skyandbooks adlı kullanıcının Okuma Listesi
8 Geschichten
BUL BENİ von beyzaalkoc
beyzaalkoc
  • WpView
    GELESEN 888,364
  • WpVote
    Stimmen 54,442
  • WpPart
    Teile 22
Boş kalan son sayfa dolmadan, kibritler yere saçılmadan, yanan son mum sönmeden, bu yabancı duman her yanımızı sarmadan ve onlar beni bulmadan bul beni...
Güzel Günler Bizi Bekler von zeynebinyeri
zeynebinyeri
  • WpView
    GELESEN 409,396
  • WpVote
    Stimmen 41,593
  • WpPart
    Teile 35
Çocukluğumdan beri doktor olmanın hayallerini kurdum. Bir de Çalıkuşu'ndaki Feride gibi uzak diyarlara gitmeyi. O öğretmen olarak gitti ben ise doktor oldum ve ninemin bana yadigar bıraktığı mavi bavul ile çıktım yollara. İnsan hayatı boyunca attığı her adımı yeni bir umut ile atardı. Daha iyisi, daha güzeli için uzun yolculuklara çıkardı. Her zaman güzelliklerle karşılaşamazdı elbet. Ama denemekten vazgeçmezdi, insanı insan yapan en önemli özelliği de buydu. Ben de çocukluğumdan beri taşıdığım umutlarla yeni bir yola çıktım. Evimi, ailemi, tanıdığım her şeyi arkamda bırakıp beni büyüteceğine inandığım bir hayata adım attım. Güzel günler bizi bekler diye umut ederek.
Papatya Gülüşlü Kadın von venuslesin
venuslesin
  • WpView
    GELESEN 226,074
  • WpVote
    Stimmen 14,747
  • WpPart
    Teile 47
Milat, tarih hesaplamalarında İsa'nın doğduğu gün olarak kabul edilir. Onun miladı ise bir doğumu değil, ölümü simgeliyordu. Babasının intiharının ardından derin bir yas içinde olan Kayra ve ağabeyi, yeni bir mahalleye taşınarak hayata sıfırdan başlar. Ancak unuttukları bir şey vardır, geçmişin kirli elleri yakalarını asla bırakmayacaktır. Yeni bir mahallede ayları deviren Kayra, cenazesine bile gidemediği babasının mezarını ziyaret eder. Ziyareti sonrasında tesadüfen karşılaştığı adamın hayatını değiştireceğinden bihaberdir. #dram 7. | 1.5.21 #genel kurgu 14. | 24.03.20
BEYAZ LEKE von asliaarslan
asliaarslan
  • WpView
    GELESEN 38,375,244
  • WpVote
    Stimmen 2,074,349
  • WpPart
    Teile 39
Yaşıyorduk, işkence çekiyorduk, idam ediliyorduk, köle gibi çalıştırılıyorduk, susuyorduk, çığlık atıyorduk ama hepsinin sonunda sesli ya da sessiz bir savaş veriyorduk çünkü seviyorduk. Şaşırtıcıydı, sevgi bazen bir savaş meydanının ortasında size uğruyordu. O an iki yolum vardı. Ya sevecektim, ya ölecektim. Sevmeyi seçtim. Onu sevmek de ölümü daima nefes gibi ensende hissetmekti. "En büyük savaşların ortasında kurak topraklardan bile bazen çiçek açar, bombalar etki etmez, kökleri sımsıkı tutunur. Bir bakarsın renkler canlanır, güzel kokar her yer. Sen bu çiçeksin diyemem, biz bu çiçeği temsil ediyoruz diyebilirim. Özgürlüğümüze." Bu kitapta geçen kişiler ve kurumlar tamamen hayal ürünü olup her ayrıntısıyla kurgudan ibarettir.
