Trkn
37 stories
Kayalı Kadını  ❁(Tamamlandı) by YuaDeniz
YuaDeniz
  • WpView
    Reads 170,490
  • WpVote
    Votes 7,874
  • WpPart
    Parts 22
❁ Aysu karşısında Uğuru görmenin verdiği şaşkınlıkla kala kalmıştı. "Uğur senin ne işin var burada?" diye hayretle sordu. "Bu nasıl bir soru Aysu burası benim evim" dedi Uğur. Aysu'nun şaşkınlığı sinire dönmüştü. "Demek senin evin öyle mi? Sormazlar mı adama beş senedir neredeydin diye!" Uğur yaptığı hatayı biliyor ve şu an bunu konuşmak istemiyordu. Gevşekçe gülerken Aysu'yu baştan ayağa süzdü. "Görmeyeli ne kadar da güzelleşmişsin su perisi" " Seni lanet adam kes şunu" diye bağırdı Aysu. Uğurun dudakları alayla yukarı kıvrıldı. "Tam olarak neyi kesmemi istiyorsun Su perisi?" Aysu çileden çıktığını hissederek "Bana açıkta bir yerim varmış gibi bakmayı ve Su Perisi demeyi kes! "dediyse de Uğurun işaret etmesiyle üstüne baktı. Şu an gecelikle olduğunu hatırlayınca yüzü kızarmaya başladı. ❁ Aysu kendini Uğurun dokunuşlarına kaptırmışken zar zor kapının çaldığını duyar gibi oldu. Uğurun ellerini durdurarak nefes nefese "Uğur kapı çalıyor" diyerek anın verdiği boğuklukla konuşmaya çalıştı. Uğur ise istifini bozmadan "Boş ver su perisi çalar, çalar giderler." diyerek Aysu'nun dudaklarına kapanacakken gözlerini yuvalarından çıkaran o cümleyi işitti. "Anne! Aç kapıyı korkuyorum..."
KARAHANLI KADINI \TAMAMLANDI\ by YuaDeniz
YuaDeniz
  • WpView
    Reads 199,276
  • WpVote
    Votes 10,587
  • WpPart
    Parts 22
Ela, Ali'nin insanları iterek onlara taraf yürüdüğünü görünce karşısındaki adama daha çok kızdı. Madem Ali'yi daha fazla kendi çabasıyla itemiyordu tanımadığı bu yabancı adamdan biraz yardım alması sorun olmazdı. Adamın şaşkın -kahve karışımı yeşil- gözlerini görünce gülmemek için kendini zor tuttu. "Bana yardım etmek zorundasın" dedi Ela.. Adam ellerini, dudaklarına kapanan ellere uzatarak Ela'nın ellerini dudaklarından çekti. Tek kaşı havaya kalkarken tehditvari bir tonda sordu. "Zorunda mıyım?" Ela, sinirlenerek "Evet zorundasın!" dedikten sonra adama ihtiyacı olduğunu kendine hatırlatarak daha sakin konuşmaya çalıştı. "Bak sana her şeyi açıklayacağım ama şu an değil. Senden beni hemen öpmeni istiyorum" Koray kaşlarını çatarak olanlara anlam vermeye çalışıyordu. Karşısındaki kadın deli olamayacak kadar güzel, şaka yapamayacak kadar korkmuş görünüyordu. Ancak Koray yine de bunun şaka olduğunu varsayarak konuştu. "Ne tür bir oyun oynuyorsun bilmiyorum ama böyle emir vermeye devam edersen istediğini yapmam. " Ela kaşlarını çatarak cazgırlık moduna geçiş yaptı."Beni deli etme be adam, sen kahkaha atmasaydın Ali'nin dikkatini çekmez, buradan gizlice çıkıp giderdim." Daha sonra sabırsızlıkla arkasına baktı, Ali yaklaşıyordu. Karşısındaki adama tekrar dönerek yalvarır bir tonda konuştu. "Beni öper misin? Lütfen! Yalvarıyorum. Daha ne yapayım ayaklarına mı kapanayım?" son kelimelerini fısıldayarak söyledikten sonra omuzunda bir el hissetti, tam kafasını omuzundaki ele çevirecekti ki bir anda yerinden kaldırılıp kucağa çekildiğini ve dudaklarındaki baskıyı hissetti. Bir kaç saniye ne olduğunu idrak edemedi. Daha sonra omuzundaki el, barın basık havası, yüksek müzik sesi.. her şey silindi. Aklında sadece şu an karşılık verdiği adam ve dudakları vardı...
