Öyle işte...
16 stories
BEYAZ LEKE by asliaarslan
asliaarslan
  • WpView
    Reads 38,244,601
  • WpVote
    Votes 2,071,551
  • WpPart
    Parts 39
Yaşıyorduk, işkence çekiyorduk, idam ediliyorduk, köle gibi çalıştırılıyorduk, susuyorduk, çığlık atıyorduk ama hepsinin sonunda sesli ya da sessiz bir savaş veriyorduk çünkü seviyorduk. Şaşırtıcıydı, sevgi bazen bir savaş meydanının ortasında size uğruyordu. O an iki yolum vardı. Ya sevecektim, ya ölecektim. Sevmeyi seçtim. Onu sevmek de ölümü daima nefes gibi ensende hissetmekti. "En büyük savaşların ortasında kurak topraklardan bile bazen çiçek açar, bombalar etki etmez, kökleri sımsıkı tutunur. Bir bakarsın renkler canlanır, güzel kokar her yer. Sen bu çiçeksin diyemem, biz bu çiçeği temsil ediyoruz diyebilirim. Özgürlüğümüze." Bu kitapta geçen kişiler ve kurumlar tamamen hayal ürünü olup her ayrıntısıyla kurgudan ibarettir.
MEDUSANIN ÖLÜ KUMLARI (Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 9,291,601
  • WpVote
    Votes 725,803
  • WpPart
    Parts 72
Elzem Akay'ın sıradan ama güzel bir hayatı vardı. En iyi okullarda okumuş, en güzel oyuncaklara ve kıyafetlere sahip olmuştu. En değerli mücevherler daima onun boynunu süslemiştir. Lüks içinde yaşarken hayatta istediği her şeye kolayca sahip olmuştu. Üzerine titreyen iki abisi, onu hep güldüren kız kardeşi, iyi bir yengesi ve onu sürekli çıldırtan bir hizmetçisi varken hayat ona karşı fazlasıyla cömertti. Tüm bunları ne bozabilirdi ki? Bir gece korkunç bir ritüele kurban edildiğinde gözlerini bambaşka bir dünyada açar. Orta Çağın hiyerarşisinin içinde kalmışken eve dönmek hiç kolay değildi. Kendi dünyasında bir öğretmenken Ölümsüzlerin akademisinde bir hizmetçi olunca, sınıf farkının acımasız gerçekleriyle yüzleşir. Burası onun dünyası değildi, burası barbarların hüküm sürdüğü Araftı ve o, hayatta kalmak istiyorsa lüks alışkanlıklarından ödün vermeyi öğrenmeliydi. *** "Medeniyet yoksunu, vahşi barbar!" diye ona sesimi yükselttiğimde çatılan kaşları umurumda bile değildi. Tüm gün kuyudan su çeken o değildi. "Şu sivri dilin bir gün başına bela olacak." Sert bakışlarla beni uyardıktan sonra merdiveni işaret etti. "Kahyadan fırça yemek istemiyorsan işinin başına dön." "O kadın bir cadı." Ondan bahsederken bile tiksintiyle yüzümü buruşturdum. "Bence benden nefret ediyor." "Hayret." Kaşları alayla yukarı kalktı. "Oysaki çok sevilesi bir kadınsın." İğneleyici sesiyle ters ters ona baktım. "Sizde öyle Savcı Bey," dedim oyunbaz bir ifadeyle. "Sizi görenlerin yüzünde güller açıyor." "Bunu inanarak söylemiyorsun." "Tabii ki inanarak söylemiyorum." Gülerek bana ikinci kez merdiveni işaret etti. "İşinin başına dön aksi taktirde yarın seni sınıfıma almam. Bir hizmetçiye ders verdiğim için yeterince sorun yaşıyorum." Bu vahşiler kendi dünyamda ne kadar zengin ve asil olduğumu anlamak istemiyordu.
