En iyilerim
8 stories
MEDUSANIN ÖLÜ KUMLARI (Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 9,236,500
  • WpVote
    Votes 724,020
  • WpPart
    Parts 72
Elzem Akay'ın sıradan ama güzel bir hayatı vardı. En iyi okullarda okumuş, en güzel oyuncaklara ve kıyafetlere sahip olmuştu. En değerli mücevherler daima onun boynunu süslemiştir. Lüks içinde yaşarken hayatta istediği her şeye kolayca sahip olmuştu. Üzerine titreyen iki abisi, onu hep güldüren kız kardeşi, iyi bir yengesi ve onu sürekli çıldırtan bir hizmetçisi varken hayat ona karşı fazlasıyla cömertti. Tüm bunları ne bozabilirdi ki? Bir gece korkunç bir ritüele kurban edildiğinde gözlerini bambaşka bir dünyada açar. Orta Çağın hiyerarşisinin içinde kalmışken eve dönmek hiç kolay değildi. Kendi dünyasında bir öğretmenken Ölümsüzlerin akademisinde bir hizmetçi olunca, sınıf farkının acımasız gerçekleriyle yüzleşir. Burası onun dünyası değildi, burası barbarların hüküm sürdüğü Araftı ve o, hayatta kalmak istiyorsa lüks alışkanlıklarından ödün vermeyi öğrenmeliydi. *** "Medeniyet yoksunu, vahşi barbar!" diye ona sesimi yükselttiğimde çatılan kaşları umurumda bile değildi. Tüm gün kuyudan su çeken o değildi. "Şu sivri dilin bir gün başına bela olacak." Sert bakışlarla beni uyardıktan sonra merdiveni işaret etti. "Kahyadan fırça yemek istemiyorsan işinin başına dön." "O kadın bir cadı." Ondan bahsederken bile tiksintiyle yüzümü buruşturdum. "Bence benden nefret ediyor." "Hayret." Kaşları alayla yukarı kalktı. "Oysaki çok sevilesi bir kadınsın." İğneleyici sesiyle ters ters ona baktım. "Sizde öyle Savcı Bey," dedim oyunbaz bir ifadeyle. "Sizi görenlerin yüzünde güller açıyor." "Bunu inanarak söylemiyorsun." "Tabii ki inanarak söylemiyorum." Gülerek bana ikinci kez merdiveni işaret etti. "İşinin başına dön aksi taktirde yarın seni sınıfıma almam. Bir hizmetçiye ders verdiğim için yeterince sorun yaşıyorum." Bu vahşiler kendi dünyamda ne kadar zengin ve asil olduğumu anlamak istemiyordu.
YARALASAR(Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 17,408,260
  • WpVote
    Votes 695,696
  • WpPart
    Parts 56
"Soyun!" "Ne?" Yaşlı adam oturduğu masada kaşlarını çatmıştı ki yanındaki kadın tebessüm ederek bana döndü. "Sadece hırkanı çıkar ve bize sol kolunu göster." Tedirginlik içinde onlara baktığımda uzun bir masada oturan toplam on kişi görmüştüm. Ben kapıya yakın bir yerde duruyordum ve yanımda benimle aynı yaşta olan altı çocuk daha vardı. Sağımdaki kızın sol kolundaki yarasa damgasını gördüğümde sertçe yutkundum. Aynı damgadan benimde kolumda vardı. "Neyi bekliyorsun?" Bu soğuk ses yaşlı adamın sağ tarafında oturan kişiden gelmişti. Başını önündeki dosyadan hiç kaldırmadığı için yüzünü iyi göremiyorum. Hırkamı çıkardığımda benimle aynı hizada duran çocuklar koluma baktı. "Sende Yarasalardan birisin." Yaşlı adamın sesi huzursuz çıkmıştı. "Nasıl damgalandığını hatırlıyor musun?" Yine o adam konuşmuştu ve hâlâ başı önündeki dosyadaydı. İyi hatırlıyordum. "Hayır." Onlara güvenmiyorum. Cevabım ile kalem tutan eli hareketsiz kalmış fakat başını kaldırmamıştı. "Artık bizi neden buraya getirdiğinizi açıklayacak mısınız?" Yanımdaki çocuklardan biri konuşmuştu. Yaşlı adam sıkıntıyla bir nefes alarak bizlere baktı. "Aslında hepiniz aynı çocuk yurdunda bir zamanlar kaldınız. Peşinde olduğumuz biri var ve o yurttaki otuz çocuğu damgaladı. Şimdi yeniden ortaya çıktı ve Yarasaları bulup hepsini öldürüyor." Sanırım Yarasalar biz oluyorduk. "Bizimle işbirliği yapmak zorundasınız, tabii yaşamak istiyorsanız?" Masadakilere döndü. "Herkes kendi eğiteceği çocuğu seçsin. Unutmayın seçeceğiniz çaylaktan siz sorumlusunuz." Burada neler olduğunu anlamıyorum. Masadakiler bizi incelerken o başını hiç kaldırmayan adamın sesini duydum. "Gözlüklü kızı ben eğiteceğim." Burada gözlük takan sadece bendim.
