bebeklerim
7 stories
ŞEHVETTEN KEFEN +18| YARI TEXTİNG by authormishel
authormishel
  • WpView
    Reads 9,787
  • WpVote
    Votes 516
  • WpPart
    Parts 5
+18 /çıplaklık/ cinsellik /argo kullanımı. "Parmaklarımı içine sokmamı istemiyor musun?" fısıltısı Bensu'nun bacaklarını biraz daha sıkmasına sebep olduğunda üzerindeki adam kıkırdadı. Dili dönmeyen o kızın utançtan kızarmış beyaz yüzüne ve yoğunlaşmış ela bakışlarına bakarak, tepkisini ölçmek isteyerek işaret parmağının ucunu kadınlığının içine soktuğunda Bensu'nun dudaklarından çıkan kısık inleme, ikisi arasında dağıldı. Ilgaz, hırsla eğildi ve o iniltinin fırladığı küçük, pembe dudaklara yaklaşıp ansızın çıkardığı diliyle ağır ve baskılı bir şekilde yaladı. Bensu, kalbinin durduğunu sanırken Ilgaz kendini aniden geri çekip bütün teması keserek doğruldu. Göz temasları kendini koruyorken Bensu'nun küçük deliğine soktuğu işaret parmağını dudaklarının arasına yerleştirdi ve gerçek bir balı yalıyormuş gibi hazla, gözlerindeki şehvetle ıslaklığı emdi. Yatakta tarumar olmuş, zihni bulanmış kıza yarım ağız bir gülüşle bakıp odanın çıkışına yöneldi. Kapının kilidini açtı, kulptan tutundu. Arkasını dönüp gitmeden önce son bir kez Bensu'ya baktı. "Korhan'dan uzak dur."
BERZAH by authormishel
authormishel
  • WpView
    Reads 10,521
  • WpVote
    Votes 1,074
  • WpPart
    Parts 11
"Berzah! Ses ver!" diye bir çığlık duydu uzaktan. Demir, eski kapıya yumruklar iniyordu. Kaşları çatıldı, korkuyla omzu üstünden geriye baktı. "Berzah!" dedi aynı ses. İnce, kabuksuz, korku dolu bu ses komşusuna aitti. "Ne yaptın kıza şerefsiz adam?! Berzah!" boğazını yırtan bir çığlık daha attı çaresizce. Gülümsedi, iri bir damla yanağını döve döve yere serildi. "Öldürdüm." dedi fısıltısı. Bakışları yine yerde kanlar içinde yatan adamı buldu. "Bu sefer ben öldürdüm." diye söylendi acıyla.
KUMRU ve KUZGUN by authormishel
authormishel
  • WpView
    Reads 991
  • WpVote
    Votes 101
  • WpPart
    Parts 3
Küçük, ürkek bir kuş korkuyla irkildi. Bir kanadı kırıktı ve vücudu her ne kadar hafif de olsa geriye kalan gücü onu taşımaya yetmeyecekti. Buna rağmen kanat çırptı. Başını kaldırıp ondan çok uzakta görünen yıldızlara kadar uçabileceğini söyledi. Bir dalda, yırtıcı türünün yemeği olmamak için saklanıyordu. Onu bir kuzgun görürse, sonu olurdu. Kumru, Narin, ürkek ve hafifti. Saklandığı dalda bir gürültü duydu. Kilometrelerce öteye gidebilecek kadar gür bir sesti. Onunla aynı ağacı paylaşıyordu. Onu fark etmiş miydi? O, bir Kuzgundu. Zeki, atik, güçlü ve karaydı. Kumru, endişeyle sindi. Titriyordu. Başını kaldırıp ondan birkaç dal yukarıda olan o Azrail'in onu fark edip etmediğini anlamaya çalıştı. Kuzgun, karanlık bakışlarıyla etrafı seyrediyordu. Sonra bir an başını eğdi ve ürkek, sarıya çalan o gözlerle karşılaştı karaları. Yine genzinden çıkan derin bir ses bıraktı göğe. Boşlukta uzun süre süzüldü sesi. Kumru, kendisini korkuyla aşağı bıraktı fakat uçamadı. Bedeni saniyeler içinde yere düşmeyi beklerken Kuzgun, dalda beklemeye bir son verip açtığı yelkenleriyle kendini rüzgara bıraktı. Çok geçmedi ki Kumru, yere çakıldı. Acıyla bağırıyor ve katilinden kaçmaya çalışıyordu. Kuzgun iri, kara ayaklarıyla ona adımladı. Sonra bir an tabiata aykırı bir şey yaptı. Kumru'yu kanadının altına aldı ve onu dünyadan sakladı.
AŞKIN DIŞAVURUMU| TAMAMLANDI  by authormishel
authormishel
  • WpView
    Reads 805,956
  • WpVote
    Votes 50,479
  • WpPart
    Parts 37
MAHALLE İnsanın hayatında kimi anlar vardı ki, bir dönüm noktası ya da sıfırdan başlangıcı olabilirdi kişinin. Tek bir durum, tek bir mekan ya da tek bir insan yeterdi. Ve tek bir duygu. Kızgınlık olabilirdi, kırgınlık belki de. Kimi zaman mutluluk seni sıfırdan, yeni bir insan etmeye yeterdi. Fakat en çok aşk, dönüm noktası olabilirdi bir insanın. Nefretle başlamış, bir aşk. "Senin aklınla bir daha kuyuya inersem o kuyuda öleyim inşallah!" tek bir nefeslik kadar susup devam etti sonra. "Bula bula boynunda zincirle gezen sokak köpeğini mi buldun bana?" Tibet durdu. Adımları bir bıçağa rastlamış gibi kesilirken göğsünü yoklayan o kırgınlıkla henüz yeni tanışıyordu. "Tutku! Tutku! Tutku! Ne var? Adımı mı ezberliyorsunuz?!" dediğini işitti. Adının Tutku olduğunu ancak öğrendiği kız ondan gittikçe uzaklaşırken, son bir kulakla, zorlukla duydu sesini. "Bir daha bana boğazında zincirli bir köpeği layık görecek olursan, eve gelmeden önce bir barınağa uğrayıp sana köpek alacağım."