Yaseminzehir123 adlı kullanıcının Okuma Listesi
5 stories
SERÇEYİ ÖLDÜRMEK by bosverdilan
bosverdilan
  • WpView
    Reads 9,602,280
  • WpVote
    Votes 548,939
  • WpPart
    Parts 83
Efsun Zorlu; atandığı Urfa'da mecburi hizmetini yapan tıp fakültesinden yeni mezun, çiçeği burnunda bir hekimdir. Daha mesleğinin ilk günlerinde, henüz on sekizine yeni girmiş bir hastanın intihar vakasıyla karşı karşıya kalır. Hastasının vücuduna bırakılan izler onu adım adım kendi geçmişine götürürken, geleceğini aniden tanımadığı insanların dudakları arasında bulur. Asla geçmemiş geçmiş, verilmiş sözler, kurtarılan hayatlar, doğrultulan namlular, yalanlar, fermanlar ve aşk. Devrim gibi bir kadın, Urfa'nın göbeğinde destan gibi bir sevdanın koynunda bulur kendini. Koca düzene baş kaldırıp o düzenin minnet ettiğine yenilmekse ne aklının ne de kalbinin kabulüdür. *** "Ağlarsam ölürüm." derken sesim düz, çoktan kabullendiğim bu gerçeği ilk defa dile getirişime rağmen sakindi. Çoktan. Saatlere dökülürdü ama bana şehirler aştıracak kadar çok gelen o vakit. Vücudumun ağrısı ruhumun sancısının çok altındaydı. Onun gözleri bende olsa da ben boşluğa odaklanmıştım. Üzerimde olan bakışlarının ağırlaştığını hissettim. Fetih bana çok ağır bakıyordu. Sırtıma yüklenen çuvallar biraz daha bel bükmeme sebep oldu. "Neden," dediğinde ne dediğimi çok iyi anlamış da yersiz bir sorgulayışa bürünmüş gibiydi. "serçe misin sen?" Kaşlarım hafifçe havalandı, başımın ağrısı belirginleşti. Uzun süreden sonra ona bakan ben oldum. Söylediği şeyin altındaki anlamı yakalamaya çalışıyordum ama buna çok uzaktım. Bunu anladı ve dudakları kıvrılacak sandım. Halbuki gülümsemeye çok uzaktık. "Serçeler," yüzünü hafifçe yüzüme yaklaştırdı. "Ağlayınca ölürlermiş. Bu yüzden mi bunca zamandır gözlerinin kuruluğu?" Bu konuşmadan sonra onun serçesi olacağımı, hatta olduğumu bilemezdim. Tıpkı bu topraklarda serçeyi öldürmenin kadını ağlatmak olduğunu bilmediğim gibi.
İNTİKAMIN PENÇESİNDE  by ElisyaRoyal
ElisyaRoyal
  • WpView
    Reads 26,557,544
  • WpVote
    Votes 933,112
  • WpPart
    Parts 79
♌ İNTİKAMDAN DOĞAN TUTKULU BİR AŞK ♌ Küçük yaşta anne ve babasının ölümüne şahit olan acımasız genç bir adam... Edim Demiray. Daha on sekizinde uyuşturucuya mahkûm olan bir kız... Lavin Kutup. İkisi bir araya gelince, öfkeleri cehennem olacak. Tenleri alev alacak... Porselen güzelliğindeki tenine doğru fısıldadı. "Sana sahip olmak istiyorum, Lavin. Önce olabileceğim en kibar şekilde, sonra olabileceğim en sert şekilde. Canını yakmak ve yakmamak istiyorum. Sesli olmanı ve sessiz olmanı istiyorum. Zevk almanı ve almamanı istiyorum. Seni nefessiz kalana kadar öpmek istiyorum. Sonra küçük bir nefese muhtaç olup, o nefesi benim ağzımdan almanı istiyorum." EDİM DEMİRAY & LAVİN KUTUP ❄?❄ İlk yaynlanma tarihi | 9.Mayıs.2016 Yazan | ELİSYA ROYAL
LAL by hikayelerindeyasar
hikayelerindeyasar
  • WpView
    Reads 28,238,169
  • WpVote
    Votes 1,404,506
  • WpPart
    Parts 81
"Aklım almıyor," diye söylendi kendi kendine, beni aniden kavradığı elimden yeniden kendine çekti ve dudaklarını saçlarıma bastırdı. "Ben sana böyle his-," duraksadı. "İnsanlar nasıl seni yaralayabiliyorlar?" Konuşma engelli bir kız ve onun için işaret dili öğrenen bir adamın hikâyesi...
