Mükemmel😍😍
77 stories
ANKANIN KÜLLERİ by Helinmavi1
Helinmavi1
  • WpView
    Reads 32,916
  • WpVote
    Votes 3,628
  • WpPart
    Parts 6
Kimsesi olmayan bir kadın. Baba sevgisi olmadan büyüyen bir çocuk. Kalbi yâralı bir adam. 14.02.2025
ZİFİRİ SULAR ÇİÇEĞİ by paragonahope
paragonahope
  • WpView
    Reads 74,720
  • WpVote
    Votes 8,430
  • WpPart
    Parts 40
"Arkanı dönme, daha değil." Sinirlerim iyice gerilirken gözlerimin kapalı olması elimi kolumu daha da bağlıyordu. "Bir insansın, değil mi?" diye sordum aklıma gelen ihtimalle. "Yani, sesin ve tenin insan gibi ama yüzün başka bir şeye mi benziyor?" Kapalı gözlerim sanki irileşti. "Korkunç mu?" Güldü. Yemin ederim kulaklarım, okyanustaki hırçın dalgalarda hissettiğim huzur kadar dingin bir gülme sesini işitti. Tüm tüylerim diken diken olurken farkında olmadan benim de dudaklarım iki yana kıvrıldı. "Ait olduğun yere geldiğinde hepimizi göreceksin." ~~~~~~~~~~~ Senelerce karada yaşayan Elis, okyanustan duyduğu sesler ve gördüğü rüyalar sonucunda ait olmadığı bir yerde yaşadığını anladığında her şey için çok geç olacaktı. Suyun kilometrelerce altında onu savaşın eşiğinde bir ülke beklerken muhafızları ve düşmanları çoktan karşı karşıya kalmıştı. Bir deniz kızı ne kadar boğulabilirdi? Okyanusta yaşayan son iki Zifiri, hem birbirlerini koruyup hem de hakları olan taht'ı alabilir miydi? Okyanus ülkesinin kanlı taht'ı kırılgan mührün sesi ile ilk çatlaklarını vermeye çoktan başlamıştı.
YAN KARAKTER by Sareinn
Sareinn
  • WpView
    Reads 852,289
  • WpVote
    Votes 65,898
  • WpPart
    Parts 29
En sevdiğim kitabın içine yan karakter olarak düştüğümde tek bir görevim vardı : mutlu sonun gerçekleşmesini sağlamak. Her şey tam da olması gerektiği gibi gidiyordu─ta ki ben kötü karakterin dikkatini çekene kadar.
ÜZÜM BUĞUSU by bosverdilan
bosverdilan
  • WpView
    Reads 1,710,611
  • WpVote
    Votes 108,989
  • WpPart
    Parts 31
Sene 1992, ülke sağ ve sol çatışmasının izlerini hâlâ taşıyorken henüz yoluna girmiş bir düzen yoktur. Bu çatışmanın içerisinde aynı evde doğup büyümüş olan Firuze ve Ecevit birbirlerinin tek ve en sevdiği oyun arkadaşıdır. Yetişkinlerin kavgalarının ötesinde, boya kalemleri ve oyunlarıyla büyüyen iki çocuğun doğarken beraber yazılan hikayeleri; bir doğum gününde sert bir silgiyle silinir, hiç var olmamış gibi koparlar birbirlerinden. Silgi yazıyı siler, kağıdı hırpalar ve Ecevit bir ailenin avucunun içinde yok edilir. Suçlar ve cezalar. Cezaları yalnızca suçlular mı çeker? Silgi yazıyı siler, leke bırakır ve Firuze en sevdiği oyun arkadaşını kaybeder. Suçlananlar ve cezalandırılanlar. Suçlular sadece yetişkinlerden mi çıkar? Firuze Akın ellerinde fırçalar, karşısında tablolarla yıllardır oyun arkadaşını beklemektedir. Seneler sonra aynı sayfa açılır, silgi de kalem de tek kişinin eline düşer. Ali Ecevit Tarhan, yazıp silmek için yok edildiği o yere geri döner. *** "Firuze sen benim çocukluğumsun," Gözleri derin bir şefkatle bana bakıyordu. Konuşan Ecevit'ti. Onu evvelden tanıyordum. Gözlerindeki şefkat avucunun içine düştü, un ufak edildi. "Firuze sen benim çocukluğumun katilisin," dedi acıyla, nefesini keskin bir bıçak kesti, o bıçağı ben tuttum sandım. Konuşan Ali Ecevit Tarhan'dı. Onu yeni tanıyordum.