BAZI İNSANLAR BÖYLE YAŞAR von filizpuluc
filizpuluc
  • WpView
    GELESEN 3,500,570
  • WpVote
    Stimmen 181,357
  • WpPart
    Teile 54
Lina Kara, babasıyla ettiği kavga sonucu babasını kendi kafasına sıktığı bir kurşunla kaybeder. Bu kayıp kendisinden de birçok şey götürür. Borçlar ve vicdan azabı arasında sıkışırken zaman pek iyi davranmaz ona. On ay kadar sonra eski halinden eser yoktur artık. Hissizleşmiş ve yaşama olan hevesini kaybetmiştir. Kendisini bazı insanlar böyle yaşar diye teselli ederek annesi ve kız kardeşi için yaşamaya devam eder. Sıradan bir gün çalıştığı çiçekçiye gelen gizemli bir adamın ricası üzerine bir çiçek teslimatına çıkar. Ölüm anlamına gelen çiçekleri teslim ettiği adamın babasının otopsisini yapan adli tıp uzmanı olduğunu ertesi gün savcılıktan gelen bir telefonla babası hakkında sarsıcı gerçekle öğrenir. Adli Tıp Uzmanı Aral Çakırca'ya götürdüğü ölüm çiçeklerinin ikisi için olduğunu anlar. Babasının peşindeki birtakım organizasyon üyeleri, Lina'nın, Kadir Kara'ya gidecek olan anahtar olduğuna eminken Lina bunun ne demek olduğuna başta anlamasa da zamanla yaşananlar anlam kazanmaya başlar. Bilmediklerinin bildiklerinden fazla olduğunu Aral Çakırca ve Savcı Yiğit Atalay'la bu olayı çözmeye çalışırken keşfeder ve ailesinin kendisinden sakladığı sırlarla bir bir yüzleşmeye başlar. Saklanırım göz önünde. Gelir geçer önümden. Ben görünmez değilim. Hiçe sayar beni gözünde... Bu bir bilmece... Söyle bana Lily... cevap ne?
Kalp Muhafızı (İki Kitap) von beyzaalkoc
beyzaalkoc
  • WpView
    GELESEN 2,481,041
  • WpVote
    Stimmen 205,154
  • WpPart
    Teile 40
Ellerim hala kolyemdeydi. Bu kalp benim sarayımdı ve yanımda olduğu sürece ben her zaman iyi olacaktım. Zira kalbin sahibi bendim ve dört bir yanım onlarla çevriliydi. Kalp Muhafızlarıyla...
DENİZ KIZI   von hemsirellaa
hemsirellaa
  • WpView
    GELESEN 1,407,186
  • WpVote
    Stimmen 64,893
  • WpPart
    Teile 69
Ben sadece bu hayattan kurtulmak istedim. Hem kendimi hem annemi kurtarmak ve ikimizin olduğu yeni bir sayfa açmak. Kimsenin beni ezmediği , küçümseyerek bakmadığı, ayrımın olmadığı bir şekilde yaşamak istedim. İrem ve Oğuz da olursa benden mutlusu olamazdı. Ama nereden bilebilirdim ki Allah'ın beni sınamak için hayatıma bir gereksizi sokacağını ? O kim mi ? Çağan Sipahi... Nereden bilebilirdim ki bu kadar güzel sevebildiğini ? ... "Gerçi neden erkek arkadaşının olmadığın belli." Kaşlarımı çattım. "Nedenmiş ?" "Erkekten dönme misin sen ? Hiç memen yok. Erkekler dolgun göğüslü kızlardan hoşlanır memesiz deniz kızı. Aklında bulunsun." Y.T : 21.06.2016
SOKAK NÖBETÇİLERİ von asliaarslan
asliaarslan
  • WpView
    GELESEN 58,673,810
  • WpVote
    Stimmen 2,258,865
  • WpPart
    Teile 63
16 Mayıs 2021 güncellemesi: Bölüm yorumlarında fazlasıyla spoiler olabilir, eğer hoşlanmıyor ve keyif alarak okumak istiyorsanız yorumlara bakmayın. Bütün Sokak Nöbetçileri'nin gözleri benim üzerimdeydi, benim gözlerim ise onun turkuaz rengi gözlerinden ayrılmıyordu. Hepimiz yine bir amaç uğruna toplanmıştık. "Sokak çocuklarını her gördüğünüzde saçlarını okşayın," dediğimde gözlerim onun kumral saçlarına kaydı, alnına bir tutam saç düşmüştü ve her zamanki gibi dağınık, özensizdi. "Onları sevin, gülümseyin. Bir gün o çocukların büyüyeceğini ve karşınıza çıkacağını unutmayın." Hafifçe tebessüm ettiğimde canım hiç olmadığı kadar fazla yanıyordu. "Büyüdüm, büyüdün, büyüdük." Ona doğru bir adım attım ve başımı kaldırıp "Keşke hiç büyümeseydik," diye fısıldadım. "Keşke büyümeseydin. Keşke o sokaklara ait kalsaydık." Öfkeli değil, bıkkındı. Ruhsuz değil, tepkisizdi. Yalnız değil, kimsesizdi. "İçimi sokaklara çevirmenin bir yolu var mı?" diye sorduğunda sesinde ilk defa başkaldırı yoktu, vazgeçiş vardı. "Kendimi değil ama seni o sokaklarda yaşatıp gizlemek istiyorum."