soul_nessie
- Прочтений 72
- Голосов 17
- Частей 3
2600'lü yıllar. Şimdiden Avrupa ülkeleri ve Amerika uzayda başka gezegenlerde hayat kurdu bile. Geriye kalan ülkeler de giderek kirlenen şu dünyada birbirlerine düşmüş durumda. Kediler gidince meydan farelere kaldı gibi.
Pakistan'da patlayan atom bombasından bu yana altı yüz yıl geçti. Bu bomba, Asya kıtasında pek çok yeri etkiledi ve kimilerinin genlerinde onulamaz hasarlar bıraktı. Türkiye de bu ülkelerden biri. Ama sadece yarısı. İnsanlar radyasyondan etkilenen bu insanlara Mutasyonikler adını taktı ve onlardan olmamak için araya bir duvar örerek ülkeyi ikiye ayırdı.
Batı Türkiye, insanların yurdu. Başkenti Miresa.
Doğu Türkiye, Mutasyonikler'in yurdu. Başkenti Nilketi.
İki ırkın da birbirine olan nefreti, kini hiç bitmedi. Batı Türkiye ülkesindeki mutasyonikler, Doğu Türkiye ülkesindeki insanlar, en ağır deneylerde kullanıldı. Bir hayvandan bile değersiz oldular kimi zaman.
Mutasyonikler, insanlara benzeme saplantısına kapıldılar. Onların bilimsel projelerini çaldılar. En sonunda, bombadan 183 yıl sonra, hepsi artık insan kılığındaydı. Peki sorun neydi? Kıskançlık, aşağılama? Neden iki taraf da kendini üstün görüyordu?
Bu, bitebilir miydi? Mutasyonikler tamamen insan olabilir miydi ya da insanlar Mutasyonik olabilir miydi? Eğer bir salgın, halkı kırmaya başlarsa ve iki zıt panzehir, devlet liderlerine geçerse sonuç ne olur? İlaç mı hastalık mı?
~
Bir yarı-mutasyonik olan Yağız, Nilketi'nin başka bir bölgesine taşınmıştır. Denek Merkezi'ni bulan Yağız, insan deneklerinden Esin ile karşılaşır. Deneklerden Esin'in en yakın arkadaşı Duru da onlara katılır ve üçü, hayallerini gerçekleştirmek ve sistemin haksız adaletinden kaçmak için bir yolculuğa çıkarlar.
Kapak @GizemliYazar425434 tarafından yapılmıştır.