Never click suspicious links
Reminder: Wattpad will never ask for passwords, payment information, or other sensitive account security details.
Okunacaklar
65 stories
ÜZÜM BUĞUSU by bosverdilan
bosverdilan
  • WpView
    Reads 5,438,402
  • WpVote
    Votes 293,498
  • WpPart
    Parts 48
Sene 1992, ülke sağ ve sol çatışmasının izlerini hâlâ taşıyorken henüz yoluna girmiş bir düzen yoktur. Bu çatışmanın içerisinde aynı evde doğup büyümüş olan Firuze ve Ecevit birbirlerinin tek ve en sevdiği oyun arkadaşıdır. Yetişkinlerin kavgalarının ötesinde, boya kalemleri ve oyunlarıyla büyüyen iki çocuğun doğarken beraber yazılan hikayeleri; bir doğum gününde sert bir silgiyle silinir, hiç var olmamış gibi koparlar birbirlerinden. Silgi yazıyı siler, kağıdı hırpalar ve Ecevit bir ailenin avucunun içinde yok edilir. Suçlar ve cezalar. Cezaları yalnızca suçlular mı çeker? Silgi yazıyı siler, leke bırakır ve Firuze en sevdiği oyun arkadaşını kaybeder. Suçlananlar ve cezalandırılanlar. Suçlular sadece yetişkinlerden mi çıkar? Firuze Akın ellerinde fırçalar, karşısında tablolarla yıllardır oyun arkadaşını beklemektedir. Seneler sonra aynı sayfa açılır, silgi de kalem de tek kişinin eline düşer. Ali Ecevit Tarhan, yazıp silmek için yok edildiği o yere geri döner. *** "Firuze sen benim çocukluğumsun," Gözleri derin bir şefkatle bana bakıyordu. Konuşan Ecevit'ti. Onu evvelden tanıyordum. Gözlerindeki şefkat avucunun içine düştü, un ufak edildi. "Firuze sen benim çocukluğumun katilisin," dedi acıyla, nefesini keskin bir bıçak kesti, o bıçağı ben tuttum sandım. Konuşan Ali Ecevit Tarhan'dı. Onu yeni tanıyordum.
YASAK GÜL (Gül Serisi #2) by stelen
stelen
  • WpView
    Reads 11,155
  • WpVote
    Votes 499
  • WpPart
    Parts 10
KAÇINILMAZ BİR AŞK. GİZLİ BİR DÜŞMAN. Sicilya Mafyası | İlk Aşk | İkinci Şans | Güç Savaşı | İntikam | Karanlık Romantizm Copyright © Tüm Hakları Saklıdır. O HIRÇIN BİR PANTERDİ, BEN ONUN İZLERİNİ TAŞIYAN BİR CANAVAR. PANTER & CANAVAR Damien Costa. Sicilya'nın acımasız kurallarını yazan bir canavar. Giselda "Gigi" Ferri. O canavarın pençeleri arasındaki hırçın bir panter. Panter, canavarına boyun eğmek için değil; dişleri ve tırnaklarıyla onun krallığına ortak olmak için adımlayacak karanlığı. Canavar ise evcilleşmeyecek; o hırçın asiliği kendi cehennemine mühürlemek için dünyayı yakacak. Şimdi hesaplaşma zamanı. Hazır mısın? "Sen bir canavarsın, Damien." "Tırnaklarını tenime geçirmeden bile bunu biliyordun, Giselda."
Lafügüzaf  by selinelizben
selinelizben
  • WpView
    Reads 1,130,173
  • WpVote
    Votes 41,244
  • WpPart
    Parts 47
Aşk suçtu. Senin olmayan birisi için beslediğin duygular bir cellat gibi dikilirdi karşına. Sonra kollarına iki asker girerdi, o askerler başını bir kütüğün üstüne bastırırken boynuna inecek baltayı büyük bir sabırla beklerdi insan beklerdi ki, cellat alacak onun kellesini. Ama o balta inmeden önce, dururdu zaman. Sabır kanatırdı insanın her bir zerresini, bir işkenceden farksız akardı saniyeler, bir sudan sessiz, bir dalgadan daha hırçın. Aşk cellattı, ve o balta aşkın ellerinden inerdi insanın boynuna. Sevda cehennemdi, seni sevemeyen birinin aşkı ateşdi. Kendi kalbini yakan, kendi kanını akıtan bir kılıçtı. İnsan nasıl saplardı kendi sırtına bıçağı? İnsan ancak aşık olsa ihanet ederdi kendisine. Aşk ihanetdi, aşk en büyük oyun ve insanın kendine yaptığı ihanetdi. O Yavuz Payidar'dı, kendine en büyük ihaneti yapmış sırtına bir bıçak saplamış, boynunu bir cellatın önüne uzatmıştı. O Payidar'dı, sevdalanmıştı. Ve sevda, onun ihanetiydi. (Kitapta smut içerik yoktur. Yetişkin içerikli olması küfürlü sahneler ve küçük yakınlaşmalar içerdiği içindir.)