☯ARSLANLI KADINI √TAMAMLANDI√ by YuaDeniz
YuaDeniz
  • WpView
    Reads 315,923
  • WpVote
    Votes 14,015
  • WpPart
    Parts 33
Kerem duyduklarıyla önce kendinden sonra Edadan iğrendi. Kendinden iğrenmesinin nedeni yüreğinin umut etmeye tekrar başlamasıydı. Oysa ki onun yüreği değil miydi kadınlardan kaçan.. Onlara yüz vermeyen.. Yıkılmamak için yıkan. Kırılmamak için kıran.. Hayal kırıklığı yaşamamak için kadınlara inanmayan.. Şimdi kalkmış Edaya inanmıştı şu aptal yüreği.. Eda'dan nefret etmesinin nedeni şüphesiz ki aşığının canını yakmak için onu kullanmasıydı. 'Nikah tarihleri bile aynı günmüş be..' Bir de Elanın 'onu hala seviyor musun?' sorusu vardı. Hayır dememişti Eda. Demek hala eski sevgilisini seviyordu. "Nasıl midesiz bir kadın ki sevdiği adama nispet olsun diye sevmediği bir adamla evlenip yatağına girecekti." Oradan ayrılmadan önce Elanın 'Peki şimdi ne olacak evlenmekten vaz mı geçeceksin?' diye sorduğunu duyduysa da cevabını beklemeden hayal kırıklığıyla orayı terk etti. Aşığına acı çektirmek için kendisine ihtiyacı vardı. Edanın böyle bir fırsatı kaçırmayıp kendisiyle evleneceğinden adı gibi emindi Kerem. Kerem duyduklarından sonra kadınlardan tekrar soğudu. Ona göre kadınlar; pahalı peynir kokusunu alan fare gibiydi.. Bir de az kalsın, Söyledikleri yüzünden Edadan özür dileyecekti. "Lanet olsun hepinize" diye tıslayarak otelin bahçesine indi. Sinirden aşağı yukarı yürüyerek ne yapması gerektiğini düşünüyordu. Bir an önce buradan gitmeliydi, o iki yüzlü kızı bir daha görmemeliydi. Hemen arabasına doğru yürüdü ama binemedi. Onu durduran yüreğinin yangını, kırılan umutlarıydı. Eda onun yüreğini tekrar yakmıştı. "Bunu ona ödetmeliyim" dedi. Eda onu nasıl salak yerine koyduysa Keremde onu salak yerine koyacaktı. Ondan; Umutlarını, Hayallerini, Anneliğini çalacaktı... Şimdi Taş kalpli Yavuz Arslanlı olma zamanıydı...
YABANCI by oz_yildirim
oz_yildirim
  • WpView
    Reads 133,550,464
  • WpVote
    Votes 2,702,331
  • WpPart
    Parts 71
O insanın tenini ürpertecek kadar güzel. Tenine işleyen karanlığa rağmen. O ölümcül derecede soğukkanlı. Çimen yeşili gözlerinin derinliklerinde, karanlık bir kuyuya attığı acı dolu bir geçmişi var. Onun bir kalbi yok. O bir kimsesiz. O bir yabancı. O bir katil. O... Ediz Çağıran. Ve pençesine aldığı kurbanına aşık olmak üzere.
