyle bir sevdalıktı ki adı konulamaz, dile getirilemezdi. Yusuf Ali'nin aşkı tek taraflıydı; ne karşılık beklerdi ne de vazgeçmeyi bilirdi. Sevdası kördü, sessizdi ve içini yakardı. Mihriban ile Yusuf Ali'nin yolları aynı köyde kesişse de kalpleri başka yönlere bakıyordu. Biri sevdiğinin onu sevmediğini sanıyor , diğeri sevdiğini inkar ediyordu. Kimin kalbindeki duygu aşk, kimininki sevdaydı; bunu ayırmak mümkün değildi. Bu hikâye, yanlış kalplerde filizlenen, doğru zamanda söylenemeyen duyguların hikâyesiydi. 1990'ların köyünde, kader yavaş yavaş ağlarını örerken, herkes farkında olmadan kendi imtihanına doğru yürüyordu. 24/02/26: genç kurgu 2.sırada
Bu Töre Değil Cinayet! by hayalin_sirri
hayalin_sirri
  • WpView
    Reads 3,988
  • WpVote
    Votes 319
  • WpPart
    Parts 38
Bir hikaye nasıl başlamalı ya da nasıl bitmeli? *** Ecmel doğduğu şehrin gerçekleri ile tanıştığında kendini o şehirden kurtarmak için elinden geleni yapar ve İstanbul'da bir üniversitede tıp fakültesini kazanarak doktor olur. Mezun olduktan sonra vakit kaybetmeden bir işe girer, yeni bir ev tutar, çalışıp bir araba alır. Hayatını düzene soktuğunu ve çok mutlu olduğunu düşündüğü sırada ise hiç beklemediği bir şey olur. Bir gün bir zincirleme kaza ile hayatı tamamen değişir. Ya da iki demeliyim. Birinci kaza yüzünden mesleğinden uzaklaştırılır. İkinci kaza ise... İkinci kazadan sonra hayatı tamamen değişir. Henüz kimsenin fiziksel yara almadığı bu kazadan kurtulmanın yolunu bulamaz ve büyük bedeller ödemek zorunda kalır. Zaman geçer, bir şeyler değişir ya da değişmez. Sahi insanlar ne zaman değişir? *** Nereye gidersen git gözüm hep üzerinde olacak ama benim." Sırıtmam yüzüme yerleştiğinde Azat bu cümlesinin hoşuma gittiğini düşünmüş olacak ki gülümsemeye başladı. Ama üzgünüm kocacığım... "O yüzden mi iki gündür sürekli beni bulmakla uğraşıyorsun? Gözün üstümde olsa aramana gerek kalmazdı öyle değil mi?" "Belki de seni aramayı seviyorumdur, ya da tam tersine bulmayı seviyorumdur. Öylece hiç beklemediğim yerlerden çıkmanı, beni şaşırtmanı, sonra benimle kavga etmeni *** #17.08.19#
KATRAN KARASI by mavinintonuu7
mavinintonuu7
  • WpView
    Reads 160,619
  • WpVote
    Votes 15,254
  • WpPart
    Parts 13
"Daha şimdiden yeşillerinden yaş akıtmışım." Hale, dudaklarını sıkıca birbirine bastırdığında onda tuttuğu gözlerini çekip bir an etrafında dolaştırdı ve yeniden baktığında az önce göz bebeklerinden geçen o hissi sakladı Cihan. "Hikayemi duydun." dedi, pürüzlü bir sesle. Kambur gibi duran sırtını dikleştirdi. "Sekiz yıl önceki o adam olmadığımı da gördün." Söyledikleriye titrek bir nefes verdi ikisi de. "Git Hale." Hale'nin tam göğsünün ortasında derin bir sızı meydana geldi. "İnsanlar susmayacak. Konuştukça seni yaralayacaklar. Sonra kaçmaktansa şimdi kaç, git Hale." Kara gözlerini son bir kez daha onun yeşil gözleriyle buluşturdu. Bu defa saklamayamadı hislerini. Silik bir şefkate sarılmış bir hüzün vardı. Yine de son sözleri, bakışlarında taşıdığından çok uzak, buz gibiydi. "Bu evlilikten vazgeç, git."