VURGUN by burcinsaridogan
burcinsaridogan
  • WpView
    Reads 2,047,638
  • WpVote
    Votes 121,112
  • WpPart
    Parts 43
VURGUN I, Kelebek Çiçekler çok yakında Lapis Yayınları ile raflarda!.. Geçmiş; yazılmayı bekleyen bir romanın ilk cümlelerini kulağıma fısıldadığında kurtarıcım olan adamın rahesinde ağzımdan akan kan vardı. ''Seni bulduğum gün kollarıma almasaydım, bunca kan durmazdı,'' dedi, sesi çığ düşüren dağların aşınmaz karlarını taşıyordu. Dağlar onun yuvasıydı, sinesine sakladığı yalnızlık ise bendim. Ondan ağabeyini alan acımasızlar benden de zihnimde taşıdığım hatıraları almıştı. ''Seni bulduğum günden sağ kurtulurdum ama affet, Leylifer. Sadece enkaz altında kalırım sanırken, sana bakarken titreyen sol yanımdan vuruldum.'' Bir eşikten öbürüne atlarken anladım; kanatları siyah benekli, kırmızı zehirli kelebek, ben senin dağlanan yarana vurgundum. Eğer bir gün ümit etmekten vazgeçecek olursan hatırla; göğsünün içindeki ağrılar seni bulduğum uçurumun kalbinde sızlamaya başlar. 🌨
İSYANDAN AKOR (Kitap Oldu)  by mavimsu_
mavimsu_
  • WpView
    Reads 1,074,164
  • WpVote
    Votes 16,579
  • WpPart
    Parts 9
O kurtların göğsünde ateş vardır. Dağları aşıp ovaya iner, geceleri gündüze çevirirler. İşte böylece, yolunu o ateşten bulan bir ekip. Beyinleri vatanın toprağıyla yıkanmış, alaycı bir ekip... (İsyankarlar Komandosu) -Amacınız nedir, asker? -İsyan, komutanım. -Aferin, asker...
ACIYA ÇEYREK KALA by cinemaceviri
cinemaceviri
  • WpView
    Reads 385,209
  • WpVote
    Votes 27,440
  • WpPart
    Parts 41
"Beni kırdın, paramparça ettin. Ben o parçaları ellerim kanaya kanaya topladım, birleştir diye sana verdim ama sen onları da parçaladın, tekrar, tekrar. Benim artık gücüm kalmadı Turan." Ayakta durmaya bile dermanım yoktu. Neden beni bırakmamıştı, neden peşimden gelmişti? Umutlanacağımı bilmiyor muydu? Tekrardan kalbimin kırılacağını bilmiyor muydum? "Ben artık yapamıyorum." "Neyi yapamıyorsun Elif?" Gözlerim dolmuştu. Yüzü önümde bulanıklaşmıştı. Yine de bu güne kadar içimde biriktirdiklerimi söylemekten geri durmadım. "Kalbine giremiyorum." Dedim, gerçek canımı yaktığı kadar dile getirmek de yakmıştı. "Ne kadar denersem deneyim, olmuyor. Önüme hep aynı engel çıkıyor. Zeynep. Ona olan aşkını yenemiyorum." Sustu. Sessizliğinin beni kör kuyularda bırakacağını bile bile cellat oldu. Zeynep'e olan sevdasını inkar etmedi ve ben orada bir kez daha öldüm. "Sevdamdan vazgeçiyorum artık. Senden vazgeçiyorum. Asla bir ihtimal bile olmayan bizden vazgeçiyorum... Yarın avukata gideceğim. Bir an önce boşanalım." + 18 İçerik Mevcut! FZA'nın Farklı Bir Evreninden 28.08.25
MEVTA +18 by Nazanates_
Nazanates_
  • WpView
    Reads 69,812
  • WpVote
    Votes 2,600
  • WpPart
    Parts 20
"Bu kadar işte, hepsi bu." Annem cümleye girdi o kadar az konuşuyordu ki, sesini duymak bir mucizeydi. O konuştuğunda sesini zihnime bir çivi ve çekiçle asmak istiyordum. Bir daha ne zaman duyulacağı belli değildi çünkü. "Kızım sen neden böyle yapıyorsun? Bugüne kadar neyini eksik ettik? Ne istediysen almadık mı?" Duyduğum, duyduğun nice cümle... "Biraz sevin..." sesim öyle kısıktı, bir ben duymuştum. Sesimi karşıya, anneme aktaramadım, babama aktaramadım. Bir ben duydum, hep. Lise üçüncü sınıfa başlayan Mehir, hayatının her zamanki gibi sıradan geçeceğinin kanaatindeydi. Ancak zengin ailesi ve sosyeteyle mücadelesi yaşıyla beraber büyümüştü. Şimdi de başında bu bela vardı. Hacker... Onun kim olduğunu bulabilecek miydi? -LİSE KURGUSU- Kitap kapağını tasarlayan Sevgili: bataklikyakamozu' na teşekkürlerimi sunuyorum.
