1hemsire_
"İnsan, abi demesi gereken kişiyi sever miydi?
Ya da daha kötüsü... Kendi hayatının yükü yüzünden, daha gençliğinin baharında onunla evlenebilir miydi?"
Firuze daha on yedi yaşındaydı.
Kendi hayatını mahvettiğini düşündüğü adam ise yirmi yedi yaşındaki Hızır Ali'ydi.
Onların sevdası da evlilikleri de, kaybettikleri bebekleri de boşanmaları da mahallenin dilindeydi.
Ama kimsenin bilmediği bir şey vardı:
Onlar birbirlerini ne kadar kırarlarsa kırsınlar, ne kadar uzaklaşırlarsa uzaklaşsınlar, yolları dönüp dolaşıp yine birbirine çıkardı.
Çünkü onların aşkı bir söz olsaydı,
"Per aspera ad astra." olurdu.
Zorlukların içinden geçip yıldızlara ulaşmak...
Onların sevdası tam da buydu.
Yarım kalan değil, ne olursa olsun birbirine dönen bir aşk.
Çünkü bazı sevdalar biterdi.
Ama onlarınki asla yarım kalmazdı.
Hızır Ali Bektaşi & Firuze Arslan Bektaşi