Okuyacaklarım
4 قصص
3391 Kilometre بقلم beyzaalkoc
beyzaalkoc
  • WpView
    مقروء 27,587,131
  • WpVote
    صوت 1,485,903
  • WpPart
    فصول 47
''O gün, bana 'Sinemaya gidelim mi?' diye sordu. 3391 kilometre öteden, şehirlerce, denizlerce uzağımdan... Yanımdaki insanlar görmezken beni, o bana imkansız olduğunu bile bile 'Sinemaya gidelim mi?' dedi...'' Aylarca sesini duymadığınız, yüzünü görmediğiniz, dokunmadığınız, kokusunu bilmediğiniz, aynı sokaktan geçme ihtimalinizin dahi olmadığı, asla aynı fotoğrafın içinde bile bulunamayacağınız, sizden kilometrelerce denizlerce adalarca şehirlerce uzakta olan bir insana aşık olur muydunuz? Bunu, kendinize yapar mıydınız? Bu bir mesafe hikayesi! İki insanın, birbirlerini görmeden duymadan aylarca gece gündüz konuştukları ; birbirlerinin en yakını oldukları, ama birbirlerinden en uzakta oldukları, aralarındaki kilometrelere rağmen birbirlerine aşık oldukları bir mesafe hikayesi! Burası bizim gezegenimiz ve burada her şey anını bekler. Burası, bizim 3391 kilometrelik gezegenimiz... - ''Seni görmem için yanımda olmana gerek yok. Ben seni gözlerim kapalıyken de görebiliyorum. Zaten ben seni sadece gözlerim kapalıyken görebiliyorum...''
Mathias بقلم KagaraTheHunter
KagaraTheHunter
  • WpView
    مقروء 624,465
  • WpVote
    صوت 61,940
  • WpPart
    فصول 198
Bölümler 1200+ kelime olacak. Alt sınır budur. Üst sınır şimdilik 10.000 kelime gibi duruyor. Mathias serisi sonradan açılan bir seridir. Başların sakin olması hevesinizi kırmasın. Her cilt, kendi içinde başlar, gelişir ve biter. Her cildin konusu farklıdır. Bir şans verirseniz, pişman olmazsınız. İlk 12 cilt bu kitaptadır. Devamı için profilimden Mathias 2'ye bakabilirsiniz. ----------------- Tabii bu, işin dışarıdan görünen yüzüydü. İçeride ise Mathias, annenin mirasını kullandığı anıyı tekrar görüyordu. Belki de zihninde yüzlerce kez canlandırdığı bu sahneyi, bir rüyaymışçasına tekrar izliyordu. Her seferinde aynı enerjiye ulaşmıştı. Ama mirası asla uyandıramamıştı. Bunun nedenini işte o zaman anladı. "Fırtına eksikti..." Her zaman gökyüzünden yeryüzüne indirecek bir fırtına olmalıydı. Bu mirasın gücü buydu. Fırtına Habercisi Mirası, fırtınaya ihtiyaç duyacaktı tabii ki. Mathias, yıldırımla ölmedi. Aksine tüm yıldırım bedeni tarafından emilirken gözleri bembeyaz şekilde parlamaya başladı. Bedeninden yayılan yıldırımlar bir küre şekline gelip onu içine aldığında, onun elinden kurtulmuştu. "Nihai Büyü! Fırtına Habercisi Mirası! Fırtına Golemi Çağrısı!" ---------- Bölüm sonlarında hikaye evreni ile ilgili bilgiler verilecektir. Acemi Büyücü Büyücü Çırağı Büyücü Ustası Büyücü Büyükustası Büyücü Üstadı Büyücü Kralı Büyücü İmparatoru Büyücü Atası Büyücü Azizi Büyücü Tanrısı
ASD بقلم EmrahYlmaz01
EmrahYlmaz01
  • WpView
    مقروء 1,930,307
  • WpVote
    صوت 165,630
  • WpPart
    فصول 202
Fantastik #1 bir zamanlar. Kurgusal bir boyutta geçen hikayenin baş kahramanı 4 yaşındayken ailesinin ölümüne şahit olmuştur. O günden sonra hayatında ki hiç bir şey aynı kalmamıştı. Hayatını ailesini öldürenlerden intikam almaya ve klanını eski ihtişamlı günlerine döndürmeye adamıştır. Bu yolda ise sayısız savaş görecek, sevdiklerinin ölümüne şahit olacak ve yeni dostlar edinecektir.
Kaderimi Kendim Yazarım! (1.Kitap-Geçmişin Pişmanlığı) بقلم EmrahYlmaz01
EmrahYlmaz01
  • WpView
    مقروء 1,398,207
  • WpVote
    صوت 122,006
  • WpPart
    فصول 200
#1 Fantastik 'Herkes zirveye tırmanırken ben zirveden düştüm. Herkes çalışırken ben sadece eğlendim. Herkes ter dökerken, ben sadece güldüm. Şimdi, orduda sıradan bir kaptan oldum. Hayat bana acımasız davranmadı, kaderimi kendim yazdım! Bir defa daha yazmak isterdim, bu defa olması gerektiği gibi!' inatla, hırsla hatta öfkeyle söylediği sözler anlamsızdı. Çoktan bir grup asker, uzakta parlayan zırhını görmüş ve biraz ganimet umuduyla ona yaklaşmaya başlamışlardı. Güneşin önüne uzanan bir baş gördü, dişleri sararmış, bir kaç tanesi dökülmüş, sakalları bir parmak uzunluğunda olan çirkin yüzlü bir adam küfür ederek mızrağını kaldırdı ve acımasızca yüzüne sapladı. Acı akıl almaz seviyedeydi, ilk hamlede ölmemişti çünkü asker mızrağı başına değil, ağzına saplamış, tam delemediği için öldürememişti. Göğsünden yayılan sıcaklığı hissetti. Acıyla bakan gözleri genişledi, 'Bu şey, babamın bana 16 doğum günümde verdiği antik kolye değil mi ? Neden bedenimi ısıtıyor?' Fakat daha fazla düşünme zamanı olmadı, asker mızrağını çekti, bu sefer tam saplaması gereken yere sapladı. Kapak sonradan düzenlenecek! BİLGİLENDİRME: BU KİTAPTA HİÇ BİR HAYVANA ZARAR VERİLMEMİŞTİR! KİTAPTA YAZANLARI LÜTFEN EVDE DENEMEYİN! BU KİTAPTA GEÇEN KİŞİ VE KURUMLAR TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜDÜR.