Hizenlikizsu adlı kullanıcının Okuma Listesi
180 stories
Mavzer Çığlığı by mammamia132
mammamia132
  • WpView
    Reads 2,794,318
  • WpVote
    Votes 128,233
  • WpPart
    Parts 39
+18 cinsellik ve şiddet içerir! • Bir avcı ve av hikayesi değil.. Bir avcının, av olmak pahasına başka bir avcıyı avlamasının hikayesi. Gerçekten kötü bir adamın ellerine düşen bir kadın.. Gerçekten kötü bir adamın ellerine düşmek için her şeyi yapan bir kadın.. Takıntı mı aşk mı? Gözleri ilk kez bir uçurum kenarında buluştuğunda bunun adı aşk'tı. Fakat yıllar sonra bir ringin içinde buluştuğunda.. kadın bile bunun aşk olamayacak kadar fazla olduğunu hissetmişti. Turuncudan nefret eden bir kadının gökkuşağının ikinci katmanına hapsolma hikâyesi.. Turuncudan nefret eden bir kadını, gökkuşağının ikinci katmanına hapseden bir adamın hikayesi.. Sır. Oyun. Tutku. Kadın o katmana girebilmek için ölümü bile göze almıştı.. • Gerçek kişi ve kurumlarla alakâsı yoktur. Hâyâl ürünüdür!
ALACAKAN by yazalven
yazalven
  • WpView
    Reads 2,660,774
  • WpVote
    Votes 119,531
  • WpPart
    Parts 22
Kalbini savaş meydanında bırakmış bir asker, o intikamı elbet bir gün alır. ... Alakurt lakâbıyla bilinen Kurter Alacakan, ülkesinin en başarılı askerlerinden biridir. Bir gece vakti timiyle gittiği Kafes operasyonunda timdeki dostlarını acı bir şekilde kaybeder. Her şeyini kaybettiği o zifiri karanlık gecede, kan dolu toprağa bakıp, toprağı avuçlayarak korkunç bir intikam yemini eder. Ve her şeyi ardında bırakıp şehre geri döndüğünde, hiçbir şey aynı kalmayacaktır. Özellikle de General'in kızıyla tanışıp, onunla aynı intikam yoluna başkoyduktan sonra... ALACAKAN.
KUTSAL TÜRAP  [devam ediyor] by asravalen
asravalen
  • WpView
    Reads 968,627
  • WpVote
    Votes 37,047
  • WpPart
    Parts 35
21. yüzyıl modern Mısır prensesi x Antik Mısır'dan gelen (savaşçı-kralların soyundan) adam ❗️ Bu isimle yazılan ilk eserdir ve konusu da benim tarafımdan bir ilk olarak üretilmiştir. Özgün eserimin tüm hakları bana aittir. İlham adı altındaki uyarlamalar, benzerlikler ve tema kopyalamaları hoş karşılanmayacaktır.
ZEHİRLİ GÖLGE (KİTAP OLDU!) by deppworth
deppworth
  • WpView
    Reads 1,190,650
  • WpVote
    Votes 43,435
  • WpPart
    Parts 25
•ANLAŞMALI EVLİLİK •ABİMİN ARKADAŞI •SMUT •ROMANTİK •YAŞ FARKI (7) •ÇOCUKLUK AŞKI MAİT'in infazcı ajanı Zehir, Ailesi trajik bir şekilde katledildiğinde henüz yedi yaşındaydı. Travmatik geçmişiyle birlikte, tadını almak için sabırsızlandığı intikamı en sadık dostlarıydı artık. Ettiği bozulmaz yeminle Zehir olarak yeniden doğmuş, sırlarıyla yüreğine bir kale inşa etmişti. Kan dökmez, ardında hiç iz bırakmadağı zehirleriyle imzasını atardı. Onu gerçek adıyla, Damian King olarak tanıyan insanlar, bir gün zehrinin hedefi olmamak için yalnızca dualara ve onun merhametine sığınabilirdi. Etrafına dev bir kale inşa ettiği kalbinin kapıları ise bir zamanlar yalnızca tek bir isim için açılmıştı. En yakın arkadaşının kız kardeşiydi o... Yasaktı. Fakat yıllar sonra Küçük Gölge'si hayatına tekrar girdiğinde, hiçbir şey planladığı gibi gitmeyecekti. Kapılarına dayanan anlaşmalı bir evlilik küle dönmüş ateşi harlamak için yeterli bir kıvılcımdı. Üstelik kâğıda atılan imzalar, Zehir için yalnızca bir anlaşma olmaktan çok, bozulması imkânsız bir başka yemindi. April (Nisan) Jones. Neşeli bir ruhun, çarpıcı bir güzellikle harmanlandığı