magicrk
Işıl, sıradan görünen hayatını bir pastanede çalışarak sürdürmeye çalışan genç bir kadındır. Ancak geceleri gördüğü düşler hiçbir zaman sıradan değildir. Ay ışığının aydınlattığı kıyılar, tanımadığı bir adam ve her uyandığında içinde büyüyen açıklanamaz bir özlem... Bu düşler zamanla onun için bir kaçış değil, ikinci bir hayat hâline gelir.
Bir gece, rüyalarında defalarca karşılaştığı adamla gerçek hayatta karşılaşır.
Can, başarılı bir doktordur. Fakat Işıl'ın yıllardır yalnızca düşlerinde gördüğü bu adamın gerçekten var olması, ikisinin de hayatını geri dönülmez biçimde değiştirir. Gerçek ile düş arasındaki sınırlar giderek silinirken, karşılaşmalarının bir tesadüf olmadığı anlaşılmaya başlar.
Geçmişten bugüne uzanan sırlar, ailelerin sakladığı gerçekler ve kaderin yıllar önce ördüğü görünmez bağlar, Işıl ile Can'ı yalnızca birbirlerine değil, çözmeleri gereken karanlık bir geçmişe de sürükler. Bir yanda birbirlerine duydukları giderek büyüyen bağ, diğer yanda onları ayırmaya çalışan acı gerçekler vardır.
Ay mitolojisinden ve kadim düş anlatılarından beslenen Geceyarısı; kader, bilinçaltı, kayıp, umut ve aşk üzerine kurulu psikolojik-romantik bir romandır. Düşlerle gerçekliğin iç içe geçtiği bu hikâye, insanın bazen en uzun yolculuğunu kendi ruhuna doğru yaptığını anlatır.