ÇOKOMELLERİM
5 stories
EVSİZ by saulepleureurr
saulepleureurr
  • WpView
    Reads 262,772
  • WpVote
    Votes 11,023
  • WpPart
    Parts 17
(Ara verilmiştir. Sebepleri 'sad story' bölümünde mevcuttur.) "Tamam, tamam bulmayacaklar seni... İzin ver bana, saklayayım seni." Öyle kurdu ki bu cümleyi... Öyle bir cümle kurdu ki fark etmeden... Onun için ne anlama geldiğini bilmesem bile kalbime delik açılmış gibi hissettim, kurşun yarası gibi... Dondum, titredim, bakakaldım gözlerine, kalakaldım öylece... Nasıl derler buna? Araba çarpmış, tokat yemiş gibi? Hayır, hayır... Tokat yemek böyle hissettirmiyor ki, çok incitiyor o... Çok yaralıyor, paramparça ediyor kalbimi. Bu bambaşka... Bambaşka bir şey. Bambaşka bir his. Çok garip Allahım. Bu adamın gözlerinin içine bakmak çok garip. Açık penceredeki kısa tül uçuştu sanki, güneş çarptı gözlerime, bir şarkı ilişti kulağıma... Dedemin cızırdayan radyosundan gelen ses kesik kesik duyuldu odada. Rüzgar karıştı saçlarıma, serinletti tenimi, kıstırdı gözlerimi... Ne zaman başımı sallayıp ona evet dedim, bilmiyorum... Anımsayamıyorum bir türlü... Kurduğu cümlenin eteğine öyle çok takılı kalıyorum ki, düştüğüm yerden dizlerimin üstüne bile kalkamıyorum. Böyle bir cümle kuran adamdan gelecek zararı kabullenemiyorum. Bana zarar verme Devran. Ne olur. Beni sakla Devran. Sır gibi saklar mısın beni, gizli bir düş gibi? Beni öyle saklarsan kendimi çekip alamam Devran... Beni öyle saklama... ... Evim yoktu benim, yuva oldu bana. Gidecek bir yerim yoktu benim, yolların sonu oldu bana. Devran ve Sırma. İki evsizin birbirine yuva olma hikayesi.
YAŞAYAN İZLER by Dramkralicesix
Dramkralicesix
  • WpView
    Reads 341,168
  • WpVote
    Votes 26,158
  • WpPart
    Parts 29
"Korhan git artık." Dudaklarından dökülen sözler ruhuna ağır geliyordu. "Kıyamıyor musun ona." Adamın sözleri birer zehir gibiydi. Korhan iğrenerek dudaklarını ayırdı. "Kıyamadığın için mi yok sayıyorsun sana yaşattıklarını!" Korhan artık ne söyleyeceğini şaşırtmıştı. Bedeni bir enkazdan farksızdı. Hâlâ nasıl birşey yok diyebiliyordu. Hicran adamın sözleriyle istemsizce gülümsedi. "Sen ne biliyorsun be!" Dudaklarının arasından çıkan ses oldukça sert ve toktu. "Sen benim neler yaşadığımı nerden biliyorsun!" "O cehennemden kurtulmak istemedim mi sanıyorsun?" Gözünden akan bir damla yaş çenesine doğru süzüldü. "Kaç kere polise şikayet ettim. Yalvardım! Beni canımdan edecek dedim anlamadılar!" Yüzünü kapatan uzun sarı saçları kadını daha kötü gösteriyordu. "Evime bir kere bile polis gelmedi. Ama öldürülseydim işte o zaman evimden çıkmayacaktı polis!" Boğazına takılan öyle büyük bir acı vardı ki, dudaklarını araladığı anda dökülmeye başlayacaktı sanki. "Yalnızca iki gün, o bana yaşattıklarını yalnızca iki gün nezarethanede kalarak ödedi." Korhan kadının gözlerindeki geçmişin acı yansımasıyla yutkundu. Boğazında öyle büyük bir acı takılmıştı ki, canının yandığını hissetti. "Sonra ne oldu biliyor musun?" Hicran'ın dudaklarını acı dolu bir gülümseme kapladı. "Dağıttığı suratıma yeni yaralar ekledi. Beni öldüresiye döverken neredeydi mazlumun yanında olacak devlet!" Hicran acıyan canını daha fazla gizleyemedi. "İnsanların o yere göğe sığdıramadıkları adalet neredeydi!" "Ben bu cehennemden kurtulmak istedim, ama kurtulmama izin vermediler."