kıvrak zekâsıyla kusursuz bir genç kadındı. Bir gördüğünü asla unutmayan fotografik hafızası, onun hem laneti hem de lütfuydu. MAİT başkanının kızı olmak ona ayrıcalıklı bir hayatın kapılarını açmış olsa da tüm yaşamı boyunca hissettiği eksik parçalar ona bir türlü huzur vermiyordu. Sadece tek bir isim ona kendini tamamlanmış hissettirme gücüne sahipti... Hayranlık duyarak büyüdüğü, umutsuzca âşık olduğu Zehir... Onu tanıdığında henüz çok küçüktü. Teşkilatın göz bebeği, abisi Steve'in en yakın arkadaşı ve sağ koluydu o... Fakat Nisan, Zehir için daima küçük bir gölgeydi. Yasaktı. Kırılan kalbiyle ülkeyi terk edip altı sene sonra tekr
KASVET by wialyonis
wialyonis
  • WpView
    Reads 13,971
  • WpVote
    Votes 72
  • WpPart
    Parts 1
"Masumu oynayan bir ailede büyüdüm, yüzsüz gibi onlardan oldum ve şimdi de özgürlüğü hak edecek kadar kalbimde masumiyet olduğunu mu düşünüyorsun?" "Hem masumiyet, hem teslimiyet," dedi hiç olmadığı kadar emin bir sesle. Beni görüyordu, yaratılan cehennemde sıkışmış beni hissediyordu; onların aksine onlar gibi olmadığımı biliyordu. Yine de ben bunu kabul edemeyecek kadar yalancı, mumu sönemeyecek kadar küle dönmüş biriydim. "Yanılıyorsun," dedim. "Kıyameti şu ana kadar en çok zaman güçlendirdi, aynı şekilde herkesi de o değiştirdi. Ben, o değişenlerdenim." Yalana batan bir soytarı, hiç mi göremeyecekti sahi aydınlığı? "Sen herkes değilsin." "Aksine, ben en çok o herkesim, Demirsoy." Gömleğimin düğmelerini teker tekerler sökerken içimdeki beyaz tişört ortaya çıkıyordu ve bu tişört hiç de tertemiz değildi. Önce kan lekelerini gördü, sonra da ses kayıt cihazını. Ben ne aydınlığı görecektim, ne de hayali kelepçeler elimde, lanet bir çip ise beynimdeyken aşık olup karşımdakini karanlıktan sürükleyerek özgürlüğüne kavuşturacaktım. Zira ben, her şeyi bir kenara atıp üzerine toprak atacak, ihaneti bir kurşun geçirmez yelek misali giyecek kadar yüzsüzdüm. "Cehenneme asıl şu anda hoş geldin, sevgilim." *** Kitapta geçen unsurlar; olaylar, kurum ve kuruluşlar tamamen hayal ürünüdür, gerçekliğe dair hiçbir şey barındırmamaktadır!
Yüzbaşı'nın komşu kızı =texting= by biralar88
biralar88
  • WpView
    Reads 1,267,213
  • WpVote
    Votes 64,365
  • WpPart
    Parts 58
Ben : anneni ara. Oğuz:ne ? Ben: sen sinem teyzenin oğlu değil misin? Annen onu aramanı söylüyor. Oğuz : peki bunu o niye söylemiyor ? Ben : şarjı bitmiş? Oğuz : şarjı bitmişse ben onu nasıl arayacağım peki ? Ben yazıyor... Ben çevrimiçi... Ben : bir dakika oha doğru? Şarjı bitmişse nasıl arayacaksın ? Oğuz : bu küçük detayı yeni fark etmen gözlerimi yaşarttı. Ben : sen bana Altan altan laf mı soktun ? Hayırlı bir evlat olup annen ara demeden arasaydın böyle olmazdı 🙃 Oğuz : şimdi de sen mi bana laf sokmuş oldun? Ben : haspinAllah sınanıyorum herhalde , git ara ne bilim ben ya. Laf filan da sokmuyorum ayrıca. Oğuz : sen kimsin ? Ben: komşunuz ? Oğuz : komşumuz kim? Ben : evine gelseydin bilirdin. Oğuz :geldiğim zamanlarda oldu ama tanımıyorum seni ? Ben : o da senin kayıbın olsun hayırsızlığı bırakıp evine uğrarsın artık belki ? Oğuz : bu aralar sanmıyorum. Ben : benim ruhumda hayırsızlık diyorsun. Oğuz :hayırsız olsaydım bu vatanı korumak için canımı feda etmezdim. Ben :ne ? Oğuz: tek hayırsız ben değilmişim anlaşılan , komşusunun oğlunun mesleğini bilmeyen bir komşu kızı. Ne üzücü. Tanışalım yüzbaşı Oğuz Türk...
