Final Olan Kaliteli Kurgular 2
26 stories
AYKIRI KIYILAR by izgocean
izgocean
  • WpView
    Reads 1,520,716
  • WpVote
    Votes 95,948
  • WpPart
    Parts 27
En fazla ne kadar ileri gidebilirsin ki? İstediğin şeyi almak konusunda... belki de, en çok bunun için; neleri göze alabilirsin? Hayat bu; seçimlerinin ne kadar aykırı olduğunun önemi yok. Bir gün, kendini hiç anlaşamadığın bir adamla anlaşma yaparken bile bulabilirsin... dedik ya, hayat bu ve kimin aykırı olduğunu düşünmek için vaktin de yok. En azından, Tamay için her şey böyle. Birbirlerini beklenmedik bir evliliğin içinde bulan ikili, belirli bir süre geçtikten sonra boşanmak konusunda anlaşırlar. Yine de, her şey planlandığı gibi gitmez; aralarındaki ilişki beklenmedik bir şekilde değişmeye başlar.
Gözyaşı Kadehleri by dusklavande
dusklavande
  • WpView
    Reads 2,032,980
  • WpVote
    Votes 128,866
  • WpPart
    Parts 50
*Yetişkin içerik barındırır. *Nefretten aşka/anlaşmalı evlilik kurgusu --- "Kimi öptüğünün farkında bile değilsin," dedim üzerime tüm ağırlığıyla kapanan bedenini omuzlarından hafifçe iterek. Yüzlerimiz arasında bir nefeslik mesafeden fazlası yoktu. Aldığı her nefes benden doğuyor, aldığım her nefes ondan kopuyordu. Az önce dudaklarıma dokunan dudaklarını diliyle ıslattı ve ardından göğsü şişerek göğsüme yaslandı. Altında ezilmeye, o isteyerek üstümden kalkmadıkça son veremeyeceğimi biliyordum. Yatakla arasında kalan bedenimi kıvrandırıp yormak yerine onu ikna etmek için dudaklarımı araladım. "Sarhoşsun, farkında bile olmadan beni öptüğün için pişman olduğunu haykırdığın bir sabaha uyanmak istemiyorum." "Kim olduğunun farkında olmadığımı mı sanıyorsun?" diye sorarken sarhoşluğunun izlerini taşıyan sıcak nefesi yüzümü okşadı. "Karımı öptüğümün farkında olmadığımı mı sanıyorsun?" İrkilerek gözlerimi kırptım birkaç kez. Etrafta birilerinin olup olmadığını görmek için delice odaya bakındım. Kimse yoktu. Cevahir Avcıoğlu'nun beni 'karısı' olarak benliğine katmasına sebep olacağı oyunumuzun seyircilerinden hiçbiri burada değildi. Dudaklarını biraz önceki hafif baskıdan çok daha yoğun bir biçimde yeniden dudaklarıma bastırdığında zihnim binlerce soruya aynı anda yanıt aramaya başladı. Bizim dünyamızda her şey sahteydi. Her şey oyundu. Seyirciler gittiğinde perde kapanır, oyuncular birbirlerinin yanından hızla kaybolurdu. Ama şimdi ilk kez, hatta belki de son kez seyircisiz oynuyordu oyununu. Avcıoğlu'nun kurallarına kendisinden başka kimse karşı çıkamazdı. Bizim için yıkımı getirecek olan da, işte bu nedenle, bizzat kendisi olacaktı. --- '260224
Ay Işığı ve Mavi by visnelikapkekk
visnelikapkekk
  • WpView
    Reads 292,127
  • WpVote
    Votes 45,882
  • WpPart
    Parts 29
"Başarı bir yolculuktur. Bir varış noktası değil." Bu cümleyi duyduğum anı hatırlıyorum. Kucağıma bir deste büyülü sözcük bırakılmış gibi hissetmiştim. İçimde biriktirdiğim tüm yenilgilere başkaldırmak için ihtiyacım olan küçük bir kıvılcım yakalamıştım. O kıvılcım büyüdükçe büyümüş, yüreğimde harlı bir umut ateşi yakmıştı. Başarı bir yolculuktu, ben de o yolu yürüyecek azme ve inanca sahiptim.
