Damar damar üstüne
36 قصة
SARKAÇ(Kitap Oldu) بقلم Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    مقروء 20,351,879
  • WpVote
    صوت 766,584
  • WpPart
    فصول 42
"Delilerin sevdası hoyrat bir fırtına gibidir. Günün başında seni sarsan fırtına, gecenin şafağında ılık bir esintiye dönüşüp kaburgalarının arasına sokulur." Saka ve Sanrı'da tanıdığımız Gurur ve Farah'ın hikayesi. SVS'den bağımsız bir kurgu olduğu için Sarkaç'a başlamak için önce Saka ve Sanrı'yı okumanıza gerek yoktur.
+16 أكثر
SAKA VE SANRI(Kitap Oldu) بقلم Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    مقروء 39,749,101
  • WpVote
    صوت 1,697,955
  • WpPart
    فصول 67
"Karımı artık yanımda, odamda ve yatağımda görmek istiyorum!" diye bağırınca donup kaldım. Ne söylediğinin farkında mıydı? Bir başkasının kimliğiyle evlenmek mümkün müydü? Gerçekten nikâhta bile sahtekârlık yapılabilir miydi? Başına gelene kadar Bige Saka bunun mümkün olduğunu sanmıyordu. İlk görüşte aşktı onunkisi, bu yüzden âşık olması ve duygularına yenik düşüp evlenmesi çok hızlı olmuştu. Evlendiği gün sevgilisinin bir dolandırıcı olduğunu öğrenmişti. Üstelik zaten evliydi ve başka bir adamın adını, soyadını, kimliğini hatta gerçeğinden ayırt edilemeyecek imzasını kullanarak Bige'yi evlendiklerine inandırmaya çalışmıştı. Son ana kadar Bige bu gerçeği görememişti. Peki, nikâh cüzdanında adı geçen gerçek Karun Kalender kimdi? Evlendiğinden haberi var mıydı? Böyle bir durumda nikâh geçersiz sayılırdı değil mi? "Ne demek nikâh geçerli?" Şaşkına dönmüş bir halde avukata bakıyordum. Benden haberi bile olmayan bir adamın karısı olduğumu mu savunuyordu? "Üzgünüm Bige Hanım," dediğinde olağan bir şeyden bahseder gibi sakindi. "Nikâh memuruna kadar her şey gerçek. Eski sevgiliniz Serhat Bey ile o masaya oturduğunuzu doğrulayacak hiç görgü tanığınız yok. Bu nikâhın başka bir adamın kimliğini kullanarak kıyıldığına dair hiçbir kanıtınız yok. Böyle bir durumda yapılacak en mantıklı şey Karun Bey'i bulmak ve ona olanları anlatıp boşanma evraklarını imzalatmak." Bu adam ne dediğinin farkında mı? Bahsi geçen adamın benden haberi bile yoktu. Karşısına geçip ona ne diyeceğim? Senin ruhun bile duymadan evlendik hadi şimdi de boşanalım mı? Bu koskoca bir saçmalıktı!
