ipekdemirhan adlı kullanıcının Okuma Listesi
27 stories
ATEŞ by hasret_mms
hasret_mms
  • WpView
    Reads 40,068
  • WpVote
    Votes 1,141
  • WpPart
    Parts 21
Belki zoraki , belki isteyerek evleniyorlar kimse bu iki gencin hissettiklerini bilemez. Hadi bakalım okuyup birlikte görelim.😜❤
Ateş ve Su by imranthmc
imranthmc
  • WpView
    Reads 19,167,948
  • WpVote
    Votes 489,248
  • WpPart
    Parts 67
"Geçmişin izleri yüzünden sevgiye ve aşka inanmayan bir adamla en büyük hayali gerçek bir aşk yaşamak olan genç bir kızın,sırlarla dolu hikâyesi.'' Melisa, 17 yaşında bir lise öğrencisidir. Zorluğa dair hiçbir şey bilmeyen, bu yaşına dek el bebek gül bebek büyütülen, içinde kötülüğe dair hiçbir şey olmayan Melisa'nın hayatı sürekli ev ve okul arasında geçmektedir. Ta ki beklemediği bir anda, tesadüf eseri karşılaştığı bir adam tarafından hayatı tamamen değişene dek. Kendini en büyük hayalinin gerçek olacağı bir masalın içinde sanan Melisa, yaşadıklarının aslında bir rüya olduğunu çok geç olmadan fark edecektir. Ateş, 23 yaşında sert mizaçlı bir adamdır. Zoru çok iyi bilen, bu yaşına dek bir şeyleri kazanmak için çabalayan, dünya üzerinde sevgi diye bir kavramın olmadığına inanan soğukkanlı biridir. Kendi geçmişini unutmaya çalışıp yaşadığı izleri hafızasından silmeye çalışırken karşısına çıkan geveze bir kız tüm duygularını altüst eder. Birbirine bu denli zıt iki karakter. Onlar Ateş ve Su. Biri yakmak için var. Bir diğeri söndürmek için. Peki bu savaşı hangisi kazanacak? Ya da zoru başarıp, birlikte kazanabilecekler mi? "Sana en başında bana göre olmadığını söylemiştim ufaklık.''
SESSİZ GELİN (Tamamlandı) by ysraergn
ysraergn
  • WpView
    Reads 13,705,119
  • WpVote
    Votes 443,255
  • WpPart
    Parts 64
Sessizliğe haps olmuştu kadının ruhu ve o, kadının sessizliğine bile ölen, ruhunu sevdasıyla iyileştiren bir adamdı. Fakat aşka giden yol dikenliydi, ayaklar kan revan içinde kalmıştı, yol uzundu ama yürek yine de pes etmiyordu. Aşk, kadının adıyla, adamın dudaklarının arasından kalpten bir sesle dile geldi. "Arya 'm," dedi adam. Sanki kadının adını söylerken bile tüm aşkını haykırır gibiydi. "Sessizliğine öldüğüm kadın," diye devam etti. ...................... Başlangıç tarihi: 07. 07.2017
3391 Kilometre by beyzaalkoc
beyzaalkoc
  • WpView
    Reads 27,586,766
  • WpVote
    Votes 1,485,895
  • WpPart
    Parts 47
''O gün, bana 'Sinemaya gidelim mi?' diye sordu. 3391 kilometre öteden, şehirlerce, denizlerce uzağımdan... Yanımdaki insanlar görmezken beni, o bana imkansız olduğunu bile bile 'Sinemaya gidelim mi?' dedi...'' Aylarca sesini duymadığınız, yüzünü görmediğiniz, dokunmadığınız, kokusunu bilmediğiniz, aynı sokaktan geçme ihtimalinizin dahi olmadığı, asla aynı fotoğrafın içinde bile bulunamayacağınız, sizden kilometrelerce denizlerce adalarca şehirlerce uzakta olan bir insana aşık olur muydunuz? Bunu, kendinize yapar mıydınız? Bu bir mesafe hikayesi! İki insanın, birbirlerini görmeden duymadan aylarca gece gündüz konuştukları ; birbirlerinin en yakını oldukları, ama birbirlerinden en uzakta oldukları, aralarındaki kilometrelere rağmen birbirlerine aşık oldukları bir mesafe hikayesi! Burası bizim gezegenimiz ve burada her şey anını bekler. Burası, bizim 3391 kilometrelik gezegenimiz... - ''Seni görmem için yanımda olmana gerek yok. Ben seni gözlerim kapalıyken de görebiliyorum. Zaten ben seni sadece gözlerim kapalıyken görebiliyorum...''