Kara Günler Mevsimi (Tamamlandı) by sevimtesse
sevimtesse
  • WpView
    Reads 312,361
  • WpVote
    Votes 26,008
  • WpPart
    Parts 99
En karalık anımı aydınlatan o iken, nasıl karanlığım oldu bilmiyorum. Çok sevdim ben Yiğit'i çocuk kalbimle. Hem de her şeyi uğruna feda edecek kadar çok. Kapkaranlık bir kış akşamı, yer yüzüne düşen her kar tanesi onu kalbime getirmişti haberim bile olmadan. Uğraştığım iğrençliklerin içinde, tertemiz bir nefes sanıp içime onu her çekişim de aslında ölüm fermanımı yazdığımı bile bile kabullendim Yiğit'i. İlk defa aşık olmuştum ve korksam da yaşamak istedim bu aşkı, yaşadım da. Hayatımın zul günlerinden önceki en mutlu olduğum zamanlarımın tek efendisiydi o. Ölüm girmeseydi aramıza belki ömrümün de tek efendisi olurdu, tıpkı benim de onun ömrü olacağım gibi... *** Gümüş; ömrüm, varlığım, her şeyim. O çocuk gözlerinde var olan aşk 'Yiğit Mirza' diye her bağırışında kanım damarlarıma dar gelirdi. Yokluğumun, çocukluğumun en değerlisi oydu. Bilirim onun da en değerlisi ben. Onu ilk gördüğüm an, gözümden akan bir damla yaşın hakkını çok iyi vermişti hayat. Önce bir umutla bize verdiği aşkı, sonra söke söke elimizden aldı. Çocuk olmayı birbirimizin ellerinde öğrendik oysa. Sonra genç olduk dudaklarımızda süt değil, içki kokusu varken. Şimdi ise benim beynimde her an ölümü tetikleyecek olan hayaller, kırık kalbim de sancılar var. Gümüşümün teninde ise lanetlenmiş insanların izi. Hayat, lanetli geçmişi olan biri olarak yeniden verse bana deli fırtınamı, gümüş gözlü küçük kadınımı. Bu kez saklarım onu, o kara günler mevsiminden, hiç kışı bildirmem her dem yaz olurdu hayatımız...
NAR BÜLBÜLÜ (DÜZENLENİYOR) by KadifeKelimeler
KadifeKelimeler
  • WpView
    Reads 333,156
  • WpVote
    Votes 1,992
  • WpPart
    Parts 8
"Sana neden Nar Bülbülü dediğimi biliyor musun? Çünkü en az onların ki kadar büyük bir yüreğin, onların ki kadar büyük bir cesaretin var. Sende onlar gibisin, yuvanı ölümüne savunuyorsun. Ama... Ama yorulacaksın Narin. Kanatlarında taşıyamayacağın yükler var. Dayanamayacağını biliyorum. Bir, Nar Bülbülü olsan bile..." Narin Özkan, geçmişi ardında bıraktığına inanarak, kendine ve oğluna yeni bir hayat kurduğunda hesaba katmadığı tek şey acı dolu bir haberdi. Umutları ve hayalleri bir kez daha yıkıldığında kaderin onun için çizdikleri henüz bitmemişti. 5 yıl önce ardında bıraktığı adamla yolları bir kez daha kesişmek zorundaydı ve bu hiç kolay olmayacaktı. Hiçbir şey bıraktığı gibi değildi. Sevgi ve tutkuyla bakan o kahve gözler ona artık kin ve nefretle bakıyor, adamın bir zamanlar seni seviyorum diyen dudakları bu kez ona bir hiç olduğunu haykırıyordu... Beş yılda neler değişebilirdi? Gerçekten seven bir kalp unutabilir miydi? İntikam hırsıyla yanan bir insan aşkı hiçe sayarak nefret edebilir miydi? Kırılan bir güven yeniden onarılabilir, bir kadın oğlu için her şeyi sineye çekebilir miydi? Sevdiklerini korumak adına ne kadar susabilir, tehlikeyi ne kadar göğüsleyebilirdi? En zoru da, bir kez daha bırakıp gidebilir miydi? "Ben... Ben bir Nar Bülbülü olamam. Unuttun mu? Korkağın tekiyim ben. Korkularım yüzünden hayatımın beş yılını acılar içinde geçirdim. Gururum yüzünden gelemedim sana, dinle diyemedim. Ben bir Nar Bülbülü değilim. Olsa olsa kanadı kırık bir serçe olur benden. Bir Nar Bülbülü değil..." *** Hikayelerim isim haklarıyla birlikte noterde adıma kayıtlıdır. Çalıntı ya da izinsiz kullanmak durumunda yasal işlem başlatılacaktır.
