Okunmaya Aday Olanlar
16 stories
3391 Kilometre by beyzaalkoc
beyzaalkoc
  • WpView
    Reads 27,584,738
  • WpVote
    Votes 1,485,863
  • WpPart
    Parts 47
''O gün, bana 'Sinemaya gidelim mi?' diye sordu. 3391 kilometre öteden, şehirlerce, denizlerce uzağımdan... Yanımdaki insanlar görmezken beni, o bana imkansız olduğunu bile bile 'Sinemaya gidelim mi?' dedi...'' Aylarca sesini duymadığınız, yüzünü görmediğiniz, dokunmadığınız, kokusunu bilmediğiniz, aynı sokaktan geçme ihtimalinizin dahi olmadığı, asla aynı fotoğrafın içinde bile bulunamayacağınız, sizden kilometrelerce denizlerce adalarca şehirlerce uzakta olan bir insana aşık olur muydunuz? Bunu, kendinize yapar mıydınız? Bu bir mesafe hikayesi! İki insanın, birbirlerini görmeden duymadan aylarca gece gündüz konuştukları ; birbirlerinin en yakını oldukları, ama birbirlerinden en uzakta oldukları, aralarındaki kilometrelere rağmen birbirlerine aşık oldukları bir mesafe hikayesi! Burası bizim gezegenimiz ve burada her şey anını bekler. Burası, bizim 3391 kilometrelik gezegenimiz... - ''Seni görmem için yanımda olmana gerek yok. Ben seni gözlerim kapalıyken de görebiliyorum. Zaten ben seni sadece gözlerim kapalıyken görebiliyorum...''
Demir Yumruk by destina_destina
destina_destina
  • WpView
    Reads 2,441,605
  • WpVote
    Votes 116,579
  • WpPart
    Parts 43
Mizah içinde #1 Her bir yumruk inerken bir başka bedene, onun yüzüne aldığı her bir darbe benim yüreğime inmişcesine acı veriyordu. Normal olan bu muydu yoksa normalden uzak bir hayatın ortasına mı sürükleniyordu kalbim? Kimdi, neydi bu adam? Yumruklar kadar sert bakışları kalbimi dağlarken, galibiyetin sevincini bile taşımayan yüzüne rağmen kalkan eli belirsiz bir zaferin işareti miydi? Maçı kazanmıştı, akabinde merakımı.. Peki bu bendeki çekim farklılığın getirisi miydi yoksa elde etme hırsı mı? ............................ Demir Yumruk kara mizah amaçlayan bir hikayedir. Sizin klişe diye adlandırdığınız senaryoları mizahi bir dille tiye alarak yazılmıştır. O yüzden lütfen yargılamadan önce bunu bilin ve buna göre yorum yapın.
KÜÇÜK YALANCI (DOKUZ YAYINLARI İLE RAFLARDA) by msmarvi
msmarvi
  • WpView
    Reads 15,189,384
  • WpVote
    Votes 172,048
  • WpPart
    Parts 39
Koca sema, diz çöktü gözlerine. Ay bembeyaz parlak tenin yanında soluk kaldı, yıldızlar gökyüzü kadar karanlık olan saçlara meydan okudu. Bulutlar ağladı, yağmur selam verdi kanlı ellere. Kalplere sis çöktü, güller boyun büktü üzerinden çıkmayan kan kokusuna. Ve dinledi toprak sözlerini. "Saçların kadar uzun ve güzel olsun ömrün Küçük Yalancı." Dedi adam, ama kesti kadının saçlarını kendi elleriyle, kıydı sevdiğinin ömrüne. "Hiçbir yere gitmeyeceğim sevgilim..." Dedi kadın, ama tutmadı sözünü, kıydı sevdiğinin aşkına. Sevdiği kadınları bir bir kaybeden acımasız katil, Akın Korel. Sevgiden yoksun kurak bir kalp ve o kalpte açan beyaz bir papatya. Kendi döktüğü göz yaşlarıyla büyüdü, getirdi baharı. Kimse fark etmedi onu. Güllere ulaşılmak isteyenlerce ezildi, yine döktü göz yaşlarını. Adam fark etti solan papatyayı, aldı ellerine. Ama öldü beyaz papatya. Muhteşem bir koku sardı etrafı. Ölü bir çiçek hiç böyle güzel kokar mıydı? Yaşadığını sandı, sevindi adam. Ama bilmiyordu papatyaların ölünce koktuğunu. Öğrendiğinde ise artık çok geçti...
