The bests
13 dzieł
BUZ YANIĞI autorstwa EsranurOzer
EsranurOzer
  • WpView
    Odsłon 2,877,712
  • WpVote
    Głosy 140,117
  • WpPart
    Części 83
"SENİN DERDİN NE?" diyerek bağırdım karşımda beni sinir eden adama, ağlamamak için kendimle mücadele veriyordum. Ama nafile bir mücadele olmuştu. Çünkü, gözyaşlarım yine bana ihanet ederek, yanaklarımdan aşağıya süzülüyordu. Arkası dönük olan Melih, bir hışımla bana döndü ve "Ne dedin tekrarlasana" dedi. Sağ dudağı yukarıya doğru kıvrılmış, ela gözlerinde küçümseyici bir bakış vardı. "Senin derdin ne?dedim." dişlerimin arasından. aslında avaz avaz bağırmak istiyordum, ama sadece sinirden dişlerimi sıkmakla yetinmek zorunda kaldım. " Ben senin kölen değilim... Bana emirler yağdırıp durma. " Oldukça öfkeliydim ve ağzımdan çıkanı kulaklarımın duymasını isteyecek hiç değildim. Melih, hızlı adımlarla aramızdaki mesafeyi kapattı. "Ahu, hep unutuyorsun... Ben sana istediğim gibi davranırım." Ela gözleri, en koyu rengini almış tehlikeliyim diye bas bas bağırıyordu. "Davranamazsın" dedim. Cılız ve kısık bir sesle, cevap vermedi. Gözleriyle, gözlerimi işgal etmeye devam etti. Arkasını dönüp çıkışa doğru ilerledi. Nereden geldiğini bilmediğim bir cesaretle; "ASLA SENİN İÇİN GÜLMEYECEĞİM! YÜZÜMDE ASLA SANA AİT BİR GÜLÜMSEME OLMAYACAK!" diyerek haykırdım.Melih, olduğu yerde bir süre durdu. Bir anda bana dönüp, ateş saçan ela gözlerini, kahve gözlerime dikti. "Ben, bencil bir adamım Ahu. Benim için asla gülmeyecek bir kadının... Gözyaşlarını bile istiyorum." Ölüm kokan bir ses tonuyla "GÖZYAŞLARI BİLE SADECE BANA AİT OLSUN İSTİYORUM."
GİRAY autorstwa servestizm
servestizm
  • WpView
    Odsłon 1,942,234
  • WpVote
    Głosy 126,347
  • WpPart
    Części 54
"Saçların uzunmuş.." dedi ama tereddütü epey açıktı adamın. Ama bugün denilenden sonra yanlış anladı kız, adamın bundan rahatsız olduğunu düşündü nedense, daha yeni görüyordu Giray saçının hepsini. Tam olarak olmasa da düğünleri bile olmuşken saçını açmaktan çekinmemesi gerektiğini düşünmüştü, helaldi artık sonuçta... Aynadan onunla göz göze gelince sordu aynı tereddütle, "Keseyim mi yani?" Giray kaşlarını çattı kızın tavrıyla, ilk tanıştıklarında her lafıyla bir kasırga koparacak kadar kesin olan Dilrûba artık her daim kırılgandı.. Artık evli olduklarında, kocası sıfatı taşıdığından mıydı bu tavrı? Bazen düşünüyordu, ona yardım edeyim derken bastırmış, ya da ezmiş miydi hiç? Boyun eğmeye mahkum mu hissettirmişti? Düşündüğüyle kendine olan öfkesini atamadan sordu kıza, "Niye kesecekmişsin?" "Dökülür belki. Aynı odada olacağız ya.." yutkundu, boğazını tazeledi ama sözlerini tazeleyemedi, ne diyecekti ki? Bilemedi Dilrûba.. "Dağılır her yere." Giray rahatsız olurdu belki kendisinden parçaları her yerde görürse.. Onun konuyu açmamasını uzun bir süre aynı odada kalacaklarına yormuştu çünkü.. Gözlerini kızdan ayırmadan yaklaştı Giray. Bakışları onun uzun saçlarını okşasa da eli çekindi, mahrum kaldı bu tatlı zevkten, "Dökülsün.." dedi yumuşakça, Ben toplarım senin ardından.' dedi içinden, 'Bir de saklarım, kimseler göremez, benim mahremim olur..' 'Senin gibi...' Saçlarını tutarak hafifçe tebessüm etti Dilrûba, "Salık gezmem o zaman, fazla dökülmez.." dedi ama saç değildi tam olarak kastettiği. Hayatında bana dair pek bir iz bırakmam, rahatsız, olmazsın diyordu.. Şu akşamdan itibaren herkes biliyordu evli olduklarını... O yüzden sanki iki gün önce değil de şimdi kıyılmış gibiydi nikâhları.. Öyle hissediyordu. "İstediğin gibi gez, nasıl rahat eder, nasıl istersen.."
