We've updated our Content Guidelines.
Review the latest guidelines to keep sharing stories safely.
gizemliokuycu123 adlı kullanıcının Okuma Listesi
115 stories
Kaderin Gölgesi  by arzu_echo
arzu_echo
  • WpView
    Reads 47,610
  • WpVote
    Votes 2,131
  • WpPart
    Parts 25
Bir gece. Bir kurşun. Ve asla karşılaşmaması gereken hayatlar... Arya, doktor olma hayaliyle yaşayan 21 yaşında bir tıp öğrencisidir. Sıradan bir gecede, karanlık bir sokakta yaralı bir adam bulur. Polisi aramak ister... ama adam izin vermez. O andan sonra hiçbir şey eskisi gibi olmaz. Çünkü Arya'nın hayatına giren bu yabancı, sadece tehlikeli biri değildir. Onu arayanlar vardır. Saklanan gerçekler vardır. Ve ortaya çıktığında herkesin hayatını yakacak sırlar... Bir evde saklanan bir adam. Bir kızın bilmediği bir geçmiş. Ve kaderin sessizce ördüğü bir bağ... Bazı gerçekler geç ortaya çıkar. Ama ortaya çıktığında, kaçacak yer kalmaz.
Son Vasiyet by gunevran
gunevran
  • WpView
    Reads 96,138
  • WpVote
    Votes 6,393
  • WpPart
    Parts 34
-ASKERİ KURGU- ❝Sevgiden yana zaten renksiz olan gözlerimle, hayatın geri kalanını da gri ve puslu görmeye razıydım. Kördüm; bunu kabul ediyordum. Ama artık sevgi için dilenen biri değildim. ❜❜ Dar bir zindanın içine hapsedilmiştim. Duvarlar üzerime eğiliyor, demirlikler pas tutmuş, kelepçelerim bileklerime değil, ruhumu delip geçecek kadar sıkı bağlanmıştı. Gözlerimin gördüğü toprak da, soluduğum hava da burnumda kalıyordu. Sanki ciğerlerim nefesi tanımayı unutmuş, her soluk alışım yarım, her verişim eksikti. Dizlerimin üzerine çöken o görünmez ağırlık, yumruklarımı toprağa gömdürüyor, gözyaşlarım benden habersiz hep aynı yere akıyordu. Toprak artık beni tanıyordu. Yetmedi bu hayatın zalimliğini de omuzlarımda taşıdım. Gülmeyi bilmeden büyüdüm, güldürmeyi öğrenemeden sustum. Ağladım ama kimseyi ağlatmadım. Acının en yakıcı ateşini tattım, küllerimi avuçlarımda sakladım. Ben Efsun. Hayatın ateşinden en ağır darbeyi alan, yine de yanmaktan vazgeçmeyen Efsun. --- "Sanmıyorum," dedim kısık bir sesle. "Sanmak ziyan eder," dedi. Çenemi tutup başımı kaldırdı. "Ziyan etme güzelim."
KIRIK PUSULA by kaminya
kaminya
  • WpView
    Reads 396,534
  • WpVote
    Votes 19,635
  • WpPart
    Parts 23
"Hazır ol, gelin hanım... En fazla bir saat sonra evleniyoruz. Ve karım olduğun andan itibaren sana ağlamayı yasaklıyorum. Çünkü sana hiç yakışmıyor." Bir gün, tanımadığı bir adamın evlilik teklifi etmek zorunda kalacağını söyleseler, gülüp geçerdi... Ama kader, Lavinia'yı tam da bu noktaya sürükledi. Kırık pusula... Ve kırk bir günlük bir oyun.Gerçek suçlu kim? Kim hayatta kalacak, kim yok olacak? Her sayfa, sırları bir bir ortaya çıkarıyor. Ve unutma: Ölüm Çiçeği'nin laneti, seni izliyor... Kırık pusula seni karanlığa sürüklerken, Ölüm Çiçeği kaderini belirleyecek. Varlığı, annesi için hiçlikten ibaret olan tüm kız çocuklarına... Veteriner:1. Sırada Lavinia: 1. Sırada 🧭⚓
(KIZILBÖRÜ) Mahalle, Asker Ve  Çocukluk by realistokuryazar
realistokuryazar
  • WpView
    Reads 51,404
  • WpVote
    Votes 2,139
  • WpPart
    Parts 46
Göğsüme çekip yatağa uzandığımızda, bütün o kocaman, gururlu adamlığı bir anda sıyrıldı üstünden. Bir çocuk gibi, sığınacak bir yer ararcasına bana sokuldu. Fısıldarken sesi, doğrudan göğsümün içinde, kalbimin tam orta yerinde yankılandı: "Şurasını... özledim." Dedi, kelimeleri boğuktu. Sonra göğsümün en kuytudaki, en korunaklı aralığına başını soktu. Derin bir nefes aldı, sanki ciğerlerine beni, kaybettiğimiz bütün ayları çekecekmiş gibi için için kokladı. Kollarını belime doladı, sıkı sıkıya, bir daha asla bırakmayacakmışçasına. Nefesi tenimi yakıyor, ıslak kirpikleri cildime yapışıyordu. "Bir çocuğun annesine muhtaçlığı gibi," diye fısıldadı, sesi göğsümde titreyerek, "ben sana muhtaç kaldım Nazlı. Ciğerimde nefes, canımda can gibiydin. Alsan da götürsen, bıraksan da gitsen, o muhtaçlık hiç bitmedi bende. İçimi kemirdi, beni benlikten çıkardı."