BEN GÜNAH 334 (+18) by korkuyaait
korkuyaait
  • WpView
    Reads 83,039
  • WpVote
    Votes 1,591
  • WpPart
    Parts 11
+18 Cinsel içerik -Olumsuz ve kötü davranış içerir. Gecenin karanlığı ruhuma ilikleniyor bir çırpıda. Ses yok, insanlar yok... Kan ve bıçak var. Haz ve korku var. Ve oldukça insiz kimsesizliğe davetli bir orman kanın kokusuna doyuyor, tıpkı içimde ki ben gibi. İnanılmaz yoğun taze kan kokusu iliklerime kadar işlemiş durumda ve ben aldığım hazzın doruğundayım. Şimdi ise merak ettiğim, bıçağın her darbesinde alacağım o muazzam et kokusu... Yüzü solgun bir ölü gibi, oysa ki göğsünü yaracağım sırada korkudan yüzü kızarmış pembe dili sürekli hareket ediyor, küçük kesiklerinden kan damladıkça çığlıklarıyla beni tahrik ediyordu. Teni kusursuz... Onu soluk beyaz derisinden kurtarıyorum. Bunu gözleri açık ve henüz kanı damlamamışken yaptığım, kendime hakim olamadığım zamanlara göre şanslı. Eserime bakıyorum ve her şey istediğim gibi yerli yerinde. Ellerimden sızan kanla, derisini yüzmediğim kısımları boyuyorum. Benim harflerim... Benim kelimelerim... Kan kokulu bir palyaço çiziyorum dolgun ve morarmış dudaklarına. Beyaz dişlerine gülümseme ne kadar da yakışıyor. Vücudunun geri kalanını önce sıcak ve sonra soğuk suyla yıkıyorum, kan kokusu azalıyor biraz daha kendime gelir gibiyim. Naylona sarıp vakumlamak vaktimi alsa da ince işi seviyorum. Ve yerin toprak tatlı kız! Soğuk ama güvenli! Karanlık bu doğru fakat... Artık özgürsün güzel kız. Kimse üzemez seni, kurtardım seni cehenneminden, benim için Tanrıdan af dile ve yanına geleceğim günü bekle güzel kız. Açtığım yaralar, günahlarının kefaretiydi sadece. Sev beni, ben ölene dek. Kapak yapımı için @dowgraphic grubuna ve kapağımı tasarlayan güzel insan @windcurrent sonsuz teşekkürler
SOKAK NÖBETÇİLERİ by asliaarslan
asliaarslan
  • WpView
    Reads 58,512,980
  • WpVote
    Votes 2,255,457
  • WpPart
    Parts 63
16 Mayıs 2021 güncellemesi: Bölüm yorumlarında fazlasıyla spoiler olabilir, eğer hoşlanmıyor ve keyif alarak okumak istiyorsanız yorumlara bakmayın. Bütün Sokak Nöbetçileri'nin gözleri benim üzerimdeydi, benim gözlerim ise onun turkuaz rengi gözlerinden ayrılmıyordu. Hepimiz yine bir amaç uğruna toplanmıştık. "Sokak çocuklarını her gördüğünüzde saçlarını okşayın," dediğimde gözlerim onun kumral saçlarına kaydı, alnına bir tutam saç düşmüştü ve her zamanki gibi dağınık, özensizdi. "Onları sevin, gülümseyin. Bir gün o çocukların büyüyeceğini ve karşınıza çıkacağını unutmayın." Hafifçe tebessüm ettiğimde canım hiç olmadığı kadar fazla yanıyordu. "Büyüdüm, büyüdün, büyüdük." Ona doğru bir adım attım ve başımı kaldırıp "Keşke hiç büyümeseydik," diye fısıldadım. "Keşke büyümeseydin. Keşke o sokaklara ait kalsaydık." Öfkeli değil, bıkkındı. Ruhsuz değil, tepkisizdi. Yalnız değil, kimsesizdi. "İçimi sokaklara çevirmenin bir yolu var mı?" diye sorduğunda sesinde ilk defa başkaldırı yoktu, vazgeçiş vardı. "Kendimi değil ama seni o sokaklarda yaşatıp gizlemek istiyorum."