ÖTANAZİ OKULU(Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 7,830,312
  • WpVote
    Votes 193,178
  • WpPart
    Parts 18
Dilsiz bir kızın kalbi tüm kötülükleri kendisine çekiyordu. Hiçbir kalp bu kadar değerli olmamıştır. Yeşil, Ötanazi Okulu'na sürgün edildiğinde o yıllarda henüz bir çocuktu. Öz babasının onu nasıl bir yere mahkûm ettiğini bile bilmiyordu. Ötanazi Okulu, Amerika Birleşik Devletleri'ne bağlı olan Alaska'da açılmış karanlık bir okuldu. Bildiğiniz tüm o okulları unutun çünkü Ötanazi Okulunda öğretmenler ders vermiyordu. Her biri kendi dalında uzman bilimcilerdi ve oradaki amaçları bir okul dolusu öğrencinin üzerinde deneyler yapmaktı. Öğrenciler ise sıradan öğrenciler değildi çünkü her biri idam cezası almış mahkûmlardı. Okul onları satın alarak kendi deneylerinde kullanan karanlık bir girdaptan farklı değildi. Bir kez içine girince çıkmak mümkün değildi. Yeşil tüm o tehlikeli mahkûmların içinde göğsünde değerli bir kalple yaşamak zorundaydı. Herkes onun kalbini isterken kurtların içine atılmış bir kuzudan farklı değildi. Kalbini isteyenlerden biri de öz babasıydı. Babasının onun kalbi için okula tehlikeli bir suikastçı göndermesiyle, belki de tüm ezberler bozulmaya başlamıştı. Avcı'da her zaman bu kadar acımasız değildi. Özellikle ateşten kızıl saçları olan ve bir katile gülümseyen hasta bir kadını tanıyana kadar. Şimdi karar verme sırası ondaydı. Avını öldürmeli mi, yoksa korumalı mı? Sayfalar üzerinde konuştuğu bu dilsiz kadınla tam olarak ne yapmalıydı? "Kadın kandan korkuyordu, adam ise kan kokuyordu. Şimdi sen söyle; böyle bir durumda kadın özleyebilir mi ölüm kokan bir adamı?" dedim. "Kadın aptaldı adam ise kadına kör. Şimdi sen cevap ver; her şeye, herkese ve özellikle küçük bir kadına kör olan bir adam bekleyebilir mi kadın tarafından özlenmeyi?" diyerek bana cevap verdi.
+22 more
AĞLA(ma)YACAĞIM by mayrukk
mayrukk
  • WpView
    Reads 240,165
  • WpVote
    Votes 28,095
  • WpPart
    Parts 78
Bu bildiğiniz aşk hikayelerinden değil... Peri masalı mı istiyorsunuz? SİNDRELLA'YI OKUYUN! Bu hikaye size göre değil...
