OkurdaYazarS
Önümde reverans yapan saray giyinimli adamlarla şaşırmış ve durmuştum.
" Majesteleri , Kral Arthur sizi Büyük Salon'a çağırıyor. İsterseniz sizi götürebilirim? "
Tek başıma bu koca sarayda kaybolacağımı düşünüp kafamı 'evet' anlamında sallamıştım.
Tanımadığım bu adamın yardımıyla Büyük Salon' a gelmiş ve adımlarımı kapının karşısındaki kocaman olan tahta yönlendirmiştim.
Bu kocaman tahta en az 5 kişi sığabilirdi. Üstüne bir de Lolayı bile alabilirdik. Düşündüğüm şeyle gülümsemiş ve Tahttın üstünde büyük bir şevkle oturan Kral Arthur'a daha yeni yeni yapmaya başlamış olduğum reveransımı yapmıştım.
Kral Arthur , bana mutlu bir şekilde bakmış ardından ayağa kalkıp içinde şarap olduğunu tahmin ettiğim şişeyi eline alıp bardağına doldurmuştu.
Elindeki bardakla birkaç adım yakınıma gelmiş ve bana bardağı uzatarak konuşmaya başlamıştı.
" Merhaba, sevgili yeğenim! "