zhr_wtpd
- Reads 375
- Votes 105
- Parts 18
(Bu hikaye belki bu platformda hak ettiği değeri görmeyecek fakat ben o kadar çok güveniyorum ve seviyorum ki, kimse okumasa bile sonuna kadar yazmaya devam edeceğim. Birkaç yıl sonra hafızamda silikleştiğinde dönüp okumak için.
Fazla mı özgüvenli geldi?
Tamamen arkasındayım.
Gelecekteki kendime. Saygılarımla.)
Beykoz'la Karaköy arası yaklaşık otuz kilometre, arabayla en fazla kırk dakika.
Sahra bu kısa mesafede dünyanın tersine döneceğini tahmin edemezdi.
O gece Boğaz'ı ikiye yaran köprüye sürerken sadece karşıya değil, bildiği; güvendiği her şeyin de ötesine geçti.
Geçmişin hatıralarına kavuşmanın peşindeyken, kapkara bir mürekkep lekesi bulaştı temiz sayfalarına.
Gerçek karadelik ise kendi içindeydi.
Çünkü sorulsaydı, yine o güne dönseydi...
Başka türlü davranmazdı.
Nabzında atan yaşama tutkusuna bir tek bu dipsiz çukurda denk gelebilmişti.
Gecenin zifiri karanlığı çökmüş olsa da, o yine gökyüzüne karışmayı seçerdi.