Sevdiklerim
8 stories
DÜNYA'LI by S-Mare
S-Mare
  • WpView
    Reads 342,357
  • WpVote
    Votes 40,704
  • WpPart
    Parts 25
*TAMAMLANDI* *Her ne kadar bağımsız olsa da hikayeyi daha iyi anlamak için önce UZAYLI adlı hikayemi okuyun.* Halam, aynı zamanda bir nevi teyzem, ben ona kısaca Hatey derim, bana hep bir masal anlatırdı. Bir gün yıldız kayarken bir dilek dilemiş. Sonra da biri kapısına eniştemi bırakıp kaçmış. Küçükken derdim ki: "Ne saçma masal bu be!" Ama büyüdüğümde bunun bir masal olmadığını anladım. Ben ki Ela Tekin... Soyadıma bakmayın, hiç de tekin biri değilimdir. Hal böyleyken benden bir şey kaçar mı? Kaçmaz dediğinizi duyar gibiyim. Haklısınız, kaçmadı. Madem bu işler böyle yürüyor diyen ben bir gün bir dilek dilemez miyim? Diledim elbette. Aman babam duymasın da... Gerçi gerçekleşmedi. Son model bir araba dilemiştim, daha bir ehliyetim bile yokken de. Ne bileyim, benim de şansıma bir uzaylı çıkıvereceğini? Aslına bakarsanız, o mu benim şansıma çıktı, yoksa ben mi onun, henüz belli değil ama bana soracak olursanız da, ben onun şansına çıktım. Neticede ben ki yedi düvene nam salmış Elapatra hazretleri... O ise bilmem hangi garip gezegenin tırt kralı... Sadede gelirsek... Ben dünyalıydım. O ise artık Dünya'lı. Hep uzaylılar mı dünyayı ele geçirmeye çalışacak, şimdi dünyalıların sırası. Elapatra, tırt uzaylı krala karşı... Bahisleri yan masadaki, yarı uzaylı kuzenime yatırabilirsiniz?
Girift by Miraclesea
Miraclesea
  • WpView
    Reads 4,099
  • WpVote
    Votes 639
  • WpPart
    Parts 26
Hüzünlü Aşklar Serisi 2 Hayatının üç yıllık bir kısmı silinmişti Defne'nin. Muğla'nın Ortaca'ya bağlı Dalyan beldesinde gözlerini açtığında hafızasından uçup giden anılarının yalnızlığı ile kalakalmıştı. Jandarma ve emniyet de onun hakkında çok bir bilgi bulamamış, herhangi bir suç verisi olmayınca da aslında ipin ucunu bırakmışlardı. Defne her ne kadar zor olsa da bu yeni sayfa hayatına alışmıştı. Güzel bir hayat sürüyordu. Ta ki ünlü senarist ve yönetmen Harun Berceste ile karşılşana kadar... Genç adamın kendisine olan tavrı, dokunuşları, o iğneleyici sözleri onda garip duygular uyandırıyordu. Sanki onu önceden tanıyormuş gibiydi. Bu adam sanki onun kayıp hatıralarından fırlamış gibiydi. Defne'yi korkutuyor ama merakını da uyandırıyordu. Defne farkında olmadan her bir anlarında ona çekiliyordu. Harun'un dünyasını dağıtabileceğinden habersiz bir şekilde...
Bi' Bağ Bozumu by Ezelbldrcn
Ezelbldrcn
  • WpView
    Reads 96,509
  • WpVote
    Votes 10,386
  • WpPart
    Parts 26
Çünkü bağ bozumu zamanı gelmişti ve bağ bozumu biraz da isyanın zamanı değil miydi?
ÇÖLÜN GÖZÜ by Laylatun
Laylatun
  • WpView
    Reads 2,209
  • WpVote
    Votes 158
  • WpPart
    Parts 2
"Dinle. Çok uzaklardan, çağlar öncesinden bir ses seni çağırıyor."