UNUTULMAZ by BetlEldoan
BetlEldoan
  • WpView
    Reads 493,149
  • WpVote
    Votes 33,319
  • WpPart
    Parts 50
Mahallenin başında ki duvarda yazılıydı o yazı ve yıllar geçse de silinmemişti hiç. Ne yağmurlar yağmıştı o duvarın üzerine kaç kış geçmişti kaç bahar ve Mahir dikilip de karşısına her okuduğunda yanan yüreğine öfkeliydi. "Derya'sına kavuşamadı Mahir." ** "Sevmeseydin beni! Bütün mahalle senin yüzünden bana düşman oldu zaten. Kendi ailem bile senin yüzünden kapıya dışarı etti beni-" Kız konuştukça Mahir'in içinde bir şeyler kopuyordu. Hırsla tuttu kızın bileğinden kendine doğru çekerken bir anda mahallenin ortasında olduklarını bile unutmuştu. Sesi zehir gibi acı ve sessizdi. "Unutmak için kaç gece o sokak lambasında sabahladım bilmiyorsun sen. Ben söyleyeyim Derya, sokak lambasının ışıkları 7:04 de sönüyor ama sen sönmedin içimde."
BEYZADE by sickmundfreud
sickmundfreud
  • WpView
    Reads 197,190
  • WpVote
    Votes 506
  • WpPart
    Parts 1
20. yüzyılın ilk yarısında, Büyükada'nın meşhur konaklarının birinde filizlenen gizli saklı bir aşkın hikayesi. (...) "Ne yapıyorsunuz?" "Aşekayı söküyorum." Bakışları eldivenli ellerin söktüğü uzun sarmaşıklara yöneldi. "Fakat çok güzel görünmüyorlar mı?" diye sordu merakla. "Ne zararı var ki?" "Olmaz mı?" dedi adam abartılı bir tavırla. Müteakiben kovası dolunca alıp iki metre ötedeki bir diğer ağacın dibine geçti, Hülya da onu takip etmişti. "Güzelliğe aldanmamak gerek hanımefendi, güzellik yanıltıcıdır." "Doğru." diye onayladı onu genç kız dalgınca. "Aldanmamak gerek." "Bu sarmaşıklar ağaçların gövdelerine usulca dolanır. Pek de güzel dururlar ha. Lâkin bir bakarsınız mendeburlar iliğini kemiğini kurutmuş koskocaman çınarın. Geriye kof bir kabuktan ötesini de bırakmamış, her bir nimeti kendisine almış."
VUSLAT DEMİ  by sudezelal886
sudezelal886
  • WpView
    Reads 56,747
  • WpVote
    Votes 5,116
  • WpPart
    Parts 48
Ceyhun, kardeşinin ölümünden sonra kendi kurduğu adaletinin peşinden gitmeye yemin etti. Bütün okların başka birine döndüğü bu yolda katilin aslında genç bir kadın olduğunu öğrendi. Sessiz, kırılgan ve her bakışıyla başka bir acının izini taşıyan Bade... Ceyhun, onu kendi kurduğu gizli hapishanesine hapsederek her şeyin hesabını sormaya kararlıydı. Ama işler hiçte düşündüğü gibi gitmedi. İntikam için çıktığı bu yolda Bade'nin bir suçlu değil, hayatın kurbanı olduğunu öğrendi. Adalet ile vicdan, nefret ile merhamet, intikam ile aşk arasında sıkışan bu hikâyede; kimin esir, kimin katil olduğu çoktan unutuldu. Çünkü bazı hapishaneler dört duvarla değil kalplerle örüldü. Adalet için kurulan tuzak, ikisinin kalbinin ortasına düştü.