SUS ÇİZGİSİ by darkpsykhe
darkpsykhe
  • WpView
    Reads 989,453
  • WpVote
    Votes 71,903
  • WpPart
    Parts 31
O kadar zıtlardı ki, biri kor iken diğeri serinleten bir içim su gibiydi. İşin aslı da buydu zaten. Denge zıtlık gerektirirdi. Yanarsan denge bozulur, yakarsan tek kalırsın. Onu olduğu gibi bırak, avuçlarına dolsun. Seyre dur, sustuğun zamanların acısını o çıkartır. ☯ Genç kız, ölen babasının hattını kapatsa dahi yazmaktan vazgeçecek gibi durmuyordu. Tek tik çifte döndüğünde kader çizgisi onun için bir kez daha kırıldı.
SARRAF by askilav
askilav
  • WpView
    Reads 735,624
  • WpVote
    Votes 35,635
  • WpPart
    Parts 41
"Ama bilmelisin; Sarraf tüm değerli taşları satar, bir tek Yakut'u kendine saklar." - Birbirimizi severek gururumuzu yitirdik, ihtiraslarımızın esiri olduğumuz yerde aklımızı ve korkup uzaklaştığımızda bağımızı yitirdik. Geri döndük, kazanacağımızı sandığımız her an kaybederek inancımızı yitirdik. Birbirimizi yitirdik. Kendimizi bitirdik. Ve geriye, birkaç hatıradan başka hiçbir şey kalmadı; ama onları da anımsayamıyoruz. Çünkü çok sevip de yine yenilmekten korkuyoruz. Fakat onsuz bir savaşın galibi olmak fazlasıyla vahim, bu yüzden onu sevmek- Unutmamam gerekli; birbirimizi severek gururumuzu yitirdik, ihtiraslarımızın esiri olduğumuz yerde aklımızı...
SERÇEYİ ÖLDÜRMEK by bosverdilan
bosverdilan
  • WpView
    Reads 9,670,083
  • WpVote
    Votes 551,284
  • WpPart
    Parts 83
Efsun Zorlu; atandığı Urfa'da mecburi hizmetini yapan tıp fakültesinden yeni mezun, çiçeği burnunda bir hekimdir. Daha mesleğinin ilk günlerinde, henüz on sekizine yeni girmiş bir hastanın intihar vakasıyla karşı karşıya kalır. Hastasının vücuduna bırakılan izler onu adım adım kendi geçmişine götürürken, geleceğini aniden tanımadığı insanların dudakları arasında bulur. Asla geçmemiş geçmiş, verilmiş sözler, kurtarılan hayatlar, doğrultulan namlular, yalanlar, fermanlar ve aşk. Devrim gibi bir kadın, Urfa'nın göbeğinde destan gibi bir sevdanın koynunda bulur kendini. Koca düzene baş kaldırıp o düzenin minnet ettiğine yenilmekse ne aklının ne de kalbinin kabulüdür. *** "Ağlarsam ölürüm." derken sesim düz, çoktan kabullendiğim bu gerçeği ilk defa dile getirişime rağmen sakindi. Çoktan. Saatlere dökülürdü ama bana şehirler aştıracak kadar çok gelen o vakit. Vücudumun ağrısı ruhumun sancısının çok altındaydı. Onun gözleri bende olsa da ben boşluğa odaklanmıştım. Üzerimde olan bakışlarının ağırlaştığını hissettim. Fetih bana çok ağır bakıyordu. Sırtıma yüklenen çuvallar biraz daha bel bükmeme sebep oldu. "Neden," dediğinde ne dediğimi çok iyi anlamış da yersiz bir sorgulayışa bürünmüş gibiydi. "serçe misin sen?" Kaşlarım hafifçe havalandı, başımın ağrısı belirginleşti. Uzun süreden sonra ona bakan ben oldum. Söylediği şeyin altındaki anlamı yakalamaya çalışıyordum ama buna çok uzaktım. Bunu anladı ve dudakları kıvrılacak sandım. Halbuki gülümsemeye çok uzaktık. "Serçeler," yüzünü hafifçe yüzüme yaklaştırdı. "Ağlayınca ölürlermiş. Bu yüzden mi bunca zamandır gözlerinin kuruluğu?" Bu konuşmadan sonra onun serçesi olacağımı, hatta olduğumu bilemezdim. Tıpkı bu topraklarda serçeyi öldürmenin kadını ağlatmak olduğunu bilmediğim gibi.