Tamamlananlar.
20 histoires
YANLIŞ  par BayanAzBulunan
BayanAzBulunan
  • WpView
    LECTURES 9,255,013
  • WpVote
    Votes 422,840
  • WpPart
    Chapitres 82
Siz: Bir de lütfen karınızı biraz daha hızlı şey eder misiniz? Siz: İkide bir bağırıp durmasın. +905********: Aslı Hanım +905********: Ben evde değilim. ****** 17 Ağustos 2023 genelkurgu 2. 17 Ağustos 2023 ihanet 2. 17 Ağustos 2023 romantizm 8. 18 Ağustos 2023 genelkurgu 1. 18 Ağustos 2023 ihanet 1. 18 Ağustos 2023 romantizm 1. 18 Ağustos 2023 aşk 3. 18 Ağustos 2023 aşk 1. 21 Ağustos 2023 gençkurgu 1.
KIRMIZI GÜLLER ÇABUK SOLAR par ceyzabel
ceyzabel
  • WpView
    LECTURES 914,923
  • WpVote
    Votes 65,146
  • WpPart
    Chapitres 54
"Ve unutma Zümrüt; tüm çiçekler yavaş yavaş, kırmızı güller çabuk solar." *** 1980 yılının Mayıs ayında, Dilektaşı Mahallesi'ndeki aylardır boş olan daireye genç bir adam taşındı. Tek başınaydı, bir karısı veya çocukları yoktu. Kimseyle konuşmazdı ve soğuk çehresi, tenindeki yanığa benzer farklı renkte izleri, şüpheli hareketleri nedeniyle kimsenin de onunla konuşmaya niyeti pek yoktu. Mahalleli, bu suskun ve gizemli adamın dönemin şartlarını da göz önünde bulundurarak bir Amerikan ajanı olduğuna karar vermişti ve adama kendi aralarında 'Dilsiz Ajan' diye sesleniyorlardı. Zümrüt Ayten Özsoy ise henüz yirmisine yeni basmıştı. Altı çocuklu bir ailenin ikinci çocuğuydu. Hayat hakkında bilgisi bu aileyle ve bu mahalleyle sınırlıydı. Liseyi yarıda bırakmak zorunda kalmıştı, hayata en büyük kızgınlığı da buydu. Hayallerini baltalayan şey yoksulluk ve yoksulluğunun sebebi ise başlarındaki sorumsuz babalarıydı. Çoğunlukla bu kalabalık mahallenin cıvıltısında ömrünün çürüyeceğini ve ailesine rağmen yapayalnız öleceğini düşünürdü. Onun için hayat, ışıltılı bir oyun sahnesiydi ve bu sahne, akşam babası eve geldikten sonra perdelerini kapatarak karanlığa bürünürdü. Ve bir gün Dilsiz Ajan nihayet konuştu. Zümrüt Ayten Özsoy ise hayallerine çok yakın olduğunun henüz farkında değildi. (30.03.2021)
Opia | KİTAP OLDU par Gkennder8
Gkennder8
  • WpView
    LECTURES 3,292,765
  • WpVote
    Votes 200,040
  • WpPart
    Chapitres 76
Küçük bir kız çocuğuydum. Bedenim büyüdü. Ruhum bir üvey babanın elinde yok oldu. Adımı parlamam için Yıldız koyan annem, gün geldi tüm ışığımın sönmesine göz yumdu. Yıldız oldum, ruhum tutunamadığım gökyüzünden kaydı. Ben, hiç parlayamadım. Tahtımı yapmayanlar, bahtıma kara leke sürmek için uğraştılar. Direndim. Hayattan tek öğrendiğim bu oldu benim. Yaşamadan bilemezsin denilen ne varsa, yaşadım da öğrendim. Yaşadığım mahallede mazlum diye anıldım. Tek Mazlum'un ben olmadığını öğrendiğim gün, hayatımın akıbeti değişti. Yetişkin içerik mevcuttur. Kapak Tasarımı @hestianinkalemi ♥️
Maça Kızı 8 par dpamuk
dpamuk
  • WpView
    LECTURES 175,513,066
  • WpVote
    Votes 7,398,928
  • WpPart
    Chapitres 221
"Verdiğim acıyı silebilmek için her bir saç telini öpmek istiyorum," dedi. Önce nefes almayı bıraktım. "Ama bazen öpünce de geçmez," dedi. Buz kestim. ... BU HİKAYEDEKİ OLAYLAR TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜDÜR VE GERÇEK KİŞİ VE KURUMLARLA BİR İLGİSİ BULUNMAMAKTADIR! Yayınlanma Tarihi: 21 Mayıs 2017 Maça Kızı 8, üç kısımdan oluşan bir seridir; hepsi bu kitap altında toplanacaktır.