Leyla ile Karabağırlı by alraganinsahibesi
alraganinsahibesi
  • WpView
    Reads 1,128,202
  • WpVote
    Votes 76,073
  • WpPart
    Parts 53
Seha Bey bir ayağını öne atıp ona dengesini vererek şöyle bir durdu. Leyla'yı kısacık üstün körü süzdü. Rahatsız eden bir bakış değildi ama olmasa da olurdu yani. Leyla neler oluyor diye düşünüyordu. "Küçüksün." dedi adam, burnunu çekti. "Gözüm de tutmadı pek seni. Biraz büyü. Bakalım hale yola gelecek misin..." Leyla'nın gülümsemesi soldukça soluyordu. Gözü tutmamıştı madem gelin odasına ne diye sokmuştu bu herif onu? Hale yola gelmek ne demekti? Ah bir eski Leyla olabilseydi ona hali de yolu da gösterirdi ama kaç gündür yaşadıkları onu bitap düşürdüğünden karşılık vermek için laf gelmiyordu aklına. "Eğer aynı yastığa baş koyasım gelirse, haberin olur. Sana söylerim." dedi adam. Leyla'nın gülüşü tamamen düştü bu sefer. Ne ince düşünceli adam! Ya habersiz gelse ne olurdu?! "Ama ben bunu yapmazsam eğer, sen aşkımdan ölsen bile bana gelmeyeceksin." ••• -Yaş farkı içerir- ~hikâyemiz 1989 yılında başlamaktadır~
AY KUŞAĞI SERİSİ : T&M&I by buseyaren95
buseyaren95
  • WpView
    Reads 810,379
  • WpVote
    Votes 12,231
  • WpPart
    Parts 58
Helena Lincoln sabırlıydı, merhametliydi ve güvenilirdi ama... Asla cesur değildi. Ve tarihte cesaret olmadan kazanılan bir savaş yoktu. Elementerler kendi aralarında sonu bir türlü gelmeyen çekişmelerini sürdürürken, kalbinin esiri olmuş olan Helena'nın durdurması gereken bir Kıyamet var. Ah, tabii durdurmayı seçerse. Her zaman kötülerin karşısında duracağız diye bir kural yok; bazen kötüler, doğruları yanlış bir dille ifade edebilirler... ••• 5 kitaptan oluşan AY KUŞAĞI serisinin ilk üç kitabı TEMPERSİTAR, METALLUM ve IGNISER yayında! 🥇 Teenfiction Kategorisinde 1.lik 🥈 Büyücü Kategorisinde 2.lik 🥈 İsyan Kategorisinde 2.lik 🥉 Akademi Kategorisinde 3.lük 🥈 Magic Kategorisinde 2.lik Gelişmeleri, karakter görsellerini, tanıtım videolarını ve kitap alıntılarını @aykusagi.serisi Instagram hesabından takip edebilirsiniz.
UĞURSUZ GELİN  by nevansi
nevansi
  • WpView
    Reads 133,920
  • WpVote
    Votes 8,930
  • WpPart
    Parts 18
"Daha on yedisindeydi bu Zehra, amca oğlu ile nişanladılar. Oğlan düğün için ihtiyaçları almaya ilçeye gitmiş, dönüşte minibüs kaza yapıyor. Kimseye birsey olmamış da bir bu gencecik oğlan oracıkta can vermiş. Bir sene geçmiş geçmemiş aşağı köyde varlıklı bir adam oğluna istemiş bu kızı, istemeye gelirlerken oğlanın bindiği at, yılan mı görmüş ne olmuşsa atıvermiş üstünden sahibini. Başını yerdeki sivri taşa vurmuş dalyan gibi oğlan, o da orada ölmüş. Daha geçen aylarda ilçede ki bir adam istemeye gelecek diye bir söylenti çıktıydı. Ama tabi gelen yok giden yok, meğer adam ince hastalığa yakalanmış yatak döşek yatıyormuş. Uğursuz gelin işte, kim bu kıza niyetlense sonu kara toprak oldu" Gülizar'ın anlatımıyla sanki tiyatro izler gibi izleyen kadınlar bir vah vah çekti, 'olan oğlanlara oldu' diye söylendi. 🌳 "Madem bu söylenilenlere inanmıyorsun Fatma, sen alsana oğlun Seyyid'e bu uğursuz gelini. Bakalım Zehra cidden uğursuzmuymuş. Ne oldu sesin çıkmıyor, korktun değil mi, oğluna bir hâl gelir diye. Ee başka çocuğun yok, kocan öleli 20 yıl oldu, kalacam 3 tane 7 yaşındaki çocuk ile diye korktun değil mi?"