Eğlenceli ve sürükleyici kitaplar♡♥♥
5 stories
KÖTÜ KOCA by kitapgurmesi
kitapgurmesi
  • WpView
    Reads 3,803,107
  • WpVote
    Votes 145,324
  • WpPart
    Parts 45
Bir hata tüm doğrularımı götürmüştü. Yeni hayatımda doğrular ve masumiyet olmayacaktı. O içimdeki tüm iyilikleri yutacak kadar kötü ve karanlıktı. O artık benim karanlığımdı ve bende onu aydınlatacak ışık yoktu. Ayça Mutlu kendini babasına adamış sıradan bir genç kızdı. Babasını yakalandığı hastalıktan kurtarmak için hayatında asla yapmayacağı bir şey yaptı. Benliğini zengin bir adamın şımarık oğluna sattı. Ekin Toprak hayatını mahfeden bu kızdan intikamını alacaktı. *** Yazar Notu: Bu hikayede kızın zengin babası iflasın eşiğine gelmemiştir. Kızın aşık olduğu adamla evlenmek gibi pembe hayalleri de yoktur. Damat adayımızsa kızı gördüğü gibi melake bir adama dönüşmeyecektir.
AHALİ (2. SEZON) by yazardayazar
yazardayazar
  • WpView
    Reads 1,638,099
  • WpVote
    Votes 116,067
  • WpPart
    Parts 40
Aleyna'nın amcasının evinde yarım kalan macera, Melis'in de aralarına katılmasıyla birlikte Çamkıran Üniversitesi'nde olanca hızıyla devam ediyor. Merakla beklenen sona yaklaşırken isyancı prenses Aleyna, dans partneri Hakan sayesinde mi yoksa zorba kral İlker sayesinde mi kanatlanıp uçmayı öğrenecek?
AHALİ by yazardayazar
yazardayazar
  • WpView
    Reads 8,360,589
  • WpVote
    Votes 463,387
  • WpPart
    Parts 54
Aleyna'nın yaz tatili için doğduğundan beri, bir kez bile görmediği amcasının yanına gönderilmesi ve onun üvey çocuklarıyla tanışmasıyla başlayan kardeşlik, arkadaşlık ve biraz da romantizmle dolu bir hikâye...
Veliaht  by filizpuluc
filizpuluc
  • WpView
    Reads 69,364,964
  • WpVote
    Votes 768,598
  • WpPart
    Parts 34
Aslında ben hayatımda en çok sevilmek değil sevmek istemiştim. Çok sevmek istemiştim. Böyle dolu dolu kocaman. Her sabah işkence gibi gelen okul sabahlarımın bir gün çekilebilir hatta halatla çekilir hale gelebileceği uçsuz bucaksız hayalimin uçurumundan bile geçmezdi. Allah'ın sevdiği kuluymuşum ki hem çok sevmiştim hemde çok ama çok sevilmişti. Söylediğinden değildi bu dediklerim. Hissettiğimdendi. O adam bana beni kocaman sevdiğini hissettirmişti. Bütün hayallerini , umutlarını , kırıklıklarını yıldız yapıp gözlerime koymuştu benim. Deniz gibi bakan kahve rengi gözlerine bende umutlarımı , hayallerimi ve kırıklıklarımı bırakmıştım. Nerede buluşuyordu adam ve kadın o zaman diye sordu bana. Ufuk'da bileşecektik biz. Yıldızlarım onun denizine düşeceklerdi. Ben onda boğulacaktım o bana karışacaktı. 'Denizi yıldızlarına talip güzelim. Düşecekler mi denize?' ------ ''Kadın kitap gibi sevmişti ama adam kitap okumayı sevmezdi'' dedim Meriç'e bakarak. Yine lanet olası gözlerim dolmuştu. Kafasını salladı acıyla gözlerime bakarken. İkimizden canı acıyordu. ''Adam okumayı değil yaşamayı seçerdi çünkü. Kadını okumak değil yaşamak isterdi...'' ------
KAÇAKÇI 3 (KİTAP OLUYOR!) by Gonca_Ince
Gonca_Ince
  • WpView
    Reads 117,570
  • WpVote
    Votes 6,908
  • WpPart
    Parts 22
KAÇAKÇI kitabının devam serisidir. Bir Ateş'in, Sarıya delirişinin hikayesi... ATEŞ DOĞAN; Bir cümle yaz; sil. Bir kelime yaz; sil. Birkaç harf karala; sil. Gözlerinin önünde duran kağıda bak; zihnimin lekeleri beyazı parçalamış. Önünde boş bir sayfa, bak, görüyor musun, ellerimle lekelediğim o kağıdı? Onu ben lekeledim. Zihnimin sanrılarını üzerine döktüm, olmadı, sildim. Etraf silgi çöpü, beyaz silgiden çıkan parçalar dahi izlerini yüklenmiş geçmişin. Şimdi aklımdan birkaç satır daha geçiyor, parmaklarımın ucunda ki kalem yorgunluktan titriyor, zihnimin çırpınışları kalemin ucunu sömürmüş. Kağıdın birkaç yeri yırtılmış, silik kelimeler yırtılan yerden bir bir intihar ediyor. Sonu gelecekmiş gibi görünen her ne varsa, bir diğer yırtıktan karınca sürüsü gibi üzerine tırmanıyor kağıdın. Ayak bastıkları her satırı çamura buluyor. Benim lekelediğim kağıdı bataklığa çeviriyorlar; izin veriyorum. İlk cümleyi satıra döşediğim andan bu yana bildiğim fakat kabullenmediğim gerçek sonunda bataklığa dönüyor. Kağıdın ucuna bir saç teli düşmüş, görüyorum ama uzanıp onu oradan çekip almıyorum. Sarı saç teli usul usul kirlenen sayfanın üzerinde kıvranıyor, bataklık onu yutuyor. Kıvranışını izlerken ruhum bir yara daha ediniyor. Sudan çıkmış balık gibi karşımda kendini yerden yere atıyor, yine de onu kurtarmıyorum. Dokunduğum an alev alacak, yansın isteyip istemediğimi bilmiyorum. O kadar dikkatli izliyorum ki onu, ruhum bile ona acıyor. Nefesim hızlanıyor, bir an uzanmak istiyorum ama sonra onu ellerimle yakmayı da göze almıyorum. Zihnime bir ağrı saplanıyor, ellerimde çamurumsu bir his. Kalemim bataklığa karışmış, sol elim saç telinin üzerinde. Onu kurtarmıyorum, onu hiçbir zaman kurtarmayacağımı da biliyorum. Ben onu yakmayı göze almıyorum, Ben onu kurtarmayı istemiyorum, Ben, onunla beraber onun batakl