TAKINTI by suheda_zsy
suheda_zsy
  • WpView
    Reads 3,826,936
  • WpVote
    Votes 143,090
  • WpPart
    Parts 81
Ona hiç sarılamamıştım mesela. Hiç elini tutamamıştım. Hiç öpememiştim. Hiç koklayamamıştım. Hiç sevdiğimi söyleyememiştim. Hiç dokunamamıştım. Hiç beraber uyuyamamıştık. Hiç saçlarıyla oynayamamıştım. Hiç dizlerine yatamamıştım. Hiç özlediğimi söyleyememiştim. Hiç, hiç bu kadar değersiz hissetmediğimi anlatamamıştım. Bu kadar hiçin arasında, her şeyim olmayı nasıl beceriyordu? Çünkü bir gülüşü yetiyordu bana. Sayılı sayıda görsem de, yetiyordu. Kıvrılan dudakları hiçliğe meydan okuyup, her şey hâlâ benim elimde, diyordu adeta. 'İstersem bütün hiçliği, çivileri ile beraber tabanından söküp, yerine istediklerimi dikebilirim. Hiçi hep, zerreyi zirve yapabilirim. Her şey hâlâ benim elimde.' Umut var, sadece biraz naza çekiyor kendini. Tutarsam bırakmayacağımı, benim onu dibine kadar harcayacağımı ve ortalığın tozunu attıracağımızı biliyor. Hâliyle gelmiyor. Çünkü küçücük bir umut ile bütün dünyayı karşıma alacağımı bilen herkes gibi, o da korkması gerektiğini biliyor.
AVCI by aatalantee
aatalantee
  • WpView
    Reads 9,500,000
  • WpVote
    Votes 199,798
  • WpPart
    Parts 59
Geçmiş ve geleceğin karanlığı arasında, kibrit çöpüyle aydınlanmış bir hikaye Avcı. Sırların, alınacak intikamların ve her şeye rağmen hayat bulmuş bir aşkın yaşandığı, imkansızlıklarla dolu bir hikaye. Haberdar olmadığı kirli geçmişinin bedellerini ödeyen masum kız değil bir tek acı çeken. Geçmişin intikamı için geleceği verdiği sözlerle yakan bir gencin; bu oyunda temizlenmeyi bekleyen ve ölümün istediği ruhların acı çektiği bir hikaye. Kabuslara sığınmış, özlem duyulan huzurun hikayesi. Bu hikaye, her zerresiyle can yakan Avcı'nın hikayesi. Umutların, kırgınlıkların ve vazgeçmişliklerin keskin kıymıkları benliklerinde en derin yaraları açarken, tüm olumsuzluklara rağmen savaşmayı bırakmayanların hikayesi. Ta ki kendi finallerini yazana dek. Kimi ölü kalplerde, kimi ölü bedenlerde... •●• •İlk yayım tarihi 9Ağustos2014• •●•
Duygusal GüÇ..   by serendiperva
serendiperva
  • WpView
    Reads 80,080
  • WpVote
    Votes 10,228
  • WpPart
    Parts 44
SONSUZ KARANLIK! Yada SONSUZ AYDINLIK! Her şeyin kaderi bir kıza bağlıydı. Berika devasa bir güce sahiptir. Gücünün kontrolünü sağlayamamaktadir. Duygu, heyecan, korku ve bazı basınç noktaları ve duygular gücünü tetiklemektedir.. Ailesi ve bir kaç dost dışında kimsenin güçten haberi yoktur. Ama ihanet bazılarının kanına işlemiştir. Düzenli bir hayatı varken, birileri bunun farkına varır. Karanlık güçler boş durmamıştır bu gücün peşine düşmüştür. Büyük kapışma başlamak üzeredir. Peki ya aşk.? En büyük duygu ve en yüce güce sahip değilmidir? SIR/LAR İLE DOLU MACERAYA HAZIRMISINIZ? İlginiz ve Destekleriniz İçin şimdiden TEŞEKKÜR EDERİM ❤
Kaçak Prenses -Ateş- by Azizegkc
Azizegkc
  • WpView
    Reads 11,416,408
  • WpVote
    Votes 710,393
  • WpPart
    Parts 67
Tanıtım bölümüne göz atınız...
VALGUS & ERE ( Karanlığın İnsanları ) by corleonis
corleonis
  • WpView
    Reads 280,151
  • WpVote
    Votes 24,027
  • WpPart
    Parts 46
Bu kitap, gelecekte yaşanabilecek gerçeğe dayalı ihtimaller üzerine araştırılarak kurgulanmıştır. ----------------- Onlar, karanlığa doğdular... Onlar, hissizliğe doğdular... Ve onlar, renksizliğe doğdular... Hissedemeyen insanlar nasıl âşık olurlar? Dokunmanın verdiği heyecanı bilmeden... Peki ya renkleri göremeyenler, güzelliğin ne demek olduğunu nasıl bilirler? Âşık olduğu insanın göz rengini bile bilmezken...