KENAN'DA BİR SÜVEYDA par _moglinna
_moglinna
  • WpView
    LECTURES 50,091
  • WpVote
    Votes 2,470
  • WpPart
    Chapitres 58
Gün; silahların ve güllerin kavgaya tutuştukları bir zaman. Saat; Gecenin şafağa uzayan saatleri. Nefretin düştüğü, aşkın çıkmaza savrulduğu dar bir vakit. Süveyda'nın Kenan'ıyla sınandığı, Kenan'ın Süveyda'sıyla kanadığı sancılı bir kış gecesinden Kara kışın son haftaları... Kış büyüsü değil, gönül çıkmazı. 🥀 Yola çıkarken planlarımın arasında Kenan yoktu. Ansızın dahil olması da benim suçum değildi. Nasip, kısmet, kader, hayat... Bu saçma şeyler yüzünden yaşama dair kurduğum planlarıma dahil oldu. Ya da benim hat bilmez istek ve arzularım yüzünden. Onu ilk gördüğüm an... Bir günahtı bulaşmak istedim, bir suçtu işlemek istedim, bir yasaktı yıkmak istedim, bir katı kuraldı çiğnemek istedim, kendime yapacağım en büyük kötülüktü yapmak istedim. Üzerime yapışmış günahın hesabını öteki dünyada verecektim, işlediğim suçun cezasını gözlerine bakıp da sarılmadan bırakarak çekiyordum, yıktığım yasağın bedelini kalbim çekiyordu, çiğnediğim kuralın hesabını onu her gördüğümde dokunmadan bırakarak çekiyordum. Kenan... Kendime yaptığım en büyük kötülüktü. Her şey benim isteklerim ve hat bilmez arzularım yüzünden olmuştu. Bundan asla onu sorumlu tutamazdım ama işlerin daha kötü bir hal alması onun yüzündendi. Kenan Şehzat kötü bir senaryo yazarken kalbime dolandığı gibi ben de onun ayağına dolanmıştım. Ben, kötü talihi olan kaderlerimizi birbirine bağlamaya çalışırken, Kenan işlerin daha kötüye sarması için kötü bir senaryo yazmıştı. Şimdi ölsün istiyordum, yıkılsın, benden bir medet iyilik dileneceği günlerin olmasını istiyordum. Hâlâ boş kalbimi saf bir sevgi dolduruyor olabilirdi, ama istiyordum işte. Ona yangın olmak istiyordum, alevimde cayır cayır yansın. Zehir olup ruhuna sancı olmak istiyordum, ıstırapla kavrulsun.