NADİDE (TAMAMLANDI) by Mavili_Yazarr41
Mavili_Yazarr41
  • WpView
    Reads 4,973,395
  • WpVote
    Votes 195,327
  • WpPart
    Parts 55
"KÜFÜR VE YETİŞKİN UNSUR İÇERİR!" 'KİTABIMDA KÜFÜR ETMEYİN!' Nadide ŞAN. Seyyid Ali YILMAZ. Bir silah, bir kaza, bir ölüm, bir intikam ve tutkulu bir sevda... *** Seyyid Ali, "Birincisi sana dokunmayacağım ve asla benim kadınım olmayacaksın!" Bunu demesiyle Nadide gözle görülür bir vaziyette rahatlamıştı. "İkincisi asla anamın sözünden çıkmayacak ve ona karşı gelmeyeceksin. Her ne derse yapacaksın." dedi Seyyid Ali. "Üçüncü ve sonuncu ise," dedi ve kıza yaklaştı. Kızın buram buram yasemin kokusu burun deliklerine dolmaya başlamıştı. Nefesini tutup, "Aileni unutacaksın!" der demez Nadide'nin kalbi acıyla kasıldı. Böyle bir istek olmazdı, olamazdı. Bu nasıl bir vicdansızlıktı? Mavi gözleri yaşlarla dolmaya başlamıştı. Başını iki yana salladı. "Hayır, böyle bir şeye hakkın yok!" dedi Nadide. Seyyid Ali kızın böyle cesaretle konuşmasına öfkelenmişti. "Senin o it babanın da beni babasız bırakmaya hakkı yoktu ulan!" diye bağırdı. Nadide irkilmiş ve sesli bir şekilde ağlamaya başlamıştı. O tüm bunları hak etmiyordu. "Benim babam... Babam hakkında doğru konuş!" dedi kekeleyerek. Korkuyordu amma söz konusu babası olunca, herşeyi unutuyordu. Sinirden gözü dönen Seyyid Ali ileri atıldı ve kızın omuzlarını tutup, onu sertçe sarstı. "Savunma lan o soysuz iti! Savunma!" demiş ve kızı yere fırlatmıştı. *** "Bu bir sabır ve emek hikayesidir."🌼 90'lar yılında Adıyaman'da geçen, tutkunu olacağınız bir hikaye. Kitapta 'yetişkin unsurlara' yer verilecektir. KURGUM TAMAMEN BANA AİTTİR. HERHANGİ BİR (Ç)ALMA VEYA KOPYALAMA DURUMUNDA GEREĞİ YAPILACAKTIR. Mavili Yazar 💙
Asi Aşık by nurayergen0133
nurayergen0133
  • WpView
    Reads 2,334,692
  • WpVote
    Votes 143,456
  • WpPart
    Parts 1
Bir kar yağar ince ince Komandonun hali nice Bir operasyon var bu gece Vur vur dağcı komando Vur paraşütçü komando (Komando Marşı) **** ATEŞOĞLU aşiretinin varisi,üçüzlerin en çatlağı,lafını esirgemeden konuşan,kimseye eyvallahı olamayan ve en önemlisi kendini Vatanına adamış korkusuz bir asker..Bayrağını seven,milletine saygı duyan,özgürlüğü ve bağımsızlığı uğruna hiç düşünmeden canı verecek mavi bereli.. Mirhan ATEŞOĞLU.. Namı değer koçmar.. Bir diğer adı ise Kartal göz..