Etkili Anlaşma by sezgisalman
sezgisalman
  • WpView
    Reads 195,164
  • WpVote
    Votes 17,607
  • WpPart
    Parts 36
Seçil'in son zamanlarda ihtiyacı olan çok şey vardı. Ama ihtiyacı olan şeyleri halledebilmesi için asıl tek bir şeye ihtiyacı vardı: Cesaret. Onu ise nasıl edinebileceğini bilmiyordu. Tabii yardım ayağına gelene kadar. Aris ise hayatından gayet memnundu. En azından memnun olduğunu düşünüyordu. Ta ki insan kaynakları ona içeride tamı tamına 186 gün izni olduğunu hatırlatana kadar. İşte o zaman hayatında bir şeylerin yanlış olduğunu sezmişti. Fakat bu gerçek de onu harekete geçirmeye yetmezken, başka bir dert ayağına dolanınca mecburen harekete geçmek zorunda kalmıştı. Seçil'in hoşlandığı adama, yani Ersin'e giden yolu; çalıştığı şirketin genel müdürünün, yani Aris'in, yani kendisine kıl kapan adamın odasından geçiyordu. Eğer becerebilirse Aris'ten öğrenecek çoook şeyi vardı. Fakat asıl ilginç gerçekse, Aris'in de Seçil'den öğrenmesi gereken çok şeyin olduğu gerçeğiydi! Ve ne yazık ki bu ikili, aralarında bir anlaşma yapmadan pek arkadaş olabilecek gibi değillerdi. Aris mecbur olmasa hayatta Seçil gibi biriyle arkadaşlık edemezdi. Eh, Seçil de kendisini sevmeyeni sevecek değildi. Maaşı o kişiden geliyor olsa bile! Ama belki de bu ikilinin arkadaş olması gerekmiyordu ve bundan daha kendilerinin bile haberleri yoktu...
Feride by zahirmekri
zahirmekri
  • WpView
    Reads 625,063
  • WpVote
    Votes 19,383
  • WpPart
    Parts 13
. Genç kadın kocasının güneşten yanmış omuzlarına değdirdi ellerini, kaşlarını çatarak kendine bakan adamdan çekiniyor ve hatta korkuyordu. Mizacı sertti, mizacı epey sertti. Feride, gerçekten sinirli mi yoksa sakin mi anlayamıyordu bazen. Evliliğin ilk günleri komşuya gideceğim bile diyememişti bu yüzden. Hâlâ daha çekinceleri vardı elbet; kocasının sınırlarını kestiremiyor, nerede duracağını bilemiyordu. "Gülüm," dedi Rıfat, gecenin sessizliği yırtılmasın diye sessizce konuşurken. Habersiz olduğu düşünceleri yıkmak ister gibi dudağının bir kenarı yukarıya kıvrıldı. Haylaz bir gülüş olduğunu sezdi Feride. Ama ne çare, saniyeler içinde yanağı dişlenmiş ve ince bir sızıyla baş başa kalmıştı. Kadınlığında artık hissedemediği el yüzünden morali kaybolmuştu. "Ya Rıfat. Acıdı ama." Küskünce konuşup gözlerini kaçırmıştı kocasından. Ey nazlı yar, diye geçirdi içinden adam. Koynuna beni alacak kadar kadın, küsüp gidecek kadar çocuksun. Elde avuçta nasıl durur nasıl tutulursun.
