papatyagliyor adlı kullanıcının Okuma Listesi
2 stories
1. KUYU: SAUD by yirmi2sekar
yirmi2sekar
  • WpView
    Reads 503,097
  • WpVote
    Votes 22,352
  • WpPart
    Parts 55
Cehennemin dipsiz çukurlarında yanarken, günah obruklarına saplanmış bedenler, yanacaktı. Bu kaçınılmaz bir gerçekti ve cehennem de azap görenlerin ıstıraplı sesi bulutların ağlamasına, cennette ki insanlarınsa hüzünlenmesine sebep olacak kadar acı vericiydi. Çıngıraklı yılan sesleri, kötü bir sonu hak etmeyecek temiz hislerin üzerinde ki kader ağlarıyla birlikte olmuştu. İlk günah ve günaha davet eden çan sesleri ilahi gibi kulakları okşarken, cennete giden tüm yollar kapanmıştı. Issız, yalnız, kimsesiz insanların bir arada toplandığı, bağırdıkların da seslerini duyuramayacakları için ellerinden akan kanların yere damlamasını izlemek bile, Tanrı tarafından verilen bir lütuftu. Onlar günahkârlardı, kirli avuçlarına binlerce masumun yakarışları sinmişti ve bunun hesabı ağır olacaktı. Ateşin en harlı yandığı çukur da can çekişen bir adam; ateş rengi gözlerin de cehennemden izler var. Ne iyi, ne kötü. Onun için ne cehennem, ne cennet var. Berzâh âlemin de sıkışmış biri, nereye giderse gitsin geçmişi onun ardından sürüklenecek ve boynuna merhametli şeytan gibi sarılacak. Ve geçmiş, kaçılması imkânsız olan ölümle birlikte gelip, tüm çıkış kapılarına tohumlarını serpti. Şeytanın girdiği yoldan dönme şansı yokken, cehennem de yanmayı bekliyordu; ömrünün son demlerini yaşayan bir kıza âşık olmadan önce. EMİNE DEMİRCİ 2 NİSAN, 2016. ©Tüm hakları saklıdır.
SOKAK NÖBETÇİLERİ by asliaarslan
asliaarslan
  • WpView
    Reads 58,403,003
  • WpVote
    Votes 2,253,225
  • WpPart
    Parts 63
16 Mayıs 2021 güncellemesi: Bölüm yorumlarında fazlasıyla spoiler olabilir, eğer hoşlanmıyor ve keyif alarak okumak istiyorsanız yorumlara bakmayın. Bütün Sokak Nöbetçileri'nin gözleri benim üzerimdeydi, benim gözlerim ise onun turkuaz rengi gözlerinden ayrılmıyordu. Hepimiz yine bir amaç uğruna toplanmıştık. "Sokak çocuklarını her gördüğünüzde saçlarını okşayın," dediğimde gözlerim onun kumral saçlarına kaydı, alnına bir tutam saç düşmüştü ve her zamanki gibi dağınık, özensizdi. "Onları sevin, gülümseyin. Bir gün o çocukların büyüyeceğini ve karşınıza çıkacağını unutmayın." Hafifçe tebessüm ettiğimde canım hiç olmadığı kadar fazla yanıyordu. "Büyüdüm, büyüdün, büyüdük." Ona doğru bir adım attım ve başımı kaldırıp "Keşke hiç büyümeseydik," diye fısıldadım. "Keşke büyümeseydin. Keşke o sokaklara ait kalsaydık." Öfkeli değil, bıkkındı. Ruhsuz değil, tepkisizdi. Yalnız değil, kimsesizdi. "İçimi sokaklara çevirmenin bir yolu var mı?" diye sorduğunda sesinde ilk defa başkaldırı yoktu, vazgeçiş vardı. "Kendimi değil ama seni o sokaklarda yaşatıp gizlemek istiyorum."