Lahza(Kitap Oldu) par humeyraao
humeyraao
  • WpView
    LECTURES 3,652,395
  • WpVote
    Votes 268,357
  • WpPart
    Chapitres 34
Benim yıllar önce gördüğüm o belli belirsiz çizgiyi dahi bir ihtimal olarak kabul etmediğini gösterircesine bıçağın keskin ucunu gözlerimin içine bakarak kendi avcuna bastırdı ve aşağıya doğru çekti. Oluk oluk akan kan beyaz gömleğine süzülmüş, yüzünde acıyı gösteren tek bir mimik bile oynamamıştı. ''Ne bu kan akmayı durdurdu...'' dedi Ferman'ı tutan elimi bir hışımla çekerek. Avcum ellerinin arasındayken sıcak kanı buz gibi tenimde süzüldü. Ben yıllar önce bitti diye haykırırken o bizim sonumuzun daha gelmediğini belirtircesine o kanlı bıçağı avcumun içine bıraktı. Bu beni öldür demekten başka bir şey değildi. ''Ne de bu can bu bedenden çıktı.'' Dedi düşüncemi doğrulamak ister gibi. Parmaklarımdan süzülen, tenime bulaşmış kanıyla birlikte avcumun içine baktım. Bizim sonumuz yine benim ellerimin arasındaydı fakat bu sefer ima ettiği son çok daha başkaydı. -Hikaye içerisinde yetişkin içerikler bulunmaktadır.
AĞAÇKAKAN par Bubenimtekhayalim
Bubenimtekhayalim
  • WpView
    LECTURES 7,569,164
  • WpVote
    Votes 324,275
  • WpPart
    Chapitres 57
*** "Hiçbir şey beni senin bu korkaklığın bu ilişkiye sahip çıkmayışın kadar üzemez. Seni seviyorum diye senden vazgeçemiyor değilim. Bugün olmaz yarın. Vazgeçerim. Bir başkasına aşık olurum!" dedim öfkeyle. Elini ağzıma kapattı, bir elini belime koyarak bedenimi kendine çekti. Savrulan bedenimin eğer tutmasaydı düşeceğine emindim. Ellerimi göğsüne koydum. Gözlerinin içine bakarken çatık kaşlarının altındaki yeşil gözleri, benim günlerdir denediğim ama yapamadığım şeyi yapıyordu. Öfkesini, bedenime ince ince işliyordu. "Madem öyle... Hazırlan." Elini çekmediği için anlamadığımı sadece bakışlarım ile iletmeye çalıştım. "Bir ay sonra nişan, şubat tatilinde düğün." Ben söylediklerinin etkisi ile şok olurken arkasını döndü, bizim evin bahçesine doğru bir iki adım attı. Ondan çıktığına emin bile olamadığım gür bir sesle bağırdı. "Aytekin!" Kalbim korku ile kasılırken yanına koştum. "Ne? Ne yapacaksın? Hey!" Beni dinlemedi, önüne geçip durdurmaya çalıştığım bedenini sola kaydırdı, bir daha bağırdı. "Aytekin!" Bizim evin ışıkları ile birlikte Cemile teyzelerin ışıkları da açıldı. "Ferhan..." Dediğimde bakışlarını ağabeyimin penceresinden bana çevirdi. "Ferhan yok..." dedi alayla. "Ferhan ağabey diyeceksin." Ellerini havada iki kez itiraz edercesine salladı. "Pardon! Korkak, gururlu, aptal ve sevmeyen Ferhan ağabey diyeceksin!" Bizim evin kapısı açıldığında son kez onu durdurmaya çalıştım. "Ferhan böyle değil. Bir anlık öfke ile değil!" dediğimde ellerimi tuttu, göğsünden indirdi. "Ne bağırıyorsun lan?" diyen ağabeyime aldırmadan bana bakarak konuştu. "Gözünde adamlığım kalmadı ya, bırak onun gözünde de kardeşliğimiz kalmasın. Ama sen..." Bakışlarını yanımıza gelmesine bir iki adım kalan ağabeyime çevirdi. "Bu saate sonra vazgeçme hakkına sahip değilsin." ***
Boya par AnitaFelipova
AnitaFelipova
  • WpView
    LECTURES 1,955,582
  • WpVote
    Votes 87,335
  • WpPart
    Chapitres 42
Parmaklarımın doğuştan yetenekli olduğunu çok duydum. Yeter ki bir kalem ya da bir boya verin bana. Başka bir şeye ihtiyacım yok. Ama kalbim sevmeye yetecek mi bilmiyorum. Onun müziğini işiten parmaklarım titremeye başlıyor. Korkuyorum.
