Okunacaklarr 1
140 historias
Sadece Biz por muzluu_kekk
muzluu_kekk
  • WpView
    LECTURAS 127,979
  • WpVote
    Votos 5,019
  • WpPart
    Partes 22
Emine Abla anaç bir tavırla genç kızın saçını okşadı. "Sana zarar gelsin istemem. Bir yuvaya ihtiyacın var, Yıldız. Arkanı yaslayabileceğin, güvenebileceğin biri... Mahallede herkesin dilinde tek bir isim var. Rüzgar. Tamircidir, işinin gücünün adamı. Bir de küçücük bir oğlu var. Yalnız büyütüyor çocuğu." Sonra gözlerini Yıldız'dan kaçırır gibi yaptı, biraz tereddütle ekledi: "Çocuğu var... nasıl uygun olur, bilmiyorum işte. Ama Rüzgar sağlam adamdır. Namusludur, çalışkandır. Oğluna da gözü gibi bakar. Belki de seni en iyi o anlayabilir." Yıldız şaşkınlıkla baktı. Dudaklarından istemsizce döküldü: "Rüzgar mı dedin?" "Evet," dedi Emine Abla. Yıldız, zihninde bir anı canlandı. Birkaç ay önce, mahallenin sokaklarında bir çocuğun ağlayarak koştuğunu görmüştü. Küçücük bir oğlan, kaybolmuştu. Yıldız onu sakinleştirip babasına götürmüştü, tam o sırada koşarak gelen, telaş içinde bir adam çocuğu kucaklamıştı. Adamın gözlerindeki panik, oğluna sarıldığı andaki şefkati hâlâ gözlerinin önüne geliyordu. "Rüzgar..." diye fısıldadı Yıldız kendi kendine. "Demek o..."
ŞEHVETTEN KEFEN +18| YARI TEXTİNG por authormishel
authormishel
  • WpView
    LECTURAS 2,649
  • WpVote
    Votos 257
  • WpPart
    Partes 4
+18 /çıplaklık/ cinsellik /argo kullanımı. "Parmaklarımı içine sokmamı istemiyor musun?" fısıltısı Bensu'nun bacaklarını biraz daha sıkmasına sebep olduğunda üzerindeki adam kıkırdadı. Dili dönmeyen o kızın utançtan kızarmış beyaz yüzüne ve yoğunlaşmış ela bakışlarına bakarak, tepkisini ölçmek isteyerek işaret parmağının ucunu kadınlığının içine soktuğunda Bensu'nun dudaklarından çıkan kısık inleme, ikisi arasında dağıldı. Ilgaz, hırsla eğildi ve o iniltinin fırladığı küçük, pembe dudaklara yaklaşıp ansızın çıkardığı diliyle ağır ve baskılı bir şekilde yaladı. Bensu, kalbinin durduğunu sanırken Ilgaz kendini aniden geri çekip bütün teması keserek doğruldu. Göz temasları kendini koruyorken Bensu'nun küçük deliğine soktuğu işaret parmağını dudaklarının arasına yerleştirdi ve gerçek bir balı yalıyormuş gibi hazla, gözlerindeki şehvetle ıslaklığı emdi. Yatakta tarumar olmuş, zihni bulanmış kıza yarım ağız bir gülüşle bakıp odanın çıkışına yöneldi. Kapının kilidini açtı, kulptan tutundu. Arkasını dönüp gitmeden önce son bir kez Bensu'ya baktı. "Korhan'dan uzak dur."