KÖYGÖÇÜREN autorstwa servestizm
servestizm
  • WpView
    Odsłon 5,644,844
  • WpVote
    Głosy 450,547
  • WpPart
    Części 86
Hasret köyden uzakta bir dere kenarındaki küçücük evinde hem hayatla hem de annesiyle mücadele eden başı dik, dili sivri bir kızdır. Yaşadığı yerin yazı kurak, kışı çorak, baharı biraz rahattır. Ama babası olmadığından evin direği sürekli gıcırdar. Annesinin zoruyla gittiği bir düğünde gözü bir Külhanbeyine çarpar, ama başı diktir, pek yüz vermek istemez. Düğün boyu bakışırlar, tek kelime etmezler. Adam da pek bir hoşuna gitse de Hasret bunca bakışı hayra yormaz, yine de içi kıpraşır. Beyaz gömleğine, yanık tenine, kara kaşına, üstünden ayrılmayan kara gözüne... Sonra nasıl olduysa düğünün gecesinde evine gitmiş, saçılmış dökünmüşken penceresinden bir ses işitir, akşamki adamı daha görmeden tanır. Penceresinin köşesine siner, perdesinin arkasına saklanır. Sesini duyar adamın, sonra sesini duyurur. Onca yıllık Hasret bir toz olur bir duman. Sonrası dere kenarı, dut ağaçları, üzüm bağları.. Geçmişten gelen bir Köygöçüren lafı, Hamza'nın Görgülü belası... ..... Tarihi bir hikayedir.
YABANİ autorstwa sickmundfreud
sickmundfreud
  • WpView
    Odsłon 73,152
  • WpVote
    Głosy 6,094
  • WpPart
    Części 25
1940'lı yıllarda, kasabaya atanan genç bir Belediye Başkanı ile kasabanın ağasının güzeller güzeli kızı arasında geçen bir aşk öyküsü. (...) "Şimdi sen öğrendiğin bütün harflerle bir cümle kurmanı istesem yapabilir misin?" Nevbahar kalemi eline alıp yazmaya başladı. Daha sonra kağıdı Yavuz'a gösterip gülümsedi. Üzerinde seni seviyorum yazıyordu. "Ben de seni seviyorum." dedi Yavuz kıvrılan dudaklarıyla, uzanıp alnına bir öpücük kondurdu. Genç kızdan aldığı ilk ve alabileceği şüphesiz en güzel mesajdı. Yanağını okşayıp yeşil gözlerine sevgiyle baktı. "Lâkin 'y' harfini öğretmedim henüz." Buna binaen oturduğu yerden masada duran çantasına uzandı, içinden işlemeli bir mendil çıkarıp adama uzattı. "Bunu yapabilmek için öğrenmiştim." Mendilin üzerine adamın isminin ilk harfi işlenmişti. (...) Kitapta geçen kurum ve kuruluşlar, yaşanan olaylar ve ismi geçen şahıslar tamamıyla hayal ürünüdür. Yetişkin içerik bulundurmaktadır.
BEYZADE autorstwa sickmundfreud
sickmundfreud
  • WpView
    Odsłon 198,157
  • WpVote
    Głosy 523
  • WpPart
    Części 1
20. yüzyılın ilk yarısında, Büyükada'nın meşhur konaklarının birinde filizlenen gizli saklı bir aşkın hikayesi. (...) "Ne yapıyorsunuz?" "Aşekayı söküyorum." Bakışları eldivenli ellerin söktüğü uzun sarmaşıklara yöneldi. "Fakat çok güzel görünmüyorlar mı?" diye sordu merakla. "Ne zararı var ki?" "Olmaz mı?" dedi adam abartılı bir tavırla. Müteakiben kovası dolunca alıp iki metre ötedeki bir diğer ağacın dibine geçti, Hülya da onu takip etmişti. "Güzelliğe aldanmamak gerek hanımefendi, güzellik yanıltıcıdır." "Doğru." diye onayladı onu genç kız dalgınca. "Aldanmamak gerek." "Bu sarmaşıklar ağaçların gövdelerine usulca dolanır. Pek de güzel dururlar ha. Lâkin bir bakarsınız mendeburlar iliğini kemiğini kurutmuş koskocaman çınarın. Geriye kof bir kabuktan ötesini de bırakmamış, her bir nimeti kendisine almış."