ÖLÜMÜN DÜŞLER SAHNESİ by Zehranurpltt
Zehranurpltt
  • WpView
    Reads 610,447
  • WpVote
    Votes 34,548
  • WpPart
    Parts 47
Mavi gözlü bir dev, Yeşil gözlü ruhu güzel katil bir kadın. "Bir hikaye başlıyor; okursan ölürsün. Ölürsen, ölürüm." Kor adam, yanık bir hanın mahzeninden, gül tenli Dolunay'a sesleniyor. Kadın duymuyor, adam gülüyor. Gülüşleri kadının dikenlerine batıyor. Dolunay, karanlığın göğsünde, siyaha karışıyor. Hayır! Hayır! Bedenine dokunan yabancı eller, ölü yanının portresini çiziyor. Kadın bedenine dokunan ellerde ölüyor, adam ailesinin gözleri önünde katledilişini izliyor. Kor bir gecede, ruhlar yıldızlarla savaşırken, kadın ruhunu bulduğu adamın önünde dizleri üstüne çöküyor. Adam önünde diz çöken kadının yollarına seriliyor. Boğulduğu okyanusa aşık olmuş, kuyruğundan yanan omurgasına kadar acıya boyanmış bir kız. Kemiklerinde cehennemi kaynatmış, intikam ateşi ile yanmış değil, ateş olup intikamla yanan ve çocukluğunun külleriyle doğan bir adam. Çehresinde büyüttüğü soğuk; karanlık ve dipsiz bir kuyu kadar tehlikeli. Kalbi, cenneten bir dünya gibi. Ölümün Düşler Sahnesi cehennemin zehrini kusuyor. Bu zehir adamın avuç içlerine akıyor. Avuçlarında şifanın doğurduğu varlık, siyaha karışıyor. "Ruhumun koğuşlarında bir gardiyan dolanıyor, o gardiyan hücre, hücre seni sorguluyor. Unutursa fısılda ona; sorgulanan katil, benim kalbimin altın kafesinde yüreğimi on ikiden vuruyor."
SAPLANTI by standros
standros
  • WpView
    Reads 912,553
  • WpVote
    Votes 30,883
  • WpPart
    Parts 51
Yıllar boyunca geceleri evine gelip, kendisini izleyen o adamdan kaçan Sahra sonunda gerçekleşlerle yüz yüze geldi. Tek hatası, eski sevgililerine benzeyen kadınları saplantı haline getiren adamla aynı barda olmaktı. Adamın sınırları yoktu, kadının ise kaybedecek çok şeyi vardı. Sahra şanslıydı, onu kurtaracak olan adamda o gün, orada bulunuyordu. Tüm geçmiş ve gelecek birbirine kaderin düğümleriyle bağlanmıştı, kadının tüm hayatı katilin kanlı ellerinin arasındaydı. Saplantı mı daha üstün olmalıydı yoksa aşk mı? |11.06.15 tarihinde yazılmaya başlanmıştır.| #1 Aksiyon
BEN GÜNAH 334 (+18) by korkuyaait
korkuyaait
  • WpView
    Reads 83,059
  • WpVote
    Votes 1,591
  • WpPart
    Parts 11
+18 Cinsel içerik -Olumsuz ve kötü davranış içerir. Gecenin karanlığı ruhuma ilikleniyor bir çırpıda. Ses yok, insanlar yok... Kan ve bıçak var. Haz ve korku var. Ve oldukça insiz kimsesizliğe davetli bir orman kanın kokusuna doyuyor, tıpkı içimde ki ben gibi. İnanılmaz yoğun taze kan kokusu iliklerime kadar işlemiş durumda ve ben aldığım hazzın doruğundayım. Şimdi ise merak ettiğim, bıçağın her darbesinde alacağım o muazzam et kokusu... Yüzü solgun bir ölü gibi, oysa