Semaozcan901 Okuma Listesi
2 stories
GÜN DOĞUMU by zeynrs123
zeynrs123
  • WpView
    Reads 6,842,095
  • WpVote
    Votes 248,649
  • WpPart
    Parts 83
"Birbirimize en yakın olduğumuz an, Gün doğumu." Baran ARSLANOĞLU: Bir şehre sahiplik yapan gözü kara,delikanlı bir adam. Mardin'in en büyük aşiretinin başı, Baran Ağa'sı. Roza KARACAN: İstanbul'da doğup büyümüş azimli,çalışkan bir kadın. İstanbul'un en büyük hastahanesinin güzide kalp cerrahı,doktor Roza'sı. 🍁 Planladıkları bir hayat onları bir araya getiremezdi. Getirse bile onlar istemezdi. Baran evleniyordu. Sevdiği kadın ile mutlu bir yuva kurmaya hazırlanıyordu. Roza doktorluk hayatında yeni bir o kadarda iddialıydı ve büyük kariyer hedefleri vardı. Bir de kendisini canından çok seven sevgilisi. Fakat hayat biz planlar yaparken başımıza gelenlerden ibaretti. Kendi irademiz ile kurduğumuz hiçbir plan kaderimizin önüne geçemezdi. Ve Kader; Onları bir araya getirmeye kararlıydı. Hem de çok kötü şartlar altında. Roza,Baran ile tanışacaktı, ona sevdiği kadının ölüm haberini vermek için. Baran,Roza'nın peşini bırakmayacaktı. Sevdiği kadının ölümüne sebep olduğu için. Fakat yine habersizlerdi. Onlar ölümün pençesinde dolaşırken, kader son kozunu oynayacaktı. Ve yapılan hiçbir plana dahil olmayan,ortaya ateş gibi düşen bir evliliğe kurban gideceklerdi. •Yayımlanma tarihi : 31/08/2018
Zülzine(KİTAP OLDU) by carpediemkitap
carpediemkitap
  • WpView
    Reads 24,362
  • WpVote
    Votes 900
  • WpPart
    Parts 27
"Nereye gidersen git, arar bulur seni! İnsan kaderinden kaçabilir mi?" Ak köpüklü mavi sularıyla Akdeniz'in kıyısında, Sahra Çölü'nün hemen kuzeyinde, kara kıtanın denizle buluştuğu yerde, sarı bir kumaşın üzerine iliştirilmiş bir mücevher gibi parıldayan beyaz bir şehir vardır: Hammamet... Mağrip'in incisi... Yaşamayı seven mutlu insanların şehri... Mavi denizinin rengindeki evleri, kapıları, beyaza boyalı duvarları, pencereleri, balkon kafesleri, bol kedili, dar ve karışık sokakları ile Hammamet... O gün kentin sokaklarında her zamankinden farklı bir telaş göze çarpıyordu. İnsanlar hızla Medina Çarşısı'nı, çevresindeki meydanları, sukları ve sokakları boşaltıyor, evlerine ya da dükkânlarına çekiliyor, kapılarını ve pencerelerini sıkı sıkı kapatıyorlardı. Herkesin dilinde tek bir kelime vardı; fırtına... Koca şehir güneyli bir rüzgâra teslim olmuştu. Sokaklar bomboştu. Kaçabilen herkes bir yerlere saklanmış, fırtınanın dinmesini bekliyordu. Biri hariç...