Aşk, Gurur ve Modern Zamanlar  by ursulamajor
ursulamajor
  • WpView
    Reads 77,500
  • WpVote
    Votes 10,375
  • WpPart
    Parts 44
'İleride kızım olduğunda ona asla okutmayacağım yazarlar listesi yapıyorum, dinlemek ister misin?' Nil elinde kahvesiyle mutfak penceresinin pervazına oturmuştu. Bir yandan telefonuyla oynayan Seçil'i izliyor bir yandan bacağını her sinirlendiğinde yaptığı gibi hızlı hızlı sallıyordu. Seçil başını telefonundan kaldırdı, eğlendiğini belli eden bakışlarla arkadaşına baktı. 'Evet, anlat bakalım edebiyat faşisti.' Nil sallanma temposunu arttırdı. Akşam güneşi arkasındaki pencereden süzülüp kumral saçlarını koyu bir altına boyuyordu. 'En başta kesinlikle Jane Austen var, çünkü bu dünyaya hiçbir zaman bir Fitzwilliam Darcy gelmeyecek. Artık erkeklerin kibirleri aslında haklı gerekçelere ya da kendilerini sakınma isteklerine dayanmıyor çünkü. Ya da, asla hata yaptıklarını kabul edip düzeltmeye uğraşmıyorlar. Hayat hatalarını düzeltmek için çok kısa.' Sinirle güldü. 'Ama aynı hayata kaç hata sığdırdıklarını duysan inanamazsın.' Seçil sırıttı. 'Bahsettiğimiz kişinin Özgür olduğunu düşünüyorum.' Nil'in yüzündeki ifadenin kendisini onayladığını görüp devam etti. 'Eh, onun yerinde kim olsa biraz kibirli olur değil mi ama? Herkes ona hayran, insanlar gözünün içine bakıyor, falan. Gerçekten gururlanabileceği bir sürü özelliği varken mütevazi olmasını bekleyemeyiz. Ki aslında, bunu en iyi bilecek olan da sensin. Sanki kırılmış gururun konuşuyor gibi hissediyorum. 'Evet haklısın.' dedi Nil. Sonra alayla burnundan nefes verdi. 'Onun gururunu hoş görebilirdim, eğer benim gururuma dokunmamış olsaydı.'* *Gurur ve Önyargı, Jane Austen
Kapak Modeli 🌙Yarı Texting🌙 (Tamamlandı) by __SAS__
__SAS__
  • WpView
    Reads 4,568,398
  • WpVote
    Votes 325,075
  • WpPart
    Parts 105
Kendi halimde Wattpad'de hikayemi yazıyordum. Ta ki fotoğraflarını kullandığım Amerikalı aktör, 'Ne hakla fotoğraflarımı izinsiz kullanıyorsun??' diye çemkirene kadar... Tüm hakları Alfa Yayın Grubu'na aittir. Başlangıç tarihi: 9 Nisan 2018
Dört Duvar by beeyzz
beeyzz
  • WpView
    Reads 347,610
  • WpVote
    Votes 39,732
  • WpPart
    Parts 29
Vurdu ve Aşk'tan tanıdığımız Çeşmiahu Tümer'in hikayesidir.
SERÇEYİ ÖLDÜRMEK by bosverdilan
bosverdilan
  • WpView
    Reads 9,316,899
  • WpVote
    Votes 539,251
  • WpPart
    Parts 83
Efsun Zorlu; atandığı Urfa'da mecburi hizmetini yapan tıp fakültesinden yeni mezun, çiçeği burnunda bir hekimdir. Daha mesleğinin ilk günlerinde, henüz on sekizine yeni girmiş bir hastanın intihar vakasıyla karşı karşıya kalır. Hastasının vücuduna bırakılan izler onu adım adım kendi geçmişine götürürken, geleceğini aniden tanımadığı insanların dudakları arasında bulur. Asla geçmemiş geçmiş, verilmiş sözler, kurtarılan hayatlar, doğrultulan namlular, yalanlar, fermanlar ve aşk. Devrim gibi bir kadın, Urfa'nın göbeğinde destan gibi bir sevdanın koynunda bulur kendini. Koca düzene baş kaldırıp o düzenin minnet ettiğine yenilmekse ne aklının ne de kalbinin kabulüdür. *** "Ağlarsam ölürüm." derken sesim düz, çoktan kabullendiğim bu gerçeği ilk defa dile getirişime rağmen sakindi. Çoktan. Saatlere dökülürdü ama bana şehirler aştıracak kadar çok gelen o vakit. Vücudumun ağrısı ruhumun sancısının çok altındaydı. Onun gözleri bende olsa da ben boşluğa odaklanmıştım. Üzerimde olan bakışlarının ağırlaştığını hissettim. Fetih bana çok ağır bakıyordu. Sırtıma yüklenen çuvallar biraz daha bel bükmeme sebep oldu. "Neden," dediğinde ne dediğimi çok iyi anlamış da yersiz bir sorgulayışa bürünmüş gibiydi. "serçe misin sen?" Kaşlarım hafifçe havalandı, başımın ağrısı belirginleşti. Uzun süreden sonra ona bakan ben oldum. Söylediği şeyin altındaki anlamı yakalamaya çalışıyordum ama buna çok uzaktım. Bunu anladı ve dudakları kıvrılacak sandım. Halbuki gülümsemeye çok uzaktık. "Serçeler," yüzünü hafifçe yüzüme yaklaştırdı. "Ağlayınca ölürlermiş. Bu yüzden mi bunca zamandır gözlerinin kuruluğu?" Bu konuşmadan sonra onun serçesi olacağımı, hatta olduğumu bilemezdim. Tıpkı bu topraklarda serçeyi öldürmenin kadını ağlatmak olduğunu bilmediğim gibi.