ki göğsünü yaracağım sırada korkudan yüzü kızarmış pembe dili sürekli hareket ediyor, küçük kesiklerinden kan damladıkça çığlıklarıyla beni tahrik ediyordu. Teni kusursuz... Onu soluk beyaz derisinden kurtarıyorum. Bunu gözleri açık ve henüz kanı damlamamışken yaptığım, kendime hakim olamadığım zamanlara göre şanslı. Eserime bakıyorum ve her şey istediğim gibi yerli yerinde. Ellerimden sızan kanla, derisini yüzmediğim kısımları boyuyorum. Benim harflerim... Benim kelimelerim... Kan kokulu bir palyaço çiziyorum dolgun ve morarmış dudaklarına. Beyaz dişlerine gülümseme ne kadar da yakışıyor. Vücudunun geri kalanını önce sıcak ve sonra soğuk suyla yıkıyorum, kan kokusu azalıyor biraz daha kendime gelir gibiyim. Naylona sarıp vakumlamak vaktimi alsa da ince işi seviyorum. Ve yerin toprak tatlı kız! Soğuk ama güvenli! Karanlık bu doğru fakat... Artık özgürsün güzel kız. Kimse üzemez seni, kurtardım seni cehenneminden, benim için Tanrıdan af dile ve yanına geleceğim günü bekle güzel kız. Açtığım yaralar, günahlarının kefaretiydi sadece. Sev beni, ben ölene dek. Kapak yapımı için @dowgraphic grubuna ve kapağımı tasarlayan güzel insan @windcurrent sonsuz teşekkürler
L E V A | Bataklık by Crktulay
Crktulay
  • WpView
    Reads 1,707,721
  • WpVote
    Votes 19,208
  • WpPart
    Parts 6
Kırmızı ojeli tırnaklarımı boynunda gezdirirken aklımda olan tek şey, onu alt etmekti. Beni alt ettiğini sanarak geçirdiği günlerin bir karşılığı. "Seni affetmem için bana yalvaracaksın ve ben ne yapacağım biliyor musun?" Dedim bu sefer kırmızı Dudaklarımı kulağına yaklaştırırken. "Tadı kaçmasın, dene ve gör." ●•● "Herkes bir parça karanlıktır." ●•● Öyle bir yalan söylemiştim ki temeli doğrulardan daha sağlamdı. Yıkım yakındı. Çünkü yıkım bendim. ~L.M~
Kimse Sağ Çıkmaz (Tamamlandı) (Kısım 1 - Kısım 2) by BiCeruVar
BiCeruVar
  • WpView
    Reads 11,188,937
  • WpVote
    Votes 406,163
  • WpPart
    Parts 107
Kılıç ne kadar keskindi? Veya bir kurşun ne denli yakardı canı? Hangi insan ölümle dik başlı halde karşı karşıya dururdu? İnsanoğluydu işte. Ne keskin kılıçlar, ne de kavuran kurşun yarasına karşın ölümle göz göze gelmeye cesaret edemezdi. Yıkılan tabular yıllar arasında kaybolurken hatırlamazdı evlat denen mahlukat kendi kurallarını. Bir gün bir ormanda veya bir çöp konteynırında göğsünde bir kurşun yarası, cildinde ufak tefek morarmayı bekleyen kızarıklık ve karın boşluğundaki bıçak darbeleri insanın hayatının bittiği değil başladığı yerdi. Hiç olmadı bir çatıda son alınan nefes olduğu zannedilen oksijen yeni bir güne bambaşka nedenler için uyanmak demekti. Ve bir adam için o başlangıç Hera Amine'nin berbat geçen günü ile karşı karşıya gelirdi. ---- Hera Amine & Aren Rollas