Kuzeninizi Evlendirme Sanatı (Tamamlandı) by funye49
funye49
  • WpView
    Reads 94,234
  • WpVote
    Votes 8,877
  • WpPart
    Parts 40
Aklı başında bir insan kuzeninin mutluluğu için ne kadar ileri gidebilir? Hazal, işini değiştirip bu evliliğin temellerini bizzat atmak üzere müstakbel damadın şirketinde işe başladığına göre pek de aklı başında sınıfına dahil edilemez herhalde. O kuzeni ve sevdiği adam mutlu olsun diye şirkette türlü türlü pembe yalanlar sıralar ve mutluluk oyunları kurarken, kaderin onun için planladıklarından haberdar olmaya fırsatı olmayacak. İşler karışacak, şartlar değişecek, aynı şirketin içinde patronun ve çalışanının birbirine aşık olması hiç kolay olmayacak; Hazal Aymaz ava giderken avlanacak. * http://open.spotify.com/user/31qkhp7klkplruaqei6whna2pcqu/playlist/5jUJSJdy7FBFoMDfgycNZI ***
AŞKIN DIŞAVURUMU| TAMAMLANDI  by authormishel
authormishel
  • WpView
    Reads 817,500
  • WpVote
    Votes 50,904
  • WpPart
    Parts 37
MAHALLE İnsanın hayatında kimi anlar vardı ki, bir dönüm noktası ya da sıfırdan başlangıcı olabilirdi kişinin. Tek bir durum, tek bir mekan ya da tek bir insan yeterdi. Ve tek bir duygu. Kızgınlık olabilirdi, kırgınlık belki de. Kimi zaman mutluluk seni sıfırdan, yeni bir insan etmeye yeterdi. Fakat en çok aşk, dönüm noktası olabilirdi bir insanın. Nefretle başlamış, bir aşk. "Senin aklınla bir daha kuyuya inersem o kuyuda öleyim inşallah!" tek bir nefeslik kadar susup devam etti sonra. "Bula bula boynunda zincirle gezen sokak köpeğini mi buldun bana?" Tibet durdu. Adımları bir bıçağa rastlamış gibi kesilirken göğsünü yoklayan o kırgınlıkla henüz yeni tanışıyordu. "Tutku! Tutku! Tutku! Ne var? Adımı mı ezberliyorsunuz?!" dediğini işitti. Adının Tutku olduğunu ancak öğrendiği kız ondan gittikçe uzaklaşırken, son bir kulakla, zorlukla duydu sesini. "Bir daha bana boğazında zincirli bir köpeği layık görecek olursan, eve gelmeden önce bir barınağa uğrayıp sana köpek alacağım."
FARKLI ZAMANLARA AİDİZ by cinemaceviri
cinemaceviri
  • WpView
    Reads 589,441
  • WpVote
    Votes 34,626
  • WpPart
    Parts 41
Bedenim tir tir titremeye başlamıştı. Gözlerim dolmuş neredeyse ağlayacaktım. Etrafta yeni yeni fark ettiğim geçmişe ait şeyler vardı. Tabelalar, arabalar, insanların üzerindeki kıyafetler bile... Kaza yaparken duyduğum gibi bir korna sesi duydum, acı bir fren sesi. Bu sefer gerçekten öleceğimi düşündüm. Ta ki belimden tutulup çekilene kadar. Kalbim daha önce hiç deneyimlemediğim kadar hızla atıyordu. O kadar hızlıydı ki göğüs kafesimde bir delik açacağını düşündüm. Avuç içlerimin arasında az önce beni ölmekten kurtaran adamın gömleği vardı. Gözlerim kapalı, başım ise göğsüne yaslıydı. Burnuma dolan sigaraya karışmış çam kokusu beni sakinleştirirken adrenalinin etkilerinin yavaş yavaş bedenimi terk ettiğini fark ettim. İnsanların bağırtılarını duydum. Sanırım az önce beni neredeyse ezmekte olan adama bağırıyorlardı. Göğsüne yaslandığım adamın sesi de onlara karıştı. Başımı kaldırarak ona baktım. Göz göze geldiğimizde zamanın durduğunu hissettim. Hayatını ve gerçeklerini araştırmak için aylarımı harcadığım adamın kollarındaydım. Kenan Mollaoğlu'nun kollarındaydım! * Araştırmacı gazeteci olan Liya Meryem Başer, üzerinde çalıştığı makalesini teslim etmesi için yirmi dört saatten az bir süresi vardı. Ancak aklına oturmayan ufak bir nokta, onu o makaleyi yayınlamaktan alıkoydu. Ofisinden ayrıldığı o fırtınalı gecede bir kaza yaparak geçmişe gittiğinde ise onu bekleyen kaderinden tamamen habersizdi. +18 içerik mevcut
