en
14 stories
KUYRUĞU RUHUNA DOLANAN KIZ by vezarbal
vezarbal
  • WpView
    Reads 100,775
  • WpVote
    Votes 2,630
  • WpPart
    Parts 4
Bir akıl hastanesinin bahçesine kendi elleri ile ördüğü salıncağın üzerinde büyüdü. Mevsimler geldi ve geçti, güneş doğdu ve battı, gece yandı ve söndü... Büyüdü ama büyütülmedi. Kız kardeşi uğruna akıl hastanesinin dört duvarına hapsoldu ve üçüncü bir şahsiyet tarafından zulüm gördü. İzbe adımları kanlı avuçları ile onu zifir yangını ela gözlü bir adamın alacakaranlığına devirdiğinde, onu fark etti. Alacakaranlığın içinde yanan gözleri, zifir yangını bir elaydı. Yanan harelerin kudreti, zemherirdi. Ela gözlü adamın sahip olduğu gözler; cehennemin yanan soğuk ateşi kadar buzdu, o buzun yaktığı kadar da yangındı. Yandı, yakıldı ve yaktırıldı. Üçüncü bir şahsın cinayetleri ve gazapları şeytana pabucunu ters giydirerek onları çıkmaz bir labirente hapsettiğinde, o hâlâ ölümün önünde diz çökmüş değildi. O, kız kardeşine canını feda edebilirdi. Onun uğruna her yol mübahtı. Onun uğruna öldürürdü, ölürdü. Onun uğruna ibadet de ederdi, günah da işlerdi. Karam Viran, Karal Delhin'e; o labirentin çıkmazında tosladığında, çocuk yanı çalınmış bir adamın karanlığı karanlığına denk düştü. Kefene girecek bedenleri, Toprağına düşecek yağmurları, Mezarına işlenecek tarihleri, Bir ölümle kaderlerini alınlarına yazmıştı. Karanlığı karanlığına denk düştüğünde, bir kader aydınlanabilir miydi? Ya da her şey, bir kör kuyudaydı da birbirlerinde gördükleri bir serap mıydı? "Çocuk yanı çalınmış kimseden merhamet bekleyemezsin." Q 20 TEMMUZ 2016
NOTANIN ERVAHI (Kitap oldu) by SumeyyeDemirkan
SumeyyeDemirkan
  • WpView
    Reads 6,676,027
  • WpVote
    Votes 504,559
  • WpPart
    Parts 62
''Şeytanın bileklerinde saklıdır belki de insanlığın rehberi zira böylesine bir insanlık yalnızca ondan öğrenilmiş kadar kötü olabilirdi.'' Her şeye rağmen yaşamaya devam etti çünkü yaşaması gerekti. İdealleri uğruna, hiçe sayılmış ruhu uğruna ve yıkık dökük bir harabeyi andıran kalbi uğruna. Ellerinden alıp ellere verdikleri hayatını tırnaklarının uçlarıyla kazanmak pahasına yaşamak zorundaydı. Ve yaşadı. Çok acıdı, çok acıttı belki ama bir gün o acı bir başkasına karıştı. İşte bu sefer ikisi birden yanmaya başladı. Farklı notalarda tek bir ritim oldu, çünkü artık kalpleri aynı şarkıyı söylüyordu. Bu onlara aitti ve onlar susana kadar bu şarkı hiç bitmeyecekti.
Rüzgârınla Kal by JayAckles
JayAckles
  • WpView
    Reads 26,505
  • WpVote
    Votes 980
  • WpPart
    Parts 14
Güneş batıyordu. Deniz çekiyordu içerisine büyük ışıltıyı, alizarin rengini alıyordu gök. O rengin içerisindeydi adam; zihni denizin tuzuna hapsolmuş, gölgesi dalgalara iltica ediyordu. Gün oldu, bir rüzgâr doğdu kısır topraklarında. Mucizesi o kadındı, biliyordu. Rüzgâr, yatağına koşan bir nehirmişçesine aktı kadına doğru ve kadının dudaklarına usulca dokundu. Dudaklarına, yanaklarına, saçlarına ve parmaklarına. Şimdi, rüzgârın bulutlarca öteye götürdüğü bir yerdeydi adamın ruhu.