Mokita Aşk بقلم Sonsuzmavi
Sonsuzmavi
  • WpView
    مقروء 932,243
  • WpVote
    صوت 53,545
  • WpPart
    فصول 97
"Ne var biliyor musun? Sana zerre inancım da güvenim de yok." Alp kafasını iki yana sallayıp telefonu hoparlörden alıp direkt kulağına götürdü. Söylediği her kelimenin, kadının zihninine kazılmasını istiyordu. "Benden daha fazla para veren birini buldun değil mi? Başka bir koca, ha? Tam senden beklenilen hareket. Ruhundan sonra bedenini satmayı düşünürsen eğer, beni aramayı sakın unutma! Fiyatını karşılayabilir miyim acaba? Kendini sırf bir imza ile garanti altına aldığını sanıp, namusluyum ayağına yatıyorsun ya..." Adam derin bir nefes alıp konuşmasına devam etti. "Emin ol senin gibi cüro yapan kimse yok, o piyasada." Adam 'o piyasa' lafını öyle imalı söylemişti ki... Küfretmeden de küfürün zehrini saçmıştı ortalığa. Kadın nefes almadığını, daha doğrusu alamadığını, ellerinin aniden titremeye başladığının bile farkında değildi. Gözyaşları, yağan yağmurun şiddetiyle aynı oranda akmaya başladı. Bu kadar nefreti hakedecek ne yapmıştı ki? İstediği biraz olsun herkesin çenesini kapatacak konuma ve paraya sahip olmaktı. Ama herkes onu böyle suçluyordu, işte. İlk önce Aslım şimdi de Alpaslan. Telefona bakakaldığını arabanın içine dolan güçlü ışıkla anladı, arabası hızla tıra doğru giderken aceleci bir manevrayla arabanın direksiyonunu sağa kıracağı sırada sağını solunu bir anda karıştırdı ve sola kırınca araba şorampele girdi ve araba aşağıya doğru taklalar atmaya başladı. Arabanın içinde bedeni sarsılırken hayatının film şeridi gibi önünden geçtiği anlarda tek hatırladığı çığlıklar atarken arabanın içine dolan Alpaslan'ın sesiydi. Anlaşmalı evlilik, nefretten aşka ve şirket aşkı teması işlenmektedir. Yayınlanma Tarihi: 04/04/20 #1- Anlaşmalı 20.06.2020 / 29.07.2020 #1- Vurgun 25.07.2020 / 24.11.2020 #1- Anı 27.09.2020 / 07.12.2020 #1- Hafıza 29.09.2020 / 10.12.2020
EMANET بقلم aysegulkalayzengin
aysegulkalayzengin
  • WpView
    مقروء 2,632,017
  • WpVote
    صوت 98,463
  • WpPart
    فصول 51
Bebeği lösemi olan Arslan ile kardeşinin beyninde tümör olan Ayşegül, çaresizlik dolu bir dönemde kaderin ağlarını örmesiyle karşılaşır. Onların çaresizlikten başlayan zoraki evlilikleri, acaba güçlü bir aşka yuva olabilecek miydi? "Sakin misin?" diye sorduğunda, iyice yaklaştı. "Sakinim." Onun sözlerinden cesaret alarak, dudaklarıyla dudaklarına dokundu ama ansızın yüzüne yediği tokatla, şaşkına döndü. Ayşegül'ün tedirgin bakan ela gözleri, kırpışan kirpiklerinin altında fazlasıyla masum duruyordu. "Özür dilerim." "Önemli değil... Şimdi ben seni tekrar öpeceğim ve sen bana tokat atmayacaksın." "Sen öpeceksin, ben tokat atmayacağım." "Aynen öyle..." "Tamam." "Öpüyorum." "Öp..." "Tokat yok?" "Tokat yok." Arslan, dudaklarını hafifçe onun dudaklarına değdirdiğinde, Ayşegül istemsizce geri çekildi. Onun gerilemesiyle, Arslan ona doğru yaklaştı. "Kaçarsan olmaz." "Kaçmamam lazım, evet!" "Ayşegül, sakin kal..." "Sakinim. Gayet sakinim!" Karısının titreyen