YARALASAR(Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 17,467,362
  • WpVote
    Votes 697,214
  • WpPart
    Parts 56
"Soyun!" "Ne?" Yaşlı adam oturduğu masada kaşlarını çatmıştı ki yanındaki kadın tebessüm ederek bana döndü. "Sadece hırkanı çıkar ve bize sol kolunu göster." Tedirginlik içinde onlara baktığımda uzun bir masada oturan toplam on kişi görmüştüm. Ben kapıya yakın bir yerde duruyordum ve yanımda benimle aynı yaşta olan altı çocuk daha vardı. Sağımdaki kızın sol kolundaki yarasa damgasını gördüğümde sertçe yutkundum. Aynı damgadan benimde kolumda vardı. "Neyi bekliyorsun?" Bu soğuk ses yaşlı adamın sağ tarafında oturan kişiden gelmişti. Başını önündeki dosyadan hiç kaldırmadığı için yüzünü iyi göremiyorum. Hırkamı çıkardığımda benimle aynı hizada duran çocuklar koluma baktı. "Sende Yarasalardan birisin." Yaşlı adamın sesi huzursuz çıkmıştı. "Nasıl damgalandığını hatırlıyor musun?" Yine o adam konuşmuştu ve hâlâ başı önündeki dosyadaydı. İyi hatırlıyordum. "Hayır." Onlara güvenmiyorum. Cevabım ile kalem tutan eli hareketsiz kalmış fakat başını kaldırmamıştı. "Artık bizi neden buraya getirdiğinizi açıklayacak mısınız?" Yanımdaki çocuklardan biri konuşmuştu. Yaşlı adam sıkıntıyla bir nefes alarak bizlere baktı. "Aslında hepiniz aynı çocuk yurdunda bir zamanlar kaldınız. Peşinde olduğumuz biri var ve o yurttaki otuz çocuğu damgaladı. Şimdi yeniden ortaya çıktı ve Yarasaları bulup hepsini öldürüyor." Sanırım Yarasalar biz oluyorduk. "Bizimle işbirliği yapmak zorundasınız, tabii yaşamak istiyorsanız?" Masadakilere döndü. "Herkes kendi eğiteceği çocuğu seçsin. Unutmayın seçeceğiniz çaylaktan siz sorumlusunuz." Burada neler olduğunu anlamıyorum. Masadakiler bizi incelerken o başını hiç kaldırmayan adamın sesini duydum. "Gözlüklü kızı ben eğiteceğim." Burada gözlük takan sadece bendim.
SOKAK NÖBETÇİLERİ by asliaarslan
asliaarslan
  • WpView
    Reads 58,495,140
  • WpVote
    Votes 2,255,035
  • WpPart
    Parts 63
16 Mayıs 2021 güncellemesi: Bölüm yorumlarında fazlasıyla spoiler olabilir, eğer hoşlanmıyor ve keyif alarak okumak istiyorsanız yorumlara bakmayın. Bütün Sokak Nöbetçileri'nin gözleri benim üzerimdeydi, benim gözlerim ise onun turkuaz rengi gözlerinden ayrılmıyordu. Hepimiz yine bir amaç uğruna toplanmıştık. "Sokak çocuklarını her gördüğünüzde saçlarını okşayın," dediğimde gözlerim onun kumral saçlarına kaydı, alnına bir tutam saç düşmüştü ve her zamanki gibi dağınık, özensizdi. "Onları sevin, gülümseyin. Bir gün o çocukların büyüyeceğini ve karşınıza çıkacağını unutmayın." Hafifçe tebessüm ettiğimde canım hiç olmadığı kadar fazla yanıyordu. "Büyüdüm, büyüdün, büyüdük." Ona doğru bir adım attım ve başımı kaldırıp "Keşke hiç büyümeseydik," diye fısıldadım. "Keşke büyümeseydin. Keşke o sokaklara ait kalsaydık." Öfkeli değil, bıkkındı. Ruhsuz değil, tepkisizdi. Yalnız değil, kimsesizdi. "İçimi sokaklara çevirmenin bir yolu var mı?" diye sorduğunda sesinde ilk defa başkaldırı yoktu, vazgeçiş vardı. "Kendimi değil ama seni o sokaklarda yaşatıp gizlemek istiyorum."
ÖTANAZİ OKULU(Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 7,843,367
  • WpVote
    Votes 193,462
  • WpPart
    Parts 18
Dilsiz bir kızın kalbi tüm kötülükleri kendisine çekiyordu. Hiçbir kalp bu kadar değerli olmamıştır. Yeşil, Ötanazi Okulu'na sürgün edildiğinde o yıllarda henüz bir çocuktu. Öz babasının onu nasıl bir yere mahkûm ettiğini bile bilmiyordu. Ötanazi Okulu, Amerika Birleşik Devletleri'ne bağlı olan Alaska'da açılmış karanlık bir okuldu. Bildiğiniz tüm o okulları unutun çünkü Ötanazi Okulunda öğretmenler ders vermiyordu. Her biri kendi dalında uzman bilimcilerdi ve oradaki amaçları bir okul dolusu öğrencinin üzerinde deneyler yapmaktı. Öğrenciler ise sıradan öğrenciler değildi çünkü her biri idam cezası almış mahkûmlardı. Okul onları satın alarak kendi deneylerinde kullanan karanlık bir girdaptan farklı değildi. Bir kez içine girince çıkmak mümkün değildi. Yeşil tüm o tehlikeli mahkûmların içinde göğsünde değerli bir kalple yaşamak zorundaydı. Herkes onun kalbini isterken kurtların içine atılmış bir kuzudan farklı değildi. Kalbini isteyenlerden biri de öz babasıydı. Babasının onun kalbi için okula tehlikeli bir suikastçı göndermesiyle, belki de tüm ezberler bozulmaya başlamıştı. Avcı'da her zaman bu kadar acımasız değildi. Özellikle ateşten kızıl saçları olan ve bir katile gülümseyen hasta bir kadını tanıyana kadar. Şimdi karar verme sırası ondaydı. Avını öldürmeli mi, yoksa korumalı mı? Sayfalar üzerinde konuştuğu bu dilsiz kadınla tam olarak ne yapmalıydı? "Kadın kandan korkuyordu, adam ise kan kokuyordu. Şimdi sen söyle; böyle bir durumda kadın özleyebilir mi ölüm kokan bir adamı?" dedim. "Kadın aptaldı adam ise kadına kör. Şimdi sen cevap ver; her şeye, herkese ve özellikle küçük bir kadına kör olan bir adam bekleyebilir mi kadın tarafından özlenmeyi?" diyerek bana cevap verdi.