HEMDEM by aslihangungorzeybek
aslihangungorzeybek
  • WpView
    Reads 789,470
  • WpVote
    Votes 30,068
  • WpPart
    Parts 23
Hemdem; canciğer olmak, çok yakın dost, yoldaş olmak anlamına gelmektedir. Birlikte, manasındaki 'Hem' kelimesiyle, nefes, can, zaman manasındaki 'Dem' kelimesinden oluşmuştur. Hemdem olunan kişi ile aynı zamanda yaşamak, aynı nefesi almak, bir can olmak anlamına gelmektedir. *** Kurşunların arasında tanışacak, gerçeklerin peşine düşüp, sır perdelerini aralarken farkına bile varmadan birlikte bir yola çıkacaklar. Zaman usulca geçip gitse de onlar birbirlerinden gidemeyecekler. Çünkü gönülden gönüle yol aldıklarını, birbirlerine can, nefes olduklarını anlayacaklar.
Gözyaşı Kadehleri by dusklavande
dusklavande
  • WpView
    Reads 1,588,837
  • WpVote
    Votes 101,892
  • WpPart
    Parts 43
*Yetişkin içerik barındırır. *Nefretten aşka/anlaşmalı evlilik kurgusu --- "Kimi öptüğünün farkında bile değilsin," dedim üzerime tüm ağırlığıyla kapanan bedenini omuzlarından hafifçe iterek. Yüzlerimiz arasında bir nefeslik mesafeden fazlası yoktu. Aldığı her nefes benden doğuyor, aldığım her nefes ondan kopuyordu. Az önce dudaklarıma dokunan dudaklarını diliyle ıslattı ve ardından göğsü şişerek göğsüme yaslandı. Altında ezilmeye, o isteyerek üstümden kalkmadıkça son veremeyeceğimi biliyordum. Yatakla arasında kalan bedenimi kıvrandırıp yormak yerine onu ikna etmek için dudaklarımı araladım. "Sarhoşsun, farkında bile olmadan beni öptüğün için pişman olduğunu haykırdığın bir sabaha uyanmak istemiyorum." "Kim olduğunun farkında olmadığımı mı sanıyorsun?" diye sorarken sarhoşluğunun izlerini taşıyan sıcak nefesi yüzümü okşadı. "Karımı öptüğümün farkında olmadığımı mı sanıyorsun?" İrkilerek gözlerimi kırptım birkaç kez. Etrafta birilerinin olup olmadığını görmek için delice odaya bakındım. Kimse yoktu. Cevahir Avcıoğlu'nun beni 'karısı' olarak benliğine katmasına sebep olacağı oyunumuzun seyircilerinden hiçbiri burada değildi. Dudaklarını biraz önceki hafif baskıdan çok daha yoğun bir biçimde yeniden dudaklarıma bastırdığında zihnim binlerce soruya aynı anda yanıt aramaya başladı. Bizim dünyamızda her şey sahteydi. Her şey oyundu. Seyirciler gittiğinde perde kapanır, oyuncular birbirlerinin yanından hızla kaybolurdu. Ama şimdi ilk kez, hatta belki de son kez seyircisiz oynuyordu oyununu. Avcıoğlu'nun kurallarına kendisinden başka kimse karşı çıkamazdı. Bizim için yıkımı getirecek olan da, işte bu nedenle, bizzat kendisi olacaktı. --- '260224
AĞAÇ KABUĞU - MAHALLE HİKAYESİ  by esra_nurer
esra_nurer
  • WpView
    Reads 95,410
  • WpVote
    Votes 5,885
  • WpPart
    Parts 21
"Kız Hayat Annenler gelecek mi yarın ki düğüne?" Ay yoksa... Alp evleniyor da benim mi haberim yoktu? "Kimin düğünü abla?" diye sordum, tereddütlü çıkan sesime içimden küfür ederek. Eşarbının alnını düzeltip güldü babaannemin eski kiracısı olduğunu hatırladığım maviş gözlü teyzem. "Kız kimin olacak, Alp'lerin işte." Ay durun! "Kız Fatoş! Yan-" diye konuştuğumda cümlesini kesen Fatoş ablanın yanındaki kadın oldu. "Kız bu Cihangir değil mi?" Kimi diyordu bunlar? Başımı çevirirken düştüğüm için ağrıyan boynumla dudaklarımdan 'ah' nidası çıksa da kim olduğuna bakmadan da bilirdim de geri kalamazdım işte. Abimin biricik arkadaşı Cihangir'i diyorlardı. "O, o. Baksana nasıl boylu poslu gız!" Kucağında torununu gezdiren bakkalın karısı Nuran abla sözlerini sürdürdü. "Öyle öyle. Pek bi' çalışkan maşallah. İdeal koca adayı işte!" Adamın uzun boyundan olsa gerek sesinden, nefesinden önce, hakkında çıkan laflar önden geliyordu. Erkek olmasına rağmen çizilmiş gibi bir yüze sahipti. Hani derler ya Allah özene bözene yaratmış diye. Vallahi öyleydi. Kalem gibi çizilmiş biçimli olan kavisli kaşları, birbirine tam ölçülü ne kalın ne ince dudaklarıyla dergilerden çıkmış gibi havası vardı. ... Ağaç kabuğu ailesine hoş geldin değerli okuyucu umarım keyifle okursun🏵️