DOKUZ OĞUZ by mavizbek
mavizbek
  • WpView
    Reads 206,352
  • WpVote
    Votes 7,590
  • WpPart
    Parts 10
Bir ölüm, sadece bir can almaz. O canın dokunduğu her hayatta, o kişinin yerini tutan ne varsa hepsini beraberinde götürür. Umut gittiğinde, geride kalan iki çocuk sadece bir ağabeyi değil; renkleri, şarkıları ve en önemlisi yarın'a duydukları o sarsılmaz inancı kaybetti. ​O gün o evde sadece Umut gömülmemişti; üç çocuktan geriye kalan o kopmaz bağın neşesi de toprağın altına bırakılmıştı. Şimdi iki kişiydiler, ama her biri bir buçuk kişi eksik... Kan kırmızısına boyanmış hayatlar... Geçmişin tozlu sayfalarına karışan bir çocukluk. Yıllar sonra abisinin yarım kalan hayalini gerçekleştirmek için kendi hayallerinden vazgeçerek savaş pilotu olan bir kadın. Hayat onu hiç beklemediği bir yere savurur. Abisinin katili olan kişilerin arasına... Çocukluğunu yaşamayan bütün çocuklara... Aramıza yeni gelen herkese sımsıkı sarılıyorum. :)
ŞAFAK VURGUNU by authsevvy
authsevvy
  • WpView
    Reads 1,708,413
  • WpVote
    Votes 91,792
  • WpPart
    Parts 29
❝Işığa ulaşmak için önce karanlıktan korkmamayı öğrenmen gerek. Çünkü şafak karanlığın içinde. Karanlıktan uyan, gözlerini aç, geceyi terk et, şafaktan kaç.❞ ☼ Çeyrek Vurgun Serisi'nin birinci kitabıdır.
ALİN | Gerçek Aile by dertliyazar
dertliyazar
  • WpView
    Reads 661,980
  • WpVote
    Votes 38,072
  • WpPart
    Parts 48
Rusya'da yaşayan kız gerçek ailesinin Türk olduğunu öğrenir. Çekinceleri olurken yeni ailesinin kendisine nasıl davranacağını bilemiyordur. Öğrenmeniz için kitabıma bekliyorum ballarım...
ÇİÇEKTEN TAÇ by sudenaz_ytkn
sudenaz_ytkn
  • WpView
    Reads 190,091
  • WpVote
    Votes 7,127
  • WpPart
    Parts 44
İklil, bir askeri sevmenin ne demek olduğunu zamanla öğrendi. Bu; birini sevmekle birlikte, onu her kaybetme ihtimaliyle yaşamayı da kabul etmekti. Kılıç'ın hayatı emirlerle şekilleniyordu. Ani gidişler, yarım vedalar, tarihleri belli olmayan dönüşler... İklil'in hayatı ise beklemekle. Beklerken güçlenmeyi, korkarken dimdik durmayı, özlerken sessiz kalmayı öğrendi. Çünkü bazı aşklar el ele yürüyerek değil, uzaktan aynı gökyüzüne bakarak yaşanır. Her görev aralarına giren mesafeyi biraz daha büyütürken; her dönüş, sevgiyi biraz daha derinleştirdi. Ama o soru hiç değişmedi: Ya bir gün dönmezse? Ve Kılıç, her operasyona giderken geride bıraktığı kadının gözlerini düşündü: Bir kalp, hem vatanı hem aşkı aynı anda taşıyabilir mi? Bu, savaşın ortasında değil; Savaşın gölgesinde büyüyen bir aşkın hikayesi. Bazı aşklar Çiçekten bir Taç gibidir... Zarif görünür. Ama taşıması sandığımızdan daha ağırdır. ~ Bu kitapta geçen kişi ve kurumların tümü hayal ürünüdür. Kitaptaki olayların hiçbiri gerçek değildir.