son operasyon: çökertme  por irmak_walker
irmak_walker
  • WpView
    LECTURAS 9,083
  • WpVote
    Votos 225
  • WpPart
    Partes 21
+18 cinsellik ve yoğun şiddet içerir.! SON OPERASYON: ÇÖKERTME Bir yanda vatanı için yaşayan, 31 yaşında çelikten bir irade: Binbaşı Devan Aras Çelik. Diğer yanda dokuz yaşında dünyası başına yıkılan, ailesinin katilleri tarafından bir silah gibi yetiştirilen: Eliz Naz Işık. Hakkari'nin sarp dağlarında kanla yazılmış bir geçmiş, Eliz Naz'ı ailesinden koparıp teröristlerin eline bıraktığında henüz bir çocuktu. Onu büyüten, ona nefretle bakan ve dağların soğuğunu ruhuna işleyen o adam, Eliz'i bir piyon gibi yetiştirdi. Eliz Naz; yeri geldiğinde bir hayalet gibi şehre sızan, yeri geldiğinde dağda en sert rüzgarlara kafa tutan, komik olduğu kadar asabi ve gözü pek bir kız olup çıktı. Ancak Türkiye'nin üzerinde karanlık bir gölge var: Köksal Sağlam. İş insanı maskesi altında ülkeyi ele geçirmeyi planlayan bu adamı bitirmek için ordunun elinde ne bir delil ne de bir yol var. Köksal bütün askerlerin yüzünü ezbere biliyor, her hamleyi önceden seziyor. Binbaşı Devan Aras Çelik'in tek bir şansı var: Köksal'ın dünyasına sızmak. Ve bu kapıyı açacak tek anahtar, dağda yakaladığı o hırçın, kafası yıkanmış ama ruhu hala bir yerlerde masum kalan Eliz Naz... Bir Binbaşı, bir kaçağı vatanı için kullanmaya karar verdiğinde; sadece bir terör örgütüyle değil, aralarındaki o önlenemez patlamaya hazır nefret ve tutkuyla da savaşmak zorunda kalacak. devan Aras Çelik eliz naz ışık yazar: irmak_walker kitap kapağı bana aittir
(KIZILBÖRÜ) Mahalle, Asker Ve  Çocukluk por realistokuryazar
realistokuryazar
  • WpView
    LECTURAS 41,128
  • WpVote
    Votos 1,734
  • WpPart
    Partes 44
Göğsüme çekip yatağa uzandığımızda, bütün o kocaman, gururlu adamlığı bir anda sıyrıldı üstünden. Bir çocuk gibi, sığınacak bir yer ararcasına bana sokuldu. Fısıldarken sesi, doğrudan göğsümün içinde, kalbimin tam orta yerinde yankılandı: "Şurasını... özledim." Dedi, kelimeleri boğuktu. Sonra göğsümün en kuytudaki, en korunaklı aralığına başını soktu. Derin bir nefes aldı, sanki ciğerlerine beni, kaybettiğimiz bütün ayları çekecekmiş gibi için için kokladı. Kollarını belime doladı, sıkı sıkıya, bir daha asla bırakmayacakmışçasına. Nefesi tenimi yakıyor, ıslak kirpikleri cildime yapışıyordu. "Bir çocuğun annesine muhtaçlığı gibi," diye fısıldadı, sesi göğsümde titreyerek, "ben sana muhtaç kaldım Nazlı. Ciğerimde nefes, canımda can gibiydin. Alsan da götürsen, bıraksan da gitsen, o muhtaçlık hiç bitmedi bende. İçimi kemirdi, beni benlikten çıkardı."
Aşkın İki Yüzü por Nuvia-Yazar
Nuvia-Yazar
  • WpView
    LECTURAS 57
  • WpVote
    Votos 4
  • WpPart
    Partes 3
Bir aşk... İki farklı zihin, iki farklı zaman, tek bir kırık hikâye. Timur Karadağ, geçmişin karanlığında kaybolmuş bir ressamdır. Ama bu sadece görünen yüzüdür. Tuvalindeki renklerin ardında kimsenin tam olarak bilmediği bir hayat saklıdır: Yeraltının sessiz ama tehlikeli dünyasında adı fısıltıyla anılan bir adam... Kontrol ettiği gölgeler kadar, kendi geçmişine de hâkim olamayan bir mafya figürü. Hatırlayamadığı parçalar onu sürekli İstanbul'a geri çağırır. Çünkü bazı şehirler sadece mekân değildir... Bazı şehirler yarım kalmış hatıraların kendisidir. Açelya Karaca ise insan ruhunun en kırılgan yerlerinde çalışan bir psikolojik danışmandır. Başkalarının dağılmış hayatlarını onarırken kendi içinde taşıdığı kırıkları sessizce görmezden gelmeyi öğrenmiştir. En çok başkalarını iyileştirirken yorulur, en az kendini anlatır. Zaman ilerlemiş, hayat değişmiştir ama bazı duygular ne silinir ne de iyileşir. Bir gün, hiç beklemediği bir anda, eski sayfaların arasından Timur Karadağ çıkar karşısına... Ve o an her şey yeniden başlar. Kesişen yollar, yarım kalmış sözler ve çözülmemiş duygular arasında sıkışan bir hikâye: "Aşk, bazen iki yüzün bir arada kaybolmasıyla ilgilidir."
ACEMİ DAMATLAR -1 por yitenumutlar
yitenumutlar
  • WpView
    LECTURAS 8,886
  • WpVote
    Votos 834
  • WpPart
    Partes 22
Her işin acemiliği olurdu,peki ya damatlığın? İşte onun acemiliği hiç bir şeye benzemezdi. Yetimhanede büyümüş dört adam hiç sahip olamadıkları yuvayı kurmak için bir biriyle yarışa girer. Fakat önemli bir eksikleri vardı. Hayallerindeki o sıcak yuvayı kurmak için önce dişi birer kuş bulmaları gerekiyordu. Hiç beklemedikleri anda beklemedikleri şekilde aşk yüreklerine zembille inince acemilikte her işlerinde başlarına bela olmuştu. Dört acemi kendine yetemezken,kızların ağabeyleride acemi damat olma yolunda bh dörtlüyle başa baş yarışır vaziyetteydi. Kayınçolar acemi damatları alt edecek mi,yoksa o etiketi kendileride nişane gibi taşıyacak mı? Damatlar acemi olunca yol gösteren çok olur...