Keçi Çobanı (~Bazı Düzenlemeler Yapılıyor~) by kalpdenkaleme
kalpdenkaleme
  • WpView
    Reads 163,678
  • WpVote
    Votes 8,979
  • WpPart
    Parts 42
"Seni bukadar kederlendiren ne Keçi çobani, yada kim" "Boşver be küçük ağa, uzun mesele" "Vaktim bol anlatmak istersen dinlemek isterim" ..... "Yeterrr. Yeter artıkk, nasıl sustun nasıl gittin onca şeye rağmen nasıl inandın" diye haykırdı Hazar gözlerinden ateş çıkıyordu çıldırmıştı. "Sen duymaya bile tahammül edemiyorken ben yaşadım bunlarıı anlıyormusun yaşadım. Her gün ölmek istedim,,,ölemeyi denedim ama beceremedim" diye bağırdı Asiye. ...... Güven : Kırılması çok kolay lakin, Onarmasi çok güçtür.
GÜLPERİ  by Alime6484
Alime6484
  • WpView
    Reads 9,306
  • WpVote
    Votes 2,024
  • WpPart
    Parts 26
Anne karnında başlayan acı dolu bir hayat. Gülperi'yi doğarken heyecanla kapıda bekleyen babası yerine, doğmasını istemeyen sinirli, asabi mahkumlar vardı. Çünkü Gülperi bir hapishane koğuşunda doğmuştu. Hiçbir şeyden haberi olmayan Gülperi'yi hayat bu şekilde karşılamıştı. Aşk hayatı da acaba bu kadar acı olacak mı? Kategori ; dram, aşk, romantik
Kanatsız Melek by Bensssirem
Bensssirem
  • WpView
    Reads 541,703
  • WpVote
    Votes 15,802
  • WpPart
    Parts 52
Abilerin den şiddet gören kızın acı hikayesi.... Annesi onu doğururken ölmesi onun suçuymuş gibi onu suçlayan abileri bir gün gerçeği öğrenirse peki... Merhaba bu benim ilk deneyimim yani ilk kitabım yazım yanlışları olabilir veya saçmala ya bilirim bunları boş verip kitabıma bir şans verin. SAYGI ÇERÇEVESİ İÇİNDE YORUM YAPARSANIZ MEMNUN OLURUM !!!
Sıla  by senavardar92
senavardar92
  • WpView
    Reads 233,421
  • WpVote
    Votes 13,435
  • WpPart
    Parts 68
4 yıl. Kadir'in, kütüphanede yanıma oturduğu günün üstünden geçen zamandı bu. Koskoca 4 yılı devirmiş ve beşincisine doğru emin adımlarla gidiyorduk. Arkadaş olarak. 4 yıldır aşık olduğum gözlerini ne zaman görsem içim içime sığmıyordu ama benim tek yapabildiğim ona arkadaşça, hatta belki daha da uzak, gülümseyebilmek ve sınırımı korumaktı. Çünkü sınırımı bilmezsem ona bu kadar yakın olamazdım. Sadece ona doğru her zaman ilerleyen adımlarım onun sınırlarını yıkan o son iki adımı atamıyordu. Her zaman iki adım uzağındaydım. Bu, başlarda öyle olmasa da sevgilisi olduğunu öğrendiğim ilk andan beri böyleydi. Şimdi ise aramızdaki sınırların uzaklığı üç adıma çıkmıştı. Çünkü daha dün bomboş olan parmağında şu an gümüş bir yüzük vardı. Hayır öylesine bir yüzük değil, bir alyans. ××× Neresi sıla bize, neresi gurbet Yollar bize memleket ××× İki haftada bir Salı günü, yeni bölüm. ××× Hikayenin tüm hakları saklıdır.
Bir Köy Rivayeti by Nira07nira
Nira07nira
  • WpView
    Reads 79,713
  • WpVote
    Votes 3,363
  • WpPart
    Parts 51
Her 18 yaşına gelmiş ve evlenmek isteyen bir erkek Sevda tepesine bir tane mum koyar. 18 yaşına gelen kızlar evlenmek istediklerin de bir mum seçer. Mumu yaktıktan hemen sonra altında yazan isim ile kaderlerinin birbirleri için yazıldığına inanırlar ve mum oyunu nişan yerine sayılır. Ve en erken zaman da düğünleri yapılır. Geçmişten gelen bir gelenektir. Ve tek kural. Ve sevgili yapak yasaktır. Mum ile evlenmek zorunludur. Efsun annesinin isteği üzerine mum seçme oyununa gider ama düşmanının ismi orada olduğu için seçmeye cesareti olmaz. Ve bir gün verilen ceza ile mumu seçer.