EKE (Tamamlandı) autorstwa bilinmeyen1351
bilinmeyen1351
  • WpView
    Odsłon 381,623
  • WpVote
    Głosy 27,432
  • WpPart
    Części 36
Eke: büyük, olgun, abi, akıllı Düşmanlığın en koyu lekeleriydiler Yiğit ve Güneş. Ailelerinin başlattığı düşmanlığı ileri götürmekten çekinmeyecek kadar nefret ediyorlardı birbirlerinden. Sürekli birbirlerinin ayağını kaydırmaya çalıştılar yılmadan, bıkmadan. Güneş, Yiğit'in nişanlısı Ahu'nun aklını bulandırıp türlü türlü oyunlar oynayıp adamı aldatmasını sağladı. Yiğit'in aldatılma görüntülerini ise adamın doğum gününde, herkesin önünde izletti. Güzel bir doğum günü hediyesi vermişti ona. Bunun altında kalmak istemeyen Yiğit ise intikamını en acı şekilde alacaktı. Güneş'in erken menopoza gireceğini öğrenen Yiğit tüm planını bunun üzerine kurdu. Anne olmak isteyen ve kısıtlı zamanı olan kadının elindeki tek şansını da alıp onu ömür boyu annelik duygusundan mahrum bırakacaktı. Tüm planını bunun üzerine kurmuştu. Planının ilk adımı ise kadını kendine muhtaç etmek olacaktı.
+ 20 więcej
Romanın Kötü Kadını (Tamamlandı) autorstwa bilinmeyen1351
bilinmeyen1351
  • WpView
    Odsłon 235,289
  • WpVote
    Głosy 17,395
  • WpPart
    Części 35
Su, son zamanlarda çok popüler olmuş kitabını severek okumaktaydı. Kitaba karşı büyük hayranlık geliştiren kadın adeta kitapla yatıp kitapla kalkıyordu. Yine heyecanla kitabı okuduğu bir gece uykusu geldiği için uyur ve uyandığında kendini çok başka zamanda, başka bedende bulur. Su, okuduğu kitabın kötü karakteri Maria'nın bedenine hapsolmuştur. Hayatının şokunu yaşayan kadın ne olduğunu anlayamaz. Kitaptan çıkmanın yolunu bulamadan kendi hayatına dönemeyecektir. Tüm bu arayış sürecinde Maria'nın bedeninde misafir olarak kalmak zorundadır. Maria'nın bedeninde bulunmak hiç de kolay olmayacaktı. Çünkü Maria hırsı için her şeyi yapan bir kadındı. Baş karakter Mehmet'i önce sarhoş etmiş, daha sonra da onunla geceyi geçirmiş, o gecenin ardından da hamile kalmış bir kadındı. Maria hem zorla evlendiği kocası hem de çevresi tarafından büyük bir nefretle karşılanmaktaydı ve Su tüm bunlarla baş etmek durumundadır.
PATRON autorstwa kumralpasta
kumralpasta
  • WpView
    Odsłon 616,614
  • WpVote
    Głosy 13,946
  • WpPart
    Części 47
Geçmişi oldukça kötü anılarla dolu olan, sevgiden korkan güçsüz bir Patron. Elit.. Oldukça yakışıklı, başarılı, egoist, olumlu, oldukça sinirli bir Patron. Ediz.. Birbirlerini daha tanımazken bile onları birbirlerine çeken bir şey mutlaka olmalıydı. Peki Elit onca şeyi atlatmasına ramak kalmışken bir daha bu olayları nasıl yaşayacaktı? Ediz sevdiği herşeyi kaybetmişken yeniden bir kişiye bağlanmayı nasıl başarmıştı? Bu onların atarlı, arzu dolu, içten ve acıklı hikayelerindeki tek ortak noktaydı. Geçmişlerindeki acı..