Vurdu ve AŞK! (KİTAP OLDU) by beeyzz
beeyzz
  • WpView
    Reads 15,463,173
  • WpVote
    Votes 660,320
  • WpPart
    Parts 64
Sinan Tümer; başarılı, insanın içini eriten ses tonu ve kusursuz diksiyonu olan bir spor spikeridir. Yurt dışında çalıştığı kanalda Beşiktaş'ına laf ettiği için canlı yayına gelen konuğuna kafa atıp, istifa eder ve Türkiye'ye dönmeye karar verir. Bütün spor camiası şerefli davranışıyla onu bu dünyaya kabul etmeye hazırken; aynı şeyi abisi, yengesi ve yeğeninin bakıcısı başarabilecek miydi? Resmi instagram hesabımız; @vurduveaskwattpad ⚫⚪
TEK TANEM (TAMAMLANDI) by ilaydataspinarr
ilaydataspinarr
  • WpView
    Reads 725,840
  • WpVote
    Votes 57,032
  • WpPart
    Parts 50
Spiritüel --> 2 Bir kız düşünün, aşık bir kız. Çocukluk arkadaşına aşık olmuş bir kız. Kendisi için hayırsız olacak bir insana aşık olmuş bir kız. Bir adam düşünün acı çekmiş. Tüm olumsuzluklara rağmen İslam'a sarılmış. Başkasına aşık olan kıza gönül koymuş. Bir adam daha var ki, kendi köşesine çekilmiş. Kimseye derdini anlatmamış ama aşkıyla kavrulmuş. Aşkına kavuşamamakla kavrulmuş. Aşkını beklerken kavrulmuş. Üç insanın hikayesi bu. Kim mutlu olacak bu hikayede? Kim hayallerine kavuşacak? Kim üzülecek? Haydi bakalım, neler olacak.. * Şiddet, küfür ve olumsuz ögeler içerebilir.
Meçhul  ~HemHâl ~  by ahsenhoca-ah
ahsenhoca-ah
  • WpView
    Reads 235,435
  • WpVote
    Votes 23,116
  • WpPart
    Parts 60
ZAM"AN" ilahi aşk zamanıydı.. Vakit bir gündüz vaktiydi. Gönlümden dökülenler.. * "Bu sen misin gerçekten?" Diye sordum korka korka emin olmak istercesine, "Evet benim" dedi sadece ve kendinden emin bir şekilde kafasını önüne eğerek arkasını döndü. Tam gitmek icin adım atmıştı ki: "Çok şükür Allah'ım" dedim. Onunla ne kadar da çok konuştuğumu hissettim. Kafamı önüme eğerek "Allah daim etsin" dedim ve içeriye geçtim. Aklım zihnim onunla meşguldü. Kafamı başka hiçbir yere veremiyordum. Bu kalbim de neden böyle atıyordu. Yıllar sonra nasıl olmuştu... Zaman nasıl geçmişti. Üzerimde mahcubiyet gezerken, kalbimin dışında atmasına ne ad verilirdi ki? Başlama tarihi: 11.01.18 Bitirme tarihi: 11.05.18 -Spirituel içinde: #99. ^15.01.18 #91. ^03.02.18 #83. ^07.02.18 #42. ^09.02.18 #31. ^13.03.18 #29. ^17.03.18 #26. ^07.04.18 #13. ^13.04.18 # 9. ^22.04.18
Kolejdeki Feraceli (TAMAMLANDI) by irmmklc
irmmklc
  • WpView
    Reads 806,191
  • WpVote
    Votes 60,234
  • WpPart
    Parts 72
Sağ gözünden yanağına doğru süzülen bir damla yaşı boynunda hissetti ve silmeye bile tenezzül etmeden gözyaşının kalbine damlamasına izin verdi.Babasının öfkeli sesi köşeli beyninde yankılanıp durmuştu.Ve üzerine gelen kolej arkadaşları...Belki tüm bu acıları ve dünyanın yorgunluğunu annesi ile unutabilirdi ama,onu bağrına basacak ve omzunda ağlayabileceği bir annesi yoktu ki.Gözünden gelen ikinci yaşı bu sefer elinin tersiyle sildi ve önündeki yüce kitabı açarak gözüne çarpan ayet ile tüm acılarını unuttu.Gözleri mutlulukla parlamıştı.Ve artık her şeyin değişme vakti gelmişti. ''Allah sabredenlerle beraberdir.'' Bakara Suresi,157 ~ İkisi için minik bir kıvılcım gerekiyordu sadece.Onların karşılaşmaları Allah'ın bir taktiri olmalıydı.