Mucize Aranıyor (Tamamlandı) by DamlanurBuyuksen
DamlanurBuyuksen
  • WpView
    Reads 255,561
  • WpVote
    Votes 34,382
  • WpPart
    Parts 38
Hülya için hayat kusursuz şekilde ilerliyordu. Hayallerindeki nişanlıyı, mükemmel gelinliği bulmuş ve düğünü için istediği mekânı aylar öncesinden belirlemişti. Üstelik katı bir diyetle istediği kiloya düşmüş, düğün günü karnını içine çekerek gezmekten kurtulmuştu. Üç gün sonra evleniyordu, hedefine ulaşmasına çok az kalmıştı yani bu saatten sonra hiç kimsenin gücü onun ilmek ilmek inşa ettiği geleceğini bozmaya yetmezdi değil mi? Ancak bir sabah uyandı, son gelinlik provasına gidip o âşık olduğu gelinliğin içine sığmayı başardı ve mükemmel başlayan günü ideal koca adayını yatakta başka bir kadınla basmasıyla alt üst oldu. Tamam, buraya kadar bildiğimiz, defalarca duyduğumuz hikâye. Peki ya sonra? Zira Hülya pek bu yenilgiyi olgunlukla karşılayıp önüne bakacak tür de bir hanım kızımız değil. Hayatı boyunca yenilgi nedir bilmemiş, planları hep tıkırında işlemiş. Mucizelere inanmaz, sürprizleri, tesadüfleri hiç sevmez. Yani bugüne dek... Bakalım bu defa nasıl toparlanacak? Bir drama kraliçesine mi dönüşecek yoksa yıkılmadım, ayaktayım mı diyecek? Dikkat! Zaman daralıyor ve acilen bu kıza bir mucize gerekiyor...
ATEŞİN KOYNUNDA (KİTAP OLDU) by KadifeKelimeler
KadifeKelimeler
  • WpView
    Reads 1,977,661
  • WpVote
    Votes 116,041
  • WpPart
    Parts 46
Beni iyice tezgâha yaslayarak "Gülden," dediğinde "Bitti," diye tekrar ettim. "Unuttun mu? Aramızdaki her şey bitti?.." "O yüzden mi gözlerime öyle bakıyorsun?" diye sataştı bana. "O yüzden mi beni kıskandırmaya çalışıyorsun? O yüzden mi delirtiyorsun beni? O yüzden mi geceleri hayalimle orgazm oluyorsun?" "Sen..." "Söylesene Gülden, yetiyor mu?" Dudaklarını çenemde hissettiğimde gözlerim sessizce kapandı. "Söylesene," diye fısıldadı. "Söylesene Gülden, yetinebiliyor musun?" *** Alparslan Gündoğdu, karısını ve dört yaşındaki kızını bir yangında kaybetmiş ve yıllar sonra yeni bir başlangıç için her şeyi geride bırakarak İstanbul'a yerleşmişti. Geçmişin kötü hatıralarından kaçmak ve unutmak istiyordu ama kendini ansızın saçları ateşten bir güzele tutulurken bulmuştu. Gülden Seçkin, yemyeşil bakışları ve beyaz tenini çevreleyen kızıl saçlarıyla eşsiz bir güzellikti. Bazen sakar, bazen delidolu biriydi ve kendi sıradan hayatında her şey yolundaydı, ta ki sevgilisi tarafından aldatılana ve hiç ummadığı bir gece Alparslan Gündoğdu'yla karşılaşana dek... Kendini hiç tanımadığı bir adamın kollarına atarken bunun delilik olduğunu biliyordu, yine de o bakışlara karşı koyamayarak ona teslim olmuş ve işte o gece, her şey mahvolmuştu...