GÜZ SAYHASI by ElisyaRoyal
ElisyaRoyal
  • WpView
    Reads 702,179
  • WpVote
    Votes 43,954
  • WpPart
    Parts 19
"Tekrar söyle, Alvina." Yerimde rahatsızca kıpırdandım. Ağzımdan kaçırdığım için zaten pişmandım, tekrar edemezdim. Çok utanıyordum. "Ben... Bir şey demedim," dedim. Yiğit ısrarla üzerime geldi. "Söyledin, sen az önce bana çok özel bir şey söyledin, küçük kız." Onlar için sessizce bir kitap açıldı. Sayfaları rüzgârla savruldu, savruldu, savruldu. Her kelimesi kalemsiz yazılmış, sessiz satırların bulunduğu numarası on sekiz olan sayfa sessizce yerinden söküldü. Uçtu, uçtu, uçtu. Sonunda, damına kadar kırık dökük bir evin, kapısına sessizce paspas gibi serildi. Sessizliğin Pençesinde yaşayanların aşkı, hiçbir aşka benzemez. Bazen bir aslanın pençesindeymiş gibi saldırgan, bazen bir serçenin pençesindeymiş gibi naif... Her aşkın bir sesi varsa, onlarınki sessizlik üzerine kurulmuştu. Kelimler, birbirini sessizce anlayan insanlar için gereksiz bir ayrıntıdan ibaretti. Bu tablodan, harfler ve sesler silindi. YİĞİT ÖMER YALÇINKAYA & ALVİNA GÜNAY ? İlk yayınlanma tarihi | 12.Kasım.17 Saat | 21:23 Yazan | ELİSYA ROYAL
HÜKÜMRAN  by sumeyyelkoc
sumeyyelkoc
  • WpView
    Reads 6,921,161
  • WpVote
    Votes 440,214
  • WpPart
    Parts 77
"Gitmek mi istiyorsun?" diye sordu. "Evet," dedim. "Gözlerime bak," dedi. Baktım. Ve saatler sonra bakışlarında ilk kez, ufacık bir ihtimalle cebelleşen şüpheyi gördüm. "Ben sana her şeyimsin dedim. Ama sen hiçbir şeyimmişsin." Artık yapabilecek hiçbir şey kalmamıştı. Yolun sonu burasıydı ve o ne yaparsa yapsın, gidişime engel olamayacaktı. Saatler içinde çökmüştü güzel yüzü. Bomboştu karanlık gözleri. Bana öyle bir bakıyordu ki, sanki bıçağı kalbine saplamışım da geri çekmek bilmemişim gibi. "Bu bir son değil," dedi sadece benim duyabileceğim bir sesle. "Gideceksin ve ne yazık ki ben seni bırakmayacağım. Daha önce de söylediğim gibi, istersen dünyanın öbür ucuna git, yine de bulurum seni. Ama eğer seni bulduğumda, bir şeylere mecbur kalmadığını anlarsam, ikimize de geçmiş olsun. Eğer ki gerçekten benden intikam almışsan..." Gözlerine uzun uzun bakmak, dakikalarca nefes tutmakla eş değerdi. "Dua et ki Allah seni karşıma çıkarmasın."