Morsmordra
- Reads 326
- Votes 23
- Parts 17
"Şehir gündüzleri insanlara, geceleri ise canavarlara aitti. Ben ise her ikisinin de gölgesinde unutulmuş tek canlıydım."
Vaelen şehrinde saatler gece yarısını vurduğunda zaman durur. Araf Sisi binaların arasından süzülür, insan bilincini karanlığa hapseder ve şehir gıcırdoyarak biçim değiştirir. 00:00 ile 06:00 arasında sokaklar artık ölümlülere değil; karanlığı silaha, taşı kaleden surlara dönüştüren Gece Mimarları'na aittir.
On sekiz yaşındaki Eira, bu kuralın tek istisnalarıdır. Doğduğu gecenin laneti yüzünden ruhsal frekanstan yoksundur; sis onu fark etmez, büyülü güvenlik ağları onu algılamaz. O, gecenin içinde süzülen tek hayalettir ve tek amacı Gece Mimarları'nın mücevherlerini çalarak bu şehirden kaçmaktır.
Ancak şehrin en genç, en acımasız Mimar'ı Kael'in malikanesine girdiği gece her şey mahvolur.
Kael, kendi klanının ihanetine uğrayıp ölümcül bir yara aldığında, hayatta kalmak için son bir yasak büyüye başvurur: Karşısında dikilen sıradan hırsızın yaşam gücüne kenetlenmek.
Sol bileklerine kazınan sarmaşık biçimindeki ölümcül mühür, onları birbirine bağlar. Eira yaralanırsa Kael acıyı hisseder. Kael ölürse Eira yok olur. Birbirinden 150 metreden fazla uzaklaşamayan bu iki düşman, hem şehrin üzerindeki yıkıcı sırrı çözmek hem de birbiriyle savaşırken ayakta kalmak zorundadır.
Çünkü bazen hayatta kalmanın tek yolu, seni öldürmek isteyen birine kenetlenmektir.