CİHAN MAVİSİ por Helena__s
Helena__s
  • WpView
    LECTURAS 553,265
  • WpVote
    Votos 25,493
  • WpPart
    Partes 50
Türk Mafya Lideri Harun Cihan Aktan ile, Türkiye Cumhuriyeti Savcısı Firuze Aldinç... Bir aile meselesi ile yolları kesişen bu iki insanın hikayesi, CİHAN MAVİSİ. *Bu kitaptaki tüm karakterler ve olayların gerçek kişi ve kurumlarla hiçbir alakası yoktur.
Suç Ortağı İhanet por RumeysaGulhan
RumeysaGulhan
  • WpView
    LECTURAS 35,751
  • WpVote
    Votos 3,843
  • WpPart
    Partes 35
Gökyüzünün cesur savaşçısı Binbaşı Yağız Efe Kargın, hayatı boyunca kurallarıyla yaşamış, disipliniyle örülmüş duvarların ardında kimseye yer açmamıştır. Ta ki esrarengiz bir kadın, Sara De Luca, hayatına adım atana kadar... Sara, güzelliği ve masumiyetiyle İstanbul'un ışıkları altında bir sır gibi parlamaktadır. Ancak onun kalbinde fırtınalar kopar. Çünkü o bir tetikçidir; ölümü, parmak uçlarında taşır. Napoli'nin karanlık sokaklarından gelen Sara, çete lideri Andrea'nın emriyle Yağız'ın hayatına girmiştir. Görevi net ve acımasızdır: Adamı önce aşkla sarhoş edecek, sonra onun tüm gücünü ve gururunu elinden alacaktır. Fakat Sara, Yağız'a yaklaştıkça, planın en zayıf halkası olur çünkü bu tehlikeli adam, sadece onun hedefi değil, aynı zamanda kurtuluşu olmaya başlar. İstanbul'un gölgeleri arasında sırlar büyür, ihanet nefes keser. Sara'nın bilmediği gerçekler su yüzüne çıktığında, aşkla ölüm arasında ince bir çizgide yürüdüğünü fark eder. Yağız Efe ise kalbinde taşıdığı şüphenin mi, yoksa bu kadına duyduğu tutkunun mu galip geleceğine karar vermek zorundadır. Bazı aşklar, ölüm kadar yakındır... *Hikayenin tüm hakları saklıdır! *Karakterlerimin, kurgumun çalınması durumunda avukatımla birlikte yasal işlemleri başlatacağımızı en baştan bildiriyorum.
ÜZÜM BUĞUSU por bosverdilan
bosverdilan
  • WpView
    LECTURAS 5,531,465
  • WpVote
    Votos 296,405
  • WpPart
    Partes 48
Sene 1992, ülke sağ ve sol çatışmasının izlerini hâlâ taşıyorken henüz yoluna girmiş bir düzen yoktur. Bu çatışmanın içerisinde aynı evde doğup büyümüş olan Firuze ve Ecevit birbirlerinin tek ve en sevdiği oyun arkadaşıdır. Yetişkinlerin kavgalarının ötesinde, boya kalemleri ve oyunlarıyla büyüyen iki çocuğun doğarken beraber yazılan hikayeleri; bir doğum gününde sert bir silgiyle silinir, hiç var olmamış gibi koparlar birbirlerinden. Silgi yazıyı siler, kağıdı hırpalar ve Ecevit bir ailenin avucunun içinde yok edilir. Suçlar ve cezalar. Cezaları yalnızca suçlular mı çeker? Silgi yazıyı siler, leke bırakır ve Firuze en sevdiği oyun arkadaşını kaybeder. Suçlananlar ve cezalandırılanlar. Suçlular sadece yetişkinlerden mi çıkar? Firuze Akın ellerinde fırçalar, karşısında tablolarla yıllardır oyun arkadaşını beklemektedir. Seneler sonra aynı sayfa açılır, silgi de kalem de tek kişinin eline düşer. Ali Ecevit Tarhan, yazıp silmek için yok edildiği o yere geri döner. *** "Firuze sen benim çocukluğumsun," Gözleri derin bir şefkatle bana bakıyordu. Konuşan Ecevit'ti. Onu evvelden tanıyordum. Gözlerindeki şefkat avucunun içine düştü, un ufak edildi. "Firuze sen benim çocukluğumun katilisin," dedi acıyla, nefesini keskin bir bıçak kesti, o bıçağı ben tuttum sandım. Konuşan Ali Ecevit Tarhan'dı. Onu yeni tanıyordum.
MÂHÎ por blackmavi
blackmavi
  • WpView
    LECTURAS 12,476,292
  • WpVote
    Votos 463,301
  • WpPart
    Partes 50
Beni sevebilir miydi gerçekten? Böylesi kötü bir adam, sevgi nedir bilir miydi? ▪▪▪ ID1826RG