ADAVET by mutlusonsuz222
mutlusonsuz222
  • WpView
    Reads 241,585
  • WpVote
    Votes 16,798
  • WpPart
    Parts 69
🌟Tamamlanmıştır... ADAVET; "düşmanca davranış, düşmanlık." Oda aynı koridorda olduğu gibi loş bir aydınlatmaya sahipti. Bu loş ışığın altında, uzun toplantı masasının en ucunda ona doğru bakan kahverengi gözleri net bir şekilde seçebilmişti. Aynı korumaları gibi onunda üzerinde siyah bir gömlek vardı. Yeşilleri kahvelerle buluştuğu anda kaşlarını çatarak sertlendi. "Beni neden buraya çağırdığını sorabilir miyim? Özellikle de emrivaki bir şekilde. Adamların arabamın önünü kesti. Adam akıllı çağırsaydın da gelirdim!" "Gelir miydin?" dedi duvar kadar sert olan ses. Oturduğu koltuğa iyice yayılırken aynı üzerindeki siyah gömlek gibi kara ve keskin bakışlarını kızın gözlerinden ayırmadı. "Gelmeyeceğini bildiğim için işimi garantiye aldım diyelim." diyerek devam ettirdi sözlerini. Sesinin tonusunda yaptığı emrivakiyi kabul ettiren bir ton vardı. İnci ise bakışlarını adamın gözlerinden çekmeden sıkıntılı bir biçimde mırıldandı. "Ne istiyorsun Boran?" Boran, oturduğu yerde dikleşerek önünde duran siyah kapaklı dosyayı İnci'nin önüne doğru uzattı. İnci anlamaz gözlerle ona bakarken belki de Boran'ın ağzından çıkacak olan söz ikisinin de hayatını değiştirecekti. "Benimle evlenmeni..."
Turuncu Balonlar & Sonsuz Yalanlar  by cakltasi
cakltasi
  • WpView
    Reads 442,985
  • WpVote
    Votes 27,823
  • WpPart
    Parts 64
Bir kere daha başımı geri yatıracak büyüklükte bir kahkaha attım ve omuzlarımdan sıyrılan montu tutmak için bir hamle yaptım. Bir şemsiyenin altında, artık o kadar da yabancı olmayan bir yabancının kapkara gözlerine bakarken derin bir nefes aldım. "Peki Aladağların Turan'ı. O zaman, benim hakkımda bilmen gereken ikinci şeyi açıklıyorum." Turan çenesini havalandırıp gözlerini kıstı. "Gönder gelsin." Şemsiyeyi başımızın üzerinden çekip kapattım ve ikimizi de tatlı ama epey güçlü yağan bir yağmura hapsettim. "Bana gölge eden, hiçbir şeyden hoşlanmam." Uyarım açıktı. Oldukça da net. Mevzunun şemsiye olmadığını anlayacak bir adama bu cümleyi kurduğumu biliyordum. Üzerinde yalnızca gömlekle dururken ve o gömlek saniyeler içinde ıslanırken göz temasımızı kesmemek için olası manzaramı elimin tersiyle ittim. Turan yavaşça gülümsedi ve bir kez başını eğdi. Caddede, nereden geldiğini bilmediğim, piyanoya eşlik eden bir erkek sesi vardı. Üzerimizden en sevdiğim bahar yağmurları akıp giderken, Turan elimi bırakmadan yürümeye devam etti. Biliyordum. Bu anı, bu yağmuru, bu şarkıyı hiçbir zaman unutmayacaktım. Sen yanımdayken O tozlu yollar aşka gider Ah sen, Sonunuzu yazsan inan dayanamam ölürüm ben.