ellerini tuttu ve dudaklarına götürüp öptü. Onu yatıştıracak başka bir çare bulamamıştı. Onun derin bir şekilde nefes almasıyla, rahatlamaya çalıştığını gördü ve tekrar denedi. Dudaklarını onun dudaklarına yakınlaştırdı ve ansızın Ayşegül'ün onu öpmesiyle şaşkınlığa uğradı. Geri çekilen Ayşegül, telaşla söylendi. "Çok pardon! Sen öpecektin, ben tokat atmayacaktım! Ben yanlışlıkla öptüm!" Arslan, kıza şaşkınca baktı. Bu kız gerçek miydi? "Biz öpüşmeye bu kadar zaman harcadıysak, gerisi..." diyen Arslan, geri çekilip önüne döndü. Ne yapsaydılar acaba? Sakin yaklaşınca, becerememişlerdi. Bir anda mı olsaydı? Bir de onu denemek isteyerek tekrar karısına döndü ve ansızın dudaklarına yapıştı. Uzun öpücüğü, nefes almak adına sonlandığında, tekrar yanağına yediği tokatla şaşkınlığa uğradı. "Ayşegül, tokat yok demi
ARJiN ( BERDEL) بقلم storytimeMelarin
storytimeMelarin
  • WpView
    مقروء 1,243,840
  • WpVote
    صوت 48,228
  • WpPart
    فصول 46
AGIRÉ DIL Serisi - dipnot serideki kitapların hepsi birbirinden bağımsız olacak. Arjin 2. Kitap bölümleri güncel olarak yayınlanmaktadır ve 2. Kitap adı içindeki "AGÎRÎN" kelimesi kendi kendinden güç alan ateş anlamında kullanılmıştır. ❤️‍🔥 Arjin, abisi ölmesin diye boyun eğmek zorunda bırakıldığı bir kaderi, kendi lehine çevirmeyi başarmıştı. Aşiretin hükmünü yeniden biçimlendirmiş, kendi mecburiyetini Alaz Ağa'nın mecburiyetine dönüştürmüştü. Adeta sessiz bir intikam almıştı. Ve en tehlikelisi de buydu. Mardin'in kadınları sessizdi. Onlarında sessizlikleri mecburiyetti. Ancak artık bakabilecekleri, ataerkil yapıya önderliğinde kafa tutabilecekleri biri vardı. "Arjin Nihraşan!" Hayır, etin kemiğe büründüğü o beden alındı ve yakıldı. Çok kez sevgiden yoksun bırakıldı. Ona rağmen ise toprağa gömüldüğünde yeşermeyi başardı. Artık çok geç! Başladı geri sayım... Küllerden bir AGÎRÎN doğdu. O aşiretin sözünü değil, kendi sözünü hüküm kılabilen bir kadındı. KUMA YOKTUR! Kitabın kullanılan soyadları da dahil tüm hakları şahsıma aittir. Kitabın çalınması durumunda yasal işlem başlatılacaktır. Bu konuda çok ciddiyim emeğime göz dikmeyin.
Karagül [TAMAMLANDI] بقلم dilanaladag
dilanaladag
  • WpView
    مقروء 1,217,150
  • WpVote
    صوت 72,511
  • WpPart
    فصول 46
Kimsesizliğin ücra derinliğine onu gözünü dahi kırpmadan atan zalime eş yapmışlardı hiç düşünmeden. Yakarışları ve yalvarışlarına sağır kılınmıştı sanki tüm ahali. Öylesine sessizdi ki şimdi herkes, gören de öldü zannederdi. Ama ölmeye ne hacet, yaşadığı söylenemezdi zaten. Cenaze töreni, diyemedikleri şeye düğün demişlerdi. Kefen demeye dilleri varmadı diye gelinlik diye aksetmişlerdi üzerindeki beyaz entariyi. Kör bir hırsın kurbanı olmuştu, Şilan... Cehennemi ise yeni başlıyordu! ™©Tüm hakları tarafımca saklıdır. Hiçbir şekilde başka amaçlar için kullanılamaz, çoğaltılamaz ya da ticari amaç güdülerek iznim dışında basılamaz ve başka ortamlarda paylaşılamaz. KANLI BAŞLANGIÇLAR SERİSİ 4 (KİTAPLAR BİRBİRİNDEN BAĞIMSIZDIR! DİĞER KİTAPLARI OKUMANIZ GEREKMEMEKTEDİR!)