+15 autres
SERMEST par olmekvarsaucunda
olmekvarsaucunda
  • WpView
    LECTURES 118,652
  • WpVote
    Votes 6,889
  • WpPart
    Chapitres 45
Buz mavilerinin getirdiği tüm enkazları; yüreğimin en uç noktasında, okyanusun haşim dalgalarına yuvarlandığı o saniyelerde evladım bilmiştim. Yüreğimde uyuyakalan acı tanelerimi okşayışının ardında derin bir sükunet vardı. Kokusunun beni götürdüğü o cennetin saf sularındaki gölgede biriktirdiği ateşi yaşlı gözlerle izliyordum. İntikamının ateşini. Ellerinde büyüttüğü kininin bana sunduğu en kıymetli hediyeyi. Ömrümün en vefakar dönemine kendini fırlatan buz mavileri, beni uçsuz bir varsayımın peşinden sürüklüyordu. Parmak uçlarının tenimin üzerinde gösterdiği o işkenceyi avuçlarımdaki şefkatle süpürmek istediğim anlar çoktu. Onu göğsüme saklamak istediğim, kumral saç tanelerini hafızama kazımak istercesine koklamayı hayal ettiğim anlar dünyadan büyük bir mevlaya sahipti. Öl dese seve seve öleceğim adamın ağzından sevmekle ilgili bir kelime çıksa başaramayacağım bu durumda, kokusunun elimden tutup beni götürdüğü cennetler kabul edilemezdi. Kan gölünün içinde, feryatlarında boğulan balıkların ahları aralarındaki ipi her soyuşunda açığa çıkan yeni duygular günahların arasına karıştı. Gözlerinin üzerine konan siyah kelebeği izledim, kelebek o bana bakarken yuvasından uçtu, uzak diyarlara yol aldı. Gözlerindeki siyah kelebeğin yerini ilgisiz bir bebek aldı. Sevdi o bebeği bana bakarken, sevdim o bebeği gözlerinde kaybolurken. Kadın ölüme kaçıyordu. Ölüm, adamın ona verebileceği en güzel hediyeydi. Adam aşık olmaktan kaçıyordu. İşin içine yokuşu olmayan bir karanlık girdi. Adam yakalandı. "Fakat dünya kırık, ben buruktum. Ben ölümdüm; o, bir kelebeğin yaşama hevesi." ••• 25.12.2016. Güzelliklerini yazmaya cesaret ettiğim tarih. 13.02.2017. Şarabın içinde kaybolup, sarhoşluğun kırında dolaşarak bu hikayeyi yayımladığım tarih. 22:25. #Kimsesiz 1 (27.04.2021) #Psikoloji 2 (04.07
DÜŞ KEFENİ. par matmazelhayalleri
matmazelhayalleri
  • WpView
    LECTURES 3,683,106
  • WpVote
    Votes 252,326
  • WpPart
    Chapitres 48
"Ah, saçları; ölümü üzerine giyinip boğazıma sarılan saçları." Tenlerinde ateşten bir mızrak, ruhlarda yanığın asil dumanı. Alınan her solukta, almaya yemin içilen canlar vâr oldu, canlar ceset oldu. Her ceset, kanlı parmaklarla açılan mezara idam edildi, aç istekler ölümün kucağına yuvarlandı. Kaderin ağır bir tebessüm sunduğu iki ruh biraraya gelmekten kaçınamadı. Siyah saçları adamın göğsüne sarıldı, saçlarındaki şehveti adamın sıcağında vâr etti ve intikam oyunu diz üstü yere çöktü. Aşk, kadının saçlarına sarıldı. Tutku, adamın ellerinde yemin içti. "Ah, elleri; ruhumun ölüsünü üzerine giyinip bedenime sarılan elleri."