Ballı Kaymak by yazarrkasa
yazarrkasa
  • WpView
    Reads 366,782
  • WpVote
    Votes 27,263
  • WpPart
    Parts 30
" İşine bak yalıçapkını!" diye tısladı Zehra. Bu sefer ağzından kaçmamıştı bu yakıştırma, alenen, bilerek ve üzerine basa basa söylemişti genç adama yakıştırdığı bu sıfatı. Levent ürkütücü bir ağır çekimde bedenini genç kızın olduğu tarafa çevirdi ve bakışlarını gözlerine kilitledi. " Benim işim sensin çalıkuşu." Bakışları da kelimeleri kadar güçlü ve tehditkârdı. Genç kızın tereddüt etmesine fırsat bırakmayacak kadar kararlı görünüyordu. Not : hikayedeki karakterleri daha iyi tanımak isterseniz Kördüğüm Kalpleri okumanızı tavsiye ederim ;)
YAĞMUR'UN SESİ  by yazarrkasa
yazarrkasa
  • WpView
    Reads 1,647,524
  • WpVote
    Votes 113,445
  • WpPart
    Parts 61
Şehadete susamış bir özel harekat polisi; Hamza... Kocasının ördüğü duvarlara hapsolan küçük bir Yağmur damlası... Bir adamı kınalı perçeminden sevip bağrına basmak... Bir kadın için ölmeyi değil! yaşamayı göze almak... Onların hikayesi... İmtihanı... Aşkı... ❤️❤️❤️❤️ KALBİNE GÜNEŞİ ASMAYA GELDİM!
(Yeniden Yayında!) Yusuf yüzlü, Demir yürekli. by seyma_demir
seyma_demir
  • WpView
    Reads 3,204,043
  • WpVote
    Votes 126,636
  • WpPart
    Parts 55
3 Milyon okunmayla şimdi yeniden Wattpad'de. ....... Bu Demir yürekli Yusuf ile ürkek yürekli Erva'nın hikayesi. Demir annesi gittiğinden beri Yusuf yanını kaybetmişti. Öfke ve nefret sanki anne karnında kalbine yerleştirilmiş gibi her yanını kuşatmıştı. Kalbi intikam hırsıyla buz kesmişti. Soğuktu artık Demir. Annesi'nin oğlu değildi. Zaten onu yola getirecek, ona doğruyu gösterek anneyede sahip değildi. Şimdi eceline, annesine gidene kadar, onun rahat uyumasına yardım edecekti. Kararmış kalbi daha fazla ne kadar kararabilirdi? Onu bu hale insanlar getirmişti.... *************** Erva; Hayatı seccade ve kalemlerinin arasında gidip gelen tertemiz bir kır çiçeğiydi. Onun gözleri asla tam açılmaz, dünyayı pembe gözlüklerle görmezdi. (UMUT SERİSİ 1) Her ne kadar farkında olmasa da imtihanların en zorunu yaşıyordu. Sabır dolu kalbi hiç bir sıkıntıya isyan etmiyor, mütevazı başı asla hiddetle dikelmiyordu. Tek sırdaşı kağıtları, kalemleri ve kumaşlarıydı... Edep timsaliydi Erva. Bakan gözler ar eder, bir daha bakmaya yürek isterdi. Ama onun kendini kapattığı bir kafesi, prangalarla susturduğu umutları vardı. Umut zehirli bir yılandı. Sinsice yaklaşıp, en acı yerinden vuracaktı Erva'yı. Ama umudun panzehirini bulacaktı genç kız. O gece başına gelecekleri bilse iner miydi o bahçeye?Kurulur muydu her zaman ki salıncağına? Allah bilirdi... Ama Allah onun kaderini çizmişti, Erva'ya da ancak teslim olmak düşerdi. Yazım tarihi: Eylül 2014
"YENİDEN YAYINDA!" Asi ve Mavi(Umut Serisi-2) by seyma_demir
seyma_demir
  • WpView
    Reads 598,330
  • WpVote
    Votes 36,820
  • WpPart
    Parts 22
4. Baskıya girdi! Günnur suskunluğunu bozan bu adama tahammül edemiyordu. Hiç bir insan, hiç bir erkek onu bu kadar zorlamamış, onun sessiz kişiliğine saldırıda bulunmamıştı. Oğuz... Çapkındı, haylazdı, vurdum duymazdı. En beteri ise inatçıydı. Bu günlerde ise tek istediği bu kızın bakışları, ses tonu, iç dünyasıydı. Günnur içindekilerin dökülmesinden hiç bu kadar korkmamıştı. Oğuz ise hayatında ilk kez gördüğü o mercan mavisi, parlak gözlerin neler sakladığını ölesiye merak ediyordu. Bu gizem çözülecek, bu kız konuşacak, bu adam aşık olacak, bu mavi gözler onun olacaktı.