Aşk Affeder mi?  بقلم B_Batur
B_Batur
  • WpView
    مقروء 1,084,418
  • WpVote
    صوت 67,396
  • WpPart
    فصول 76
~ Aşk, masumiyetini kirleten kan lekesini affetmedi. ~ Her yer kapkaranlık olduğunda hesaplamayı beceremediğim bir süre boyunca karanlıkta tutsak kaldım. Zifiri bir karanlığın hapsinde belki günlerce ve hatta belki de haftalarca kaldım. Sağ mıydım yoksa ruhum çoktan ölümün suyunu içmiş miydi, habersizdim, bilmiyordum... Bana göre bir asır gibi gelen o zamandan sonra gözlerim yeniden aydınlığa açıldığında, ölen ben olmamıştım. Ve gözlerimi onca zaman sonra karanlığın esaretinden çıkıp, aydınlığına kavuştuğunda, kendisine değen bir çift yeşil inci ile işte o zaman asıl karanlığın başladığını anlamıştı. Hayatıma dokunan yardım eli, beni karanlığında boğacaktı. Burcu BATUR Çocuğumun Annesi Olur musun? 'un 2. kitabıdır. Olay örgüleri birbirinden bağımsız gelişecektir. Tüm Hakları Saklıdır!!! Bu isimde yayımlanan ilk ve tek hikayedir. Noter tasdikli olup, çalınması halinde yasal işlem başlatılacaktır. İlk yayınlanma tarihi : 26. 05. 2016
GİRAY بقلم servestizm
servestizm
  • WpView
    مقروء 1,998,189
  • WpVote
    صوت 128,608
  • WpPart
    فصول 54
"Saçların uzunmuş.." dedi ama tereddütü epey açıktı adamın. Ama bugün denilenden sonra yanlış anladı kız, adamın bundan rahatsız olduğunu düşündü nedense, daha yeni görüyordu Giray saçının hepsini. Tam olarak olmasa da düğünleri bile olmuşken saçını açmaktan çekinmemesi gerektiğini düşünmüştü, helaldi artık sonuçta... Aynadan onunla göz göze gelince sordu aynı tereddütle, "Keseyim mi yani?" Giray kaşlarını çattı kızın tavrıyla, ilk tanıştıklarında her lafıyla bir kasırga koparacak kadar kesin olan Dilrûba artık her daim kırılgandı.. Artık evli olduklarında, kocası sıfatı taşıdığından mıydı bu tavrı? Bazen düşünüyordu, ona yardım edeyim derken bastırmış, ya da ezmiş miydi hiç? Boyun eğmeye mahkum mu hissettirmişti? Düşündüğüyle kendine olan öfkesini atamadan sordu kıza, "Niye kesecekmişsin?" "Dökülür belki. Aynı odada olacağız ya.." yutkundu, boğazını tazeledi ama sözlerini tazeleyemedi, ne diyecekti ki? Bilemedi Dilrûba.. "Dağılır her yere." Giray rahatsız olurdu belki kendisinden parçaları her yerde görürse.. Onun konuyu açmamasını uzun bir süre aynı odada kalacaklarına yormuştu çünkü.. Gözlerini kızdan ayırmadan yaklaştı Giray. Bakışları onun uzun saçlarını okşasa da eli çekindi, mahrum kaldı bu tatlı zevkten, "Dökülsün.." dedi yumuşakça, Ben toplarım senin ardından.' dedi içinden, 'Bir de saklarım, kimseler göremez, benim mahremim olur..' 'Senin gibi...' Saçlarını tutarak hafifçe tebessüm etti Dilrûba, "Salık gezmem o zaman, fazla dökülmez.." dedi ama saç değildi tam olarak kastettiği. Hayatında bana dair pek bir iz bırakmam, rahatsız, olmazsın diyordu.. Şu akşamdan itibaren herkes biliyordu evli olduklarını... O yüzden sanki iki gün önce değil de şimdi kıyılmış gibiydi nikâhları.. Öyle hissediyordu. "İstediğin gibi gez, nasıl rahat eder, nasıl istersen.."