Kar Taneleri by emiineyazicii
emiineyazicii
  • WpView
    Reads 368,284
  • WpVote
    Votes 15,889
  • WpPart
    Parts 40
Küçük ve narin bir kar tanesi düştü yeryüzüne. Kasvetli ve boğucu acılar doğrudan onun tenine nüfuz etti. Acı, sivri ve uzun tırnaklarını çıkararak onu yavaş yavaş öldürmek, canını yakmak istedi. Narin kar tanesi, soyut kollarını etrafına dolayarak ona vurulan darbelerden, ruhuna atılmak istenen izlerden ve bedenini parçalayan reaksiyonlardan korunup kaçmak istedi. Derken, düştüğü yerde mavi bir ışık huzmesi belirdi. Kar tanesi, ebediyete kavuşacağı sırada gelen umuda tutundu. Ve Umut, tüm acıları alaşağı etti. ◇ 05.03.18'de #15
VEZARBAL by vezarbal
vezarbal
  • WpView
    Reads 27,427
  • WpVote
    Votes 1,175
  • WpPart
    Parts 4
Mavi bir kimlik kartının, ten rengine sahip bir kimlik kartına iskambil falı olup karışışını izleyen bir hayalete sahiptim. O hayaletin kimliğini mavi desteden ayırdım. İkinci el bir veziri şahlandıran duvarları zehir sardunyalı kalelere sahiptim. O kalenin duvarlarına ebatsız kareler çizdim. Üzerinde bir kar eldiveninin parmak izleri olan bir viski bardağındaki ucuz dudak izlerine sahipti. Dudak izlerine eteralar damlatıp dudaklarımı uyuşturdum ve adli tıptaki delillerin cinayet süsü oldum. Trendeki her kabine kırık yelkovanlar ve akrepler diken, gözleri bozuk bir şeytana aitti. Kırık yelkovanları ve akrepleri damar yollarına şeytanın vebali ile bir de ben diktim. Gözleri duvardan, kulakları bir gardiyanın koleksiyonundan, dili bıçak kesiklerinden ve kalbi demir parmaklıklardan yüzsüz bir kuklaya sahiptik. Onu bitkisel hayata bağlayıp kalbinin demir parmaklıklarından bir serum elde ettik. Serum, iki ayrı şeytanın kanı ile doldu. Farklı iki kan grubu birbirlerini kabul etmedi. Biri öldü, diğeri bitkisel hayata bağlı kaldı ve bir vebal daha işlendi. Bir vebal işledim. Vebal'in kendisi bendim. Q 22 EKİM 2017
SERZENİŞ (KİTAP) by sumeyyelkoc
sumeyyelkoc
  • WpView
    Reads 15,946,056
  • WpVote
    Votes 193,792
  • WpPart
    Parts 13
Hiçbir günah kefaretini unutmaz. Hiçbir kirli sır gecenin nezaretinde tutuklanamaz. Geleceği ellerinden tek gecede koparılan bir adam, öleceğini bilse dahi sessizliğin kanatlarına sığınmaz. İki karanlık gecenin iki büyük suça gebe kaldığı ve iki yabancı ruhun birbirine körkütük düğümlendiği acı bir hikâyenin içindeyim. O iki yabancı ruhtan biri benim. Ve ben bir zamanlar, yolunda giden bir hayata sahiptim. Bir gün o çıkageldi ve içinde sadece doğruların olduğu dünyamı yanlışlarıyla altüst etti. Gözlerime bir kez bakması bile beni düşürmeye, düştüğüm yerde darmadağın etmeye yetti. Beni tehditlerle örülü bir kafese hapsetti, o kafesin kilidini ve anahtarını elime verdi. Gitmek de, kalmak da senin seçimin dedi. Ama ne kalabildim ne gidebildim. Yalnızca bekledim. Benim de onu düşüreceğim bir gün elbet gelecekti ve ben intikam almayı severdim. O gün geldi. Bir leyl vaktinde, ay gecenin koynunda dalgalanırken, hakikati sırtından vurdu kirli parmakları. Artık bu saçma hikâyemizde bizden başkaları da vardı. Zaman aktı... Kendiliğinden kırıldı hapsolduğum kafesin kapakları. Dışarıya adım attığım an hislerim pervasızca tökezledi. Zira sevdayı puslu gecelerde yüreğime kazıyan adamın ruhu artık içime işlemişti. "Haklıymışsın," dedi beni öldürmek ister gibi. "Senin hikâyenin esas adamı ben değilmişim."
BİR SEPET BAHARAT  by SumeyyeDemirkan
SumeyyeDemirkan
  • WpView
    Reads 2,940,279
  • WpVote
    Votes 268,855
  • WpPart
    Parts 50
Bir gün, Seversem seni Vazgeçme benden Çünkü muhtemeldir ki, Seni bulduğum zaman Gitmiş olacaksın kalbimden.
ÇEVRİMİÇİ  by SumeyyeDemirkan
SumeyyeDemirkan
  • WpView
    Reads 47,279,384
  • WpVote
    Votes 2,803,049
  • WpPart
    Parts 106
Öncelikle şu konuda bir anlaşalım. Normal değilim, o da öyle.
KÜÇÜK YALANCI (DOKUZ YAYINLARI İLE RAFLARDA) by msmarvi
msmarvi
  • WpView
    Reads 15,188,911
  • WpVote
    Votes 172,042
  • WpPart
    Parts 39
Koca sema, diz çöktü gözlerine. Ay bembeyaz parlak tenin yanında soluk kaldı, yıldızlar gökyüzü kadar karanlık olan saçlara meydan okudu. Bulutlar ağladı, yağmur selam verdi kanlı ellere. Kalplere sis çöktü, güller boyun büktü üzerinden çıkmayan kan kokusuna. Ve dinledi toprak sözlerini. "Saçların kadar uzun ve güzel olsun ömrün Küçük Yalancı." Dedi adam, ama kesti kadının saçlarını kendi elleriyle, kıydı sevdiğinin ömrüne. "Hiçbir yere gitmeyeceğim sevgilim..." Dedi kadın, ama tutmadı sözünü, kıydı sevdiğinin aşkına. Sevdiği kadınları bir bir kaybeden acımasız katil, Akın Korel. Sevgiden yoksun kurak bir kalp ve o kalpte açan beyaz bir papatya. Kendi döktüğü göz yaşlarıyla büyüdü, getirdi baharı. Kimse fark etmedi onu. Güllere ulaşılmak isteyenlerce ezildi, yine döktü göz yaşlarını. Adam fark etti solan papatyayı, aldı ellerine. Ama öldü beyaz papatya. Muhteşem bir koku sardı etrafı. Ölü bir çiçek hiç böyle güzel kokar mıydı? Yaşadığını sandı, sevindi adam. Ama bilmiyordu papatyaların ölünce koktuğunu. Öğrendiğinde ise artık çok geçti...
Sessiz by Gizemlikimlik
Gizemlikimlik
  • WpView
    Reads 66,738,196
  • WpVote
    Votes 2,272,449
  • WpPart
    Parts 70
"Bu dünyada neyi en çok istersen o senin imtihanındır."