BUZ KIRAĞI by bernailm
bernailm
  • WpView
    Reads 4,015,577
  • WpVote
    Votes 234,505
  • WpPart
    Parts 65
Şu an tam olarak neredesiniz? Yirmi numaralı otobüsün üçüncü koltuğunda mı? Evde, okulda ya da iş yerindesiniz. Kısa bir mola verdiniz ve pencere kenarında bir fincan kahve içiyorsunuz. Belki de bir arkadaşınızla buluşmak için yola çıktınız. Ne kadar da sıradan bir gün, değil mi? Her şey son derece normal! Hiç düşündünüz mü ya her şey bir anda altüst olursa? Örneğin buluşmak üzere yola çıktığınız arkadaşınızın sizinle ilgili gizli bir planı varsa! Ya da bindiğiniz o otobüsün en arka koltuğunda, sizi hayatınızın dönüm noktasına götürecek olan kişi oturuyorsa! Siz her şey akışında gidiyor zannederken ya kaderiniz üstünüze yağacak buz kırağı için en uygun şartları hazırlıyorsa... Bütün bunlar bir yana, peki ya hayatınızın altı, üstünden çok daha güzelse! Baran Demiroğlu: Sıradan bir gün yaşadığını zannederken kendini cayır cayır yanan bir evin önünde buldu. Alevlerin arasında canının parçaları vardı ama o hiçbir şey hatırlamıyordu. Üstelik önünde de bir benzin bidonu vardı. Hayatı bir anda altüst oldu... Bahar Saygın: İstanbul'un en başarılı adli psikiyatrının kliniğinde staja başladığında her şey son derece normaldi. Ama bir gün kliniğe ailesini diri diri yakmakla suçlanan bir hasta getirildi. Hayatı bir anda altüst oldu... & "Ruhuna ben bulaştım. Artık kurtulamazsın..." Yayınlanma tarihi 10 Nisan 2019
VÂYE by suveyda
suveyda
  • WpView
    Reads 3,478,958
  • WpVote
    Votes 211,075
  • WpPart
    Parts 69
Vâye: Nasip, kısmet. ••••• Ben Defne. 25 yaşında bir Psikoloji mezunuyum. Liseden sonra 1 sene üniversiteye hazırlandığım ve üniversitede de 1 sene alttan derslerimi veremediğim için bu yaşımda KPSS'ye hazırlanıyordum. Babam Ankaralı olduğu için ve babamın işlerinden dolayı Ankara'da oturuyorduk ama ben hem sınava daha iyi hazırlanacağımı düşündüğümden hem de biraz dinlenmek istediğimden dolayı anneannemin yanına Ordu'ya, küçük köyümüze gelmiştim. Dedem vefat ettiğinden beri kuzenim Ayça anneannemle birlikte burada yaşıyordu. Ayça liseden sonra üniversiteye gitmemişti ve evde nakış yapıp internet üzerinden satıyordu, oldukça tanınıyordu. Köyümüzde uzun süredir tek yaşayan yaşlı bir teyze vardı. Emine Teyze çocuklarından hiç hayır görememişti ve öldükten sonra evinin askeriyeye bağışlanması için bir vasiyet bırakmıştı. Emine Teyze birkaç ay önce vefat etmişti ve ev de askeriyeye bağışlanmıştı. Emine Teyze'nin vefatından bir süre sonra o eski ev restore edilmişti. Bugün de askeri bir manga köye, eğitime geliyordu. Muhtarın söylediğine göre bu manga teğmenlerden ve onları eğitecek bir üsteğmenden oluşuyordu. ••••• Final: 27.10.2020 🌸