hira1824 adlı kullanıcının Okuma Listesi
3 stories
ATEŞPARE (+18) by cerennmelek
cerennmelek
  • WpView
    Reads 51,280,924
  • WpVote
    Votes 2,310,981
  • WpPart
    Parts 97
Korkmuyordum, ne karanlıktan, ne gürleyen gök gürültüsünden, ne de bana zarar verebilecek bir insandan. Çünkü ben karanlıktım, ben gürleyen göktüm, ben zarar görmezdim, ben zarar verirdim. Ben bir katildim. Bu bir sıfat değildi, bu benim mesleğimdi. 🔥 Yayınlanma Tarihi: 12.04.2020 Bu kurguda geçen kişi, kurum ve olaylar tamamen hayal ürünüdür. Uyarı: Eğer kurguyu spoi almadan okumak istiyorsanız, yorumları okumamanızı tavsiye ediyorum.
EJDERHA by Elif_dmrll
Elif_dmrll
  • WpView
    Reads 2,453,062
  • WpVote
    Votes 132,796
  • WpPart
    Parts 57
Herkesten farklıydım ve herkes de bunu biliyordu. Bilmekle kalmıyor benden korkuyor, benim yok olmamı istiyor, tiksiniyor ama bana şaşırmaktan da kendilerini alamıyorlardı. Avcılar denen illet bir kuruluş beni ve benim gibi olan 9 kişiyi bulup insanları güvende tutmaya and içmişlerdi. İnsanların koruyucu melekleriydiler. Ama ne Avcılar ne de kalan tüm insanlar aslında çocukluğunu güçlerini kontrol etmeye çalışmakla harcamış masum bir kız çocuğu olduğumu göremiyorlardı. Taki Avcılar beni buluncaya kadar. İşler artık daha kötü olamaz derken hem eğitmenimi, hem de yıllardır sakladığım kimliğimi birden kaybetmiştim. Ama her beyazın içinde bir siyah olduğu gibi, her siyahın içinde de bir beyaz vardı.Nereden bilebilirdim ki Avcı karşıtı güçlü bir grubun var olduğunu ve aslında binlerce kişinin Avcılar'a inanmadığını?Nereden bilebilirdim ki kalan numaraların istikametinin tam olarak bulunduğum yer olacağını? Ve nereden bilebilirdim ki hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığını.
Hey Sen?!  by risequam
risequam
  • WpView
    Reads 201,443
  • WpVote
    Votes 18,254
  • WpPart
    Parts 33
Ben Alara Yücegönül. Bir tane sevgili yapacağım demiştim. Onun bile gidip en karaktersizini bulmuştum. Burnumu çektim. "Ne ağlıyorum ben ya." dedim kendime kızarak. "O onun bunun evladı hiç üzgün değildi. Ben niye salak salak ağlıyorum!" etrafa bakıp kendi kendimi gaza getirdikten sonra eve doğru yürümeye başladım. Beş dakika sonra yeni bir ağlama krizi geçirdiğimde "Aptalım, büyük aptal." diye kendime kızmaya devam ettim. Telefonum çaldığında arka cebimden çıkardım. Ekranda gördüğüm isimle ufak çaplı bir kriz geçirdiğimde ayağımı yanımdaki çöp kutusuna vurdum. Büyük bir sızlama bileğimi sararken olduğum yere çöküp telefonu açtım. " Alara-" "Anne," dedim sinirden artık gülerken. "Sen benim bacaklarımı kır lütfen diyeceğim ama ben biraz önce bileğimi hallettim sanırım. Sen en iyisi beni yatılı okula ver. Ya da dur onu da yapma ben orada daha da kudururum -" Sözümü kestiğinde alt dudağımı ısırıp azarı bekledim. "Neredesin sen bakayım. Aklım çıktı haberin var mı senin? Hem ne abuk subuk konuşuyorsun?" "Anne eve gelecek gibi değilim. Ayağım çok kötü. Babam beni almaya Mehmet amcanın marketinin önüne gelirse gelebilirim. Ha diyorsan Allah 'ın cezası, ailenin yüz karası ne halt yersen ye-" telefondan gelen dıt dıt sesiyle kapatmış olduğunu anlayarak telefonu yanıma bıraktım. Bu ne halt yersen ye Alara demek değildi, değil mi?