İkisi de kader ortağıydılar ve mutlu olmak için birbirlerine ihtiyaçları vardı.Üç yıldır imam hatipte okumuş ve tam bir imam hatipli ruhuna sahip bir genç kızın koleje gitmek zorunda kalması ve yıllardır kolejde okumaktan bıkmış bir delikanlı...Onların kesişen eşsiz hayatları ve birbirlerini tamamlayışları...Biri annesini değerlisi,diğeri annesinin ışığı.Değerli bir şeyin parlaması için ışığa ihtiyacı varken,ışığında aydınlatması için değerli bir şeye ihtiyacı vardı.Onların hayatları toz pembe hayatlar değildi,aksine tüm acıyı çekmiş ruhlardı.Gülümseyen yüzlerin ardındaki yaralı ruhlar.O yaraları saracak olan yine birbirleriydi.Değerli bir ışık... ''Mucize,aslında sen gökyüzüsün bense ay.Çünkü senin ihtişamın benim ışığımı söndürmeye yeter.'' KOLEJDEKİ FERACELİ Başlama Tarihi:15.10.2015
Sınıf Tam Mı? by HazalMerveAt
HazalMerveAt
  • WpView
    Reads 2,510,944
  • WpVote
    Votes 154,191
  • WpPart
    Parts 72
Mizah#1 04/03/18 "Tamız hocam." Buğra arka sıradan anırdığında kafamı hızla hırkamdan kaldırdım. "Aaaaa ilk okul günü hatta ilk saati uyunmaz ama." Bartu geçen seneki gibi arkamda oturmuştu. "Sus sıçarım." "Hocam ödev vardı." Gamzenin sesiyle herkesin ona dönmesi bir oldu. "Yaktın beni Gamze." Ata ağlak bir ses tonda konuştu. "Haklısın kızım. Evet açın ödevlerinizi." &&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&& Bir sınıf düşünün ruhen yok. Her sabah okula giden bedenleri ama sıcacık yataklarında kalan akılları. Daha üçüncü aydaydık ama ben bu pis okulun pis tuvaletlerinde ağlıyordum. "Dayanamıyorum artık bu entrikalara, suçlamalara, yalanlara. Gücüm kalmadı." Kızlar tuvaletinin kapısından gelen sesle o tarafa döndük. "Kim benim minik kobramı ağlattı bakiyim. Onun ağzını yırtıp içine sıçarım." Serdar gay gibi içeri koştuğunda içimde tuttuğum şeyle gülmek isterken daha çok ağlamaya başlamıştım. "Ay ben gelince bu daha çok ağlamaya başladı. Kız ne oldu rimelim mi akmış." Beni güldürmek için söylediği şeylere istesemde gülemiyordum. "Yani anlamadım fermuarım da açık kalmamış korkmuş olamaz." Kızların hepsi yüzünü buruştururken benim yüzümdeki gülümsemeyle o da yüzünü buruşturdu. "Yani o kadar şey yaptım eğer bu seni güldürüyorsa +9 fesatsın." Kafasını yazık anlamında sallayarak tuvaletten çıkarken içeri giren kişiye ne ben ne de kızlar tepki veremeyecek kadar şaşkın bakmıştık. "Bunca olan şeyden sonra burda gelip ağlayabiliyorsan ya ben yanlış anlıyorum ya da sen çok iyi rol yapıyorsun." Arkadan gelen sesle hepimiz o tarafa döndük. "Ya da sen hemen burdan siktirip gidiyorsun." Kapak tasarımı için @LizardDesign 'ye çok teşekkürler.